Çocuk Ne Zaman Yapılmalı? Çocuk Düşünüyor muyum?

 Hayatımın;

Çocuk ne zaman aşamasına gelmiş bulunuyorum. Bam! Bam! Bam!🔫 🔫🔫

Önce abimin evlenmesiyle;

Darısı Sana aşaması,

Kol dürtmesiyle beraber yaşanan şiştt biri yok mu aşaması,

Evlilik ne zaman aşaması,

Neden kimseyi beğenmiyorsun aşaması,

Bir beklediğin mi var yoksa aşaması,

Kesin bir beklediği var bunun aşaması,

Bu kesin evde kalır aşaması,

Buna kesin büyü yapmışlar, hocaya götürün aşaması,

ve son olarak evde kaldı aşamasından sonra nihayet biraz huzur bulup hayırlı olsun aşamasına geçmiş, evlenmiştim.

Bu aşamalarının linklerini ekledim ki bir çoğunuz zaten bu sürecin başından beri yanımdasınız. ^^

Huzurum bir yıl kadar sürdü. Bir yıl da fena sayılmaz hani.

Ve evliliğimin birinci yılı dolmaya yakınken o beklenen aşamaya geldim, mahalleli teyzenin en sevdiği aşamaya, çocuk ne zaman, gıcık bir gülümseme eşliğinde var mı bir şeyler, aşamasına.

Al başına belayı!


Burada defalarca mahalleli teyzelerden bahsetmiş ve bugün evliliğimle uğraşan teyzelerin yarın çocuk, 2. çocuk, okul, askerlik kısmına geleceğini bildiğimi ve buna da hazırlıklı olduğumu söylemiştim.

Mesela adı lazım değil, bir akrabam var, bir gün ifşa olursam diye yakınlık derecesinden bahsedemiyorum ama kocasının babaannesi; doğurabiliyor musun, hadi göster bize, belki de çocuğun olmuyor dediği için şu an hamile. İspat yarışında kaybeden körpe pembik gelin. Haha! Yani bazı mahalleli teyze azim ve komplo konusunda avlarını iyi seçebiliyor. Ama Anadolu çocuğu Hacıfışfışların en eskilerinden Nabrut Fıdıllızade böyle oyunlara gelir mi? Gelmez! Haha :D

Hayır, bana doğur diyen teyzeler çocuğa bakmayı taahhüt ederlerse düşünürüm elbette.

İşin en acı kısmı ise en çok söz hakkı olabilecek annem bile bu konu hakkında henüz tek kelime etmemişken mahalleli teyzenin ahkam kesmesi.

Gerçekten çocuk meselesine gelirsem; 

Evlenmeyi yıllarca erteleme sebeplerimden biri de konforumu bozmamaktı. Kafama göre girip çıktığım, hiçbir sorumluluğumun olmadığı genç kızlığımı bırakmak istemeyişimdi. Şimdi çocuk için de aynı duyguları besliyorum. Tüm anaç duyguları elimde büyüyen yeğenimle tadıp çocuk büyütmenin zorluklarını bizatihi tecrübe ettiğim için nasıl ki evliliğin gerçeklerine çok erken yaşta vakıf olup kaçtıysam şimdi de çocuktan kaçıyorum.

Elbette Allah'ın takdir ettiği vakitte olacak, Allah aratmasın da... Amin.

Ama nasıl ki yıllar boyunca burada evlilik korkumdan bahsedip sizlerle dertleştim şimdi de çocuk korkum hakkında daha çok yazacağım gibi geliyor.

Yorum Gönderme

30 Yorumlar

  1. Bitmedi , bitmeyecekler. Hadi çocuk oldu diyelim bu sefer 2 ci ne zaman diye sormaya başlayacaklar. Bu soruları sorma hakkını fütursuzca nasıl da kendilerinde hak görüyorlar. Birgün bana hala evlenmedin mi diye soran komşuma ' Allah yarattığı kulunun rızkını da , nasibini de ne zaman vereceğini bilir. Siz o güzel kafanızı hiç yormayın diye ' üstten üstten cevap vermişliğim bile var. Sabır sınayıcılar :) Allah sana kolaylık versin kardeşim .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun.
      İyi demişsin!
      İnsanlar haddini bilmiyor...

      Sil
  2. Bir tavsiye istersen şayet. Yada aklında bir yerde tut bu dediğimi.
    Çocuk yapmayı geciktirme. Şahsım adıma en çok 32 yaşımda evlendigime değil çocuğumun geç olmasına pişmanlığım var. Evlenince çocuğum geç olmadı geç yaşta çocuk dogurmaktan bahsediyorum. Şöyle düşünüyorum ben. 32de doğurdum. Ben yaşarsam ki, çocuğum en fazla 20 sine geldiğinde 52 yaşında olacağım. O yaşta nasıl olacağım. Torun görebilecek miyim vs. O genç oldukça ben yaşlı olacağım. Bilmem anlatabildim mi... yoksa doğur yani ne zaman istersen. Sadece yaş olayını es geçmemeni tavsiye ediyorum o kadar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İsterim, özellikle benimle aynı yollardan geçip geç evlenen birinden bol bol tavsiye isterim.
      Bu bakış açısı haklı ve doğru ama ben de hayatımın tasasız günlerini biraz daha uzatmak istiyorum onu ne yapacağım :D

      Sil
    2. Sen genç göründüğün için sıkıntı olmaz merak etme zaten ne zaman nasipse olacaktır.
      Yalnız bu arada ilk çocuğu doğuran yakınlara "Ee ikinci ne zaman?" diye soruyorum :)
      D.s.k

      Sil
    3. O zaman her zaman yaptığımızı yapacaksın.
      Hayırlısıyla Allah'tan diyeceğiz. Birazda kararsız gibisin bana göre. Yoksa bu konuyu konuşmazdın. Fikir topluyor sonra karar verecek gibisin. Hakkında hayırlısı olsun. Birşey daha. Isteyince hop diye kucağında bir çocuk olmuyor merak etme. 😁😁 en az bir sene sonra olur en iyi ihtimalle. Bunu da hesaplarına ekle kat hesap et kararını ver hayırlısıyla.

      Sil
    4. Allah razı olsun.
      çok teşekkür ediyorum.
      Bir fikrim var açıkçası ama acaba değişir mi diye tecrübelilerden fikir aldığım doğru. Sen de çok yardımcı oldun teşekkür ediyorum <3

      Sil
  3. Ahh nabrutçum Allah doğru zamanda nasip etsin yokluğuyla da imtihan etmesin. Şu teyzeler yok mu insanın ömrünü yer bitirir. Mesela ben henüz 25 yaşındayım akraba ve arkadaş çevremde yaşıtım küçüğüm büyüğüm nasiplerini bulup yuvalarını kurdular ( bunlar içinde sırf herkes evleniyor kendisi de evlenmiş olmak için evlenenler de yok değil ). Çok sevgili akrabalarım anneme falanca türbeye gidin kısmetleri açılsın heralde kısmetleri bağlı yok falanca gitti iki aya evlendi bilmem ne dediğini duydum 😖 bir türlü anlatamadım evlilik de çocuk da nasip işi 15 yaşımdan beri abartısız söylüyorum ki haddinden fazla talibim oldu ama nasip değilmiş olmadı. Evlilik korkum yok sanırım ama sırf herkes evlendi ben de evleneyim diye kalkıp da önüme ilk çıkanla evlenmek de çok çok saçma sonra o evliliklerden yuva olmuyor insana çok görüyoruz. Ama bunu genç yaşlı hiç kimseye anlatamıyoruz. Bi laf var ya elin ağzı torba değil ki büzesin 🤷🏻‍♀️ biri de demiyor ki ne haddimize evleneni de doğuranı da duyarız

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amiiin.
      Bu insanlar evlilikle ilgili böyle hükümlerde bulunarak Allah'ın da gücüne gidecek bir harekette bulunyorlar ama farkında değiller. Günah işliyorlar alenen. Çünkü bu kaderi Allah takdir edecek.Hiç şüphe yok.
      Takma yoluna bak sen.

      Sil

  4. Bir anne ve eğitmen olarak diyorum ki ehliyet sahibi olmayanlar çocuk sahibi olmamalı.Devlet psikolojik,fizyolojik ve zihinsel testlerden geçirmeleri anne baba adaylarını.Sonra sağlıksız züriyyetler peydah oluyor arkasından katiller,tecavüzcüler,sapıklar...Anne baba olmak çok hassas bir konu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Konuyla alakalandıramadım ama peki hocam :D

      Sil

    2. Hahaa bende alaka kuramamıştım zaten :))
      Yapma kız başkası için çocuk mocuk, arkanda yım💪💪💪 ne zaman hazır hisseddrsen bu işler😂

      Sil
  5. Allah herşeyin en güzelini en iyisini bilir. Rabbim hayırlı olan neyse hakkımızda onu nasip etsin.. Bu teyzelerin ısrarlarını hadsiz konuşma cesaretlerini oldum olası anlamış değilim. Doğurabiliyor musun göster bakalım ne demek ya ? Belki rahatsız belki gerçekten hiç çocuğu olmayacak o kadının niye birde sen yara açıyorsun be teyze! Kız bunu evlenmeden bilemiyor evlenince çocuğu olmayınca baskılar artıyor o kızcağız da ister bir evlat belki ama nasip olmuyorsa olmuyordur allahtan gelen birşey bu doğurabilmek senin tercihin yada başarın mıydı teyze !? Çocuğu olmayan olamayan insanları başarısız mi sayacağız eksik kusurlu mu sayacağız? bu kafayı asla anlamıyorum insanların yaralarını deşiyorlar bazen o insanlar adına ben utanıyorum böyle şeylere şahit olmaktan ama onlar bunları söylemeye çekinmiyor bile çok yazık..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amin...
      İnsanlar hadlerini bilmiyor maalesef.
      Rabbimin nimetini kendilerinden biliyorlar.
      Allah bizi affetsin.

      Sil
  6. Aslında burada çok kritik bir nokta var; evet mahalle baskısı insanı bezdiriyor bazılarını bilendiriyor, bazılarını da tersini ispat peşine düşürüyor. Eninde sonunda bunlar 3. şahıslar evinize girip kapıyı kapadığınızda dışarda kalıyorlar akraba bile olsalar. O yüzden bunlara çok da itibar etmemek lazım . Hayat bizim hayatımız ve onu nasıl yaşayacağımıza dair seçimleri biz yapmalıyız. Özellikle biz diyorum burada eşinizin ne düşündüğü de çok önemli bence . Çünkü artık siz SİZsiniz. O da sizin gibi düşünüyor mu, size hak veriyor mu, veya incinmemeniz için asıl duygularını bastırıp yanınızdaymış gibi mi davranıyor içinde büyüyen bir evlat özlemi varken? Bunlar o kadar önemli ki evlilikte...Ne kadının ne de erkeğin birbirini zorlamadan ortak karar vermesi gereken konular.1 yıllık bir evlilik henüz taze bir fidan gibi. Bence insan biraz o iki kişilik yalnızlığı, onun getirdiği keyifleri yaşamalı. Evliliğe, getirdiği sorumluluklara alışmalı. Marifet çocuğu dünyaya getirmek değil ki o sorumluluğa hazır olmak. İnsanın hayatı ciddi şekilde değişiyor çocuk sahibi olunca. Ne zaman ki her şey yolunda gitse bile içinizde bir boşluk bir özlem hissetmeye başladınız o gün düşünmeye başlayın bu konuyu ve konuşun eşinizle Hamilelik katlandığınız değil yolcuyu hasretle beklediğiniz bir süreç olsun. Bu duygular anne karnındaki çocuğa inanılmaz şekilde geçiyor doğum sonrasında da hayat boyunca da bambaşka bir iletişiminiz oluyor o çocukla ben bunu bizzat yaşadım. Şu konuya da hiç itibar etmiyorum kendimce "aman geç kalma sonra çocuğun hiç olmaz" dürtüklemeleri. Eğer Allah bir evlat takdir etmişse o er ya da geç nasip olacaktır. Bu söylemler mahalle baskısının türlü görünümleri. Allah her şeyin hayırlısını en hayırlı zamanda versin. "Because This is my first life" dizisinin son bölümündeki o evliliğe, biz olmaya sahip çıkmaya gösterilen itinaya, yerleşik gelenekleri, toplumsal kuralları bile o beraberliği bozmayacak hatta besleyecek şekilde ayarlamalarına bayılmıştım doğrusu. Siz de öyle yapın , kendi içinize bakın , eşinizin duygularını dikkate alın ve SİZ ne istiyorsunuz SİZi ne mutlu edecek ona göre karar verin. 3. şahısların kim olursa olsun sizi ayar etmesine izin vermeyin. Sevgiyle kalın sevgili Nabrut. Rabbim hakkınızda hayırlı olanı takdir etsin inşaallah.:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun.
      Ne güzel yazmışsınız.
      Çok doğru noktalara değinmişsiniz.
      Yazdıklarınızdan farklı düşünmüyorum.
      Aynen aradığım şey onun eksikliğini hissetme anı sanırım. Şu an daha o kısma geçemedik.
      Çok teşekkür ediyorum bu ufuk açıcı güzel yorum için.

      Sil
  7. Çocuk konusuna başka bir açıdan pencere açmak istiyorum.oncelikle kendine vakit ayırmayı önemseyen, yalnızlıktan,kitap okumaktan hoşlanan biri olarak ve şuanda da biri 3 yaş, diğeri 8 aylık bebek sahibi anne olarak düşüncelerim farklı.
    Hani istese de yıllarca hiç çocuğu olmayanlara günü vardır, nasip denir de çocuğu biraz çok insanlara bile isteye olmasa bile mahsus buna tek sebep olan anneymis gibi"amaan neden bu kadar doğurdun"de en en sinir olduğum "korunmadin mi yoksa" gibi cümleler kuran insanlar.e azonce nasipti,çocuk olmayınca nasıp biraz çok olsun bizim elimizde!buna da deginmen için sürpriz çocuk doğurman gerekecek belki.ben 2.hamiligimi bebeğim 24 haftalık öğrendim.olabiliyor.sadece karnında hareket hissetmistim o kadar çocuk düşünmüyordum ki bağırsaklarında sorun var falan dedim,karnım fazla buyumuyo hamilelikte azıcık kilo almışım bir de oysa hiç te uğraşmamistij yani 2.cocuk.icin nasıl oldu şaşkınız çünkü nasip
    Evet çocuktan korkmalisin 🙈😆ama o kadar güzel de bir duygu ki daha da erken yatsam olurmuş.eski.gunlerimin tatlı yalnızlığı bile kederli ve huzursuz bir şeymiş. şimdi çocuklar uyuduktan sonra yaşadığım yalnizlik az bı süre de olsa bambaşka.onlari özlemek, anneleri olduğunu bilmek.hayata bambaşka bir anlam veren duygu.eski günlerimin sadece istediğim saatte yattığım.kismini özlüyorum fakat bebekler büyüdukce o sorun da gidiyor.naksimum 2 ya da 3 yıl sabret sonra ışık görünüyor ✨

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel okuyucularım var. Hepsi bana bambaşka kapılar açıyor. Çok mutlu oluyorum.
      Böyle benim gibi kitap ve yalnızlık seven birinden böyle bir yorum gelmesi de çok iyi geldi.
      Çok teşekkür ediyorum.
      Demek istediğini çok iyi anladım.

      Sil
  8. Şimdi evlilik yazından geliyorum. Sen o yazıyla benim içimi rahatlattın, umarım ben de bu yazıyla senin içinin rahatlamasına vesile olurum. Çocuğum yok ama mini minicik bir kardeşim var, o yüzden kendime konuşma yetkisini tanıyıp, birkaç noktaya değinmek istiyorum :D

    1- Sürekli doğum halinde olan bir sülaledeyim maşAllah, Allah eksikliklerini göstermesin. İstisnasız doğum yapan her kuzenime "Ama yani bakmaya korkmuyor musun, sevmemezlik olmuyor mu? Nasıl ya?" gibi sorular soruyorum (tabi ki daha kibarca:d). Şaşırtıcı bir şekilde aldığım ortak cevap hep "Bebek doğduğun anda, anne olmayı çok iyi biliyormuşsun gibi bir his oluyor. Zihnine bir kılavuz yükleniyormuş gibi" oluyor. Yani anne olmadan, anne olmayı hayal etmeye çalışmak saçma oluyor sanırım, evlilik gibi bu da olmadan önce fazla korkutucu görünüyor.

    2-Bir gün anneme "Çocuklarından hiç sıkılmıyor musun? Kısıtlandığını hissetmiyor musun?" diye sormuştum. Bana demişti ki "Tabi ki sıkılıyorsun ama bu diğer şeylerden sıkılmak gibi değil. Eşinden bile bazen birkaç gün uzaklaşmak isteyebilirsin ama çocuğuna 1 saat bile biri baksa, geri geldiğinde çok özlemiş oluyorsun." demişti. Bazen annem yoğun olduğunda yarım gün falan kardeşime bakıyorum, annemin eve bir girişi oluyor, sanırsın ufaklığı 1 yıl görmemiş. O yüzden kısıtlanmaktan korkma, çocukla beraber kısıtlanma kavramı tamamıyla değişiyor anladığım kadarıyla.

    3- Sanırım bizim biraz da geleneksel bakış açımızda sorun var. Bir süredir Sarah Therese, Milena Ciciotti gibi ev hanımı/youtuber anneleri izliyorum. Bizimle aynı standartlarla çocuk yetiştirmelerine rağmen (aman çocuk onlar büyürler tarzında değiller/ gayet tam zamanlı anne modundalar) zaman yönetimleri, kendilerini feda etmeden çocuk bakma yöntemleri o kadar başarılı ki, kısıtlanmak yerine çocuklarla daha bile özgürleşmiş gibi duruyorlar :D

    Şimdilik aklıma gelen bu kadar. İngilizce bilmeseler bile yorumumu gören herkesin bahsettiğim youtube kanallarını incelemelerini öneririm. Zaten videolardan az çok ne anlattıkları anlaşılıyor, Google Çeviri ile bile olsa izlemeye değer.

    Yazına yazıyla yorum yapmışım gibi oldu, yorum bölümünü doldurduğum için hakkını helal et :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok olgun ve fehim sahibi okuyucularım var ne mutlu bana ^^
      Ne güzel yazmışsın, ne güzel çıkarımlar ve gözlemler...
      Özellikle 3. madde beni korkutan sanırım hayatımı birine feda edecek olmak korkutuyor. Ama daha large bir anne olabilir miyim genetik kodlarım buna müsait mi bilmiyorum.
      Bahsettiğin youtuberları izleyip biraz bilinçaltıma kodlayım bari.
      Çok teşekkür ediyorum, sen hakkını helal et asıl, benim için çok kıymetli bir yorum oldu.

      Sil
  9. Yaklaşık 4-5 yıldır yazılarını sessiz sedasız okuyorum. Bu ilk yorumum bloğunu ilk ne zaman keşfettim hatırlamıyorum bile. Okuduğum ilk yazından bu yana kendimi sana benzetmişimdir. (Ben daha ne zaman evleneceksin aşamasındayım ama).Bu çocuk ile ilgili bakış açın da benim gibi. Kimseye bakma demeyeceğim çünkü seni sinir etseler de umursamayacağını biliyorum. Hayatını istediğin gibi yaşa. Kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa daha çok yaz lütfen.
      Böyle eskilerden birilerini görmek beni çok mutlu ediyor.
      Umarım o aşamayı en kısa zamanda geçersin, çok mutlu olursun.
      Kocaman sevgiler.

      Sil
  10. bu ne zamancılar hiç bir zaman eksilmiyor..aslında bunları teyzeler vs diye sınıflıyoruz ama yakın bulduğumuz yaşıtlarımız bile bunları yapıyor..motto olarak kendine yapılmasını istemediğin birşeyi başkasına yapma kafasından yola çıkarak kişinin özel hayatı, yaşamına özel birilerini almak isteyip istemediği ve tabi ki yatak odası kimsenin haddi değil..bu öncelikle herkesin bir algılaması kafasının basması gerekiyor... bu kadar karşı tarafı düşünüyorsan sen yap bilmem kaçıncı çocuğu sen git yeniden düğün yap... onay verme kurumu musun bu konularda... biraz sert çıkışmış olabilirim ama öyle yüzsüzler var ki ne yazık ki herkesin etrafında yüzüne demeye cesareti olmayıp arkasından konuşan.... Allah hepimizi böylelerinden korusun , onların ağzına malzeme yapmasın amiinnn

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaşıtlarımızın da ruhu teyze :D
      Sert değil, haklısın kesinlikle.
      İnsanımız haddini bilmiyor maalesef ve kendilerini çok acayip tecrübeli ve her şeyin en iyisini biliyor sanıyor.
      Aminn.

      Sil
  11. Yengemle dayım evlendiklerinde yengem üniversite öğrencisiydi ve okulu bitirip öyle çocuk sahibi olmak istiyordu. 1 yıl sonra hamile kaldı yani okul bitince ama milletin çenesi torba değil ki büzesin. Çocuk yapmadılar niye yapmıyorlar diye hem yengemin hem de anneannemin kafasını yediler. Şu anda yengemin 3 çocuğu var.
    Ve kendi annemde görmediğim bir kendine has özellikleri var. Annem bize düşkündür bazen kendini 2.plana atar yengem ise kendi rahatına daha önem verir. Çocuklar yokken kafasını dinler. Onların dersini yaptırır temizliğini de yapar kendine vakit de ayırır. Yani kendini feda etme olayı tamamen sana bağlı bir olay kendi özel alanını oluşturabilirsen olay akıp gidiyor.
    Yazını okuduğumda aklıma ilk yazdıklarım geldi. Sen hazır olduğunda o ayarlamayı da yapabilirsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yengen öyle yetiştirildiği için buna hazırmışm bence :)
      Mesela sen de annen gibi bir anne olacaksın. Bu kaçınılmaz gibi geliyor bana.
      İnşallah yengen gibi olurum :D

      Sil
  12. Evli değilim, evlenir miyim hiç bilmiyorum nasip.. ama seni çok iyi anlıyorum. Ailede evli olan birisi olması, çocuğu olması bunlara birinci dereceden tanık olmak o kadar etkiliyor ki insanı. Özgürlüğüm sebebiyle evliliği geçtim çocuk konusunu hayal bile edemiyorum. Elbette nasip kısmet ama gerçekten düşünüp karar verilmeli. Çocuk bu doğan büyüyor mantığıyla olmamalı. Hele hele milletin lafına göre çocuk hiç yapılmamalı, o nedir öyle sevgili Nabrut sinirim tavan yaptı okurken doğurda görelim ne demek? Allah'ım sen akıl fikir ihsan et, böyle bilinçsiz insanlardan uzak et bizi! Amin. Bir yandan da lisede matematik hocamın konuşması geliyor aklıma. Şimdiki aklım olsa daha erken çocuk yapardım demişti, belli bir yaştan sonra tahammül seviyen düşüyor kaldırmakta zorlanıyorsun, çocuk bakmak zorluyor demişti. Bence karakter meselesi bazı insanlar o kadar aktiflerki tam zamanlı annelik yanında sosyallik, aktiviteler her şeyi başarabiliyorlar. Mesela ben iş hayatımın yanında kendime çok az vakit ayırabiliyorum, birde evlilik ve çocukla ne hallere düşerim bilmiyorum :D Heves önemli Nabrut, sen istiyor musun, eşin istiyor mu? Önemli olan ikinizin ne istediği elbette, bence zamanı gelince o his gelecektir. Biraz zamana bırak...Çok öpüyorum..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Böyle aklı başında, olgun okuyucularım olması şahane bir duygu.
      Teşekkür ediyorum bu güzel yorum için...
      20'li yaşlarımın başında hatta evlenmeden 2 yıl öncesine kadar ben de senin gibi düşünüyordum. Ama sonrasında insan elinden tutacak bir arkadaş istiyor. En yakın arkadaşınla aynı eve çıktığını düşün şahane değil mi? Evlilik doğru kişiyi bulunca böyle bir şey işte. Umarım doğru kişiyi bulur çok ama çok mutlu olursun

      Sil
  13. 28 yaşında evlenen 34'ünde doğuran biri olarak açılın ben geldim:) itiraf edeyim son 2 yıl yapmaya çalıştık ancak oldu, bize kalsa 32de olsun isterdik. Ama ilk 4 sene sokak süpürgesi gibi gezdik, hiç pişman degilim😁
    Hemen artısını, eksisini söyleyeyim.
    Geç anne olunca her şeyi daha iyi anlıyorsun çünkü kendini daha iyi anlıyorsun. Sen zaten 20'lerin sonunda olduğun için bununla ilgili bir sorun yaşamazsın bence. Bu noktada tavsiyem içinde bir şey kalmayacak şekilde hareket et. Her ne kadar korona hayatımızı çok kısıtlasa da kocanla vakit geçir, kendinle vakit geçir, arkadaşlarınla online de olsa vakit geçir öncesinde. Ben 14 ayda toplasan 5 gece oğlumu uyutmamışımdır. Hıç gözüm kalmadı dışarıda ya da gocunmadım, ilginçtir sıkılmadım da.
    Gelelim eksisine; vücut zorlanıyor, hele de benimki gibi uykusuz bir bebeyse. Uyku yoksunluğu bir kaç ay sonra çok etkilemeye başlıyor. Hani eskiler derler ya kimseye güvenip çocuk doğurma diye, no yardıma ihtiyacın oluyor. Ben kaynanam annem derken en son yatılı yardımcı tuttum sabahları o ilgileniyor ben 2 saat uyuyorum, gün içinde de o ev işlerini toparlarken ben çocuğumla ilgileniyorum. Ancak bu şekilde bedenen ve ruhen yıpranmamı engelledim.
    Bunlar dışında bir de kocanın istemesi önemli. Onu da sürece dahil etmek, sorumluluk vermek, destek istemek biz annelerin gözlemlediğim kadarıyla eksik kalabildiği bir konu. Halbuki insan para ve zaman harcadığı zaman, o şeyin kıymetini daha çok bilir. Benim kocam genel olarak tembel ve ev işiyle alakası olmayan bir insandı. Çocuk ise çok istedi ben de en başından kucağına verdim, aramızda uyuttum. Ben uyuyacağım al 2 saat sen bak dedim. Şimdi sanırsın doğuştan baba, bu da bana çok moral veriyor.
    İşin sevgi, ilgi, evlat boyutuna hiç girmeyeceğim onu ancak yaşayınca anlayacaksın. Herkesin yeri ayrı, Allah bizi çocuklarımızla sınamasın o kadar diyeyim. Hayırlısı olsun Nabrut, Allah gönlüne göre versin. Sevgiler, Seda.

    YanıtlayınSil
  14. Off. Ne kadar güzel bir yorum olmuş bu. Hayatımda böyle aklı başında yorumlar yapan arkadaşlara çok ihtiyacım var sanırım. Çok iyi geldi.
    O eksi olarak bahsettiğin şey konusunda ben de tedirginim. Şimdiden vücudumun düştüğünü görüyorum. Kaldı ki benim başka rahatsızlıklarım da zaten var. Bu noktada mükemmeliyetçi yapım hiçbir şeye yetişemiyorum diye depresyona girer mi? Girer. Öte yandan dediğin gibi bir yardımcı tutma, iki saat uyuma olayına bayıldım. Çünkü tam bir uykucuyum. 9 saatten az uyursam tüm gün midem bulanır ^^
    Diğer hususa gelirsem;
    Kocam çok istiyor ve yeğenlerini eğlemekle meşhur... :) Bu sebeple şanslıyım gibi geliyor ama tabii bu iş yeğen bakmaya benzemez.
    Çok teşekkür ediyorum çok!

    YanıtlayınSil