Fakirlerle Görüşmeyi Sevmiyorum!

Fakirlerle görüşmeyi sevmiyorum.

Gözü doymayan fakirlerle, kendinde olanı görmeyip hep başkasındakine tamah eden, kendinde olanı görmediği için de hep kendini fakir hisseden ve asla olanı ile olduğu kadarı ile mutlu olamayan fakirlerle görüşmeyi hiç ama hiç sevmiyorum.

Sevmiyorum yerine bu bahsettiğim özelliklere haiz insanlarla görüşmüyorum demek isterdim ama maalesef ki böyleleri hep burnumun dibinde biter, o kadar dibindedir ki kan bağı gibi kopmayan bir bağın da sahibidirler.

En fenası ne biliyor musunuz? 
Bunların bazısı bayağı zengindir ama para harcamayı bilmezler. Ya cimridirler. Ya görgüsüzdürler. Görgüsüz oldukları için ne alıp giymeleri gerektiğini bilmezler. Kendi bilmediği için de sürekli sizin aldığınız da giydiğinizdedir gözleri. Çünkü sizin gibi olmak isterler. Ama sizin gibi olamayacaklardır. Çünkü görgü ve asaletin arasındaki farktan da bihaberdirler. (Şurada aradaki farkı izah eden bir yazı yazmıştım) 
Ya da babalarının evinde görmemişlerdir, koca evinde görüp buldumcuk olurlar. 

Mütevazı olmaya çalışıp pek rengimi belli etmediğim için bazen şaka ile karışık bazen ise ciddi ciddi zengin misiniz gibi sorulara muhatap olurum. Hatta bazen burada da böyle soru ya da ithamlara da muhatap oluyorum. 

Zengin miyim?



Bence en büyük zenginlik kanaat. Ve Allah bana bu bitmek tükenmeyen zenginlikten bahşetmiş. Şükürler olsun! Olanla yetinirim, olduğu kadarı yeter bana. Fazlası için dua ederim elbette lakin olmayan beni mutsuzluğa sürüklemez. Başkasında olana el uzatmam. Başkasında olan bende de olmalı diye düşünmem. Aklımdan bile geçmez. Hamdolsun! 
Tamam arada Arzum'un (Onan) olan benim de olmalı diye düşünüyorum ama o sayılmaz. :)

Ama ben böyle düşündükçe Rabbim hiçbir şeyimi eksik etmez. Belki de ben eksik olanı görmem hep bende olanı, fazla olanı görürüm de fazlalıklarımla mutlu olurum.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı bana sorarsanız çok zenginim. Her şeyim var. 

Ama mevzu bahis olan insanlar asla mutlu olamıyorlar, mutlu da olamayacaklar. Ne kadar çok malları, kıyafetleri, arabaları evleri de olsa lanetli gibi kendi zenginlikleri için fakir olarak yaşayacaklar.

Bu anlattığım insan tipi size de çok tanıdık geldi değil mi?

Fakirlerle Görüşmeyi Sevmiyorum! Fakirlerle Görüşmeyi Sevmiyorum! Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

45 yorum :

  1. Evet fakirler, daha önce bu tarz insanları hiç bu şekilde sınıflandırmayı düşünmemiştim ama hak verdim. Ruhumuza zarar böyle davrananlar. Ne kadar uzak o kadar rahat.

    YanıtlaSil
  2. Bazen bir şey görüyorum sonra diyorum ki "Alsam, bunu." tamam alırım da ihtiyacım da yok, alsam dolap bekleyecek. Boşver deyip önünden geçiyorum sonra düşünüyorum ama ara sıra ay alsa mıydım diye. Gel zaman git zaman aradan bir süre geçince nasip bu ya işte, ya hediye geliyor, ya başka bir şekilde önüme düşüveriyor. Allah'ın hikmeti işte bu diyorum. Ama şu yazıda bahsedilen insanlardan çooook çoooook var ve hepsine Rabbim hidayet versin diyorum. Zira kıskançlıktan kendi kendilerine zarar veriyorlar sadece..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Rabbim işte böyle güzel...
      Ya işte sadece kendilerine değil bize de zarar veriyorlar ruhumuza en çok! :(

      Sil
  3. Olanla yetinirim, olduğu kadarı yeter bana. Fazlası için dua ederim elbette lakin olmayan beni mutsuzluğa sürüklemez... Ne kadar güzel demişsin. Aynen öyle dedim okurken sesli :) !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum senin de böyle olduğunu. böyle biri olmasan bu kadar pozitif olamazsın bir kere ^^

      Sil
  4. Ay bu kadar olur ya bu ara içimden hep bunlar geçiyor çok şükür olanla mutlu olabiliyorum ben de ne bileyim böyle güzel be :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte bir pozitif insan daha. zaten bu bahsettiğim insanlar negatif yüklü iyonlar. sizi de dibe çekmek için uğraşıp duruyorlar :/

      Sil
  5. Yazının başlığı tepkiye çok açık bak söyliiiim. Ama ben tahmin ettim ne demek istediğinizi ve kesinlikle katılıyorum söylediklerinize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dikkat çekmek için öyle bir başlık kullandım lakin tepki almadım biliyor musunuz? beni okuyanlar da hep güzel yürekli insanlar demek ki

      Sil
  6. İfrat ve tefritten kaçınmalıyız. İtidal doğruyu bulmakta orta yoldur.

    YanıtlaSil
  7. Her yerdeler o şükürsüz, gözü hep başkasının malında olanlar. Dediğin gibi hep burnumuzun dibindeler. Başlıktaki çok yerinde bir cümle bence. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke kendisine yazdığım insanlarda üzerine falan alınsalar benimle görüşmeseler falan :D

      Sil
  8. evet mesela ben de böyleyimm, hatta iki gün önce sana görgüsüzlüğün dibini yaptım. Bu yazının ana fikri ben olduğum için hemen de üstüme alındım. Bilmem artık gönlümü nasıl alırsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte arkadaşlar yazıma ilham olan kişi hahaha :DD

      Sil
  9. ayakta alkışlıyorum sizi 'zengin insan' ... bi elindekiyle mutlu olsalar görecekler zaten herşeylerinin var olduğunu ama yok illa şikayet çevremde de var olduğunu bildiğim ve rahatsız olduğumdan lap diye atladım konuya :D :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uzun zamandır burada yorumlarınıza hasret kalmıştık hoş geldin öncelikle ^^
      bu insanlar için sözü İlber Ortaylı'ya bırakıyorum
      "keşke ölseler" :D

      Sil
  10. Çok fazlalar gerçekten.
    Sayıları da gittikçe artıyor.
    Böyle insanları gördükçe ıssız bir ada da yaşamak istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben yaşıyorum ama yemin ederim tee oradan gelip beni buluyor :D

      Sil
  11. aslında hemen hemen hepimizin çevresinde var bu tarz insanlar. Yetinmeyi bilmiyoruz eskiden parasızlık vardı herkes de az ve özdü mutluydu . şimdi para bakımından çok sükür daha iyi herkes ve bu da zamanla doyumsuzluluğu getirdi. Şükretmemeyi öğrenmek gerek aslında her ne kadar çok şükür desekde anlamını anlayarak demek lazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hakikaten öyle hepimizin çevresinde var. dediklerinde ise çok haklısın :(

      Sil
  12. İnternetle beraber insanların gözü çok açıldı. Eskiden zenginlerin evlerini, sahip oldukları şeyleri filmlerde görürken şimdi instagramda, youtubeda rahatça görüyorlar, imreniyorlar. Bazıları da kıskanıyor ve mutsuz oluyor. Mutsuz olunca da sağa sola hakaret edip nefret saçıyorlar. Halbuki o kesime özeniyorlar, ellerinde olsa aynı onun gibi yaşarlar. Şükretmeyi bilmiyorlar. Sürekli daha fazlasını istiyorlar. Amaç sosyal medyada like almak, kabul edilmek. Sosyal medyanın iyi tarafı gibi karanlık tarafı da var. İnsanlar ruhlarını eğitmedikleri sürece daha çok maddiyata düşkün olurlar. Allah daha çok versin deyip geçmek varken "şuna bak hava atıyor" derler, ellerine para geçince aynısını yaparlar insanları aptal yerine koyup. Bu kişiler taklitçinin önde gideni olurlar. Özendikleri kişi kimse ojesinin rengine kadar kopyalarlar. Film zevleri yoktur, özendikleri kişi o sıralar hangi filmi övüyorsa onlar da onu över. Hangi yazarı seviyorsa, ertesi gün favori yazarı o olur. Hangi semtte yaşıyorsa, o semte kapak atmaya uğraşır. Sürekli bir kendini bulamama, mutsuzluk, şükürsüzlük içinde yaşar ve çevrelerindekilerinin hayat enerjilerini vampir gibi emerler. Bu kişilerden korunmanın yolu her şeyininzi anlatmamak, gittiğiniz yerleri instagrama koymamamk ya da onları engellemektir. Sevgilisiyle iyi bir muhitte ev tutttu diye o kişiyi yerden yere vuran ve o kişinin zengin erkek avcısı olduğunu iddia eden bir tanıdığım, olaydan bir sene sonra kendi nişanlısıyla aynı residansta ev tutmuştur. Bunun büyük bir tesadüf olduğunu, nişanlısının o daireyi illa istediğini biz saf tanıdıklarına iletmiştir, ev kurulurken ki her anı instagramda bizlerle paylaşmaktadır ki ebeveyn banyosundaki klozete kadar gördük. En son botoks yaptıranları yeriyordu bu da demek ki botoks yaptırması yakındır. Artık yaw he he diye dinliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ama çok güzel anlatmışsın.
      Bu kişilerden korunmak için sosyal medyada böyle müstear isimle boy gösteriyorum ama yetmiyor. Her şeyi anlatmasak da yetmiyor hele ki illa görüşmek zorunda olduğunuz birileriyse... Bu insanlardan korunmanın bir yolu yok maalesef. Birde bahsettiğin gibi uzanamadığına murdar diyenler var ki onlar hakkında konuşmak bile istemiyorum :/

      Sil
  13. Ne kadar güzel yazmışsın nabrut abla. Hayatta insanların mutsuz olmasının en büyük sebebi bence kanaatsizlik. Ne kadar fakir olsak da veya ne kadar derdimiz olsada aslında düşününce ne kadar da çok nimete sahibiz, sahip olduklarımızın yanında olmadıklarımız ne kadar da az. Elimizdekilerle mutlu olmayı , onlarla yetinmeyi bilsek herşey daha daha güzel olacak."Bendeki bana yeter hatta artar bile" felsefesini hayatımın felsefesi yapmaya çalışıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hiç yaşının insanı değilsin. ne kadar olgunsun canım kardeşim beniim gözlerinden öpüyorum. inşallah felsefene sadık bir yaşam sürer bu tip insanlarla karşılaşmazsın

      Sil
  14. Çocukken bir evi ziyarete gitmiştik, duvarda bir yazı dikkatimi çekmişti. "Fakir malı az olan değil istekleri çok olandır" gibi bir şey yazıyordu. Bu sözden çok etkilenmiştim. Zira senin de değindiğin gibi hep başkasında olana göz diken insan için hayat "onu istiyorum" tan ibaret oluyor ve böyle insanlar etrafta ne yazık ki hep var.. Bir de Peygamberimizin (sav)"Ben fakrimle (fakirliğimle) övünürüm" sözü var ki buradaki fakirlik tasavvufta bir mertebedir. Bu fakir,herşeyden vazgeçip Allah'ın rızası peşinde koşandır.

    Velhasılı kelam:
    Fukara Kalbine Kim Dokuna..
    Dokuna Sinesi Allah Okuna..

    biz buna talibiz, diğerinden beriyiz elhamdülillah :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. of ne güzel bir beyt öyle! Allah razı olsun. Allah yolumuzda muvaffak kılsın inşallah

      Sil
  15. O kadar büyük anlamlara sahip sözler ki klavyenden buralara geldi,"zengin insan" kalemine sağlık, ömrüne bereket.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes anlayamaz. anlayan bana katılan güzel insana kocaman sevgiler

      Sil
  16. O zaman "Az eşya, az insan az fakir, çokça huzur" diyelim bundan sonra. =)

    YanıtlaSil
  17. Sırf maddiyat değil fakir insanların kıskandığı " niye bu kadar okuyorsun ?" "bunca kitabı ne yapacaksın ?" "niye yazıyorsun ki boş iş bunlar "gibi hayatında ne varsa eleştirirler çok haklısın yine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel bir noktaya değinmişsin çok doğru

      Sil
  18. senin muhatap olduğun durumlara ben de çokça muhatap oluyorum ve sinirleniyorum
    hayır bir de şöyle bir durum var aldığım şey güzel/pahalı olabilir falan da ben
    onu nelerden feragat ederek aldım ne biliyorsun kolay alabildiğimi..
    bir de isteme huyu olanlar var ki pöff.. ya severek aldığım şeyi neden sana vereyim(neden düşünemezler)
    ya da vermek istesem bile buna kararı verecek ilk kişinin ben olması gerekli
    nasıl bir cesaretle istersin..bu durumlara da muhatap olmak sıkıntılı.. versen pişkin birinin arzusunu
    gerçekleştirmiş olacaksın vermesen de kötü olacaksın..
    tamah etmemek çok kötü.. elindekiyle yetinmenin alışkanlığının olmaması hep birileriyle yarış halinde olmak
    onlar için çok yorucu ama farkında değiller.. ıslah diliyorum herkes için ama onlara daha çok.. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok haklısın. birde öylesi var. ben genelde zayıflıktan yırtıyorum sana olmaz bebeğim falanlar ama yırtamadığım durumlarda oluyor ne yapsan ne desem şaşırdığım yahu ben annemle ortak giyinmiyorum, ya da ortak bir şey kullanmıyorum neyse işte amin diyorum bende

      Sil
  19. burjuva olmayaydın eyiydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Köylü tabaka hep bizi hakir görüyor nedir bu çektiğimiz :DDD

      Sil
  20. Ben şükreden ve hırs yapmaya insanların hem maddi hem manevi anlamda zengin olduklarını gördüm , şu duayı çok sık duyarım büyüklerimden Allah'ım az verip aratma, çok verip azdırma ...

    YanıtlaSil
  21. Herkesin hayatına böyleleri giriyor demek ki.Yalnız ne yalan söyleyeyim 'zengin misiniz' sorusuna tebessüm etmedim değil :) ve dediklerinize aynen katılıyorum,Allah bize öyle zenginlikler vermiş ki farkında olmayanımız çok.Tek dileğim ileride böylelerine çok sık rastlamamamız...

    YanıtlaSil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.