Bugün size bir ablamın, çok sevdiğim bir ablamın evlilik hikayesini yazacağım. Bloğum olduğundan haberdar değil, ona evlilik hikayesini internette yazıp yazamayacağımı sordum, yaz ama bana da yolla dedi. Senin ağzından yazacağım, dedim. Kabul etti. 

Kızılay'da bir eczanesi var, belki birçoğunuz onun eczanesi önünden defalarca gelip geçtiniz ama hikayesini bilmiyorsunuz. Şimdi onun ağzından, sorular sorarak öğrendiğim hikayeyi onun kullandığı bir çok cümleyi aynen alıntılayarak bir hikaye haline getirdim.

Başlıyorum.

"Kaderin dönüp dolaşıp sizi bulması diye bir şey varmış. Bizim hikayemiz böyle işte. Döndük, dolaştık ve birbirimizi bulduk.

Üniversiteden yeni mezun olduğumda akrabalarım benim üzerimde evlenme baskısı kurmaya başladılar. Ben ikna odalarından biraz önce daha tesettürle okula girebildiğimiz, tesettürlü okuyan kızların az olduğu bir zamanda üniversiteden mezun oldum. Bir taraftan kapalı olmam, bir taraftan okumuş olmam etrafımda türümün tek örneği olmamı sağladı. Kimse benimle ne yapacağını bilemiyordu.
Kapalı olduğum için hemen evlenmem, yuvamı kurup ev kızı olarak yaşamam gerektiğini düşünenlerle, öncelikle iş, güç sahibi olmam ama tesettürlü birinin 28 Şubat olaylarının patlak verdiği bu ortamda iş bulmasının oldukça güç olacağını düşünenler ikiye ayrılmıştı.

Ben ortadaki taraftım. Hem evlenip hem çalışabilirdim. 

Evlenme kısmı kolay geliyordu da, öyle bir kaos ortamında çalışmak bir hayaldi. Yani mesleğim icabı, eczacı olduğumdan dolayı kendi işimin patronu olarak diplomalı bakkallık yapabilir, tesettürümle kolayca çalışabilirdim. Ama bunun için de birçok engel vardı.



Ben böyle bir keşmekeş içindeyken, abimin eşi, yengem bana bir talip buldu. O zamanlar da şimdiki sizin neslinizin görücü usulü görüşmelerine benzemezdi bizimkiler. Kafede falan yalnız buluşmalar da ne demek. Aman başımıza taş yağar. Bu zat-ı şahane evimize ablası ve annesi ile beraber teşrif ettiler. Bizim evde, mutfakta yengem ve onun ablası refakatinde bir 15-20 dakikalık görüşme gerçekleştirdik. 

Gelen kişi bir takım elbise giymişti ki sanırsınız hiç takımı yok da babasınınkini giymiş de gelmiş. Üstüne üstlük sakal bıyık tıraşı olmuş, süt çocuğu gibi karşıma oturttular mı? Gelince ayağına da şu erkek terliklerinden vermiştik, hani sadece misafire çıkardıklarımızdan. Allah, dedim. Birazdan maneviyattan havalara uçacak. Öyle bir süklüm püklüm, aziz haller.

Gittiler, içim ısınmadı dedim. O zamanlar elektrik falan kelimesi var mıydı hatırlamıyorum. Yengem ve özellikle abim çok ısrar ettiler ama yok dedim, içim ısınmadı. Oluruna bıraktılar. 

Zat-ı Şahane tarafında ise olaylar şöyle gelişmiş; aracı olanlar beni öyle övmüşler, öyle göklere çıkarmışlar ki, bizimkini korkutmuşlar. Kendisinin pek öyle güzel bir takım elbisesi yokmuş, allem etmiş kallem etmişler, takım elbise ile çıkılır kızın karşısına diye babasının olmasa da arkadaşının kendisine büyük gelen bir takım elbisesini giydirmişler. Yetmemiş bir de sakallı, bıyıklı olmaz kızın ailesi ne der diye adamın sakalını bıyığını kestirmiş, dımdızlak etmişler. Beni adeta bir prenses gibi lanse eden canım aracılarımız (ki hala bayramlarda gider ellerini öperiz) sayesinde adam tüm özgüvenini evde bırakıp gelmiş karşıma. 

Ben de içim ısınmadı deyince çok üzülmüş. 
Bu olay üzerine 4 yıl geçtikten sonra bir bayram günü bir tanıdığımıza bayram ziyaretine gittik. Biz girerken onlar çıkıyormuş. Kapının kenarında durup misafirlerin çıkmasını beklerken önce kayın validemi gördüm ama daha önce görmediğim için tahmin edemedim. Sonra kayın babam eşim çıktıla. Üzerinde o zamanlar çok moda oduncu gömlekler vardı üzerinde. Kirli sakallı ve takım elbisesiz.  Ayakkabısını giymeye çalışıyor, ayakkabıları timberland falan. İlk gördüğüm kişiyle hiç alakası yok.


temsili oduncu gömleği, bilmeyenler için :)

Blog sahibinin notu:
(Bana burada aynen şöyle dedi; hani sen diyorsun ya gözlerimden kalp fışkırmalı, işte o zaman gözlerimden kalp fışkırdı. :)

Sonrası hızlı gelişti. Bu sefer girişimde bulundum ve 8 ayın içinde evlendik.

Böyle... Nikah vaktine 4 yıl daha varmış demek ki diye düşünüyoruz ve 4 yıl aradan sonra ilk gün içimin ısınmadığı biriyle aşık olarak evlendim."


Not: Siz de hikayenizi bizimle paylaşmak isterseniz ki çok mutlu oluruz, nabrutvebiz@gmail.com adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.