Evde Kalmış Bir Erkek (Yeni Bir Mail Yolladı) - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

Home Top Ad

Post Top Ad

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Evde Kalmış Bir Erkek (Yeni Bir Mail Yolladı)

Hatırlayanlar vardır, Mehmet Bey evde kalmış bir erkek başlığı ile bize bir yazı yollamış ve bunun üzerine de cevap mahiyetinde birçok yazınızı burada yayınlamıştım. Mehmet Bey hayatı için dönüm noktası olarak nitelendirdiği bir şey yaşamış ve bunu da bizimle paylaşmak istemiş.

Hatırlamayanlar ya da aramıza yeni katılanlar için Mehmet Bey'in diğer yazılarının linkini de en aşağıya ekleyeceğim. 

Sözü Mehmet Bey'e bırakıyorum.

****

Nabrut hanım;
Uzun bir aradan sonra sitenize tekrar yazmak istedim. Yazmamın sebebini sorarsanız beni hem mutlu eden ancak mutlu ettikten sonra da düşündüren bir aşamaya geçtim hayatımda. Doktoraya kabul aldım. Doktorayı kazandığım için mutluyum ancak bu beni düşündürüyor. Yıllar önce kendimi doktora sürecinde düşündüğümde hep evli hayal ederdim. Yuva sahibi olan bir akademisyen olarak düşünürdüm ama olmadı…

Evlilik için uğraşmamın üzerinden geçen altıncı yıl bu yıl. Altı yıl önce kendime hedef koymuştum üniversiteyi bitirirken hiçbir şey olmasa da en azından nişanlı olurum demiştim. Üniversite bitince mesleğim olana kadar en azından bir şey olur herhalde derken mesleğim oldu, hatta yüksek lisansımı bitirdim ve şimdi doktoraya gidiyorum. Aslında babamla aynı yaşta doktoraya başlıyorum. Yıllar önce evlenmeye dair düşünürken babamın evlendiği ve doktoraya girdiği yaşı kendime son limit olarak çizmiştim. Düşünürken o kadar beklemem sanırım dediğimi hatırlıyorum. Demek ki beklermişim. Bunları tabi ki o sıra söylerken büyük konuşmamaya dikkat ettim. 6 senedir de büyük sözler söylememeye ve karşı cinsi suçlamamaya gayret ettim. Kızlar böyle ondan evlenemiyorum gibi laflardan sakındım.


Evlenmek isteyip de evlenememenin de faydaları oldu aslında. Bu faydalarla mütedeyyin bir erkeğin evlenme yolundaki sıkıntısını aynı paragrafta anlatayım. Evlenmek istediğim ilk zamanlarda kişilere talip olurken en fazla duyduğum söz “daha okuyor” olmuştu. Bu sözü ard arda duyduğunuzda eee madem insanlar okuyorum diye izin vermiyor o halde okulumu bitireyim diye düşünüp son sene çok zorlanmama rağmen erkenden okulumu bitirmiştim. Daha sonra önüme en çok bahane olarak sürülen neden iş olmuştu. İşe girdikten sonra ise yaşadığım yer. Tabi ben anlatınca bir paragrafa sığdığı için basit geliyor ama bu süreçler çok zordu.

Eğer evlenmek isteyen bekar bir erkek iseniz ve yıllardır çeşitli bahanelerle türlü kapılardan reddediliyorsanız insanlar sizi reddetmesin diye gittikçe daha mükemmel olmaya çalışıyorsunuz. Bir yandan evlilik için çabalarken bir yandan ise iş, askerlik, eğitim işlerinizi halledip artık ailelerin ve kızların sizi evlenilebilecek bir aday olarak görmesi için bitmek bilmeyen bir çaba içine giriyorsunuz. İstiyorsunuz ki artık birine talip olduğunuzda insanlar önünüze bahaneler getiremesin. Sizi uygun biri olarak görsünler. İşte aslında bu beni eğitim ve iş ve diğer işler aşamasında daha ileride kıldı çünkü insanlar artık bahane söylemesin diye erken bir yaşta hepsini halletmeye çalıştım. Yani evlenememek bir nevi itici güç oldu hayatımda. 

6 sene çok uzun bir zaman. Bu süreçte çok sıkıntılar çektim. Bazen o kadar zor oldu ki sabretmek. Ayağınızın kaymasına bir adım kalmış gibi hissediyorsunuz kimi zaman. Bu sene bir kitapta okuduğum şiir ise aslında benim çatışmamı çok güzel anlatmış gibi hissettim:

Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile,
Dayan rüsva etme beni 

Altı sene boyunca evlenemediğim her sene başında hep gelecek sene evli/nişanlı olurum inşallah diye düşünerek sabrettim. Kendime söylediğim söz hep “dayan” oldu. Şimdi artık askerliğini aradan çıkarmış, doktora yapan, meslek sahibi bir adam olarak, evlilik için maddi manevi uğraşmış biri olarak daha ne yapmam lazım diyorum. Evlenemediğim halde evlilik hakkında düşünmek acı veriyor. Gene de umut ediyorum. Bu senede her sene gibi gene kendime söylediğim şeyi tekrar söylüyorum. İnşallah bu sene evli veya nişanlı olurum  Sanırım şu alıntı beni iyi yansıtıyor. Ondan bu alıntı ile yazıma son veriyorum. 

Kamil o adamlardan biridir ki hayatının her anında harikulade bir vakanın hissikablelvukuunu taşır. Her adımda başına mühim bir şey geleceğini hisseder.

Yazarın Diğer Yazıları
Evde kalmış bir erkek
Evde kalmış erkekten cevap var
Evde kalmış erkekten bir cevap daha. 

56 yorum:

  1. Tez zamanda evlenip 8 tane çocuğun olur inşallah kardeş.

    YanıtlaSil
  2. Allah istediklerinize kavuştursun inşallah sizi ama böyle bir kenarda oturup beklemek yerine bunun için biraz atak yapmanız gerektiğini düşünüyorum.Evet yaşınız ilerledikçe dah oturaklaşıyor kişiliğiniz ama bayanlara ilgi göstermekten zaman ayırmaktan çekinmeyin.Eğer bunları uygularsanız bence nihai sonuca ulaşacağınızı düşünüyorum :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  3. Oysa biri sizi sadece sevse asla ugrasmaniz gerekmeyecekti.esimle tanistigimizda öğrenciydi ve evlendigimizde askerligini yapmamisti ve öyle memuriyet ya da saglam bi işi maaşı yoktu. Ta ülkenin bi ucunda hayvancilik gibi hic bilmediği bi işe atıldı ve ben de ona inanıp ailemi her konuda susturup evlendim. Yeri geldi düzenli bi maaş olmadigindan alışveriş yapacak pazara gidecek paramiz olmazdı. Evde ne varsa bitene kadar degerlendirirdik.tup bitmişti sobada yemek.yapmistim bir ara.kimse bilmezdi tabi dışarıdan. Hatta kömür almaz odunla günde bi kez soba yakardik sonra battaniye ile isinirdik.simdi durumumuz gayet iyi ama o günler ani olarak kaldi bize ve sıcacık hatırlıyorum. Ben eşimi sevdim ve hicbirsey umrumda olmadi.mehmet bey sizi gerçekten seven birini bulmaniz yeterli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  4. Sizin bu yazıyı görünce aklıma yakın bir akrabamız geldi.Evlenmek istiyor ama bir türlü nasip olmuyordu.Kendisinde boy pos iyi bir iş vs aklınıza gelebilecek çoğu evlilik kriteri vardı.Tüm aile seferber, arıyor görüşmeler derken yok olmuyor.Hani bir söz var ya her nasip vaktine esir.Kesinlikle öyle bizzat şahit oldum.Onun nasibi dibimizde aslında çok yakınımızda karşıki apartmanda oturan komşumuzmuş.Yıllardır olmayışı kimsenin aklına bile gelmemesi daha vaktinin gelmemesindenmiş.Sizin de nasibiniz bir yerlerde.Daha zamanı gelmemiş demek ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  5. Aslında bu beyfendiye söyleyecek ona sorunun kaynağını anlatacak çok sözüm var ancak cümlelerimin çoğu hemcinslerime dokunur diye söylemiyorum. Şu kadarını diyeyim ki; Zaman öyle bir zaman ki Allah için yapılanlar az insanlar için yapılanlar çok. Kızlara "ayaklarının üzerinde dur, kolunda bileziğin olsun" diye diye kızlar evlenseler bile çocuk yapmıyorlar. Dünya hayatı öyle göz doldurmuş ki mevki, makam, rütbe, para ve yaşam tarzı her şeyin önüne geçmiş. Sorsak her kız evlenmek istiyor beyaz atlı prens bekliyor ancak hayatından hiç taviz vermiyor, her şey kendi istediği gibi olsun istiyor, şaşalı hayatı olsun, ailesinin yakınında olsun, büyük şehirde olsun, zengin olsun, yakışıklı olsun, okumuş olsun, mevki sahibi olsun olsun olsun... Kendi de böyle bir eşle evlenebilmek ve bu hayata uygun düşebilmek için okuyor, tez yazıyor, master yapıyor, para kazanıyor, mevkiyi yükseltmeye çalışıyor... Pek çoğu öncelikli olarak dindar olsun ahlaklı olsun demediği için de evlilikler hep askıda. Şu zamanda kadınları mutlu etmek(doğum günü, evlilik yıl dönümü, çiçek, hediye, sürpriz, tatil, alışveriş derken çıtalar yükselmiş te yükselmiş) için erkeklerin pek çoğu helak yine de yaranamıyorlar...Evlilik nasıl zorlaştırıldıysa boşanmakta o kadar kolaylaştırıldı. Rabbim tüm bekarlara gerçekten helal süt emmiş, helal lokma yemiş, dinini bilen ve uygulayan eş nasip etsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  6. Niçin bilmiyorum ama “Mehmet bey”in yazılarını her seferinde gayri ciddi bir tavırla okuyorum🤭
    Oysaki ne kadar içten bir biçimde anlatıyor hissiyatını🤷🏻‍♀️
    Rabbim hayırlı insanı hayırlı yollarla çıkarsın cümle bekarların karşısına inş🤚🏼

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  7. Erkeklerin evlenmek için bu kadar çaba ve dahası istek duyduğunu bilmez. Daha doğrusu tahmin etmezdim nedense.
    Görücü usulü olunca bu saydığınız etkenler ister istemez insanın karşısına çıkıyor.
    Rabbim gönlünüze göre hayırlısını nasip etsin inşallah tez vakitte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  8. Naçizane tavsiyem evlilik konusunda bu kadar düşünmeyi bırakıp hayatı akışına bırakın ve şu an içinde bulunduğunuz anı yaşamaya odaklanın. Kendinizi geliştirin, hobiler edinin, arkadaş çevreniz olsun... Bunun gibi farklı alanlar. Her şeyin bir zamanı vardır derler, anlaşılan odur ki sizin için uygun zaman henüz gelmemiş. Siz bu şekilde gelmemiş bir gelecek için kendinizi ruhsal olarak heba edeceksiniz, geldiğinde belki de farkında bile olmayacaksınız bu yüzden. Bırakın akışına, gelen gelir zaten. Nasip kısmet bu işler. Allah nasibinizi hayırlı eylesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  9. Arkadaş evliliğin kitapla, işle, tırnakla, dişle hatta düş ile olamadığının farkında değil. Evlilik daha çok bunlarla işi olmayanların başarılı olduğu bir mecra bence. Bu konu bazen de bir koltuğa uzanıp çocukluk yıllarına yolculuk ile çözümlenmesi gereken psikolojik bir sorun olabiliyor. Soru ve sorunların çözümü bizde, içimizde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  10. Selamlar, çok fazla maddiyat ve şekilcilik düşündüğünü düşündüğüm arkadaşlarıma Mehmet beyin yazılarını bizzat okudum ve böyle düşünenlerin de var olabileceğini söyledim. Ama sonuç olarak bir sürü eleştiri yaptılar. Başka bir arkadaşım görücü usulüyle mutlu olabileceğini düşünüyor musun dedi. Yani bilmiyorum gaye Allah rızası için olunca mutluluğu veren de o alacak olan da. Görücü usulunun sadece mantık çerçevesinde olduğu düşüncesi var bazı kişilerde. Bu beni biraz üzüyor açıkçası. Tabi sağolsun Nabrut sayesinde benim gibi düşünenlerin de olduğunu görüyorum. Velhasıl Allah kalbimizdekini bizden daha çok bilendir. Dua etmeyi ihmal etmemeli. Allah sizleri de bizleri de selamete çıkarsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
    2. Tabii kendi adıma da teşekkür ediyorum . Estağfurullah. ^^

      Sil
  11. Mehmet beyin blogdaki yazıları beylerin bu evlilik sürecindeki genel sorunlarını anlamada çok aydınlatıcı oluyor gerçekten. Çünkü dışarıda çok fazla dile getirilemeyen durumları burada okuyup anlamamızı sağlıyor. Kendisine bu konuda teşekkür ediyorum çünkü bir takım hususlarda fikrimin değişmesini sağladı. Umarım hayırlı ve yakın bir vakitte kendisi de nasibini bulur. Ve Nabrut abla, bu şekilde insanları blogunda ağırlaman o kadar güzel ve faydalı oluyor ki bunun için de sana ayrıca teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^
      Ayrıca asıl ben teşekkür ederim, cesaret edip bana bu yazıları gönderen ve yorum bırakmaayı ihmal etmeyen sizlere ^^

      Sil
  12. İnsan en çok istediği,sevdiği şeyle imtihan olurmuş.Bence Mehmet beyin evliliği onun imtihanı.İnşallah sabreder,duada ısrarcı olursa imtihanını kazanıp hayırlı bir eş,yuva sahibi olur.Gerçekten de bir şeyin üstüne düşünce o iş olmuyor bi türlü onun için düşüncelerini biraz evlilikten arındırmalı diye düşünüyorum tabiki duasına devam etmeli ama yine de yoğun düşüncelerden uzak tam bir tevekkül içinde beklemeli insan yapacak başka bir şey var mıkii??
    tabiki böyle uzaktan konuşmak,ahkam kesmek kolay ama İnşallah tez zamanda evlenip muradına erer :) İnşallah herkesin kalbindeki istekleri de olur hep beraber mutlu oluruz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 12 Ağu 2018 22:48:00
      Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  13. Benim hâlâ evlenmemiş olan 30 yaşında ki teyzem hiçbir zaman şikayet etmez ve şunu der: "Ben Rabbime sığındım, demek ki nasip değilmiş O ne dilerse olur, ben O'na sığındım." kadere inancı ,teslimiyetine hayran olmuşumdur. İnşallah karşısına hayırlısı çıkar ve mutlu olur. Kalpten istiyorum bunu ve bilmukabele aynı duayı yazının sahibine ve sana da ediyorum 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  14. Mehmet Bey , yazılarınızdan anladığım kadarı ile muhafazakar bir beyefendisiniz. Nasip kader kısmet kavramlarına inandığınıza eminim. Evlilik kaderin kendini en belirgin şekilde gösterdiği mevzudur.Şimdiki zamanda evlilik hem çok kolay hem de çok zor. Sizin bizim gibi insanlar için evlilik ciddi anlamda çok zor. Çünkü yarını diğer günü değil bir ömrü düşünerek hareket ediyoruz.Evlilik konusunda suyun akışına engel olan bazı duvarlarınızı yıkmanız gerekiyor diye düşünüyorum. Görücü usulü evliliğin en güzel yöntemi bence de. Lakin görünen o ki 6 yıldır bu yöntemden bariz bir sonuç alamamışsınız.Bir şeyleri başkalarından beklemek yerine siz de islami usuller çerçevesinde adımlar atmalısınız. İslam bize görücü usulünü öneriyor evet bu doğru. Ancak siz kendiniz de bir hanımla islami usuller çerçevesinde görüşerek ( uzun süreli olmamak kaydı ile) bu yolda bir adım atabilirsiniz. Bizim dinimiz katı bir din değil ki.Karşı taraf işleri sizin için ne kadar zorlaştırmış ise siz de kendiniz için zorlaştırmışsınız. Ben de bu yolda sizin yaşadığınız zorlukları yaşamakla birlikte işleri kendim için zorlaştırmadan kendimce adımlar atan biriyim. Ki ben bir bayanım. Başarılı oldum mu hayır lakin dediğim gibi bu işler nasip kısmet. İnşallah gönlünüze göre biri çıkar karşınıza. Ayrıca doktora kabulünüz hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  15. Mehmet Bey'e bir atasözüyle seslenmek istiyorum:
    Nasipse gelir hintten Yemen'den nasip degilse ne gelir elden.

    Dua mütemadi tabi değil mi ki Hz. İbrahim gibi bir kula dahi evlat senelerce duası sonunda verildi 6 yıl nedir ki?

    Saymak da yanlış bence umudunuzu ifade ediş şekliniz bu belki bilemiyorum. Allah yolunuzu bahtınızı açık eylesin güzel insanlarla karşılaştırsın sizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  16. Görücü usulü nedendir bilmiyorum bende şöyle bir algı oluşturuyor evlenecek kişi değilde ailesi evlenmesini istiyor gibi sanki kişi istemiyor gibi , yada evlenecek birini bulamamış ta iş anne babaya kalmış gibi , yada bana görücü geldiğinde de birçok kez şahit olduğum gelen kişinin aslında başkasını sevmesi ailesi kızı istemediği için uygun biri ile rızası dışı evlendirmesi yakın arkadaşıma gelen bir çocuk ben istemediğimi söyleyemem ama ben başkasını seviyorum sen istemediğini söyle diyecek kadar ileriye taşımıştı , dolayısı ile çok yanlış ama malesef böyle bir algı var bunu yıkmakda çok zor , arkadaş kendini geliştirmiş her konu da ama genelde görücü usulu gelen kişiler bende pasif insanlar gibi bir algı oluşturuyor yanlış evet ama böyle sanki espri yapamaz hayattan zevk alamaz herşeyi ciddiye alır gibi geliyor biraz acımasızca oldu ama bence genelde kızlar böyle düşünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  17. Biz buraya yorum yapıyoruz ama Mehmet Bey tavsiyelerimizi okuyor mu Nabrutcum çok merak ettim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın önceki yazılarını okumamışsın belli ki :) Zira sorunun cevabı onlarda var.

      Sil
  18. Beyefendi Umid var olunuz.ıslami hassasiyetlerinden mütevellit görücü usülü tanışma dışındaki tanışmaları tercih etmeme sebebi ile yakın dost akraba ve çevrem tarafından yıllardır eleştiri ve geri kafalilıkla dışlanan 38 yaşında bir bayanım.Hıç bir sözlerine kızmıyor darılmıyorum Mütemadiyen haýırlısı için sabırla dua ediyor ve diyorum ki ey teslimiyet senin adın islamdır ve her nasip vaktinin esiridir.Vakti geldiğinde diğer yarınızla yuva kurmaýı cenab-ı ALLAH size de nasip etsin İNŞALLAH.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  19. Ben de şunu sevmiyorum evde kalmış erkek ya da evde kalmış kız terimi çok itici bir kelimedir...evde kalmak diye bir durum yok evlenmemek ya da evlenecek kişi ile henüz karşılaşmamak olabilir. Buna deyinmek istedim açıklamsı da şu;evde kalmış tabiri hiç görücüsü olmayan kişilere denirmiş. Kısmeti olupta evlenmemek tercihtir biraz henüz vakit gelmemiştir. Yalnız Mehmet bey tebrik ederim doktora için. Daha öncede yazılarınızı okudum düşünceleriniz çok güzel fakat şu var bir bayana sizi tanıma şansı vermeden kimse sizin böyle bir insan olduğunuzu anlaması mümkün değil. Bence evleneceğiniz kişiyi siz seçin görücü usulune uygun da görüşebilirsiniz ve karşınızdaki insan da sizi tanır bu nedenle. Sürekli görücüye gidince de yanlış bir algı oturuyor neden kimse kabul etmiyordan ziyade bu insan niye belli bir yaşa gelmiş kendi seçimini kendi yapamıyor mu netice erkek için bu durum çok kolaydır biri ile tanışmak tanımak istemek bayanlar içinse ayıptır gidipte bir erkeğe onu tanımak istediğini söylemek. Bence yönteminizi değiştirin ve çevrenize bakın uygun bulduğunuz kişiye de bunu söyleyin bu daha etkileyicidir bir bayanın kalbini kazanıpta yuva kurmak için.. çok uzun yazdım biliyorum ama takip ediyorum nabrut u düşünce tarzımız çok uyumlu çünkü☺(bakın birini takip ederken bile düşünce biçimine bakar bir bayan) sevgiyle kal nabrut..😊😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^
      Düşünce arzı önemli tabii ^^
      Evde kalmış kısmını ben seviyorum, gırgırına iyi gidiyor :) Ciddiye almıyorum.

      Kocaman sevgiler.

      Sil
  20. Bence beyefendi çok fazla kulağı kapıda bekliyor, hayatın tadını bu yüzden çıkaramıyor .Hayatı akışına bırakması daha güzel olur diye düşünüyorum, sonra zaten olacaksa olur olmayacaksa da ne yapsan boş. Bazen evlenememek evlenmekten daha hayırlıdır biz bilemeyiz. Anın tadını çıkarmalı ,kendine bu anlamda eziyet etmemeli. Evlenmenin doktora yüksek lisans iyi bir kariyer vs bunlara çok baktığını düşünmüyorum bazen işsiz oluyor insan ama evlenme zamanı geldiğinde evleniyor sonra Allah yardım ediyor,evlendikten sonra iş buluyor. Sürekli ne zaman evlenecegim diye düşünmek kişiyi çok yıpratır,ya kaderinde evlenmek yoksa ? O zaman hayata mı küsecek? Bu sekilde ancak kendini yer bitirir. İnşallah kalbine göre versin Allah ,evlenmek isteyenlere (bizlere de) hayırlı eş nasip etsin .🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  21. Kardeşimiz biraz hırs yapmış sanki o yüzdende ilerleme kaydedemiyor gibi.Evlenilmeyedebilir bu hayatta sonuçta gaye-i hilkat bu değil. Tabi sünnet , evlenince İmanının yarısı kurtuluyor ama yine de bunu daha geri planda bırakıp kendini adayacağı başka bir şey bulsa sanki içinde bulunduğu bu ızdırap halinden kurtulur. Diyanet noktasında daha fazla gayret içine girebilir.İnsanlara tebliğ yapmayı amaç edinebilir.Hayatında sürekli "evlenmek" için bir şeyler yapmış.Amaç evlenmek olacağı için evleneceği hanım biraz araç konumuna düşüyor hislerin bu minvalde olduğu dikkate alınırsa. Artık kendi için bir şeyler yapsa daha mutlu olur. Evlenmeyi tek gayesi haline getirmiş hayatında her şey onun etrafında dönüyor . Yinede duamızı edelim kardeş için Allah hakkında hayırlı olanın vaktini tez zamanda kaza etsin inşAllah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  22. İnsan en çok istediği ile sınanırmış... Laf bana düşmez belki ama tavsiyem duaya sarılıp samimi olarak Allahtan istemesi. Rabbim tüm bekarların gönlüne göre versin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  23. Kendi mütevazı dünyamdan çıkıp çalışma hayıtına başladığımda çok afallamıştım.Büyük ve bambaşka bir şehir ve karmaşık bir insan topluluğu. Ahlak ve hayata bakış açısı farklı olanları bir tarafa bıraksam bile anlayamadığım bir sürü insan vardı etrafımda. Çünkü insan kendinden yola çıkarak karşısındakini anlamlandırmaya çalışıyor. Sonradan yanıyor ampul bunlar benim gibi düşünmüyor ve hissetmiyorlar diye. Anlaşılamamak bu devrin değil her devrin sorunuydu her daim de olacak. Ama tek değilsiniz Mehmet Bey, azınlık olabiliriz ama tek değilsiniz.
    Yaşadığı döneme kendi ait hissedemeyenler,ince düşüdüğü için horlananlar, grubu.Yani anlaşılamayanlar. Boş verin onlar kabalalık diye haklı ya da doğru değiller. Kendinizi kötü hissetmeyin. Derdini anlayan buluncaya kadar susmayı seçiyorum ben çünkü anlaşılamamaktan ziyadesiyle yoruldum.
    Anlıyacağınız azınlığız neslimiz hızla tükenmekte. Bu devir her şeyi hızla tüketirken bizim gibileri de hızla tüketmekte.
    Namrutcum, evde kalmışlar cemiyetine ,bizim gibileri koruma altına alma cemiyetini de mi eklesek.
    Pandalar kadar bizim de neslimiz tekhlike de, bence onlar kadar bizde korunmayı hakediyoruz. :)

    YanıtlaSil
  24. Merhabalar,
    Sizi Kore dizileri önerileri ile takip etmeye başlamışştım. Dizi seçmekte zorlanınca ara ara ziyarete geliyorum size. Sonra dikkatimi çeken "Evlenememe" sorunu ile ilgili yazılar oldu. Muhafazakar bayanların yaşadıklarını okudum. Bugün de evde kalmış erkek yazıları. Bu yazıların birinde yorumlarda önerilen Nouman Ali Khan videoları.
    İtiraf etmeliyim ki bu kadar ortak noktalarımızın olduğu insanların olmasına hayret ederek, yorum yazmaya karar verdim.
    Kore dizilerine başlamam ve devam etmem, bir gönül kırıklığından sonra olmuş ve bana terapi gibi gelmişti. Sevmenin ne kadar kıymetli olduğunu hissettirmişti, saf bir şekilde.
    Hayal ürünü olan erkekleri gördük, gerçek hayatta beklemeye başladık, hayal kırıklığı yaşadık :)
    Şaka bir yana ben de muhafazakar yaşam süren, çevremde hala evlenenemiş olmamdan dolayı "mahalle baskısı"na maruz kalan biriyim.
    Son görüşmemdeki kişi de bu yazıdaki kişi gibi o baskıdan sıkılmış biriydi.
    Kadın erkek fark etmiyor, herkes için ciddi bir problem haline gelmiş durumda. Bazı hassasiyetlerimiz varken onu anlayanı bulmak, bulduğumuzda sevememek, sevdiğimizde karşılık bulamamak, çeşit çeşit hikayelere sahibiz.
    Bu sorunu yaşayan biri olarak, mutlu olan, vardır bir hayır teslimiyeti gösteren biri olarak(Rabbime Şükür), içinizde "keşke" kalmayacak şekilde hareket etmenizi, kızlara kalbiniz boşken talipleri değerlendirirken, duygularınızın olumlu, olumsuz ve nötr olmasına göre bir yol çizmenizi öneriyorum. Olumlu ise daha iyi tanımaya çalışın, nötr iseniz somut ikna edici bir sebebiniz yoksa bitirmeyin. olumsuz iseniz zorlamaya gerek yok diye düşünüyorum.
    Yazdıklarım çok fazla oldu galiba.
    Allah burada paylaşıma geçen herkes için hayırlı, gönüllerine göre yuva kurmayı nasip etsin, duasıyla bitireyim.

    YanıtlaSil
  25. Yazdıklarını anlıyorum dememe gerek var mı bilmiyorum ama senin de tespitin üzere hepimiz aynı yollardan geçiyoruz, bizim jenerasyonun sorunu da bu sanırım. Bizden bir önceki jenerasyon daha gözü kapalı evleniverdi. Bizden sonra gelenler için hayat daha laylalom. Bizim araya sıkışıp kalmış bir kuşağız.
    Son cümlelerine bakınca kendimi gördüm. Ve bu noktaya gelmek epey şeyler yaşamayı gerektiriyor maalesef.
    Ne deyim bilmiyorum kelim ben de :)
    Amin diyorum duaların için.

    YanıtlaSil
  26. Çevremdeki bazı kişiler de kabullendi bizim jenerasyonda sorun olduğunu, 86lılar diye takılanlar bile var :)
    Hayat tecrübelerle öğreniliyor, işin içine duygular girince. Yazdıklarım dediğin gibi yaşanmışlıkların verdiği dersler, sonuçlar. Bir keresinde arkadaşıma dedim ki; "ben üniversiteden sonra bir iki sene içinde, görücü usulu bir evlilik yaparım gibi gelirdi. Yani bu kadar bekleyeceğimi düşünmemiştim." O bu cümleden çok etkilendiğini daha sonra itiraf etti.
    Bizim beklentilerimiz, ailenin ve çevrenin beklentileri hep tabi kiz bu işlerin "zamanında" olması yönünde. Ama nasip işte, olmayınca olmuyor.
    Yaşadıklarımla öğrendiğim bir şey daha var, hayırlısı diye dua edince, o anda acı çekerken hemen göremiyoruz o işteki hayrı. Ama zaman öyle güzel gösteriyor ki. Kaç kere dedim Rabbim beni nelerden korumuş diye ve çok şükrettim zamanında mutlu sonla bitmediğini zannettiğim sevdalara.
    Dertleşme gibi olan bu yazılarla, birilerinin içini dökmesine, birilerinin kendini yalnız hissetmemesine ve bunun gibi birçok güzelliğe vesile olduğun için Allah razı olsun.
    Kelim ben de deme yani, çevresinde olan birçok kişiden daha çok faydalı oluyorsun buradaki insanlara belki de.
    Allah'a emanet.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum öncelikle bu güzel yorumların için.
      Benim yazılarımın sizde bıraktıkları etkiler kadar sizin yorumlarınız da bana çok iyi geliyor.
      Diğer mevzu da ise hakikaten Allah bizi bizden daha iyi biliyor. Bir evlenememe hikayesi gelmişti, arkadaşımız bir adama uzaktan uzağa aşıktı ve ailesi neden beni istemiyor diye dertleniyordu sonra o evlenmek istediği adam bir trafik kazasında ölmüştü. Belki okumuşsundur bilemiyorum ama eğer nişanlansaydık, daha da sevseydim de ölseydi bu yıkımı ömrümce atlatamazdım gibi şeyler söylemişti. Yani olanda bir hayır varsa olmayanda bin hayır vardır sözü boşuna söylenmemiş.
      En kısa zamanda mutlu son hikayeni dinlemek dileğiyle...

      Sil
  27. O hikayeyi okumadım, hemen bakıp bulmaya çalışayım.
    Rica ederim, iyi geliyorsak ne mutlu bize :)
    Son yazdığın kısmı okuyunca, gayri ihtiyari bi güldüm :)
    Hayırlısı diyorum, her zamanki gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah açıkçası bana da öyle denilince gülüyorum ama neyse Allah affetsin :D

      Sil
  28. merhabalar sevgili nabrut hanımcığım
    mehmet beyin bazan trajikomik bazan ironik bazan abartılmış anekdotlarınn oluşan görücü usulu evlilik yazı dizisini okudum
    aslında sizin dizi yorularınıza bakarken tesadüfen denk geldim demeliyim :)
    çokta seviyorum sıkı bi takipçinizim
    böylece nabrut hanımın sosyal yönünü de görmüş olduk
    misyonunuz izleyiciye sadece iyi yada kötü tavsiyeler veren dizi yorumlarıyla sınırlı olmadığını anlamışolduk
    gerçek hayatta yaşanmışlıklara bir yansıma olup seslerini duyuruyormuşsunuz
    mehmet beyin sizin sitenize yazarak dertleşmesi genellikle kadın takipcilerinizin olması hasebiyle bana enteresan geldi
    bu bakımdan meselenin evlilik boyutunda ele alınmasını ayrıca ilginç biraz da spesifik bulduğumu söylemeliyim :)
    bir taraftanda iki cins arasındaki tabuları yıkan öncü girişim olarak değerlendiriyorum.
    sonuç olarak bir erkek kendi standatlarını ait olduğu toplum içinde kabul ettiremeyip bunu aslında muhafazakar yapısına da ters olan bi mecrada aşmaya çalışyor
    mehmet beyin kendi tabiriyle "her kapıdan" red cavabı almış olması ona yapılan haksızlık yada değerinin anlşılmaması yönünde satırlara gizlenmiş mesajı algımak zor değil
    fakat kendisini bir anlamda madur taraf olark ifade ederken buradaki çoğunluğu kadın olan kitle nezdinde bir damla duygu sömürüsü yaptığı inancındayım
    iletişim her şeydir evet ama toplumumuzda önyargılar tabular empati eksikliği bilgisizlik bazan insanı uçurumun dibine de sürükleyebiliyor
    ben 30 yaşında bir kadınım
    sohbete katıldım ama kendimi anomin olarak ifade etmek istiyorum
    neticede gerçek hayatta benim gibi bir çok kadın var
    aslında evlen-e-meyenlerin sahipleneceği tarzda bir çok çıkarım var ve anlatılanlara bakılırsa bunlar son derece öznel bakış açısıyla ele alınmasına rağmen genel geçer gibi gösterilen saptamalar.
    fakat işte dananın kuyruğu burada kopuyor çünkü bu durum gerçeklerle bağdaşmıyor
    evliliği bir çok aşama olarak görmek zorundayız
    en önemli hayati kısım ise evlendikten sonra başlıyor
    ben burada görücü usül ve ailelerin nihai kararıyla inşa edilmiş evlilik meselesine değinmek isterim.

    YanıtlaSil
  29. evliliğin temelleri sağlam atılmadıysa her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir
    tabikide her aile evladını mutlu mesut güvenli uzun vadede huzurlu yaşacağı bir evlilik yapmasını ister bunun için elinden ne iyisini hatta ötesinde çabalar
    ama malesef işte bu temenni her zaman doğru sonuçlar vermez
    görücü usulü evliliğin doğasında olaya dahil olanların sürekli arttığı gittikçe karmaşıklaşan düşünce yapıları ve toleranslar vardır
    bir noktadan her kafadan ses çıkar manplasyon başlar
    mehmet bey bu durumu bir çşit öznelden tüme varım şeklinde garantiye almış gibi görünüyor ama realite diye de bir şey de var
    bu bakımdan kendimden örnek vererek evliliğe hazırlanan genç arkadaşlara tavsiye mayetinde uyarılar yapmak isterim
    benimde ailemde muhafazakar bir yapıdadır ve görücü usülunun tek tip başarısız evliliklere zemin hazırladığının farkında olmadan aynı ortak kriterleri savunan uygun gören insanlardır
    tabi bunlar benim deneysel vardığım sonuçlardır
    bedelini de en ağır şekilde sadece ben ödedim elbette
    benim evliliğimde hemen hemen mehmet beyin anlattığı gibi insanları başgöz etmeye meraklı aracılık çarklarıyla meydana gelmiş bir evliliktir
    başlarda herşey iyi giderken sonrasında yaşadığım acı döngüler evliliğimin bitmesiyle son bulmuştur
    tabiki detaylara giremem ama görücü usulü evlilik her aaçıdan suistimal edilmeye çok müsaittir
    bu durum bazılarınca istisna olarak görülebilir ama bence asıl pandoranın kutusu bir çok referansla kurulan evliliğin çatırdadığı an açılır
    kimse sorumluluk almaz ve herkes suçu birbine atar
    görücü usulünü ideal evlilik yöntemi görenler öyle olmadığı olmayacağı konusunu da ciddi düşünmeliler
    artık günümüzdeki insan ilişkileri hızla değişen şartlar ve değerler versiyonlar kendinizi ne kadar izole etsenizde yaşadığınız dünyanın ahlaki erozyonu malesef bunu kaçınılmaz kılıyor
    insanlar ilk önce size bir şey sunuyo ve zamanla bunun yabancısı olduğunuz bir şeye evrildiğine gözlerinizle tanık oluyorsunuz
    kaynağını hangi inanç tarzı olursa olsun size dayatıldığı anda gerçekçiliğini kaybeden iki yüzlü davranışların dürüstlük yada samimiyet olmadığını söylememe gerek yok sanırım
    tbiki bende pembe gözlüklerle bakarak herkes gibi mehmet beyin hikayesini desteklemek isterdim
    ama emin olun hayat onun değil benim haklılığımı daha çok kanıtlıyor
    ailemin iradesiyle yapılan evlilik yüzünden eğitimimi yarım bıraktığım için bu gün aileme yaslanmak zorundayım
    ekonomik anlamda hiç bir yeteneği olmayan biri olarak 2 yıldır pişmanlığın yanılgının yaşattığı travmanın altından ezilmeden kalkmaya çabalıyorum
    kaldığım yerden devam ederek kendimi yetiştirmek özgüven kazanmak hayatımla ilgili kararları almak ve dünyayı anlamak için deli gibi çabalıyorum
    ama bu durmda olmayacak insanlar da var
    öncelikle her şey mükemmel görünsede erkek yada kadın,başkalarının referanslarıyla tanımadığımız biriyle evlenmenin ne büyük riskler taşıdığını öngörmek zorudayız
    belirli bir zaman sonra evlendiğiniz kişinin zannettiğiniz kişi olmadığını, çok farklı değişimler geçireceğine tanık olmanız kuvvetle muhtemel
    demem oki ben toplumsal kabul gören görücü usülü evlilik organizasyonunun kurbanı oldum
    ailem hatasını anladı fakat bazı şeyler asla telafi edilemez geri alınamz
    benim hayallerimi beklentilerimi yarıda bırakan bu evliliktir
    yani başta altını çizdiğim evlilik denen cenderenin diğer bilinmez aşamasından dul bir kadın olarak toplumla yüzleşmek zorundayım
    bu yüzleşmenin maruz kalacağım toplum baskısıyla birlikte bireysel haklarımı yıpratan ayrımcı yargılayıcı dışlayıcı davranış bozukluklarına karşı bir mücadele olduğunu tahmin edersiniz sanırım
    belki erkekler için o kadar önemli değildir ama kızlar bu konuda çok ciddi ve bilinçli olmalılar
    görücü usülü evlilikler kendi içinde tuzaklar çıkmazlar taşırlar ve olan da her zaman kadına olur
    nacizane bu düşüncelerimi paylaşmak istedim
    benim hikayemide bölümler halinde "evde kalmış erkek" sendormunun tam karşısına "dul kadın" olarak duvara asın :)
    sevgiyle umutla cesaretle ve neşeyle kalın diyorum

    YanıtlaSil
  30. evliliğin temelleri sağlam atılmadıysa her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir
    tabikide her aile evladını mutlu mesut güvenli uzun vadede huzurlu yaşacağı bir evlilik yapmasını ister bunun için elinden ne iyisini hatta ötesinde çabalar
    ama malesef işte bu temenni her zaman doğru sonuçlar vermez
    görücü usulü evliliğin doğasında olaya dahil olanların sürekli arttığı gittikçe karmaşıklaşan düşünce yapıları ve toleranslar vardır
    bir noktadan her kafadan ses çıkar manplasyon başlar
    mehmet bey bu durumu bir çşit öznelden tüme varım şeklinde garantiye almış gibi görünüyor ama realite diye de bir şey de var
    bu bakımdan kendimden örnek vererek evliliğe hazırlanan genç arkadaşlara tavsiye mayetinde uyarılar yapmak isterim
    benimde ailemde muhafazakar bir yapıdadır ve görücü usülunun tek tip başarısız evliliklere zemin hazırladığının farkında olmadan aynı ortak kriterleri savunan uygun gören insanlardır
    tabi bunlar benim deneysel vardığım sonuçlardır
    bedelini de en ağır şekilde sadece ben ödedim elbette
    benim evliliğimde hemen hemen mehmet beyin anlattığı gibi insanları başgöz etmeye meraklı aracılık çarklarıyla meydana gelmiş bir evliliktir
    başlarda herşey iyi giderken sonrasında yaşadığım acı döngüler evliliğimin bitmesiyle son bulmuştur
    tabiki detaylara giremem ama görücü usulü evlilik her aaçıdan suistimal edilmeye çok müsaittir
    bu durum bazılarınca istisna olarak görülebilir ama bence asıl pandoranın kutusu bir çok referansla kurulan evliliğin çatırdadığı an açılır
    kimse sorumluluk almaz ve herkes suçu birbine atar
    görücü usulünü ideal evlilik yöntemi görenler öyle olmadığı olmayacağı konusunu da ciddi düşünmeliler
    artık günümüzdeki insan ilişkileri hızla değişen şartlar ve değerler versiyonlar kendinizi ne kadar izole etsenizde yaşadığınız dünyanın ahlaki erozyonu malesef bunu kaçınılmaz kılıyor
    insanlar ilk önce size bir şey sunuyo ve zamanla bunun yabancısı olduğunuz bir şeye evrildiğine gözlerinizle tanık oluyorsunuz
    kaynağını hangi inanç tarzı olursa olsun size dayatıldığı anda gerçekçiliğini kaybeden iki yüzlü davranışların dürüstlük yada samimiyet olmadığını söylememe gerek yok sanırım
    tbiki bende pembe gözlüklerle bakarak herkes gibi mehmet beyin hikayesini desteklemek isterdim
    ama emin olun hayat onun değil benim haklılığımı daha çok kanıtlıyor
    ailemin iradesiyle yapılan evlilik yüzünden eğitimimi yarım bıraktığım için bu gün aileme yaslanmak zorundayım
    ekonomik anlamda hiç bir yeteneği olmayan biri olarak 2 yıldır pişmanlığın yanılgının yaşattığı travmanın altından ezilmeden kalkmaya çabalıyorum
    kaldığım yerden devam ederek kendimi yetiştirmek özgüven kazanmak hayatımla ilgili kararları almak ve dünyayı anlamak için deli gibi çabalıyorum
    ama bu durmda olmayacak insanlar da var
    öncelikle her şey mükemmel görünsede erkek yada kadın,başkalarının referanslarıyla tanımadığımız biriyle evlenmenin ne büyük riskler taşıdığını öngörmek zorudayız
    belirli bir zaman sonra evlendiğiniz kişinin zannettiğiniz kişi olmadığını, çok farklı değişimler geçireceğine tanık olmanız kuvvetle muhtemel
    demem oki ben toplumsal kabul gören görücü usülü evlilik organizasyonunun kurbanı oldum
    ailem hatasını anladı fakat bazı şeyler asla telafi edilemez geri alınamz
    benim hayallerimi beklentilerimi yarıda bırakan bu evliliktir
    yani başta altını çizdiğim evlilik denen cenderenin diğer bilinmez aşamasından dul bir kadın olarak toplumla yüzleşmek zorundayım
    bu yüzleşmenin maruz kalacağım toplum baskısıyla birlikte bireysel haklarımı yıpratan ayrımcı yargılayıcı dışlayıcı davranış bozukluklarına karşı bir mücadele olduğunu tahmin edersiniz sanırım
    belki erkekler için o kadar önemli değildir ama kızlar bu konuda çok ciddi ve bilinçli olmalılar
    görücü usülü evlilikler kendi içinde tuzaklar çıkmazlar taşırlar ve olan da her zaman kadına olur
    nacizane bu düşüncelerimi paylaşmak istedim
    benim hikayemide bölümler halinde "evde kalmış erkek" sendormunun tam karşısına "dul kadın" olarak duvara asın :)
    sevgiyle umutla cesaretle ve neşeyle kalın diyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle rabbim yeni yolunuzu açık etsin. Herkesin dünya imtihanı farklı oluyor. Görücü usulü ya da tanışarak hiç fark etmiyor. Yanlış insana denk geldin mi sonuna kadar kendini gizlemesini biliyor.
      Çok teşekkür ediyoruz bu güzel yorumunuz ve için. Hepimize hayat dersi niteliğinde olacaktır.
      Sevgiler
      Bil mukabele...

      Sil

ADS