Görücü Usulü Evlilik Hikayeleri 37 "Eczacı Kız"

Bugün size bir ablamın, çok sevdiğim bir ablamın evlilik hikayesini yazacağım. Bloğum olduğundan haberdar değil, ona evlilik hikayesini internette yazıp yazamayacağımı sordum, yaz ama bana da yolla dedi. Senin ağzından yazacağım, dedim. Kabul etti. 

Kızılay'da bir eczanesi var, belki birçoğunuz onun eczanesi önünden defalarca gelip geçtiniz ama hikayesini bilmiyorsunuz. Şimdi onun ağzından, sorular sorarak öğrendiğim hikayeyi onun kullandığı bir çok cümleyi aynen alıntılayarak bir hikaye haline getirdim.

Başlıyorum.

"Kaderin dönüp dolaşıp sizi bulması diye bir şey varmış. Bizim hikayemiz böyle işte. Döndük, dolaştık ve birbirimizi bulduk.

Üniversiteden yeni mezun olduğumda akrabalarım benim üzerimde evlenme baskısı kurmaya başladılar. Ben ikna odalarından biraz önce daha tesettürle okula girebildiğimiz, tesettürlü okuyan kızların az olduğu bir zamanda üniversiteden mezun oldum. Bir taraftan kapalı olmam, bir taraftan okumuş olmam etrafımda türümün tek örneği olmamı sağladı. Kimse benimle ne yapacağını bilemiyordu.
Kapalı olduğum için hemen evlenmem, yuvamı kurup ev kızı olarak yaşamam gerektiğini düşünenlerle, öncelikle iş, güç sahibi olmam ama tesettürlü birinin 28 Şubat olaylarının patlak verdiği bu ortamda iş bulmasının oldukça güç olacağını düşünenler ikiye ayrılmıştı.

Ben ortadaki taraftım. Hem evlenip hem çalışabilirdim. 

Evlenme kısmı kolay geliyordu da, öyle bir kaos ortamında çalışmak bir hayaldi. Yani mesleğim icabı, eczacı olduğumdan dolayı kendi işimin patronu olarak diplomalı bakkallık yapabilir, tesettürümle kolayca çalışabilirdim. Ama bunun için de birçok engel vardı.



Ben böyle bir keşmekeş içindeyken, abimin eşi, yengem bana bir talip buldu. O zamanlar da şimdiki sizin neslinizin görücü usulü görüşmelerine benzemezdi bizimkiler. Kafede falan yalnız buluşmalar da ne demek. Aman başımıza taş yağar. Bu zat-ı şahane evimize ablası ve annesi ile beraber teşrif ettiler. Bizim evde, mutfakta yengem ve onun ablası refakatinde bir 15-20 dakikalık görüşme gerçekleştirdik. 

Gelen kişi bir takım elbise giymişti ki sanırsınız hiç takımı yok da babasınınkini giymiş de gelmiş. Üstüne üstlük sakal bıyık tıraşı olmuş, süt çocuğu gibi karşıma oturttular mı? Gelince ayağına da şu erkek terliklerinden vermiştik, hani sadece misafire çıkardıklarımızdan. Allah, dedim. Birazdan maneviyattan havalara uçacak. Öyle bir süklüm püklüm, aziz haller.

Gittiler, içim ısınmadı dedim. O zamanlar elektrik falan kelimesi var mıydı hatırlamıyorum. Yengem ve özellikle abim çok ısrar ettiler ama yok dedim, içim ısınmadı. Oluruna bıraktılar. 

Zat-ı Şahane tarafında ise olaylar şöyle gelişmiş; aracı olanlar beni öyle övmüşler, öyle göklere çıkarmışlar ki, bizimkini korkutmuşlar. Kendisinin pek öyle güzel bir takım elbisesi yokmuş, allem etmiş kallem etmişler, takım elbise ile çıkılır kızın karşısına diye babasının olmasa da arkadaşının kendisine büyük gelen bir takım elbisesini giydirmişler. Yetmemiş bir de sakallı, bıyıklı olmaz kızın ailesi ne der diye adamın sakalını bıyığını kestirmiş, dımdızlak etmişler. Beni adeta bir prenses gibi lanse eden canım aracılarımız (ki hala bayramlarda gider ellerini öperiz) sayesinde adam tüm özgüvenini evde bırakıp gelmiş karşıma. 

Ben de içim ısınmadı deyince çok üzülmüş. 
Bu olay üzerine 4 yıl geçtikten sonra bir bayram günü bir tanıdığımıza bayram ziyaretine gittik. Biz girerken onlar çıkıyormuş. Kapının kenarında durup misafirlerin çıkmasını beklerken önce kayın validemi gördüm ama daha önce görmediğim için tahmin edemedim. Sonra kayın babam eşim çıktıla. Üzerinde o zamanlar çok moda oduncu gömlekler vardı üzerinde. Kirli sakallı ve takım elbisesiz.  Ayakkabısını giymeye çalışıyor, ayakkabıları timberland falan. İlk gördüğüm kişiyle hiç alakası yok.


temsili oduncu gömleği, bilmeyenler için :)

Blog sahibinin notu:
(Bana burada aynen şöyle dedi; hani sen diyorsun ya gözlerimden kalp fışkırmalı, işte o zaman gözlerimden kalp fışkırdı. :)

Sonrası hızlı gelişti. Bu sefer girişimde bulundum ve 8 ayın içinde evlendik.

Böyle... Nikah vaktine 4 yıl daha varmış demek ki diye düşünüyoruz ve 4 yıl aradan sonra ilk gün içimin ısınmadığı biriyle aşık olarak evlendim."


Not: Siz de hikayenizi bizimle paylaşmak isterseniz ki çok mutlu oluruz, nabrutvebiz@gmail.com adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

16 yorum:

  1. Benimde bir hikayem olsada sana atsam :) olursa atarım yayınlarsın olur mu ?

    YanıtlaSil
  2. Yaaa adama çok üzüldüm :( Ama herşeyde bir hayır vardır rabbim rövanşını aldırmış demek ki temiz kalpli imiş :)) böyle hikayeleri daha çok seviyorum aradan zaman geçip yine aynı kişi olunca kader e imanım daha da güçleniyor.

    YanıtlaSil
  3. Eczacı deyince direkt atladım bir eczacı adayı olarak hikayede pek sevimliymiş 😄 Allah mutluluklarını daim etsin

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir hikaye. Bir o kadar da kader dedikleri şey bu olsa gerek dedirtti bana .Ama evlen diye baskı yapmaları üzdü :(

    YanıtlaSil
  5. Benimde içim birine ısınmıştı ama o beni sevmedi. Olacak diye düşünüyordum olumlu yaklaştığını zannediyordum meğer beni kardeşi gibi gördüğü icinmis tabii görüştüğü biri de vardı o sıralar onunla da evlenmedi fakat annesinin uygun gördüğü bir kızla evlendi. Nasip değilmiş ama ondan sonra kimseye de isinamadim hâlâ bekarım. Neyse artık Takdir Allah'ın ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın ^^

      Sil
  6. ekşide yazar olma ihtimalin var mi nabrut?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birisi benim adımı kullanıyor ama ben değilim

      Sil
  7. Bu birazcık eşim ve benim hikayemize benzemiş. Ablası ile tanışmaya geldikleri gün, sakal tıraşı olması yönünde baskı yapılmış. İlk karşılaşmamızda eşim adeta bir yumurta gibicesine parlıyordu. Sonra görüşmeye başladık derken, anlam veremediğim bir şekilde, her geçen gün daha da yakışıklılaşıyordu, daha çekici bir adama dönüşüyordu. Meğer sakalları uzuyormuş, hepsi bu. Belki bir gün uzun uzun yazarım hikayemizi sana. Kısmet.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha :D Çok iyiymiş.
      Umarım detaylıca yazarsın merakla bekliyor olacağım ^^

      Sil
  8. Bu bence basari hikayesi bide madalyonun diger yuzu var ve ben maalesef onlardanim bi insanin hicmi kimseye gonlu dusmez dusmuyor belki bende bi okadar yil beklemem gerekiyor ama bende o sabir yok ne yazikki😅💢

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.