Mehmet Bey'in Son Sözleri "Evde Kalmış Bir Erkek" - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

24 Eylül 2018 Pazartesi

Mehmet Bey'in Son Sözleri "Evde Kalmış Bir Erkek"

Söz Mehmet Bey'de!

Hikayemi yeniden anlatmamda fayda var çünkü öyle çok farklı boyut var ki:

Ben farklı bir ailede büyüdüm. Normal ve standart bir ailem olmadı diyebilirim. Olmasını ister miydim bilmiyorum ancak evlilik hususunda öyle olsaydı çok daha rahat ederdim. Günlük yaşamda insanların genel olarak takıldığı gelenekler ve görenekler bizim ailede umursanmıyor.

Babam İstanbul beyfendisi bir insan. Bir dizide eski yalıların olduğu bir sahneyi bana göstererek bak ben burada doğmuşum demişti bir aralar. Babamın baba tarafı Kafkaslardan göçmüşler oradan Anadolu’ya, oradan da İstanbul’a geçmişler. Babamın anne tarafı ise daha alengirli. Bulgaristan’dan göçen oradan ise Arabistan’da askeri hakim olarak görev yapan dedemin dedesi daha sonradan 93 Osmanlı-Rus harbi çıkınca İstanbul’a gelmiş. İstanbul’dan savaşmak üzere Gazi Osman Paşa’nın yanında Plevne’ye gitmiş. Plevne’de savaş kaybedildikten sonra Sibirya’ya sürülmüş ve seneler süren sürgün hayatından sonra geri İstanbul’a dönmüş. Onun oğlu gemi kaptanlığı yapmış. Babam ise İstanbul doğumlu olmasına rağmen seneler önce Türkiye’nin en doğusuna gelmiş.

Annem geldiği zaman bulunduğu şehrin meydanında sadece yorgan dükkanı olduğunu ve bir market bile olmadığını anlatır. Zira kendisinin İstanbul Beşiktaş Kız Lisesi mezunu bir hanım olduğunu düşünürsek, o zaman İstanbul’dan çıkmanın onun için ne kadar acayip ve zor olduğunu anlayabilirsiniz.



Bu kadar dolaşan bir ailenin mensubu olan benim, doğal olarak memleketimin, doğduğum yerin ve büyüdüğüm yerin farklı olması garip karşılanmasa gerek. Türkiye’deki nerdeyse bütün şehirleri dolaşmış, kalmış ve gezmiş biriyim. Şu an ise doğduğum, büyüdüğüm ve memleketimden farklı bir yerde çalışıyorum.
Bu açıdan baktığınızda benim neden insanların evlenecekleri kızlarını uzak bir yere vermek istememelerini garip karşıladığımı anlayabilirsiniz. Biz ailecek farklı yerlerde yaşamanın bir sıkıntı olduğunu hiç düşünmedik. Babamın ya da annemin hiç ablamı verirken damadın memleketi bizden uzak dediğini duymadım. 

Ancak durmadan duyduğum ve gördüğüm şu: Erkek atanıyor uzağa ve eşi gelmiyor. İstanbul’da semtten semte bile geçmeyen hanımlar duydum. Hatta beni şaşırtan bir olay olmuştu. İstanbul’da bir ilçenin müftüsü İstanbul’dan uzak bir şehre atanıyor. Eşi kalkıp gelmiyor. Her hafta sonu İstanbul’a gidip geliyor. (İmam böyle yaparsa cemaat ne yapsın?) Şu an bende empati yapabiliyorum ailelerin neden böyle düşündüğüne dair ancak doğru bulmuyorum.(Bana bir toplum gösterin ki mahallesinde kalarak gelişim göstermiş olsun.)

Bu olayla ilgili zaten 2-3 gün önce arkadaşımın başından da bir olay geçti. Benim fakülte de oda arkadaşım anne memleketinden bir kıza talip oldu gene görücü usulü olarak. Kendisini şöyle anlatayım: 1,84 boylu, sarışın, mavi gözlü, eli yüzü düzgün, sempatik, uyumlu, güler yüzlü, kendine bakan, çalışkan bir çocuk, namazında ve ibadetlerinde hassas biri. Herkes gibi kusuru var mı? Var ancak bu artıları yanında çok sönük kalıyor. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinin birinde bulunduğu programa 40 kişi giriyor 4 yılın sonunda 9 kişi mezun çıkıyor. O bu 9 kişi arasından bölüm birincisi. Böyle biri olarak kıza talip oluyor görücü usulü. Annesinin dediği şu. Buraya gelemez mi? Gelemez ise bu iş olmaz. Annesi hatta kızını Ankara’ya bile göndermek istemezmiş. Tabi doğal olarak kıza hiçbir şey söylenmiyor.

Şimdi hanımlara soruyorum. Bu nasıl bir mantık? Aristo bu mantıksızlığı görse hüngür hüngür ağlardı. Bu olaydan sonra arkadaşım “seni anlıyordum ama artık hakikaten daha iyi anlıyorum; Ne hissettiğini fark ettim” demişti. Bütün özelliklerinizle tamamsınız ve tek mesele çalıştığınız şehir.
Ben işte bu durumu anlayamıyorum. Başkaları da olayı görmüş olsa gerek ki insanların kızlarını evlilik için değil ama çalışmak için senelerce gönderdiğini yorumlarda belirtmiş. Belirtildiği üzere kızı buralarda senelerce çalışabilir ama evlenemez. Bu ne yaman çelişki?

Bu kadar aksiliğe rağmen görücü usulünü hiç terk etmedim. Neden derseniz şunu söyleyebilirim: görücü usulü karşılıklı ilişkilerde bireylerin en az hasar gördüğü tanışma şekli. Duygusal olarak da dini olarak da. Burada reddedildiğim sayısız teklifi anlattım ama bunların hepsi dahi, birine umutla bağlanıp daha sonra ayrılmak zorunda kalmaktan daha az sıkıntılıdır. Sonuçta hiçbir kızın duygularıyla oynayıp sonra ortada bırakmadım. Hiçbir kızın hakkını yemedim Elhamdülillah.

Zamanında bir kızın dindar görünümlü biriyle tanıştığını daha sonra işlerin hiç beklemediği bir yere gittiğini anlattığı bir yazısını okumuştum. Kız çok sevdiği için çocuğun yanlışlarını görmesine rağmen bırakamıyor. En son ise çocuk kızı ortada bırakıp gidiyor. Bir erkek olarak o kızın haline çok üzülmüştüm. Öbür yandan eğer ailelerinin haberi olsa idi böyle talihsiz bir olayın yaşanması çok zor olurdu. En azından aile çocuğun arka planını daha iyi araştırabilirdi. Ya da işler çığrından çıkmadan bir yerde dur diyebilirdi.

Bir kızın kalbini kırmak, onun hakkını almak benim hiçbir zaman istemediğim bir şey. Ben bugüne kadar çevremde çok fazla kendi tanışan ve görüşen kişi ile karşılaştım. Bu kişilerin daha sonra ayrılma olayı çok yüksek olabiliyor. Sonuçta ne oluyor? Başka biriyle evlenen ancak gönlü önceki sevdiğinde kalan kişiler.
Dini hassasiyetleri olan hiç kimse daha sonra bırakacağı biri ile görüşmek istemez ancak en başta size uygun gelen, zamanla aslında sıkıntı veren bir duruma dönüşebilir. Bende bu durumu çok gördüm. Evleneceğim diye konuşanlar, gezenler daha sonra ise ayrılan, ortada kırık kalpler bırakanlar. Biriyle evli olup daha sonra özelde sizle önceki sevdiğini konuşanları görünce anlıyorsunuz aslında görücü usulünün ne kadar yerinde olduğunu. Özellikle bu çağda.

Bu sebeplerden hep kendimi sakındım. Karşı cinsle ilişkilerimde çok hassas davrandım. İstedim ki tek sevdiğim kişi eşim olsun ancak en iyiyi isterken, bu sefer kimi zaman her şeyi kaybetme durumuna düşüyorsunuz. Bu sene görücü olarak şartlarımı çok zorlayacağım fakat gene olumlu bir sonuç alamazsam sanırım edebimi bozmadan kendim işe el atabilirim. Her ne kadar istemesem de…

Allah’tan hep hayırlısını istedim. Hayırlısı olsun.

Not 1: Çok fazla soru olduğu için bireysel olarak önceki yazımın altına yorum yazacağım kişilere. Aksi halde yazı bütünlüğü anlamında sıkıntı olabiliyor.

Not 2: İşlerim yoğunlaştığı için uzun bir vakit yazı yazamayacağım. Zaten bilmiyorum yazacak çok fazla bir şeyde kalmadı  Herkese teşekkür ederim tekrardan.

Yazarın Diğer Yazıları
Evde kalmış bir erkek
Evde kalmış erkekten cevap var
Evde kalmış erkekten bir cevap daha. 

Evde kalmış bir erkekten yeni bir mail
Mehmet Bey'den Yeni Bir Yazı

32 yorum:

  1. Merhabalar
    Bu seriyi özenle ve sessizce okumuş birisi olarak bir kez daha arkettim ki yaşadığımız çağla imtihanimiz ck çetin. Ve niyeyse hep böyle hassasiyet sahibi insanlar olarak kalakaldik. Tanidik kimi görsek hep aynı muhabbete maruz kalıyoruz. Nasıl oluyor da halaaaa birini bulamamış olmamıza sasiriyorlar.Sanki sokafa çıkmakla, ilanla vs bulunabilecek bir şey. Neyse mevzu derin Mehmet bey kardeşe de isteyen dileyen herkese de en haylisindan, en helalinden huzur dolu bir yuva diliyorum.

    YanıtlaSil
  2. Ne demek ya uzak diye evlenmemek . Benim ailemde kızlarda uzak diyarlara gelim gitti. Erkeklerde uzak diyarlara damat gitti. Zira onlarda bizlere geldiler. Hatta yabancı gelin ve damatlarımız bile var . Hiç kimse gidemem yapamam demedi. Diyenlerinde anneleri de karı koca arasında ayrılık olmaz sizde beraberinde gidin dediler. Sizin çevreyi benim hafsalam almıyor. Ne acayip düşünce ve tavırlara sahipler. Kimse alternatifsiz değil. Önce onu öğrensinler. Son sözümde Allah yarattığı kulunun rızkını da nasibini de verir ama zamanında herkes 20 yaşında evlenecek diye bir kanun yok. Ya da hiç evlenilemiyebilinir bu da böyle biline

    YanıtlaSil
  3. Mesafelerin kolayca aşılabildiği bu çağda insanların uzaklığı öne sürmesini bahane olarak görüyorum mehmet bey anladığım kadarıyla yaşınız daha genç sıkıntı yapmayın eminim nasibiniz bir yerlerde sizi bekliyordur😊

    YanıtlaSil
  4. Allah Mehmet Bey’in gönlüne göre versin.Başından beri yazılarını şaşkınlıkla takip ediyorum.İnşallah Rabbim hayırlı kişilerle karşılaştırsın..

    YanıtlaSil
  5. Kesinliklikle katılıyorum bu devirde evlilik çok zor bende bir bayanım 24 yaşındayım hiç sevgilim olmaması başkalarına tuhaf geliyor hele eliniz yüzünüz düzgünse hiç inandiramiyorsunuz kimseyi. Gerçekten iyi doğru insanı beklemekte bir zarar yok sevgilisizde yaşanıyor bu hayatta insan ölmuyor yani millet abartıyor nasip iste hayırlı insanı beklemek daha güzel. Mehmet beye katılıyorum iyi insanı beklesin belki nasip olmamıştır daha yarısını bulmak herkesin hakkında hayırlısıni iyisini Allah nasip etsin...sıkıntı yok evlenmeden de yaşanır gençler yarinizi bulmadikca : )

    YanıtlaSil
  6. Bence siz yanlış yerde arıyorsunuz kısmetinizi.
    Metod değil aradığınız çevre yanlış bana kalırsa.
    Hakkınızda hayırlısı.

    YanıtlaSil
  7. Ya ben ailelerin kızlarını uzağa gelin olarak vermek istememelerini anlıyorum. Benim Annem de uzağa gelin gitmiş ve uzun yıllar memleketine hasret kaldı. Kocası mesela insanın kötü bir muamelede bulunsa,üzse (Allah korusun tabii ,insanlar türlü türlü ) yanında ona destek olan biri yoktu, ailesi uzakta diye kimseye de bir şey anlatamıyordu . Bunları yaşadı benim annem . O yüzden beni de çok uzağa gondermek istemez mesela . O yüzden anlayabiliyorum aileleri az çok . Bi yakın olmak kızını gidip görebilmek var bir de telefondan telefona görüşmek var . Artık insanlara da güven olmuyor ki . Ne bileceksin karşıdaki insanın seni üzmeyecegini. Mehmet Beye şu konuda hak verdim görücü usulü evliliginde kimse hayal kırıklığı yaşamıyor, kimsenin hakkına girilmiyor. Ben de benzeri şeyler yaşadım Mehmet Beyin anlattığı türden ve haksızlığa uğradım manevi olarak yıprandım . Evlenip önceki sevdiğinde aklı kalan insanlar olabiliyor hak verdim kendisine. Ben de hep görücü usulü evlenmek istemişimdir ama benim yaşadığım çevrede böyle bir şey yok kalmamış galiba . Herkes kendisi birini bulup gezip tozuyor sonra da olursa evleniyor, olmazsa ayrılıyor bu da bana biraz ters geliyor. Ben de isterdim böyle evlenmek ama olmadı mı olmuyor. Ne diyelim evlenmek de artık çok zor hele ki dini hassasiyetleri olanlar için daha da zor . Çünkü diğerleri geziyor biriyle buluşuyor olmadı ötekiyle buluşuyor (Daldan dala misali ) sen öyle yapmayınca da evlenemiyorsun . Gerçekten ahir zamandayız galiba . Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  8. Hayırlı günler.. Mehmet Bey'in tüm yazı dizisini takip ettim. İlk birkaç yazıda Mehmet Bey'in görüşlerini gayet makul buldum. Ancak son yazılarında çokta gerçekçi bulmamaya başladığımı söylemek istedim. Karşı tarafı sürekli haksız bulmanın, davranışlarını, düşüncelerini yargılamanın çok da doğru bir tavır olduğunu düşünmüyorum. Özellikle sizin gibi "hassas" birinin böyle düşünmesi beni oldukça şaşırttı.Birincisi her insanın doğrusu kendine dogrudur. Doğru göreceli bi kavram. Sizin dogrunuzda size dogru. Kendi kalıp düşüncelerinize talip olduğunuz herkesin uymasını beklemeniz benim açımdan yanlış. Her ailenin yaşam tarzı farklıdır. Birçok talip olduğunuz olmasına karşın olumlu bir sonuc elde edememişseniz bir yerde yanlış yapıyorsunuz demektir zira dogru yol muhakkak sonuca ulaşacaktır.Ikincisi gittiğiniz her talibiniz de "uzak yere kız vermem" ifadesini gerçek anlamda söylemis olamaz. Bazıları gercekten böyle düsünsede çoğu bunu bahane olarak kullanmış. Bunu bahane olarak kullanmalarıda ne sizin ne de karsı tarafın yanlışıdır. Aslında herşeyin bası nasip ve gönül rızası. Allah herkesin hakkında hayırlısını versin. Ayrıca evde kalmış bi erkek olmak için oldukça gençsiniz hayat önünüze ne cıkaracak bilemessiniz.

    YanıtlaSil
  9. Mehmet Abi bütün yazılarınızda tek pencere var. Sizin pencereniz. Cidden inşallah son yazınızdır. Temcit pilavı gibi her hikayede söz, Mehmet Abi doğuda çalıştığı için gayet iyi ve makul maddi-manevi şartlarda olmasına rağmen evlenemiyor gibi bir sonuca varıyor. Ha bu yazıda farklı olarak ailesinin asil soyunu da öğrenmiş olduk. Sizi rahatlatma, haklı olduğunuz yönleri hatırlatma çabaları beyhude. Zaten siz haklı olduğunuz yanları hiç unutmamışsınız. Bu kadar çok görüşmeye rağmen her birini detayıyla hatırlamak vallahi bravo. Bir ara hafızlığı düşünün derim... Belki bu meseleye bu kadar içlenmezsiniz bu güzel yolculuğa girerseniz.

    Nabrut Abla, sizi çok seviyorum. Ne kadar güzel bir emek var burada, her konudaki postunuzu sabırsızlıkla bekliyorum. Teşekkür ederim... O güzel kalbinizin ekmeğini iki cihanda da nasip etsin Allah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Kendi adıma ise;
      Canımsın. Allah razı olsun. O güzel gözlerinden öperim.

      Sil
  10. Bence Mehmet Bey bir şeyi kaçırıyor. Görücü usulu görüşmelerde kendi standartlarının karşı taraf için yeterli olduğunu düşünüyor. Eminim burdaki herkesin başından bir kaç görücü usulu görüşme geçmiştir. İyi bir kariyer, dış görünüş iyi bir aile, dini hassasiyet bunlar daha karşılaşmadan konuşulan şeyler. Karşılaştıran sonra ise herkesin baktığı şey kişiye göre değişiyor. Bunlar önemli ama yeterli değil biriyle konuşmaya başladığınızda bunlar arkada kalıyor. Elektrik meselesi yani. Bence sizle görüşen kızlar ya evlenmeyi ciddi anlamda düşünmüyorlar (bunda yaş, aile baskısı etkili olabilir) ya da sizden hoşlanmamışlar demektir. Gerçekten siz karşınızdakinin istediği gibi biri olsanız yeri sorun etse bile o tereddütütü görürdünüz. Bazen sizin bu saydığınız iyi yönler bile başkalarına itici gelebilir. Karşınızdaki kişi siz değil bunu gözden kaçırmayın. Mesela siz çok kibarsınızdır belki kibarlıktan hoşlanmıyordur karşınızdaki. Evlenecek insan standardı yok yani başkaları için ideal olan bir başkasına itici gelebilir. Nasibinizdeki insan karşınıza çıkmamıştır.
    Not:Bu arada bir erkeğin zeki olması iyi birşey dir ama inanın zeki okudukları okullardan değil bizle kurdukları diyalog ve davranış şeklinden çıkarırız. Birde hepimiz mavi gözlü sarışın sevmiyoruz. Yani çirkin sevenimiz bile var. O yüzden neden olmuyora birde bu tarafından bakın derim. Olaya kendi açınızdan çok bakıyorsunuz. Evlenilecek insan seçimi subjektiftir çünkü. :)
    Rukiye...

    YanıtlaSil
  11. Selamun aleykum yazılarınız okudum ve bir kaç şey söylemek istedim belki de haddim değil size böyle tavsiyede bulunmak lakin yine de yazacağım .. Bu zamana kadar bir çok şey yaşamışsınız yaşadığınız her şey eminim size bir çok şey katmıştır. Sabrınız tükenmek üzere olabilir çok üzülmüş kırılmış olabilirsiniz ama şunu belirtmek isterim bu dünyaya zaten mutlu olmak için gelmedik herkesin imtihanı farklı farklı bazısı namazıyla bazısı malıyla imtihan olur sizin ki de sanırım evlilikle olmuş yine de her halimize şükredelim ki dinimizle imtihan olmadınız şuan zorluk zamanındaysanız sonunda elbet kolaylık vardır ve sizi bekliyordur. Bu süreçte bol bol Allah'tan af ve afiyet dileyin ki Peygamber efendimiz de öyle yaparmış sözü uzatmayayım Allah hepimize sabır versin inşaallah Allah karşınıza gönlünüze göre hayırlı bir eş çıkarır Rabbim yardımcınız olsun. Selamun aleykum .

    YanıtlaSil
  12. Yorumum nereye gitti acaba

    YanıtlaSil
  13. Mehmet Bey'in yazı serisini takip eden biri olarak söylüyorum, umarım bir sonraki yazısı evleniyorum gönlümün sultanını buldum olur zira bu başarısız görücü usulü denemesi yazıları harama girmeden evlenmek isteyenler için fazlasıyla hayal kırıklığına sebep oluyor.

    YanıtlaSil
  14. Mehmet bey olmuyorsa zorlamayın ,illa evleneceksiniz evlenmeyenler cehenneme gidiyor diye birşey yok yani bu kadar gözünüzde büyütmeyin bu evliliği. Oluyorsa da nasip olmuyorsa da nasip. Ayrıca eğer evlilik haberi vermeyecekseniz rica ederim bir daha da yazmayın. Yok illa yazicam diyorsanız kendinize yeni bir blog açın çünkü biz baydık artık bu hikayeden anladık evlenemiyorsunuz herkes kötü siz mukemmelsiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
    2. Ağzınıza sağlık ya

      Sil
    3. Dayanamadım artık ahahah üzgünüm biraz kaba oldu üslubum ama... :)

      Sil
  15. Benim akrabalarımında çoğu aynı şeyi söylüyor. Sakın gittiğin yerlerden birini bulma memleketten evlen. Zaten şimdiye kadar biriyle flört ettiğim olmamış insanların özellikle bu konuda uyarmalarının sebebini düşünmüştüm.Babamın gerekçesi bayramlarda rahat toplanamayız o ailesinin yanına gitmek ister sen de istersin iki farklı şehre gitmek zor olur demişti.Akrabalarımın gerekçesi maalesef trajik bana düşecek herhangi bir miras nedeniyle tanımadıkları insanlarla muhattap olmak istememeleri. Kültür çatışması olabilir mazallah. Belki haklılardır belki de değillerdir bilemem ama gerçekten böyle şeyler ciddi anlamda var.Allah herkese mutlu huzurlu olabileceği ahiretlik eşini versin inşallah.

    YanıtlaSil