Mekanik Kalp / Kitap Yorumu - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

26 Eylül 2018 Çarşamba

Mekanik Kalp / Kitap Yorumu

Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitaptı, diyebilirim. Geriye bakıp da kitabın bütününü, anlattığı hikayenin alt metnini düşündüğümde boğazım düğümleniyor, yutkunma ihtiyacı hissediyorum.

Kitap İsmi: Mekanik Kalp
Yazar: Mathias Malzieu 

Jack dünyanın en soğuk gününde doğduğu için kalbi donmuştur. Yarı şaman, yarı ebe bir kadın, sakat kalbi yerine bir saat yerleştirerek onu ölümden döndürmüştür. 



Artık onun kalbinin yerinde bir saat çalışmaktadır. Bu narin kalbinin çalışmaya devam edebilmesi için aşktan kendini koruması gerekir. Annesi ona der ki;
Öncelikle ibrelerine dokunma. İkincisi öfkene hakim ol. Üçüncüsü, sakın ama sakın aşık olayım deme. Çünkü olursan, kalbindeki saatin yelkovanı derini deler, kemiklerini parçalar ve kalbinin mekanizması tekrardan bozulur.
Ancak 9 yaşına geldiğinde ise bir sokak şarkıcısına aşık olur ve sakat kalbine aldırmadan onun ardından uzun bir yolculuğa çıkar.

Kitap sürrealist yani gerçeküstü öğeler barındırdığı için metaforların neyi temsil ettiğini anlamak gerekiyor ki kitap keyifle okunabilsin. 

Boris Vian, Günlerin Köpüğü kitabında sevdiği kadının kalp rahatsızlığını asla direk yazmamış, kalbinde bir nilüfer çiçeği çıktı ve tüm bedenini ele geçirmeye çalışıyor, diye bahsetmişti. Yine odasında sürekli çiçek bulundurması gerektiği metaforuyla onu sevgiyle kuşatarak hastalığının azalacağına vurgu yapılmıştı. 

Mekanik kalp kitabı da böyle hoş metaforlarla doluydu. Ben kitabı çok sevdim ama herkesin seveceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum.

Not: Kitabın animasyon uyarlaması da yapılmış. En kısa zamanda izleyeceğim. 

Mekanik Kalp Alıntılar

Yetişkinler işin içine girince çirkinlik her zaman yeni bir boyut kazanır.

"İbrelerimin yönünü tersine çevirerek zamanı tersine çevirebilir miyim?
Hayır, dişlilerini zorlarsın ve bu inanılmaz acı verici olur. Ve hiçbir şeye de yaramaz. Asla geçmişteki eylemlerimize geri dönemeyiz, kalbimizde bir saat olsa bile."

"Medelaine gitti. Gitmeye karar verdiği ama asla geri dönemeyeceği bir yere olan yolculuğa çıktı. Vücudunu hapishanede bıraktı, yüreği özgürlüğüne kavuştu."

"Yetişkinlik hayallerim, ateşteki kar taneleri gibi eriyordu. Aşk, ne pembe enayilik."

"Eski saatimi kutunun içine geri koydum. Onu büyük bir şarkıcıya dönüşen Bayan Akasya'ya verecektim. Bu kez yalnızca anahtarı değil, aşkı benimle tamir etmeyi yeniden isteyeceği umuduyla, kalbin tümünü verecektim."

5 yorum:

  1. Geçen bu animasyonu acmisti kardesim ama yarısında sıkılır kapatmistik biraz da işimiz olduğu için, şimdi bu yorumundan sonra belki bir şans daha vermeliyiz😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Animasyonda o duygu geçer mi bilemiyorum ama izleyip ben de öğreneceğim

      Sil
  2. Selamün aleyküm, bu yorumu sabah 07:56 da yaptığım düşünülürse hayırlı sabahlar 🌸
    Kitap hüzünlü bir şeye benziyor..

    Ben blogunu incelemeye ilk çıktığımda ve kitap bölümünü gördüğümde açıkçası baya heyecanlanmıştım sevdiğim, en azından bildiğim kitapların yorumlarını okuyacağım diye ama bir baktım ki, yorumladığın kitapları hiç bilmiyorum. Ve sana bir seri tavsiye etmeye karar verdim. Şimdiye kadar yüzlerce kitap okudum ama bu seri her zaman listemin tepesindedir. Kıyamoğlu Sancaktar'ın Çeçenya Serisi. İlk kitap Moskof Mezarlığı, ikincisi Özgürlük Savaşçıları ve üçüncüsü de Zaferin Bedeli. Zeka ile yazılmış içinde savaştan başka arkadaşlığı, sevgiyi ve maneviyatı da dilediğin kadar bulabileceğin ve eminim çok beğeneceğin bir seri. Dilerim dikkate alır okursun. ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve aleyküm selam. Hayırlı geceler :)
      Eyzün daha önce aslında bahsetmişimdir sana da özel olarak şöyle anlatayım;
      dini içerikli kitaplar daha doğrusu romanlar okumayı sevmiyorum.
      İman ve maneviyata dair şeyleri, imam rabbani, imam gazali, ibrahim hakkı "Kaddesallahu Sırrahu" ve daha aklıma gelmeyen bir çok büyük alim mektubat, ihya vesaire gibi kitaplarında zaten tamamıyla söylemiş ve bence diğer gelenler söyleyecek söz bırakmamışlar. Ben manevi ihtiyacımı böyle büyüklerin kitaplarıyla gidermeye çalışıyorum, diğer türlüsü bana hafif geliyor. O sebeple istediğin tarzda kitapları burada bulamazsın, bu açıdan, affola!

      Sil
    2. Buraya mı yazayım yoksa daha çabuk göreceğin bir yere mi emin olamadım ama bir açıklamayı borçlu oldum gibi geldi. Çeçenya Serisi, dini bir romandan ziyade Çeçenistan savaşı sırasında olanları 6 yeminli arkadaşın etrafından anlatan, onların bakış açısıyla yaşadığın, onların gözünden güldüğün, ağladığın, savaştığın ve sevdiğin bir seri. Maneviyattan kastım ise onların yaşadıklarıydı yine. Kitabı doğru şekilde anlatmaktan noksan kalıyorum, olduğu kadar güzel anlatabilsem her şey çözülecek belki ama eksik kaldım. Okuduğum her farklı kategoriyi içinde barındıran, ama hepsinden de üstte bir seriydi bu seri. Bir şeyi çok beğenip sevdim mi illa sevdiklerime de okutmak istiyorum ama her zaman mümkün olmuyormuş demek ki. Neyse, hayırlısı. Hayırlı Sabahlar 🌸

      Sil