Kıbrıs Üniversiteleri hakkında çok detaya girmeyeceğim.
Kısa kısa değinmem gerekirse;

  • Ülke inanılmaz pahalı. Devlet yurdu tabii ki yok. 
  • Okulların kendi yurtları ve özel yurtlar var. Verdiğiniz para ile yurttan aldığınız hizmeti kıyaslayamam bile. 
  • Eve çıksanız öğrenciye verilen evlerde yıllık kira alınıyor. Aylık 400 sterlin'den aşağı "oturulabilecek" ev bulmanız imkansıza yakın.
  • Bunun yanında elektrik su faturaları hakkında şöyle bir bilgi vereyim siz bir hesap yapın, bize Ankara'da 150 lira gelen elektirik faturası burada 750 geliyor. Biz aynı biz, tüketim aynı ama gelen fatura böyle.
  • Uçak biletleri 200 TL'den başlıyor, gidiş geliş masraflarınızı da hesap edin.

Burslu geleceğim ama ben diyenler için de bilgi vereyim;


  • Bursunuzun düşmesi için elllerinden geleni yaparlar. Düşüremeseler bile siz, düşmesin diye uğraşırken kanser olursunuz. 
  • Burslu değilseniz de yine yaza ders bırakmak için uğraşan yukarıdan "görevli" bazı ders hocaları olur ki ekstra ders ücreti tahsil edebilsinler. 
  • Burada attığınız adım paradır, yani. Öğrenciyi nasıl yolsak diye gece gündüz düşünürler.


Ayrıca burada inanılmaz bir fuhuş ve eroin batağı var. 
Onlarca gece kulübü ve kumarhaneye elbette ve maalesef kadın lazım. Buralara çalışan mafyanın okullarda gezip kız topladığını biliyoruz. Bursu düşen, dersten kalıp ailesine söyleyemeyen ya da gözü boyanan kızların sonu.... 



Kıbrıs'ta eğitim kalitesi mevzusuna gelirsek; 

  • Lise seviyesinde. 
  • Çoğu bölümün devam zorunluluğu yok. Var denilen bölümlerde de kaytarmak çok kolay, umursayan yok.
  • Yakındoğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Pkk'nın tekelinde. Birçok örgüt üyesine buradan derslere hiç devam etmeden diploma verildiğini biliyoruz. Daha birçok böyle bölüm var. 
  • Şunu da ekleyim; bazı üniversitelerin iyi bir akademisyen kadrosu toparlayabilen, işinin hakkını veren bölümleri var, ama onu da iyi araştırmak lazım. 

Sonra siz buraya gelmeden önce Türkiye'de üniversitelerini tanıtan, her şeyi tozpembe gösteren, ver coşkuyu gençlere kıvamında çalışmalar yaparlar, kanmayın.

En basit örnek vereyim;

Saat başı kalkan ücretsiz okul servisleri diye sizi tavlamaya çalışırlar. Evet, güzergahı geniş ve her okulun kendine ait saat başı kalkan ücretsiz servileri var, okula ulaşım sağlayan.

Ama...

Bu otobüsler 40 kişilikse bir otobüse düşen öğrenci sayısı 80 kişidir. Pastırma olarak yolculuk etmeniz gerekir. Yetmese de yeni sefer ya da otobüs koymazlar, çünkü öğrenci yolunacak kazdır, ne kadar kar o kadar iyi!

Şunu belirteyim; bu ülkeyi bir Hindistan gibi düşünün. 3. Dünya Ülkesi. Ulaşım ağı diye bir şey neredeyse yok. O otobüse binmez kendim özel otobüsle, dolmuşla falan okula giderim diye düşünmeyin. Çünkü yok. 

Aklıma ilk etapta gelenler bunlar. Daha başka sormak istediğiniz bir şey olursa yorumlarda cevaplarım.

Bana şöyle de demeyin, falanca arkadaşım, akrabam, tanıdığım orada okudu hiç öyle senin gibi anlatmıyor. 

Kimse aldığı eğitime tu kaka demez.

Ayrıca burada okuyan bazı insanlar nedense Türkiye'de istediği yeri kazanamayıp buraya mecbur kaldığı için bir gocunma, bir nevi kompleks duyuyor. Yaşadığı olumsuz şeylerden bahsedip kendi sefaletini gözler önüne sermek istemiyor, bunu gurur meselesi yapıyor. Gözlemlerim bu sonucu çıkarmama yardım etti. 

Diğer bir kısım ise bir başka ülkede ailesinin asla ulaşamadığı bir yerde kendi başına, özgür yaşamayı, tüm sefalete ve eğitimin zayıflığına rağmen, kâr sayıyor. O yüzden burada geçirdiği günler ona sefalet değil sefahat geliyor. Çünkü bu ülkenin öğrenciler için bazı avantajları da var. Onu da sonraki bir yazımda ele alacağım.

Tabii bunların genelleme olduğunu da hatırlatmak isterim.