Nabrut hanım; 
Sizlere ve siteyi takip eden kişilere teşekkür ederim. Beni anlayan bu kadar fazla kişi olması beni sevindirdi. İkinci yazımdan sonra tekrar yorumları okuduğumda beni anlayan kişileri gördüm. Öbür yandan eleştiren kişiler de vardı. Ne kadar açıklamalar yapsam  gene de yazı ile iletişimde hep yoruma, yanlış veya farklı anlaşılmaya bir sebep olabiliyor. Bunun yanında hayatın doğal gidişatı olarak farklı fikirler ortaya çıkabiliyor

Son bir yazı yazmayı düşünüyordum bloğunuza ancak bir süredir yazamadım. Bu son yayınladığınız yazı bir sebep olmuş oldu. Biraz birkaç meseleye değinip gelen yazıya da bir cevap vereyim diye düşünmekteyim.

Geçen yazıma gelen birkaç yorumda bahsedilen meseleler üzerine konuşmak istiyorum biraz.

İnsanın kendi başına mutlu olmadıkça başkası ile mutlu olamayacağını yazılmıştı. Bende bu düşünceye katılıyorum. İnsan kendi ile başbaşa kalmaktan korkuyor ve kaldığında rahatsız hissediyorsa başkası ile beraberde huzurlu olması zor oluyor. Veya psikolojisi bozuk olan biri başka birini bulduğunda psikolojisi düzelmiyor.

Benim yaşadığım durum bu değildi. Çok uzun süre yalnız kaldım. O kadar uzun süre yalnız kaldım ki Türkçe konuşmayı bile unuttum nerdeyse. Esnafa gittiğimde bana sen Avusturalyalı mısın, Kazakistan’dan mı geldin diyorlardı. Türk olduğuma inanmıyorlardı. Çok kötü zamanlardan geçtim. Ancak şu an iyiyim. 

Akademik bir çevre girdikten sonra aynı dilden konuşabildiğim arkadaşlarım oldu. Beraber muhabbet edebildiğim insanlar. Bu sebeple kendimi daha iyi hissediyorum. Yani benim durumum o halim istisna idi. Yoksa kendimi dinlemeyi ve yalnız kalmayı da seven bir insanım ancak çok uzun yalnızlıklar insanı çok derin etkileyebiliyor. 

İkinci mesele benim fazla mükemmeliyetçi oluşumun iddia edilmesi. Şunu başta belirtmem gerekli evlilik için elbette ki kriterlerim, dikkat ettiğim meseleler var ancak mükemmeliyetçi değilim. O kadar genel şeyler ki bu kriterlerim. Hatta sizlere de söyleyeyim. Sakin, evcimen, güleryüzlü ve dini anlamda hassas birisi. Hep bu noktalara dikkat etmeye gayret ettim ve nerdeyse bana söylenen herkesle görüştüm çünkü ben o kadar saçma sebeplerden reddedilmiştim ki aynısını başkalarına yapmak istemedim.

Hatta bir örnek anlatayım. Evlilik görüşmesi için bana bir hanım söylediler 1 sene önce. Fotoğrafını gönderdikleri zaman çok makyajlı tesettürlü bir hanım vardı fotoğrafta. Bende hep sadelikten yana olan bir insanım gene de görüşmeyi kabul ettim. Sadece o görüşme için 10 saate yakın otobüs yolculuğu yapmam gerekmişti. 
Görüşmeye gittiğimde karşımdaki hanım yukarıda esnafın beni yabancılara benzetme meselesinde benim hakikaten Avusturalyalıya benzediğimi belirtmişti ve bu yaşta nasıl böyle bir mesleğe girdiğime şaşırmış ve tebrik etmişti. Hatta konuşmalarım sırasında düşünceli olduğumu da belirtmişti. Şimdi bakalım karşınıza boy-pos olarak ve tip olarak beğendiğiniz ve Avusturalyalılara benzettiğiniz, mesleğini takdir ettiğiniz ve düşünceli gördüğünüz bir kişi geliyor. Ne yaparsınız?

Çalışması hakkında ne düşündüğümü bana sordu. Bende çocuk olana kadar çalışabileceğini ancak eğer çocuk olursa ondan sonra belli bir süre çalışmanın uygun olmadığını ve kanaatimin bu yönde olduğunu belirttim. Çocuk olmadan önce de çalışıp çalışmamasının onun kararı olduğunu ve benim ona her türlü bakacağımı eğer çalışırsa da parasının onun olacağını (fikhen de hanımın kazandığı para hanımındır) ve benim o paraya dokunmayacağımı belirttim. 
Bunları dememe rağmen karşımdaki hanım illa Ankara’da özel bir işte çalışmak istediğini söyledi ve ısrar etti. Eğer çalışmak istiyorsa yanımda öğretmenlik yapabileceğini belirttim. Ancak illa Ankara da belirttiği işte çalışmak istediğini belirtti. Daha azına da razı gelmeyeceğini söyledi. Yemek yapmayı bilmediğini, yatağı toplamayacağını ya da salondan bardağı kaldırmayacağını da belirtti. Belki bir şans olur diye tekrar iş meselesini konuştum ancak o meseleden vazgeçmeyeceğini söyledi. Yani görüşmemiz özetle böyle idi.



Yemekten kalkarken hesabı beraber ödemeliyiz diye ısrar etti. Kabul etmedim ancak o kadar fazla ısrar etti ki hanım zorunlu hesabı ödedikten sonra paranın yarısını almak zorunda kaldım. Tabi görüşme olumsuz geçti ve mesele bitti ancak annesi kızına çok kızmış ve çok ayıp ettiğini söylemiş. Bana görüşmemizden haftalar sonra yaptığı hesap ödeme hareketinden dolayı özür mesajı yazdı ve böylece aramızdaki hukuk sona erdi. 

Şimdi soruyorum bu hanımla evlenmeyi kabul etmemem çok mükemmeliyetçilik mi Nabrut hanım? Daha geçen hafta başımdan geçen olayı da anlatmak istiyorum. Bir hanıma görücü usulü talip olduk. Dürüst konuşmam gerekirse fotoğraftan gördüm hanımı. İçim ısınmadı. Hanımla görüşmem için bulunduğum yerden 6 saat otobüs 5 saat uçak yolculuğu yapmam gerekiyordu. İçimin ısınmadığı biri ile görüşmek sadece bir görüşme için bu kadar yol gitmek gözümde büyüdü ve ben olumsuz kararımı görücü teyzeye söyledim. 

Kızın gönlünün çok kırılacağını belirtti teyze. Görüşmeden beğenmezsem kızın özgüveni incinebilirdi. Görüştükten sonra belki başka bir sebepten kalbini kırmadan olmadığı söylenebilirdi. Öyle söylenince ben karşımdaki kişiyi kırmamak için o kadar yolu gidip gelmeyi kabul ettim. Belki de gönlüme Allah bir sıcaklık verebilir deyip daha sonra gitmeye hazırlandım. Ben böyle düşünürken pat karşı taraftan bir haber. Babası sinirlenmiş neden bu kadar kural koyduğumu söylemiş ve bu işin olmayacağını söylemiş. Koyduğum kurallarda şunlar: İş sebebiyle belli bir süre yaşadığım onlara uzak olan yerde kalacağım bunu en baştan belirttim. İkincisi eğer çocuk olursa belli bir süre çocuğun gelişimi için eşimin çalışmasını düşünmediğimi belirttim. Bu iki kural sebebiyle ben çok kural koyuyormuşum. 15 saat yol gidip gelip ben sizin bulunduğunuz şehirde yaşayamam denilmesin diye belirttiğim şeylerdi baştan bu sözler. 

Ben mükemmelliyetçi miyim Nabrut hanım? Bu mükemmeliyetçilik mi?


Bir yandan usulüne yönelik evlilik bu kadar zorken öbür yandan her türlü çirkin ilişki kolay. Bazen hoca derse giremediği için ben derse giriyorum üniversite de. Girdiğim sınıflarda arkadaşım olan bir memur 2. Üniversitesini okuyor. Bunu da üniversitedekiler biliyor. Sınıfta kızların benim hakkımda ne kadar yakışıklı ve centilmen olduğumu söylediklerini ve ona gelip Mehmet hocanın çıktığı olup olmadığını kendileriyle çıkmak isteyip istemediklerini sorduğunu söyledi. Bunlar bir değil iki değil. Benim hassasiyetlerimi bildiği için Mehmet hocanın öyle bir şey düşünmediğini filan söylemiş. Başı bağlı gibi bir şeyler demiş. (Erken işe başladığım için bazen sınıfına girdiğim yerlerde benden büyük hanımlar bile olabiliyor. Yani yaş farkı çok değil yanlış anlaşılmasın)

Bir kız ile çıkmam için demem gereken şey sadece evet! Ancak evlenmek için yapmam gereken şeyler: Okuldan mezun olmak, meslek sahibi olmak, para biriktirmek, kızı ikna etmek, ailesini ikna etmek, duruma göre memleketine yakın olmak, tek bir görüşme için bile kilometrelerce yol gitmek vs. Liste böyle uzuyor.
Evlenmek bu kadar zorken öbür ilişkiler ne kadar kolay! Bir hanım yorumlarda şöyle demişti “ben de diger kizlar gibi ‘zamanin gerektirdigi sekilde’ onume gelenle gezip tozsaydım şu an böyle olur muydu”. Bu hanımların suçu ne Nabrut hanım? Benim suçum ne? Namuslu olmaya çalışmak, düzgün bir yoldan sevdiceğimi, eşimi mi aramak? 

Son olarak yazdıklarım beni farklı gösterdi sanırım ancak muhtemelen buradaki hanımların herhangi birine görücü olarak gitseydim beni kabul etmezdi. Öncelikle ben Ankara ve İstanbul’a uzak ve küçük bir ildeyim. Bu sebeple zaten pek çok reddedildiğim kişi oldu. Annemim bir arkadaşı Mehmetin mesleği çok iyi, eli yüzü düzgün, ahlaklı  da bir çocuk bir batı da olsaydı çok rahat evlenirdi. Evet suçum batıda yaşamamak. 

Doğuda büyüyen ancak ailesi çok eski İstanbullu olan ve çevresi batıda olan ancak doğuda yaşayan biri olarak görücü olarak doğuda birilerini bulamıyorum. İki arada bir derede kalıyorum. Doğuda büyüyen batı kültürlü bir çocuk. Başka bir ikilemim daha.
Emin olun daha pek çok özelliğimle insanların kafasında soru işareti bırakıyorumdur. Hayaller ve uzaklar bize hep daha güzel gelir oysa asıl kıymetler yakınımızdadır. 

Gelelim en son meseleye. Siz bana ilk başka bir hanımın benimle hayırlı bir niyetle tanışmak istediğini belirten maili attığınızda neden böyle bir teklifi kabul etmediğimi yazmıştım. Gene biraz daha açarak neden böyle bir teklifin uygun olmayacağını belirtiyim.
Çok fazla evlilikle ilgili kaynak okudum. Bu kaynaklardan elde ettiğim bilgiler ve hikayeler sonucunda ise kanaatim şu ki internet evlilik için en kötü yoldur. Hatta evlilik programları bile daha iyi bir yoldur. Evlilik programlarında kişiler çıkıp bu adamı tanıyorum diyebiliyor izlerken. Bu adam evli filan diyebiliyor ama internette kendinize ait tamamen sanal bir kimlik oluşturabiliyorsunuz. Olmadığınız bir profil çizmeniz sadece önünüzdeki klavyeye bağlı. 
Ben kendimi tanıttım ancak belki de aslında tıfıl, kel, göbekli, ağzı bozuk bir insanım. Daha da kötüsü başka biriyle evliyim belki de. Bunun doğru veya yalan olduğunu kanıtlamanız internet üzerinden çok zor. Hele ahlakınız ve karakterinizle ilgili bilgilerin kanıtlanması nerdeyse imkansıza yakın. Yani güvenirlik açısından çok kötü.

Diyelim ki öyle biri değilim ancak söylediklerimin ne kadarını yapıyorum. Ziya paşa ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz diye ne güzel söylemiş. Evet söylemek ve yazmak kolay ama yapmak çok zor. 

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş derler. Uzaktaki fırsatlar hep insana daha cazip gelir ancak öyle değil. 
Ben usulün ve gidilen yolun varılan hedefte önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple imkanım olmasına rağmen asla kendim birilerini bulmaya çalışmadım. Hep büyüklerin rehberliğine ve görücü usulüne başvurdum. 

Başımdan geçen bir olayı anlatayım. Üniversite yıllarında aynı sınıfta bulunduğumuz ve halini tavrını beğendiğim bir hanım vardı. Sessiz sakin, güzel tesettürlü bir hanım. Çok güzel olmasa da ben bu halinden etkilenmiştim ancak kendi başıma tanışmayı doğru bulmadığım için hiç açılmadım o hanıma. 3. Sınıfta hocamız facebook açmamızı zorunlu kılınca ben facebook açtım. O senelerde de fetö olayları patlak vermişti ve bu hanımın paylaşımlarına baktığımda fetöcü olduğunu gördüm. (dershane meseleleri hatırlarsınız)

Ben imkanım olmasına rağmen kendim bulmaya çalışmadım çünkü arka planında ne olduğunu doğru aracılar olmadığı takdirde bilemiyorsunuz hiçbir zaman. Fetöcü çıkabilir, manyak çıkabilir, hasta çıkabilir, vs. vs. En azından doğru ve akıllı bir görücü usulünde bu riskler minimuma düşüyor. 

Birde hep şunu düşünüyorum. Evinde namusuyla oturan ve bekleyen. Sabreden. Kendini muhafaza eden. Hayırlı bir eş için dua eden hanımlar var. Görücü usulü olmazsa bu hanımlar kendilerine nasıl eş bulacaklar. Bu hanımların suçu çalışmamaları, karışık ortamlara karışmamaları, evlerinde oturmaları mı? Onların bu vefakârlıklarının bedeli herkesin orada, burada şurada birilerini bulması ve bu hanımlara görücü gelmemesi sebebiyle evde kalması mı? Bunu vicdanım kabul etmiyor.

İnternetten evlenmeyi ve bazılarına aşırı gelebilir ancak kendinizin bulduğu biriyle evlenmeyi hiç tasvip etmedim. Mantığım bu konuda beni kısıtlıyor. Aslında dürüst konuşmam gerekirse evet görüşmeyi çok isterim ancak yapamam.

Daha önce belirttiğim gibi bunun hanımefendi ile bir ilgisi bulunmuyor. Başka herhangi birine de yanıtım tamamen aynı olurdu. Hanımlardan ricam kim veya ne olursa olsun internete tevasül etmesinler. Çok riskli ve öngörülemez bir yöntem. Çok mağduriyet yaşayan kişiler var. Erkeklere de çok güvenmesinler.
Ne kadar modern toplum desekte kadın-erkek ilişkileri hala kaygan bir zemin gibidir Bu zeminde de en fazla düşenler tedbir almayan ve kendine en fazla güvenenlerdir. 

Aslında bu yazıları yazarken amacım kişilere gelen görücülere karşı hanımların biraz daha cesaretli olup görüşmelerini sağlamaktı da. Sonuçta bence görücü giden bi kişiyim. En son yazıyı okuduğumda üzüldüm. Yani kişinin talipleri varken bu kadar niye internet yoluyla evlenme düşünsün ki? Bence hanımefendi bol bol dua edip taliplerini değerlendirmeli. 

Ben kendisine gene de teşekkür ediyorum ve lütfen kırılmasın. Bu kadar talibi varsa eminim çok beğenilende birisidir. İnşAllah Allah güzel yollardan gönlündeki gibi biriyle karşılaştırsın. 

Nabrut hanım. Belki 1-2 yazı daha yazarım sizin bloğunuza tabi yayınlarsanız ancak bu benim son yazım gibi bloğunuzda. Çok teşekkür ederim beni bloğunuzda ağırladığınız için. Yazdığım yazıları zaman ayırıp okuyan kişilere de çok teşekkür ederim.  Selam ve dua ile…


Diğer Yazılar:
Evde Kalmış Bir Erkek
Evde Kalmış Bir Erkek Cevap Hakkı

Evde Kalmış Bir Erkek Yazısına Bir Genç Kızın Cevabı
Evde Kalmış Bir Erkek'e Yazılan Mektup