Maili ilk okuduğumda ki, ilk hali çok sertti, bunu böyle yayımlayamayız, dedim.

Ama konu şahaneydi, beraber ekledik, çıkardık, düzenledik, derken çok güzel bir yazı çıktı ortaya. Tartışmaya çok açık ve sizin ne düşüneceğinizi merak ettiğim bu konu hakkındaki görüşlerimi ben yorum kısmında sizinle sohbet ederken paylaşacağım.

Sözü ismini gizli tutan, benden "Bir Hacıfışfış" diye bahsedersin diyen sevgili yazarımıza bırakıyorum.

Şu an yazacaklarımı ismimi yayınlamak zorunda kalsa idim yazamazdım. Kimliksiz olduğu halde yazıya geçirmenin bir hayli zor olduğu bir konu çünkü.

Son 5-10 yıldır kadınlar üzerine kurgulanan, kimsenin oyun olduğunu anlamadığı bir  kaosa doğru sürüklendiğimizi iddia ediyorum. Ümit ederim ki okuyunca sizin üzerinizde de bir farkındalık oluşur.

Söylediğim gibi sosyal medyanın güçlenmesi ile kadınlara 5-10 yıldır regl olduğunu haykırması öğütleniyor. 

Utanmayın, sıkılmayın, regl olmak ayıp mı, gibi fikirler altında önümüze gelene; ben bugün regliyim ahbap, hey beybaba ben bugün regliyim, otobüste yanıma oturan arkadaş bak ben regliyim, diye pöykürmemiz tembih ediliyor.

Bize bunu öğütleyen zihniyet ile peynir reklam panosuna göğüsleri meydanda kadın fotoğrafları koyan zihniyetin  amaçları ortak, belli.

Blog sahibinin notu: Belki peynire anne sütü katıyorlardır, hani göğüs ile peynir bağlantısı oradan geliyorsa, demek ki! :)



Ben ve benim gibi düşünen birçok ama birçok kadının regl olduğunu ortalarda afiş ile ilan etme gereği duymaması bu halinden utandığı için değil elbette! Ben bu durumu grip iken gelen balgama benzetiyorum. Karşımdakine grip oldum, bu sıralar çok balgamım var, diyor muyum? 

Balgam vücudun attığı işe yaramayan bir salgı. 
Regl de rahmin attığı işe yaramayan dokular.

Balgamım olduğunu afişe etmemem ne kadar mantıklı ise regl olduğumu afişe etmemem de o kadar mantıklı.

Durum böyle iken kadınlara dayatılan bu, ortalarda regliyim diye şarkı söyleyerek dolaşın diktesi ile resmen kadınlar istismar edilmektedir.

Allah aşkına söyleyin, size soruyorum. Erkeklerin de kadınlar da olmayan, gusül icap eden hormonal durumunu herkese pöykürmesi üzerine bir reklam gördünüz mü? Bir köşe yazısı? Bir kitapta geçen alt metin, mesaj vesaire. 

Göremezsiniz.

Sonuç olarak erkeklerin başlarına gelen bu olay da ayıp ya da günah değil. Hastalık hiç değil, gayet sağlıklı bir durum, olmaması sağlıksız. E o zaman? 

Efendim, neymiş, özellikle muhafazakar kesim adetli olmayı suç sayıyor, zaten o halde namaz bile kılmıyorlar, kendilerini cezalı sayıyorlar. Bu muhafazakar, örümcek kafalı kesimin değer yargılarını yıkalım.

Efendim, haya ile cehalet birbirinden ayrılmalı. Saçını taramaya, yıkamaya imkanı olmadığı için, eğitimsiz alt düzeydeki insanların başlarına geçirdikleri örtü ile Allah'ın emri olan tesettürü taşımak adına başını kapatan başını kapatmasa bile İslami çerçeve içinde yaşayan insanları da birbirinden ayıralım. Eğer bu cahil kesim muhafazakar olarak adlandırılmazsa biz gerçek muhafazakarların adetli olmayı hastalık saymadığı, suç hiç saymadığı, Allah'ın kadınlara vücudun normal işleyişi dahilinde vermiş olduğu bir döngü olduğunu bildiği gerçeği ortaya çıkar.

Blog sahibinin notu: beni sayın arkadaşım, benim hele bazen inanılmaz sancım oluyor, bildiğiniz hasta oluyorum, yorgun oluyorum, pozitif ayrımcılık istiyorum. :) 

Çişini yapmaktan farksızdır! Nabrut bunu yayınlar mı, "Nabrut Sultan Yasalarına" aykırı olur mu bilmiyorum ama şansımı denemek istiyorum. Regl ile kaka yapmak arasında fark göremiyorum. Böyleyken neden tuvalet kağıdı reklamlarında kakan mı var bu kağıdı kullan, kakanla özgür yaşa, kakanı tüm ülkeye böğür diye dikte edilmiyor, bilmiyorum. 

Regl olmak ayıp, suç, günah değil, herkese söyleyelim, okey! E kaka yapmak günah mı? Neden kaka yaptığımızı ofisteki erkek arkadaşıma anlatmamız yönünde baskı görmüyoruz. "Ahmet vallahi bu sabah kakamı yapamadım, kabız olmuşum, çok gerginim üzerime gelme," diyebilmeliyiz!

İlk yazdığım gibi yayımlasaydın iyiydi Nabrut Sultan. Ama bununla da meramımızı anlattık, sanırım. Artık söz senin okuyucularında! 

Not: İlk yolladığım yazımda daha buralara neler neler yazmıştım ama Nabrut çok sert buldu ve benden biraz daha yumuşak yazmamı rica etti. Ben onun gibi hanımefendi değilim, sert bir mizacım var. Sürç-ü lisan ettiysem affola.

Bir Hacıfışfış...