En son misafir yazarımız Mehmet Bey'in yazısında okuyunca anladım ki görücü usulü görüşmelerde hesap savaşları bitmek bilmiyor.

Geçenlerde bir çocukluk arkadaşımla buluştum, çok saf ve iyi niyetlidir. Olayları muhakeme etme noktasında da kendisinin de farkında olduğu bazı zayıflıkları vardır. Başından yakın zamanda görücü usulü bir görüşme geçmiş. Görüştüğü kişi maddi imkanları bakımından arkadaşımın ailesinden epeyce düşükmüş ama çok ahlaklı olduğu gibi övgüler aldığı için arkadaşım ve ailesi tarafından bu hiç sorun edilmemiş. Karşı tarafın çok çirkin bir hareketiyle de 3. görüşme sonunda olmayacağı ortaya çıkmış. 

Böyle şeyler de olabiliyor. Övülüyor, kefil olunuyor. Görüşme süresince karşı taraf öyle bir şey yapıyor ki aracılara söylediğinizde biz onu hiç öyle bilmezdik deniyor. Allah kötüye düşürmesin.

Arkadaşım bu hadisenin üzerine adamın bir de sütlacını yedim, diye üzülüyor. Keşke hesabı ödemeyi teklif etseydin, dedim. Karşımdaki insanı rencide etmek istemedim, sonuçta bir erkek, gururuna dokunur diye düşündüm, dedi.

Ah canım, iyi niyetli arkadaşım!

Hesap ödeme noktasında cimrilik etmeyen, canı gönülden bir kadına bir şeyler ikram etmek isteyen, ikramı da sünnetten sayan o eski, babalarımız gibi erkekler yok, varsa da o kadar az ki! Benim yükümü paylaşsın, eşim de çalışsın, hiç değilse kendi masrafını çıkarsın, hayat müşterektir diyen erkekler bu kadar çoğalmışken hesabın, hesabını tutmamalarının çok da mümkün olduğunu sanmıyorum.


O yüzden eğer ki, işiniz olmayacak gibi hissediyorsanız özellikle hesabı ödemeyi teklif etmenizi tavsiye ediyorum. Tanımadığım, huyunu suyunu bilmediğim, bana ikram ettiği şeyi canı gönülden mi ödeyecek yoksa gönülsüz mü, tahmin edemediğim birinin lokmasının boğazımdan geçmesini istemiyorum. Sonuçta bu da bir nevi hak doğuruyor.

Ama şunu da ekleyim; yazarın anlattığı hikayedeki bayan gibi merdiven başlarında para vermek için görüştüğünüz kişinin peşinde de koşmayın. O da hiç şık değil. Hesap geldiğinde münasip bir dilde, karşınızdakini rencide etmeden hesabı ödemeyi teklif edin. Karşı taraf bundan rahatsız olduysa ısrar kıyamet yapıp masada hesap savaşı da vermeyin. Size düşeni, ne yediğinizi, içtiğinizi biliyorsunuzdur, o miktarda parayı masanın üzerine ya da hesap kutusuna münasip bir şekilde bırakın. Bahşiş olur, siz de üzerinize düşeni ödemiş sayılırsınız.

Böyle yapın, şöyle yapın diye dikte içeren yazıları sevmiyorum ama görücü usulü buluşmalar hakkında çok soru sorulduğu için de bu ayrıntıyı dile getirmeden edemedim.



Mesela bir defasında görüştüğüm kişi masaya hesap istemek yerine siz biraz bekleyin hesabı ödeyip geliyorum, demişti. Çok klas hareketti. Muhtemelen öncesinde böyle bir deneyimi olmuştu, ya da yanımda para çıkarmak istememişti. Benim için epey şaşırtıcı olmuştu. Masaya üzerime düşeni bıraksam da karşımdaki insan bunu görmediği için kesenize bereket, hakkınızı helal edin, demiştim.

Çocuk da iyi çocuktu aslında ama işte elektrik: dkjahd Şuraya bir random güleyim :D Demin twitter'da random gülen bir kızla peçeli de olsa görüşmeyin yazan bir aklı evvel gördüm de. Random gülen kızlar hafif meşrep oluyormuş. İçimden daha çok random gülmek geldi, arkadaşlarımla mesajlaşırken bile kullanmam ama şu an kullanacağım. aghdaudgksa... 

Neyse... Konudan uzaklaştım.

Hesapla ilgili eklemek istediğim bir şey daha var; Kıbrıs'ta Özbekistanlı bir hatun var. Bir İngilizle evli. Yakınızdır, gider geliriz. Tsasvvuf ehli biri ve eşinin de müslüman olmasına vesile olmuş. 
Bir aracı vasıtasıyla yaptıkları ilk buluşmalarında hesabı alman usulü ödemeyi teklif ediyor ve ödüyor da. Eşi, bu hareketinden çok etklieniyor ve o an evlenmeye karar veriyor. Sonradan İngiltere'de hiçbir kadının erkek varken hesap ödemediğinden, bu hareketinin onu çok etkilediğinden bahsediyor.

Yani bir İngilizle randevuya çıkarsanız epey iş görür bir ayrıntı. Hahah! 

Öte yandan görücü usulü randevular haricinde kadınların hesap ödemesini kesinlikle tasvip etmiyorum. Masada erkek varsa, elini cebine o atacak. Erkekliğin şanından bir hareket olduğunu düşünüyorum, bunu erkeğe yakıştırıyorum ben. Ha şimdi erkekliğin şanından falan dedim diye beni linç edeceksiniz ama Allah her cinsi farklı hususiyetlerle yaratmış. Kadınlığın şanından olan şeyler kadar, erkeğin şanından olan şeyler de var. Hesap ödemek gibi ikram faaliyetleri de onlardan sadece biri. 

İlk maaşımı aldığımda babamla annemi yemeğe götürmek istemiştim. Yemeğe gittik. Hesabı istedim ve babam bu benden olsun da bir daha ki sefere de senden yeriz diye kendi ödemişti. Tahmin edersiniz ki hiçbir zaman benden olacak sefer gelmedi. Hep bir dahaya diye şık bir şekilde erteledi beni. Senin paran burada geçmez, sana düşmez falan diye beni ötelemedi. Paramı, kadın olmamı küçümsemedi, sadece büyük, erkek ve sahiplenen, koruyan olma görevini şık bir şekilde yerine getirdi. 

İşte böyle adamlar arıyoruz.

Peki hesap ödeme noktasında siz ne düşünüyorsunuz?