Çekiiliiinn!
Yer açın, içimdeki ergen geliyooor!

Kill me heal me izlerken ve Hepimiz kitabını okurken epey müddet acaba içimdeki ergen benim ikinci kişiliğim de ben üstün karakter olarak onu baskılıyor muyum diye düşünecek kadar çok etkilenmiştim.

Şu an baskın karakterim içimdeki ergene izin verdi, birazdan bloğumu ele geçirecek, midesindeki kelebekleri uçuracak. Haa, yazı biter bitmez onu odasına kitleyeceğimden kuşkunuz olmasın çünkü hala baskın karakter benim. Hihi!

Kore dizilerinin en sevdiğim ve en romantik bulduğum klişelerinden birisi de güneşe siper olmaktır. Bu ismi ben uydurdum. Yani daha önce bu klişeyi isimlendiren varsa ne diye isimlendirdi veyahut isimlendirdi mi haberdar değilim.

Bu güneşe siper olmak klişesi genelde uyuyan sevgili uyanmasın diye güneşi engellmek olarak karşımıza çıksa da, sevdiğinin gözlerinin kamaşmasına bile razı olamayan naif sevgilinin güneşi engellemesi şeklinde de görülebiliyor. Bu paragraftan çıkarılacak ana fikir benim divan şiirini çok sevdiğim yönünde olabilir. Şiir çözümlemesi gibi cümleler klavyemden dökülürken divan edebiyatını sevmeyenler bana ve ceddime güzel dualarını yollamışlardır.

Devam edelim...

Malumuz Korelilerin beyaz ciltlerini korumak için güneşe savaş açmış bir hayat tarzları var. 




Fotoğraf savaş derken neyi kastettiğimi özetliyor sanırım. Haha! 
Bu klişe ile bu savaşın bir alakası var mı sorusunun cevabını bulmayı size bırakıyorum.

Kore dizilerinde bu klişeye ilk defa City Hall dizisinde rastladığımı düşünüyorum. Daha öncesini hatırlayamıyorum. Evvelinde izlediğim ilk dönem Kore dizilerinden Coffee Prince, You are beautiful ya da Secret Garden'da var mıydı hatırlamıyorum varsa neden dikkatimi çekmedi bilmiyorum.

O yüzden ilk hatırladığım City hall dizisindeki bu klişe ile konuya giriş yapacağım.  Sahnede dizinin şahane bir şarkısının Türkçe alt yazısı da var, mutlaka izleyin.



Videosunu paylaştığım bu sahneyi izlerken ağlamıştım. İtiraf ediyorum, evet, ağlamıştım. 
Hey gidi gençliğim!
Hassas ve Halit Ziya kitaplarındaki platonik aşka ve verem olmaya yatkın karakterlerden biri olan ruhum. 

Bugün divan edebiyatı, servet-i fünun yazarları derken bu yazı biter mi dersiniz. Bence bitmez. Ama siz klişe yazılarını çok seviyoruz, bitti diye üzülüyoruz diyerek belayı üzerinize çekiyorsunuz. Lütfen sayfayı kapatmadan okumaya devam ediniz zira romantik sahneler vaat ediyorum.

Uyurken siper olma klişesini Cunning Single Lady dizisinde midemiz kelebek püskürterek izlemiştik. Kelebeklerin kanatları Joo Sang Wook'a dokunarak küle döndü tabi. Bugün ikinci kişiliğim ergen ñabrut yazacaktı bunları lakin bir diğer kişiliğim olan şair ñabrut durmadan sürekli pörtlüyor, fark etmişsinizdir. Hahah! 

Bahsettiğim sahnenin repliği;



videosu;



csl (7) paylaşan: nabrut

Uyurken demişken Sassy Go, go! dizisinde de geçen aynı klişeyi replikle izah etmeye çalışmışım ama repliği detaylıca incelemeniz gerekecek. Çünkü ilk bakışta anlaşılmıyor. Aynı divan edebiyatı gibi bir replik. Anlamak için tüm detayları incelemeniz gerekiyor, ama yine de hiç bir şey sizin anladığınız gibi değil.



My Love Eun Dong dizisinde zavallı aşığımız köle olmaktan biraz hallice bir durum içinde Eun Dong'un gölgesi oluyordu.




Gölgesi olmak cümlesi ise bana ait değil. High Society dizisinde Sung Joon'a ait bir replik. Güneşe siper olan Sung Joon, ne yapıyorsun diye sorulunca böyle söylemişti: 
"Gölgen oluyorum."



Take care of us, captain dizisini izlemedim. Ama izlemeye karar verirsem Tumblr'da denk geldiğim bu klişe sahnesi sebep olacak. 




Bir klişe yazısı yazarım da Yoon Eun Hye'ye yer vermez miyiz? 
Bu sahnede ona güneşe siper olmuş biri var lakin yine de Vineyard Man dizisi tarla sahneleri ile dolu olduğundan bayağı koyu tenli bir Yeh izliyoruz.



Pinocciho dizisinde durun bi' dakika sahneyi anlatacaktım ama Lee Jong-Suk'un saçlarını görünce takatim kesildi. Devam edemeyeceğim. Siz sahneyi inceleyin, ben kendimi bir yerden atayım da geleyim. :)




While you were sleeping


Bu klişenin en acıklısı, divan şairlerinin bile satırlara dökemeyeceği derinlikte olan, göz yaşlarınızı şıpır şıpır akıtacak olan sahnesi ise Twenty Again dizisine ait. 


Gördünüz değil mi? Yalnızlıktan kendi kendinin siperi, kendi kendinin gölgesi olan Lee Sang-Yoon'a siper olmaya aday olduğumuzu göz yaşları içinde bildirirken divan edebiyatı ile kafayı bozduğum, divan edebiyatının nereden çıktığını nasıl girdirdiğimi anlayamadığım bir klişe yazımın sonuna geldik.

Edit: Böyle kendi kendine siper olan bir başka kişiyi de Because this is my first life dizisinde izledik.


Yayında ve yapımda emeği geçen ñabrut'a teşekkürlerimizi sunarken ergenlik çok güzel şey keyfini çıkarın demekten kendimizi alamıyoruz.

Adios!

Not : Klişe yazılarımın daha sık olması için teşviğe yani bol yorum ve google plus başta olmak üzere sosyal mecralarda yazımın paylaşılmasına ihtiyacım var. Hihi :)
Not : Ayrıca Facebook'daki replik sayfamı beğenir ve beğenmesi üzerine arkadaşlarınızı davet ederseniz bu da ikramiye gibi olur.


Facebook Kore Dizileri Sayfamı takip etmek için: https://www.facebook.com/koredizifilmreplikleri1

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Dizi listesine Buradan film listesine ise Şuradan ulaşabilirsiniz.

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım