Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitaptı, diyebilirim. Geriye bakıp da kitabın bütününü, anlattığı hikayenin alt metnini düşündüğümde boğazım düğümleniyor, yutkunma ihtiyacı hissediyorum.

Kitap İsmi: Mekanik Kalp
Yazar: Mathias Malzieu 

Jack dünyanın en soğuk gününde doğduğu için kalbi donmuştur. Yarı şaman, yarı ebe bir kadın, sakat kalbi yerine bir saat yerleştirerek onu ölümden döndürmüştür. 



Artık onun kalbinin yerinde bir saat çalışmaktadır. Bu narin kalbinin çalışmaya devam edebilmesi için aşktan kendini koruması gerekir. Annesi ona der ki;
Öncelikle ibrelerine dokunma. İkincisi öfkene hakim ol. Üçüncüsü, sakın ama sakın aşık olayım deme. Çünkü olursan, kalbindeki saatin yelkovanı derini deler, kemiklerini parçalar ve kalbinin mekanizması tekrardan bozulur.
Ancak 9 yaşına geldiğinde ise bir sokak şarkıcısına aşık olur ve sakat kalbine aldırmadan onun ardından uzun bir yolculuğa çıkar.

Kitap sürrealist yani gerçeküstü öğeler barındırdığı için metaforların neyi temsil ettiğini anlamak gerekiyor ki kitap keyifle okunabilsin. 

Boris Vian, Günlerin Köpüğü kitabında sevdiği kadının kalp rahatsızlığını asla direk yazmamış, kalbinde bir nilüfer çiçeği çıktı ve tüm bedenini ele geçirmeye çalışıyor, diye bahsetmişti. Yine odasında sürekli çiçek bulundurması gerektiği metaforuyla onu sevgiyle kuşatarak hastalığının azalacağına vurgu yapılmıştı. 

Mekanik kalp kitabı da böyle hoş metaforlarla doluydu. Ben kitabı çok sevdim ama herkesin seveceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum.

Not: Kitabın animasyon uyarlaması da yapılmış. En kısa zamanda izleyeceğim. 

Mekanik Kalp Alıntılar

Yetişkinler işin içine girince çirkinlik her zaman yeni bir boyut kazanır.

"İbrelerimin yönünü tersine çevirerek zamanı tersine çevirebilir miyim?
Hayır, dişlilerini zorlarsın ve bu inanılmaz acı verici olur. Ve hiçbir şeye de yaramaz. Asla geçmişteki eylemlerimize geri dönemeyiz, kalbimizde bir saat olsa bile."

"Medelaine gitti. Gitmeye karar verdiği ama asla geri dönemeyeceği bir yere olan yolculuğa çıktı. Vücudunu hapishanede bıraktı, yüreği özgürlüğüne kavuştu."

"Yetişkinlik hayallerim, ateşteki kar taneleri gibi eriyordu. Aşk, ne pembe enayilik."

"Eski saatimi kutunun içine geri koydum. Onu büyük bir şarkıcıya dönüşen Bayan Akasya'ya verecektim. Bu kez yalnızca anahtarı değil, aşkı benimle tamir etmeyi yeniden isteyeceği umuduyla, kalbin tümünü verecektim."