Muhafazakar Kızlar Flört Etmeli mi? "X Hanıma Cevaben" - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

6 Ekim 2018 Cumartesi

Muhafazakar Kızlar Flört Etmeli mi? "X Hanıma Cevaben"

X Hanım'ın yazdıklarına benzer düşünceler belli bir yaşı aşmış her muhafazakar kızın aklından geçmiştir, 

  • Acaba nerede yanlış yapıyorum, 
  • Neden doğru insanla karşılaşamıyorum,
  • Kendim mi arasaydım, etrafıma bakınmalı mıyım?....

Belli bir yaş dilimine ulaşmış her genç kız, bir çıkmaza düştüğünde, bir sorunla karşı karşıya kaldığında illaki şöyle düşünceler içine girer;

  • Acaba evli olsaydım bu durumdan kurtulabilir miydim?
  • Acaba evli olsaydım daha mı avantajlı olurdum?
  • Acaba evli olsaydım şu an içinde olduğum mevcut durum daha mı iyi olurdu?

Bu sorular da insanı; neden evlenemiyorum, arkadaşlarım, evli mutlu çocuklu şarkısını türkü yapıp çığırırken ben neden bu sene de bekar gezelim şarkısıyla dımtıs yapıyorum çıkmazına götürür.

X Hanımın flört eden arkadaşlarım şimdi evliler tezi tamamen doğru diyemeyiz.

Şu bir gerçek ki flört edenlerin, sevgilisi olanların hepsi evlenmiyor, onlardan da istediğini bulamayan çok insan var ki çoğu zaman burada bana da yorum bırakıyorlar. Buna mukabil İslami usul evliliği tercih edip hala evlenmeyi, evlenebilmeyi başaran da çok fazla insan var.

Bu noktada iki durum, flört ve İslami usul, birbirine eşit.

Eşitliği bozan tek şey: Kısmet!

Olaya çok basit yaklaşacağım.

Benim sıkı sıkıya bağlı olduğum iki tasavvufi düşünce var: Evleneceğin zaman yani nikah vakti ve evleneceğin kişi kesinlikle değişmiyor. Buna itikat ve tevekkül ediyorum.

Kısmetimizin, evleneceğimiz insanın, Allah indinde bizler için ayarlandığına inanıyorum. 
Kısmet, adı üstünde Allah'ın senin için yazdığı kader...
Bu yazılı kaderi, kısmetini, haram ya da helal yoldan seçmek ise bize kalmış.

Aynı rızık meselesi gibi. Allah kişinin rızkını takdir ediyor ve onu helal ya da haram yoldan seçmeyi kulunun iradesine bırakıyor.

Flört yoluyla evlenen de Allah'ın onun için yazdığı kısmeti ile evlendi, görücü usulüyle evlenen de... Sadece seçtikleri yol farklıydı, hangi yolu seçerlerse seçsinler aynı zamanda aynı kişiyle evleneceklerdi.

Yani demem o ki, eğer nikah vakti gelmediyse flört yolunu da seçse X Hanım, ve onun nezdinde onun gibi düşünen herkes, yine bekar olacaktı.



Tekrar teyit ediyorum;
X hanım ya da onun durumunda olan herkes için söylüyorum, kendim içinde, üniversiteyi bırakın, orta okulda flört olayına girmeye başlasaydık nikah vaktimiz gelmediği için bugün yine bekar olacaktık.

Evlilik saatinin iradey-i külliye ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de saatine müdahale edemeyiz, ama şu an olduğu gibi onu helal yoldan istemeye devam edebiliriz.

İşin bir de şu kısmı var. Dün gelen yorumlardan birinde İslami evlilikle alakalı şöyle bir cümle geçiyordu;


"Ben Allah için böyle bir hassasiyete büründüm o yüzden Allah bana tez vakitte en güzelini verir"

Bu düşünceyi de anlıyorum ama ya Allah'ın evliliği vermemesi bir ödülse... Ya da evleneceğin insanı senin için hazırlıyorsa... Ya da bu amelini kabul eden Hz. Allah, seni sevdiği bir kul olarak imtihana tabii tutuyorsa... Daha binlerce olasılık... Bu durumda bize düşen tevekkül oluyor. 

Olanda bir hayır varsa, olmayanda bin hayır vardır...

Yine gelen yorumlarda birisi şöyle demişti;
Her kader kendi çabasına bağlı.

Burada yani evlilik hususunda muhafazakar bir kıza düşen çabanın eş aramak için çabalamak, flört yoluna tevessül etmek olduğunu düşünmüyorum. Bize düşen çaba duaya sarılmak, ibadetlere sarılmak, olmayınca ölecekmişsin gibi çok istemek...

Olmayınca ölecekmiş gibi istemekle de Hazret-i Ömer'e atıfta bulunuyorum.

Bir âma gelip Hazreti Ömer'e, dua ediyorum, ediyorum gözlerim açılmıyor diye dert yanınca, Hazreti Ömer o kadar celalleniyor ki, mescide gir ve dua et, eğer gözlerin açılmadan dışarı çıkarsan kelleni uçururum, diyor. Hazreti Ömer'in şiddeti, celali malum, dediğini yapar. Amâ müslüman ölüm korkusuyla öyle içten, öyle çaresiz dua ediyor ki gerçekten duasına icabet olunuyor ve mescitten gözleri görür olduğu halde çıkıyor.

Bu noktada gerçekten evlenmeyi ne kadar istiyorsunuz, ne kadar çabalıyorsunuz, bunu da ölçüp tartmalı diye düşünüyorum.

Gelenler yorumlardan yola çıkarak vereceğim tavsiye; evliliği nihai bir hedef olarak görüp amaca kilitlenmeyin. Evlenmeyi beklemeyin, beklenti haline getirmeyin. Beklerken kendinizi ihmal etmeyin, hayatınızı yaşayın. 

Kendi yolunuzu çizin ve ilerleyin.

Bu yolda karşınıza kısmetinizin çıktığı yerde yola beraber devam edin, gereken durumlarda rotanızda bazı ortak değişiklikler yapın.

Not: Aslında ciddi yazılar yazmak bana çok ağır geliyor, özellikle konu evlilik olunca ahkam kesmekten de hoşlanmıyorum. Evlilik yazılarımı bilirsiniz hep işi sulandırırım. Ama sanırım bunları yazmam gerekiyordu.Sürç-ü lisan ettiysek affola!

26 yorum:

  1. Olaya külli irade ekseninden bakınca bu düşünceleri onaylamamak elde değil fakat ben hala bu seçiminin Külli irade ile mi cüzi irade ile mi alakalı olduğu konusunda şüpheliyim. Bence Allah karşımıza seçenekler çıkarıyor fakat evlenip evlenmemeyi ya da kiminle evleneceğimizi biz seçiyoruz. Yani nasip kısmet olayına çok inanamıyorum. En iyisini Allah bilir.

    YanıtlaSil
  2. Doğru. Misal ben düşünmedim kafamı yormadım. Flört olayına girmedim. Çıkan taliplerimle hep görüştüm.
    Son karar eşimde kıldım.
    Bunun çok sebebi var.
    Erken yaşta evlenebilirdim. Yaşım geç evlendim ama o aradığım kriteri de buldum.
    Ve biliyor musun... O kriteri senin sayende keşfettim. :)
    Senin o yorumunu okumasaydım belki şuan evli bile olmazdım ya da başka biriyle evli olabilirdim.
    Işte bu kader bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve biliyor musun... O kriteri senin sayende keşfettim. :)
      cümlesini okudum ve ben şok :D Bana da söyle de bilmediğim bir şey varsa yapayım belki faydası olur. :DD
      Şaka bir yana birinin hayatına böyle dokunmuş olmak of! tüylerim ürperdi ^^

      Sil
    2. Hangi yorum o acaba bizede söyleyin lütfen belki bizde keşfederiz bir şeyler o yorum sayesinde :)

      Sil
  3. Çok çok evlenmek isteyen insanlarda hep evlilikle herşeyi çözüp hayatın tamam olacağı algısını seziyorum.oysa herşey evlendikten sonra başlıyor.bu şekilde yaşayanlar evlilikte çok ciddi sorunlar yaşiyor.
    Dikkatimi çeken bir diğer husus,hususen kızlarda "ben helal bir halde eşimi bekledim evleniyorum herşey şahane olacak"düşüncesi.e imtihan dünyası...hiçbir şey her zaman her an şahane değil.
    Benim gözlemlerim hep bir sonuca varıyor.ilâhî bir kanun işliyor..feleğin çarkları keyfimiz için değişmez ya....
    Bize düşen dua tevekkül..her şey için..hususen anne duası almaya bakın..
    Sevgilerimle
    Asel

    YanıtlaSil
  4. Çok faydalı bir yazı olmuş. Allah razı olsun senden Nabrut abla :)

    YanıtlaSil
  5. Şu yazıda hiç bir şeyi değiştirmeden altına imzamı atarım Namrutcum .
    RKY :)


    not: bunu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum ^^ Aynı düşündüğümüze çok sevindim

      Sil
    2. Teşekkür ediyorum ^^ Aynı düşündüğümüze çok sevindim

      Sil
  6. kesinlikle doğru..

    hayat yoldaşı Allahın takdir ettiği kaderde yazılıdır..

    insanın gideceği yol ise cüz-i irade ile olacaktır..

    Allah önceden Kadın ve Erkeği birbirlerine emanet etmiştir,

    yani her halukarda Allahın dediği olur..

    YanıtlaSil
  7. Kalemine ,yüreğine sağlık çok güzel yazmış ve anlatmışsın. Anlayabilene 😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orası öyle. Anlayan, amel edebilen, itikat edebilene... Kalbi hala rakik olana..

      Sil
  8. "arkadaşlarım, evli mutlu çocuklu şarkısını türkü yapıp çığırırken ben neden bu sene de bekar gezelim şarkısıyla dımtıs yapıyorum" ay çok güldüm bizimkiler bana evlen evlen diye bastırdığında hep bu şarkıyı "dımtıs dımtıs" yaparım bende. Bir de bak çok doğru; olmayınca ölücek kadar istemeyince, lisan-ı hal ve lisan-ı kal ile dua etmeyince için birşeyleri kısmet etmiyor Allah.. Yazını çok keyifle okudum ablacım😙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın :)
      Güzel ve anlam yüklü bir şarkı ama değil mi? Keyfini çıkar bekarlığın. Doğru zamanda doğru insanla karşılaşman dileğiyle :*

      Sil
  9. Bu sözlerinizin üzerine bir söz daha söylenmez sanırım o kadar güzel anlatmışsınız ki insanın yüreğine şu serpiliyor. Dediğiniz gibi bizim yapabilecegimiz tek şey samimiyetle dua etmek. Rabbim hepimiz için en hayırlısını nasip etsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir duygu geçirebildiysem ne mutlu bana. Allah gönlünün muradını versin.
      amin

      Sil
  10. Ne kadar doğru ve güzel yazmışsınız. Nasip gerçekten en önemlisi. İnşallah nasibimiz mutlu eder hepimizi:)

    YanıtlaSil
  11. Sosyal medya insanları kötü etkiliyor. Bazıları çok çabuk etkilenir, özenir. Böyle çabuk etkilenen kişiler sosyal medyaya girmesinler. Kıyafetine önceleri çok dikkat edip sosyal medyada daha güzel görünmek için taviz verenler gördüm. Üzüldüm. Flörte de oralardan özenenler oluyor. Fotoğraf koymak istiyorlar. Sosyal medya keşfedilmeseydi keşke. Dünyada benim gibi diyenler de mevcut. Adımı gericiye çıkaranlar olabilir. Ama değerlerimiz, kültürümüz, psikolojimiz bu like almak uğruna bozuluyor. Para da çok harcatıyor sosyal medya. Bu arada sınırını bilen, kimseye özenmeyen, kendi benliğini koruyabilen kullanıcılara da saygım sonsuz. Fakat dediğim gibi gençler farklı yaşam tarzlarına özeniyor. Huzuru çok yanlış yerde arıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu blogta sana gerici diyecek biri çıkmaz. Öylesi beni de gerici bulduğu için zaten okumuyor, sorun yok :)
      Yorumuna gelirsem;
      ne diyebilirim ki noktası virgülüne kadar doğru...

      Sil
  12. Bir arkadaşımın abisi 22 yaşındayken ondan birkaç yaş büyük bir kız evlerine misafirliğe gitmiş. Abiyi beğenmiş olacak ki, kızların odasına geçtiğinde arkadaşıma "Abiniz bekar mı? Bekarsa evlilik için görüşmek isterim" demiş. Bu ay düğünleri var inşallah:)

    Ben şahsen evlilik işlerinden anlamam. Ancak bence bu olay helal evlilik yolu isteyen, ama kısmet çıkmadığını düşünenler için çok güzel bir emsal. Eğer biri gerçekten evliliği çok istiyorsa, utanmaktan veya reddedilmekten korkmamalı. Direk erkeğe söylemesi de elzem değil. Helal yoldan, erkeğin bayan akrabalarını araya sokarak bir teklif götürmekte mahzur yok (diye düşünüyorum).

    Neyse, Allah hepimizin kalbine huzur versin inşallah. Ben yine kabuğuma çekiliyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama zaten bu örnek de görücü usulüne bir örnek :D
      Yani usulde illa erkek tarafı kız tarafına talip olmalı diye bir şey yok. Usulde gerekli olan helal çerçevesinde olması. Kaldı ki rivayet olunur ki Peygamber efendimize talip olan da Hazret-i Hatice'dir.
      Doğru düşünüyorsun yani sorun yok. ^^
      Amin diyorum.

      Sil