Bir Evlenememe Hikayesi - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

2 Ekim 2018 Salı

Bir Evlenememe Hikayesi

Bir mail aldım.
Çok zor bir soru geldi. Soru hem bana hem de size ama ben sizi dinledikten sonra bir yazı kaleme alacağım. Durumu nereden ele alacağımı bilemiyorum. Düşünmeye ihtiyacım var, sanırım.

Merakla yorumlarınızı bekliyor, sizi X Hanım ile baş başa bırakıyorum.


Nabrut merhabalar. Bu güzel, özenli blog ve emeklerin için hem teşekkür hem de tebrik etmek istiyorum öncelikle. Bir kaç senedir blogunu takip ediyorum ama yazmaya karar vermem Mehmet Bey’in mektuplarını gördükten sonra oldu diyebilirim. Bir beyefendinin gözünden işin diğer tarafını öğrenmek okumak gerçekten güzel bir deneyim oldu. Bende aslında biraz kendimden bahsederek hem sana hem de takipçilerine bir soru yöneltmek yöneltmek istiyorum.

Ben bu ay yirmi altı yaşına girmiş, öğretmenlik mesleğinin beşinci senesine başlamış muhafazakar bir ailenin ikinci kızıyım. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunu olduğum için insan psikolojisine zaten az çok aşinayım ama kendimi geliştirmek için yüksek lisansıma da devam ediyorum. Bir kaç sene ilgim olduğu için resim kurslarına gittim amatör olarak kendi kendime bir şeyler karalıyorum. Hiç alakam yok, çok iyi de anlayamıyorum ama fizik ve astronomiye inanılmaz bir ilgim var. Anlayacağınız kendimi geliştirmek için uğraşıp duruyorum. Fakat son zamanlarda etrafımdaki pek çok arkadaşımın evlendiğini, ailemin de sürekli bu konuyu gündeme getirdiğini söyleyebilirim. 

Ailemin muhafazakar olduğunu söylemiştim. Babam biz liseye başlarken ilerde eşinizle birlikte yürürken utanmadan başınız dik yürüyün demişti. Ablam ve bende bu konuda hep dikkatli olduk. Ben bu yaşıma kadar kimse ile yakın bir ilişki kurmadım, sevgili olmadım. Başlangıçta bu ailemin öğütleri içindi ama zamanla bende sağlıklı ilişkiler olmadığını gözlemlediğim için kendim bunu tercih etmedim. 



Üniversitede babam şakayla karışık okulu bitirin, aklı başında efendi biri olursa beğendiğiniz ben gider isterim demişti. :) Ben görücü usulü evliliği daha sağlıklı buluyorum çünkü ailelerin uyumunun evlilikte çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda ailesi kişinin güvencesidir bence. Birini tam anlamıyla görüşerek tanımam zor ama ailesini gözlemleyerek benim ailemde bir fikir sahibi olabilir, bu bana güven verir açıkçası. Bu yaşıma kadar da aileme iletilen taliplerden kriterlerimize göre hiç görüşme aşamasına geçmediklerim oldu, evlenme maksadı ile yalnızca bir kişi ile iki günlüğüne görüştüm kendisi yurt dışında olduğu için telefon üzerinden sağlıklı bir iletişim kurulamayacağını düşünerek fazla uzatmadan görüşmeyi sonlandırdım. 

Gelelim sana ve değerli takipçilerine sormak istediğim soruya. Ben lisede de üniversite de sevgilileri erkek arkadaşları olan pek çok muhafazakar denilebilecek arkadaşımın şu an başka insanlarla evlendiğini yuva kurduğunu görüyorum ve nerede hata yaptığımı düşünüyorum. Evlenmek kendi düzenimi kurmak istiyorum ama evleneceğim hayat paylaşacağım insanın beni bulmasını umut ederek tüm hayatımı geçirebileceğim düşüncesi de beni korkutuyor açıkçası. Çok mu seçici oldum birileriyle gezip görüşmeli miydim ailemin uygun gördüğü kuralların dışına mı çıkmalıydım, benim gibi düşünen beyler yok mu gibi aklımda pek çok soru var. Nerede hata yaptığım konusunda hem senin hem takipçilerinin kıymetli yorumlarınızı merakla bekliyorum. 

Sevgiler. 

65 yorum:

  1. Merhabalar, X hanım sizi çok iyi anlıyorum. Benzer bir durumun içerisindeyim. Artık bazı insanların gerçekten daha nasipli olduğunu düşünmeye başladım. Bu arada acaba görüşse miydim ailemin uygun gördükleriyle demişsiniz ya hani, inanın kaderinizde yoksa bir şekilde görüşürken olmayacaktı. Ben hem ailemin uygun gördüğü, hem de bizzat beğenip kabul ettiğim birisi ile görüşmeye başladım ve nişan arefesinde beyefendi evliliğe hazır olmadığını söyleyerek sonlandırdı. Yani bu noktada benim nasıl bir çabam olabilirdi bilmiyorum. Tutup kolundan nolur evlenelim ben seni hazırlarım diyemezdim kesinlikle. Bazen olmadı mı olmuyor. Her kader kendi çabasına bağlı demiş geçenlerde biri anneme. Bu konuda nasıl bir çaba sergileyeceğimi de bilmiyorum. Benim de fazlasıyla rahatsız olduğum bir konu. Etrafımdaki insanlar giderek azalmaya başlıyor evlenen evlenene. Onlar adına seviniyorum; fakat bambaşka birine dönüşüyorlar. En iyisi birbirimize dua etmek sanırım. Her duamda sizi de anacağım inşallah, Allah en güzelini ve hayırlısını tez zamanda nasip etsin...
    Nabrut Hanım Allah sizden de razı olsun... Zevkle okuyorum her şeyi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah sizden de razı olsun, yolunuzu açık bahtınızı güzel etsin.
      Yazdıklarınıza cevap mahiyetinde bir yazı yazacağım için uzatmıyorum. Yazar adına teşekkür ediyorum

      Sil
    2. tevafuk üzere bende geçenlerde "biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık" (isra,13) ayetini okudum bir yerde ve evlilik üzerine düşündüm ne yapmalıyım bunun için nasıl çabalamalıyım ? diye sordum kendi kendime. sevgili bulup yaşım gelince de evlenebilirdim evet ama sevgililik bana göre haram kısmına giren bir ilişki türü. helal yolda nasıl kısmetini arayabilir insan, hele ki kadınlar? bu cidden kendime sorduğum ancak cevabını bilemediğim bir soru

      Sil
  2. Birilerini tanımak için kendisine şans versin. Bu kadar duvar örmesin. Demiş ya arkadaş tanıdığım muhafazakar arkadaşının evlendiği kişinin farklı olduğunu iyi insan olmadığını nerden biliyor. Hayatta iyi ve kötü insanlar Allah iyiler çıkarsın hepimizin karşısına. Bu arada herkesin bir kısmeti muhakkak vardır kiminin geç kiminin de erken .

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, bu evliliklerle ilgili yazılar gördükçe evli olarak bende bir şeyler yazayım istedim. Ben eşimle tanıştığımda açıktım, ailem muhafazakar bir aile ama ben okul vs derken kapanmayı hiç düşünmedim. Eşimden önce de görüştüğüm insanlar oldu bunu da belirteyim. Eşimle 13 yıl önce internetten tanıştık, şu anki zamanla o zamanı kıyaslarsak her şey çok daha masumaneydi şimdi internet maalesef farklı bir pazar. eşim aileden destek görmeyen, karmaşık aile yapısı olan, içki içen, maddi olarak resmen berbat bir durumdaydı. tüm olumsuzluklara, aileminde istememesine rağmen içindeki temizliği gördüm ve hamd olsun beni yanıltmadı.Annem, 2 gün sonra seni bırakır, askere gitmemiş, hiç bir şeyi yok vs vs bir dünya laf söyledi ama alnımıza yazıldı ya oldu. zor oldu ama ben her konuda destek verdim, okulunu bitirmesine, maddi olarak, ailevi olarak. Bunları yapmamdaki sebep ona olan güvencimdi, hiç bir zaman bana bakamaz diye şüphe içinde olmadım. Rabbimin de yardımıyla şimdi ikimizde çalışıyoruz ve hayalini bile kuramadığımız bir hayatı yaşıyoruz.
    Bunları yazmamdaki sebep evlenme durumu ne zorlamayla, ne de istemeyle oluyor. Belki ben çok kaderciyim ama bir vazgeçiş ikimizi de farklı yerlere götürebilirdi. Kapalı olmamak lazım, sabit fikirli olmamak lazım. İstemem dediğinizi tüm özelliklere sahip biriyle de mutlu olabilirsiniz tam tersi de olabileceği gibi. Şu da var ki bir şeyi ne kadar çok istersen o kadar uzaklaşır senden,Mehmet beyin durumunda olduğu gibi. Biraz kadere birazda akışına bırakmak lazım. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına teşekkür ediyorum öncelikle...
      Hikayeniz farklı bir sona da gidebilirdi ama demek ki iki tarafın da niyeti halisaneymiş ve bu güzel sona bağlanmış Allah bir ömür iyi ki dedirtsin

      Sil
  4. Yapılan bir yanlış göremedim. Arkadaşımız doğru olanı yapmış. Sadece sabır gerekiyor böyle zamanlarda. Benzer süreçlerden geçmişiz ben de öğretmenim henüz atanamamış olsam da :) Aynı şeyleri yaşıyoruz. Onun benden farkı atanmış olması sanırım . Önerim mesleğine sıkı sıkı sarılması. Çünkü ben bunu elde etmek için çok uğraşıyorum. Gerisi nasip kısmet. Allah herkesin gönlüne göre versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyor sana da en kısa zamanda atama diliyorum ^^

      Sil
    2. Amin . Dua istiyorum 🙏

      Sil
  5. Mesele tam da kelin merhemi olsa meselesi. Bu muhafazakar kızlarla muhafazakar erkekleri bir araya getirip muhafazasız bir iletişim kurmalarını sağlayacak yeni bir uygulamaya ihtiyacımız var. E-Devlet üzerinden E- Evlilik platformu kurulsun. Kriterleri birbirleri ile uyumlu olanlar sistem üzerinden eleştirilsin. Eşlerin birbirini tanımasına fırsat verilsin. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına duyurulur. Bu çileye bir son verin artık. Zira sosyal devlet olmak bunu gerektirir.😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına teşekkür ediyorum ^^

      Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na dilekçe verelim :)

      Sil
  6. Yani böyle yazıları okuyunca ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum kızkardeşim geliyor aklıma o da lise de elektrik elektronik okudu sınıfta sadece 3 kızdılar ama kimseyle çıkmadı yada bir münasebeti olmadı 2 yıl bi üniversite okudu ordada olmadı sonra dgs yle 4 yıllık bir bölüme geçti şuan dördüncü senesi halen hiçkimse ile bir münasebeti yok okulların arasında da hep birer sene ara verdi geçenlerde bana dedi ki abla dedi ben sanırım bugüne ait değilim bir erkek bana baktığını farkettiğimde kesinlikle o tarafa bir daha bakmıyorum ama arkadaşlarım gözlerinin içine içine bakıyor ben bunu kendime yakıştıramıyorum muhakkak benim de bir nasibim var biliyorum ama bu durum çok canımı sıkıyor hiçkimse içinde bulunmadığı bir durumu tam manasıyla idrak edemez ama sanırım bin insan tarafından sevilmek hissine ihtiyaç duyuluyor ve etrafta ki insanlardan dolayı da sanki birşeyleri kaçırıyor olma hissi insanı üzüyor ,ben kendimi temiz tutarak aslında hem kendimi hemde nasibimi koruyorum demişti birisi ama gerçekten bu çağda çok zor bir durum bu hem mehmet beyden hem de hanımefendiden hemde kendi kardeşimden çok iyi anliyorum durumu Allah gönlünüzdeki muradınızı versin demekten başka birşey gelmiyor elimden.

    YanıtlaSil
  7. bazen bunları kendime ben de sorsam da maalesef dönüp baktığımda bunun zıttı istediğimiz gibi örneklerin de olduğunu ama artık çevre baskısından mı yaştan mı bilemiyorum kendimizde bir şeyleri değiştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz, geçmişi sorguluyoruz sanırım, bir de şöyle düşünün o arkadaşlarınız evlendi mutlu ama eşleri sizin aile kurmayı kabul edeceğiniz bireyler mi ? kötü kişilikler manasında demiyorum , yaşayış tarzı olarak daha önce uzun sevgililikleri diyeyim yani evlilik gibi bir durum henüz gündemde olmadan gönül bağı kurmuş-yaşamış kişileri , işte dediğiniz gibi 2-3 yıllık ilişkileri vardı ama ayrıldıktan 1 yıl sonra başka birisi ile evlendi , böyle biri karşınıza çıktığı zaman elbet mutlu olabilirsiniz ama onu tanımadan önce kabul eder miydiniz? istediğiniz bu mu ? kimseyi yargılamak manasında yazmadım öncelikle ama yazan kişinin yaşamını baz alarak kendisinde hata var gibi düşüncelere girmesini de istemem , çevrenizde eminim sizin istediğiniz gibi evlenmiş , mutlu insanlar da vardır , tek taraflı düşünmeyin derim , ama elbet ki taliplerinize ya da çevrenizdeki karşı cinse karşı tutumlarınızı düşünmeyin demek değil bu , belki çok yakınınızda istediğiniz gibi biri var ve cesaret edemiyor , insan her zaman kendini tartmalı , sorgulamalı ama yanlış düşüncelerle değil , dönün ve bakın etrafınıza kimleeeer kimleeeer evlendi değil mi ? En nihayetinde nasip , dualarınızdan eksik etmeyin , isteyin ama nasip değilse de maalesef türkiye şartlarında hayatın sonu gibi aksettirilse de hayatın sonu falan değil , çevre baskısını düşünmeyin , elbet anne - babalarımız güzel günlerimizi görmek ister ama Allah bizi böyle imtihan etmek istiyorsa da elden ne gelir , bekarlar bi eve çıkarız ,bi kaç kedi-köpek de aldık mı daha ne olsun , haberleşelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahah :D Bekarken tek yaşamak en iyisi :D

      Yazar adına çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  8. Malesef bu flört çok yaygınlaştı, normalleşti. İnsanlar okulda ya da çevresinde arkadaşlık kurup iş ciddiye binince ailelere haber veriyor, sonra evleniyorlar.

    YanıtlaSil
  9. Selamün aleyküm Nabrut abla, bu tarz gerçek hayatı anlatan yazıları gerçekten çok sevdiğimi söylemeliyim evvela. Ardından; yaşım çok ileri değil, gencim ve değil sevgili yapma konuları, henüz evlilik görüşmesi deneyimim bile olmadı. Ama yazı sahibinin sorularına gelirsek bu hayatta herkesin bir nasibi olduğuna ve o nasibin zamanı gelince bizi bulacağına inanıyorum. Bir sürü insanla gezip çıkan ve ardından başka insanlarla evlenen insanların, evlenebilmelerinin birileriyle gezip dolaşmak sayesinde olduğunu zannetmiyorum. Onlar zaten tamda evlendikleri vakitte evleneceklerdi ve o vakte kadar zamanlarını başkaları ile tecrübe kazanarak, bilgi sahibi olarak harcadılar. Yazı sahibinin bahsettiği muhafazakar kesimden insanların da bunu yaptığını görmesine gelirsek bende gördüm, hatta yakın sayılabilecek bir arkadaşımı bile bu konuda bir çok farklı kişi hakkında uyardım ve şimdi bir başkasıyla evli. Yani demem o ki, böyle birileriyle gezip tecrübe edinenlerin yüzde doksanları gezdikleri insanlarla ilişkilerini ciddiye bile bindiremiyorlar. Soru yazısını yazan kişiyle bakış açımız benziyor gibi görünüyor. Bende görücü usulü evliliğin çok daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Aklına takılan, seni rahatsız eden herşeyi enine boyuna ve tamamen etki altında olmayan bir bakış açısıyla değerlendirebilir ve buna göre hayatının geleceğine naçizane karar verebilirsin. Gel gelelim bununla beraber, her ne kadar evlilik işlerinde görücü usulü ile çalışsan ve aileleri kendine uygun seçmeye çalışsan da bu maalesef her zaman istendiği gibi olmuyor, aileler göründükleri kadar 'sizin gibi' çıkmayabiliyor. İşte burada da 'Nasip böyleymiş' deyip geçmek zorunda kalıyorsunuz. Yakinen biliyorum emin olabilirsiniz.

    Hasılı kelam nacizane fikrimi belirtmek isterim ki, kesinlikle beklemekle yanlış olanı yapmıyorsunuz. Genç kızlığa adım attığım ve o bilince vardığım günden beri daima en büyük korkularımdan biri ailemin yüzünü yere baktırmak olmuştur ve de ileride ki eşinle eline bir başkasının eli değmiş olarak evlenmiş olmaktır. Yazımın güzelliği konusunda endişeliyim ama tekrar tekrar belirtmek istediğim tek şey; sonuna kadar doğru yapmış olduğunuzdur. Lüten sizin hassasiyetinizi göstermemiş ama yine de evlenmiş olan arkadaşlarınızın hayatlarının ve evliliklerinin bakış açınızı ve kararlarınızı alabora etmelerine izin vermeyin. En kısa zamanda dualarınıza kavuşmanız temennisiyle, Allah'a emanet olun.

    Böyle güzel yazılarla aramıza köprü olduğun için teşekkürler Nabrut abla ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu risk maalesef her zaman var:
      "aileler göründükleri kadar 'sizin gibi' çıkmayabiliyor. İşte burada da 'Nasip böyleymiş' deyip geçmek zorunda kalıyorsunuz." Ama evliliğe karşı bu güzel düşüncelerini hiç bozma e mi?

      Ben de yazar adına teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  10. Yanlış yerde beklersen çürürsün diye bir cümle var çok sevdiğim. Bazen acaba yanlış yerde mi bekliyoruz diyorum. Allah iki cihan saadeti yaşatacak eşler nasip etsin inşallah bizlere.

    YanıtlaSil
  11. Kurallari ailesinin koydugunu dusunerek mantik hatasi yapiyor, madem muhafazakar islam hukukuna gore evlilik nasil yapilir tabii ki ona gore davranmali.Kaderinde nikah varsa seni bulur.Haram yollara tevessul etmek dunyada mutluluk gibi gorunse de ila nihaye insanın yıkımıdır.

    YanıtlaSil
  12. Yani benim şahsi fikrim senin yetiştiğin değerler ışığında bugüne kadar sergilediğin tavır en güzeli ve tavrin da hata aramaman gerekir; çünkü inandığın dine ait tabular bunlar.Evlenmek istedigini ve umut ettiğini söylemişsin aynı zamanda gelecek olanı beklediğini, sabır göstermenin en zor olduğu zamanlar aslında önümüze gelecek olan takdirin en güzel olacağı zamanlar. Bence değerlerinden vazgecme , kimseyi kınama -kınadığını yaşamadan ölmezsin aman dikkat- büyük söz söyleme ve evlilik isteğiyle gelindiği zaman kibirlenme. Evlilik kaderdir ama senin duan ve amellerin de yol göstericidir kadere der ve şu alıntıyı da paylaşıp giderim ; sahabenin " Falan kadınla evlenmek istiyorum, dua buyurun."demesi üzerine peygamber efendimiz ;
    "Eğer sana İsrafil, Mikail ve... Hamele-i Arş [a.s] dua etse, araların da Bende bulunsam, gene sen ancak senin için yazılan kadınla evlenirdin." Hayırlısı neyse o olsun senin için

    YanıtlaSil
  13. X hanım affınıza sığınarak hata yaptığınızı soruyor değil de sizinle aynı durumda olan insanları duymak istiyor, bu şekildeki tavrınızı değiştirmeyecekseniz bile en azından alternatif olarak ne yapmanız gerektiğini bilmek istiyor gibi geldiniz bana. Elbette bu düşünceleriniz kesin vardır demiyorum olsa bile beis yok zaten ve yersiz düşünceler değiller. Örneğin bende önce aile eksenli aynı düşünceden beslenip daha sonra kendim bir usule göre evlenmeyi bekledim. Hala bekliyorum. Bu şekilde belirli bir zamana kadar sonuç almamış olmanız içinde bir yerde hata olmuş olmasını gerektiriyor mu? Belki biraz daha zamana ihyacınız vardır. Klasiktir nasipler vakitlere esir. Siz kendinize düşeni yapmışsınız. Niçin henüz olmadı diye sizinde flört etmeli miydim gibi bir soru aklınıza çıkmış olsun? Hadi diyelim hatanız tabirinizle -gezip görüşmemeniz- olmuş olsun o şekilde olmuş olsaydı şuan evlenmiş olacağınızın garantisi varmıydı ki? Geçmişte yapılmayan şeyler artık varsayım olarak konuşulmaya mecbur kalıyor. Siz belki önceki hesabı değilde size gelen taliplerinize olan tutumu belki değerlendirmelisinizdir. Kriterlerinize uymadığı için görüşmediğiniz insanlar vardı. Belki kriterlerinizi yeniden düşünmelisiniz, belki görüşmek için insanlara şans vermelisiniz. Belki bizzat size gelen insanlara düşüncelerinizi iletip görüşüm budur niyetiniz görüşüme uygunsa aile yapınızı bilmek istiyorum sonra düşünmeliyim dediniz mi? Ya da diyemez miydiniz? Birde ailesini tanımaktan kasıt? bir insan ailesini yansıtır, ailesi de bir insanı... tamam dediğiniz doğru ama bir insanı tanımak zaten zorken aile yapısına göre bu insanın ailesi bu olduğuna göre bu insanda bu olmalı demekte riskli bir yargı değil mi? Aile yapısının aksine bir karaktere sahip birisi de olabilir bu insan. Hatta aile kendi yaşam tarzının dışında bir karaktere sahip olabilir. İnsanlar bazen kalıplarının içindeki gibi değildir. Bana sizin bireyden ötede aileye kadar kalıplarınız var gibi geldi. Belki düşünmeniz gereken nokta burasıdır. Affınıza sığınarak bir şeyler söylemek istedim umarım sürç i lisan etmemişimdir. Allah tüm bekleyişlerinizin yerini tutacak bir müjde versin size inşallah.



    Dipnot: birde eklemek istiyorum ki - gezip görüşüp gezip tozup gibi söylemleri bence dikkatli kullanmakta fayda var bu şekilde evlenen insanlar da mevcut. Sizin kanaatiniz bizim kanaatimiz farklı olabilir ama insanların yaşamış olduğu bir durum bu. Ben açıkçası bu kalıbı biraz kırıcı buluyorum. Bunu da ben söylemek istedim Nabrut. Yine güzel bir soru ile bizi karşılaştırdığın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Dipnot'a cevabım ise haklısın, gezip tozup tabiri özellikle kadın adına aşağılayıcı oluyor onu tanışıp görüşerek flörtleşerek diye değiştirelim.

      Sil
  14. Aynı konu üzerinde bir arkadaşımla geçenlerde durduk. X hanım ile benzer durumlardayız. Ikimizde 25/26 yaşlarındayız ve ortaya konulan sebeplerden dolayı mı desem evlenemedik bu güne kadar. Ailelerimizin bizlere öğütlediklerini benimsedik ve her daim bu konularda mesafeli ve erdemli davranmaya çalıştık. Doğru olanda bu. Yalnız yaş ilerleyince çevredeki insanlar senin erdemli tavrını değersiz görmeye başlıyor ve tek sorun senin bu güne kadar niye evlenemediğin oluyor. Hayatta başarısız olmuş oluyorsun onların gözlerinde. Bende isterdim evlenmiş olmayı yada yakın zamanda evleniyor olmayı, yinede hata ettiğimizi düşünmüyorum. Yazar kardeşimizin ve aynı durumda olan diğer kardeşlerimizin Allah gönüllerine göre hayırlısını nasip etsin.

    YanıtlaSil
  15. Sevgili yazar; hislerime tercuman olmussunuz diyebilirim. Gelen cevaplari ben de ilgiyle okuyacagim. Bakalim neymis? Gerci ben de su an 23 yasimda olmama ragmen yazdikkarinizi okuyunca 3 yil sonraki beni gormus oldum. Bu gidisatimiz dogru mudur? Biri aciklarsa sevinirim. Fakat ne kadar dusunursem dusuneyim yine de haram asklar bana cazip gelmiyor. Yani Rabbim cikaracak karsimiza helalinden hos birini. Niyetimizi temiz tutalim diyorum ben. Fakat biz niyetimizi temiz tutarken de yaş aliyoruz. Gercekten yorumlari ilgiyle okuyacagim. Nabruta sevgiler😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      23 yaş henüz yaş almaya başlamak için çok erken :D Öpüyorum seni. Keyfine bak ^^

      Sil
  16. Ah ahh... Ben de aynı şeyleri düşünüyorum. Hele yakın bir zamanda çok saygı duyduğum bir aile dostumuzun da "Kızlar üniversite bitmeden halledecek bu işi" minvalinde bir şeyler dediğini duyduktan sonra o "Acaba ben yanlış olanı mı yaptım, yapıyorum?" düşüncesi benim de aklıma girdi. Ne çalıştığım ortamda, ne okuldayken erkekler varsa o ortamda hiçbir zaman kız arkadaşlarımın yanında olduğum gibi olmamaya çalıştım. Ciddi, mesafeli durdum hep. Dinen uygun olanın bu olduğunu düşündüğüm için. Ama büyüklerden gelen "Hep somurtup durma azıcık güler yüzünü de göster" öğütleri yanlış olanı yapıyormuşum gibi hissettirdi. Öyle olmadığına hala inansam bile.

    Bir teyzenin bu konudaki yorumu: Şimdi muhafazakar erkekler okulda ya da iş yerinde kendilerine ilgi gösteren ilk kızdan etkileniyorlar, onunla bir gelecek düşünüyorlar. Bu sefer olan erkeklerle arasında belirli bir mesafe tutmaya çalışan muhafazakar kızlara oluyor.

    Okuduğum bir kitapta yazar, "İnsan davranışlarını hesaba çektiğinde şunu anlar: Kötülük yapan yaptığı kötülüğü sadece başka bir yoldan elde edemeyeceğine inandığı bir iyiliğe ulaşmak arzusuyla yapmıştır" diyor. Ben de ulaşmak istediğim iyiliği (evlilik) iyilik ile elde etmek isteyenlerdenim. Ama bir şekilde kötülük olarak gördüğüm yolların cilalandığına şahitlik ediyorum.

    Yazar arkadaşla aynı korkulara ben de sahibim. Açıkçası bu konuda gözümü açan da yabancı bir arkadaş oldu. Kendisi Türkiye'de yaşayan, sonradan müslüman olmuş, Türk bir erkekle evlenmeyi düşünen bir bayan. Bana şöyle bir serzenişte bulunmuştu: Şimdiye kadar tanıştığım Türk erkekler çoğunlukla iyi huylular ama birçoğunun namaza hassasiyet göstermediğini görüyorum.
    Ben bunu ilk duyduğumda böyle olmadığını düşündüm ama birkaç arkadaşla bu durumu konuşup, okulun erkek tarafının genelde boş olan mescidini düşünüp, biraz da aynı yaş grubunda bulunduğumuz erkek kuzenlere şöyle bir göz attığımda beni de bir düşünce sardı.

    Nabrutcum :) bir hevesle sarıldım klavyeye, yazacak çook şey var ama hem nasıl bir araya getireceğimi bilememekten, hem de yanlış anlaşılmaktan çekinmekten devamını getiremiyorum ne yazık ki. Allah bizleri iyiler ile karşılaştırsın, gözümüzün nuru olacak eşler, çocuklar nasip etsin bizlere.

    Selametle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar güzel yazmışsın ki yorumu yayınlamayıp post olarak mı girsem diye bile düşündüm :)
      Alıntıladığın kısmı alıntılayıp ben de genel bir fikir beyanında bulunacağım.
      Ellerine sağlık.
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  17. Bence hiç bir yerde hata yapmamışsın. O bahsettiğin insanlardan eksiğin yok fazlan var.
    Bizde ki şu toplum dayatması yok mu sana kendini böyle hissettiren doğru bildiğini sorgulatan şey o.
    Üstelik daha sadece 26 yaşına yeni girmişsin üzüldüğün şeye bak. Ben 25 li yaşlarımda bekar ve çok mutlu ben evlenmeyeceğim ölene kadar annemlerle yaşayacağım diye gururla orta da geziyordum.
    Bizim toplumda öyle bir dayatma var ki ille evlenmek zorundasın. Bu nasip işi bence karşına doğru kişi çıkmazsa nasıl evleneceksin? Çıkıp gezip eğlenince de belli olmuyor ki bu evlenince belli oluyor eve getirip bakıyorsun süprizzzzz :))))) o yüzden hiç bir kaybın yok emin alabilirsin.

    YanıtlaSil
  18. Bu sorunun cevabını ben de çok düşündüm ama bulamadım. Sanırım hayırlısı böyle demekten başka çare de yok

    YanıtlaSil
  19. Yazıda kısmen kendimi gördüğüm için yazmak istedim. Öncelikle kendinizde bu konu ile ilgili hata görmenizin bir sebebi olmalı, ben bu konuda kendimde bir hata görmüyorum. Edebimle benim için hayırlısı olanı beklemekte bir hata yoktur diye düşünüyorum.
    Şu ana kadar kimseyle çıkmadım (yaş 22) ama seviyeli bir şekilde insanların birbirini tanımasına karşı değilim. Kendim içinde bu geçerli, görücü usulü olması gerekmiyor, öyle olmadanda tanışabileceğini inanıyorum.
    Elbette çevre baskısı oluyor, arkadaşlar evleniyor, yaşının geldiğini hissediyorsun, bu tarz şeyler insanı karamsarlığa ve telaşa itiyor. Ben ne zaman evleneceğim, neden kimse bana bakmıyor, kısmetım mi kapalı gibi şeyler düşünüyor insan. Bunları yaşamak zor ve hele ki evde evlenmenizi isteyen bir anne varsa :D
    Sizinde şuan böyle bir karamsarlıkta olduğunuzu düşünüyorum.
    Sonuçta sabır diyorum, rabbim bizlere en hayırlı zamanda en hayırlı eşi, yuvayı nasip etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel kardeşim benim daha 22 yaşındaymışsın. Bugün evlensen çocuk gelin aldı diye damadı hapse atarlar :) Hayatın keyfini çıkar, yol sana kısmetini buldurur ama şöyle 3-4 yıl sonra (en az)
      Kocaman öpüyorum seni.

      Sil
  20. Kesinlikle doğru yapmışsınız siz ne kadar evlenmek için biri ile görüşmenin de zamanı gelmedik ce o iş olmuyo. Ben 4 sene biri ile konuştum ve olmadı. Ama eşimle sadece 3 ay da nişanlandik bir sene içinde evlendik. Bir buçuk senelik evliyim.herseyin gerçekten zamanı. Var. Mesela diğer ilişkimde kesinlikle böyle ol yoksa senle evlenmem dediğimde. Aynısı eşimde de olduğu halde o şey gözüme bile batmadı yeterki zamanı gelsin. Allah gözünü kapatıyor ve siz herseye evet diyorsunuz. Zamanı gelemedik ve bu hayatta hiç birşey olmuyor. Zamanı bekleyin Allah çıkaracaktır nasibini.

    YanıtlaSil
  21. Merhaba, blogunuzu yıllardır severek takip ediyorum, :) ben de size izninizle bir soru sormak istiyorum, cevabını araştırdım ama bulamadım. :(

    Bir kız evlat, görücü usülü ile evlenmek istiyorsa ama ailesinin görücü usülü araştırmak için hiç çevresi yoksa, çekirdek bir aileden geliyorsa ne yapabilir, kendisi mi etrafında araştırabilir? Nasıl bir yöntem dinimizce uygun olur?

    Bir de hep aklıma takılıyor, bu dünyada yetim insanlarda var, İslam’a uygun bir şekilde nasıl evlenebilirler?

    Şimdiden çok teşekkür ederim, Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk sorun için yanıtım: Görücü Usulü için geniş bir çevre olması şart değil ki? Neden şart olsun. Daha önceki evlilik hikayelerini mutlaka okumuşsundur. Kader nasip oldu mu sen niyetini halis tuttun mu, Allah senin kısmetini de kapına koyar. Evlenmek için çevre genişliği yetmiyor maalesef.
      Yetim ve öksüzler için vasilerinin üzerine onlara bakmak kadar evlendirip yuva sahibi yapmak da düşüyor. Ama hayatta hiç kimsesi yoksa o zaman da bulunduğu mahalli idrarenin en yetkili dini görevlisine düşer bu işler, lakin biz islam darında yani şeriatle yönetilen bir yerde yaşamıyoruz.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim, cevabınız için. :) Yalnız benim anlayamadığım birçok şey var.

      Mesela bu görücü usülü evlenmek isteyen kız, ailesi yardım etmediği için kendisi etrafında aramaya kalkarsa ama erkeklerle çıkmadan, flört olmadan, harama bulaşmadan nasıl bir yöntem izleyebilir acaba?

      Günümüzde önce çıkıyorlar, flörtleşiyorlar, sonra ciddiyse ailelere haber veriyorlar ya, kız bunu hiç doğru bulmuyorsa, İslam’a uygun bir şekilde kısmet adaylarıyla nasıl görüşebilir acaba?

      Mesela kızımızın çalıştığı yerde bir beyefendi var diyelim, kızımız harama bulaşmadan, flörtleşme gibi şeyler yaşamadan, açıkça gidip bu kişiye niyetinin ciddi olduğunu, evlilik olduğunu yüz yüze mi söylemeli ya da bir aracı bulup ona mı söylettirmeli? Nasıl bir yöntem İslam’a uygun olur acaba? Gerçekten bilmiyorum. :(

      Sil
  22. Bende X hanım gibiyim diyebilirim. 26 yaşındayım ve bekarım. Dediği gibi benimde kimseyle sevgili durumum olmadı. Şimdiye kadar niye evlenmedim bende bilmiyorum. İstemediğim için Okulu bahane ettim hep ama mezun olalı üç yıl oluyor. Bende hala bir şey yok. Açıkçası istemiyordum hiç. Evlilik çok kutsal bi şey. Belki de altında ezilmekten korktum. Ailemin bulduğu münasip adayları hep reddettim. Şimdi gerçekten zamanı geldiğini düşünüp gerçekten ama kestirip atmadan biriyle görüştüm. İlk başta telefondan mesajlaşarak konuştuk. Çok iyi gidiyordu ve ben yüzyüze konuşmada iyi değilim. Neyse bir gün yüz yüze götüştük sadece yarım saatlik görüşmede olmayacağına karar verdi beyefendi. Bir insanı yarım saatte nasıl tanırsın bilemedim. Neyse...
    Hep nasipsiz insanın olmadığına inandım. Hala da inanıyorum. Ama zaman geçtikçe insanlar yüzünden hiç evlenmemeyi bile düşünüyorum. Zaman ne gösterir bilmem ama hayırlısı neyse o olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevap mahiyetinde bir yazı yazacağım için uzatmıyorum
      Ama Allah gönlünün muradını versin ^^

      Sil
  23. Bende X hanım gibiyim diyebilirim. 26 yaşındayım ve bekarım. Dediği gibi benimde kimseyle sevgili durumum olmadı. Şimdiye kadar niye evlenmedim bende bilmiyorum. İstemediğim için Okulu bahane ettim hep ama mezun olalı üç yıl oluyor. Bende hala bir şey yok. Açıkçası istemiyordum hiç. Evlilik çok kutsal bi şey. Belki de altında ezilmekten korktum. Ailemin bulduğu münasip adayları hep reddettim. Şimdi gerçekten zamanı geldiğini düşünüp gerçekten ama kestirip atmadan biriyle görüştüm. İlk başta telefondan mesajlaşarak konuştuk. Çok iyi gidiyordu ve ben yüzyüze konuşmada iyi değilim. Neyse bir gün yüz yüze götüştük sadece yarım saatlik görüşmede olmayacağına karar verdi beyefendi. Bir insanı yarım saatte nasıl tanırsın bilemedim. Neyse...
    Hep nasipsiz insanın olmadığına inandım. Hala da inanıyorum. Ama zaman geçtikçe insanlar yüzünden hiç evlenmemeyi bile düşünüyorum. Zaman ne gösterir bilmem ama hayırlısı neyse o olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevap mahiyetinde bir yazı yazacağım için uzatmıyorum
      Ama Allah gönlünün muradını versin ^^

      Sil
    2. Cevap mahiyetinde bir yazı yazacağım için uzatmıyorum
      Ama Allah gönlünün muradını versin ^^

      Sil
  24. Merhaba X Hanım
    Belli bir süredir ben de sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum.Ben de 24 yaşına girmek üzere olan yeni mezun bir öğretmenim(atanamayan) :) .Ve bu tip ilişkiler konusunda sizinle aynı tavrı sergiledim.Bu yüzden hiçbir zaman flört gibi bir münasebetim olmadı.Ama ben de bazen acaba hata mı ettim, acaba arkadaşlarım gibi çizgimden biraz taviz verseydim şuan durum farklı olur muydu diye düşünüyorum.Ancak içten içe sanırım Allah’ın bu fedakarlığımdan dolayı beni ödüllendirmesini beklemişim.Yani galiba bizim kurduğumuz denklem şöyleydi:Ben Allah için böyle bir hassasiyete büründüm o yüzden Allah bana tez vakitte en güzelini verir ancak flört usulü bir ilişkim olursa ben güzel bir evlilikle ödüllendirilmesi gereken bir insan olmam.(Aslında doğru olan bunu çıkar için değil Allah rızası için yapmaktı belki de)Gelin görün ki flört usulünü tercih eden arkadaşlarımız evlenip çoluk çocuğa karışıp biz umduğumuzu bulamayınca bizim denklem şok :) (Elbette bu hased içeren bir bakış olmamalı o arkadaşlarımız için de en az kendimiz kadar mutlu oluyoruz.Sadece insan başkalarının mutluluğuyla mutlu olmanın yanında bizzat kendi mutluluğunu da tatmak istiyor)
    Tüm bu düşünceleri belki vesveseleri ölçüp tarttığımda ise şu sonuca vardım:Evlilik her ne kadar sıradan bir olay gibi görünse de aslında her şey gibi nasib işi.Her nasib de vaktine esirdir.Toplumda kalıplaşan bir düzen var:Okula git, okulu bitir, iş bul, evlen, çocuğun olsun onları büyüt vs sonra da öl.Halbuki hayat bu kadar basit bir düzen değil herkesin kaderindeki insan 22 yaşına bastığı gün karşısına çıkacak diye bir kural yok.Herkes evlenecek, herkesin çocuğu olacak, herkes 70 yaşında ölecek diye de bir kural yok bunların hepsi nasib.O yüzden başkalarıyla kıyaslama yapmamıza gerek yok herkesin kendine özel bir kader örgüsü var.Ve kainattaki hiçbir düzenin gram şaşmadığı gibi güneşin her gün vaktinde doğup batması gibi tüm bunların da bir vakti var.Ve emin olalım ki bize şah damarımızdan yakın olan Rabbimizin de bizden haberi var.Biz insan olarak sabırsızız üstüne biraz da toplum beklentisi eklenince insan da hep bir geç kaldım endişesi oluşuyor.Biz kul olarak elbette elimizden geleni yapalım ancak kendi sınırımızın bittiği yerde tevekkül etmeyi de ihmal etmeyelim.Nasibimiz karşımıza çıkana kadarki süreyi de boş bir bekleyiş olarak heba etmeyelim.Evlilik hakkında gerek fıkhi gerek psikolojik alanlarda birikim yaparak beklediğimiz o günlere hazırlık da yapabiliriz.Üzerimize düşenleri yapıp duamızı da ettikten sonra hakkıyla tevekkül edebilirsek Allah hiç ummadığımız kapılar açar inşallah :) (Evlilikten yana nasibimiz olmayabilir de belki de bizim için en hayırlısı budur.Bizim hayır gördüklerimizde şer, şer gördüklerimizde hayır çıkabilir Allah bizi de bizden daha iyi bilir)
    Allah hayırlısıyla en güzel vaktinde iki cihan saadetimize ve gönül huzurumuza vesile olacak insanla yollarımızı kesiştirsin ve geniş hazinesinden evlilik nimetini bize de nasib etsin inşallah.
    DİPNOT:Furkan suresi 74.ayetini (Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ)(Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl) duasını da özellikle namazlardan sonra bol bol okuyalım inşallah bu da bonus olsun.Sevgiler..

    YanıtlaSil
  25. yazıyı yazan bayan gibi görüşmeden yani flört dönemi olmadan ya da birebir görüp tanışmadan olan evliliği destekleyen biriydim.bir arkadaşın arkadaşı diye bahsedilen eşimle o kadar ilginç bi şekilde tanıştım ki.onun face'inde durumunu beğenenlere bakarken yanlışlıkla bir arkadaşına arkadaşlık isteği yollamışım ve kabul edince anladım.hemen durumu izah ettim.o da gitmiş bunu eşime söylemiş,derken o bana mesaj attı ve işgüzar bi arkadaşım onun mesajına benim cep numaramı atarak cevap verdi.neresinden tutsam elimde kalacakken,buna kader ağlarını ördü,tevafukların gücü herşey diyebiliriz.bazen düşünürüm acaba faceine girmesem hatta arkadaşına yanlışlıkla istek yollamamış olmasaydım nasıl ilerlerdi diye çünkü benim hikayemde eşimi bana tavsiye eden kız eşime aşık çıkmıştı,hatta o kıza onunla sevgili olduğumuzu artık onun yüzsüzlüğüne dayanamadığım bir noktada söylemiştim.yani olacağı varsa oluyor

    YanıtlaSil
  26. Başkalarının yaşayışı neden bizim doğrularımızı etkilesin ki? Herkesin yaşam tarzı farklı. Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Belki mutlu görünüyorlar ama başka sorunları vardır bilemeyiz. Herkesin imtihanı farklı. Kendimizi diğerleriyle karşılaştırırsak mutsuz oluruz. Şükretmek lazım halimize. Herkese de saygılıyım. Ama görücü usülü isteyen arkadaşlar neden umudunuzu kırıyorsunuz? Yıllar boyu arkadaşlık edip evlenince kavga eden de var. Aile aracılığıyla evlenip ömür boyu mutlu olan da var. Hatta benim en sevdiğim uzakdoğu dizileri önce evlenip sonra birbirlerine aşık olan çiftleri konu alanlar :) Biraz da girişken olmak lazım galiba. Çevreniz ve aileniz sessiz kaldığınız için evlilik düşünmüyor sanabilir. Her şeyin hayırlısı olsun. Elimizdekilere şükretmesini bilelim. Bardağın dolu tarafına bakalım.

    YanıtlaSil
  27. Nabrut abla öncelikle yazılarını zevkle okuyorum ve bu yazıyı görünce içim hüzünlendi.
    Ben yaşça küçük olmakla birlikte ilerde görücü usulü evlenmeyi düşünen biriydim.
    Bunu senin yazılarına okuyarak karar verdim aslında .(2 yıldır yazıyorsun ya iyice işin olayını kavradım ve hoşuma gitti görücü usulü evlilik .)
    Ama bu ablanın dediklerini duyunca acaba ilerde bende böyle mi olurum dedim.
    Ablanın demiş olduğu muhafazakar arkadaşlarım var ki ben muhafazakar biri değilim( yani şimdilik.)Ama bu kişiler ablanın dediği gibiler ben de anneme diyorum geçen bu insanların yaptıkları doğru mu diye ?
    Annem ise sanki ben yaşlı o gençmiş gibi şimdi gençler böyle dar olma diyor.
    Benim dar kafalı olduğu söyledi resmen .
    Nasıl yani ben kendimi muhafaza ediyim diğer arkadaşlarım gibi flört etmiyim sonra ben dar kafalı ilan edileyim .
    Bende bilmezmiydim onlar gibi yapmayı ama bu bana yanlış geliyor .
    Hatta geçen böyle bir olay geldi karşıma ama Allah korudu diyeyim.
    Her neyse Allah hakkımızda hayırlısını eylesin.
    Umarım sende bu konuda fikrini beyan edersin.
    Bende bir fikir edinmiş olurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle ilk satırlarda yazdıklarının beni ne kadar mutlu ettiğini söylememe gerejk var mı?
      Umarım Allah gönlünün muradını verir.
      Annenin ellerinden öpüyorum ama o çok özendiğimiz (!) batıda artık insanlar daha güvenilir diye blind date adı altında evleniyorlar.
      Benim fikirlerimi de yazdığım bir yazıyı yayınlayacağım umarım kafandaki soru işaretlerini giderir.

      Sil
  28. Bende nesil olarak görücü usülü evlendim. Ailemizin sozunu dınledık, Dinen caiz olmadığını düşündük, vesaire bütün bu sebepler doğru , fakat babam herzaman oğluna nasıl gelin arıyorsan kızınada damat arayacaksın derdı. Hep Hz. Osman efendimizi misal verir, Peygamber efendimizin kızını alacak sahabe çok ama o 2 kızını birden Hz Osman ef. Vermiş derdi. Ve oylede yaptı tanıdığı bildiği ailelerin oğullarını takip etti. Tabiki son sozu bana bıraktı görüştük, için ısındımı, güzellik göreceli tipini beğendinmi diye sordu. Naçizane biraz kızlarımızı bu konuda yanlız bıraktıklarını düşünüyorum. Gençlik doneminde hiçbir erkeğe bakmamış bir kız nasıl ilk adımı atabilirki? Evlilik için birsey denmesi güç, iyi çıkar kötü olur iki tarafın emeğine bağlı bence fakat bazen ne kadar uğraşsan boş ama zaten kadere inancımız tam.

    YanıtlaSil
  29. Kısmet diyorum, herşeyy kısmet 😏

    YanıtlaSil
  30. Yazacaklarım xhanimin şahsına degildir.ozellikle belirtiyorum.
    Çevremde dönen muhabbet,özellikle oğlan analarının muhabbeti,"sevdiği olmayan kız yok ki şimdi ondan kız bulamıyoruz oğlana. Kime gitsek kızın konuştuğu var diyorlar."minvalinde.
    Yazı altındaki yorumlara bakınca ,Allah Allah sevdigi olmayan kızlar da varmış dedim:)
    Ayrıca evlenince hayatın tamam olacağı düşüncesini bı bırakmak lazım diye düşünüyorum.evlenmeden önce içinizde doldurmadiginiz duygusal boşluklar evlenince yine boş kalıyor.evlendiginiz kişi mucizevi bir şekilde sizi geri baştan oluşturmuyor.
    Bakanlığa önerisi olan arkadaşin önerisi çok yerinde :)
    Sevgilerimle
    Asel

    YanıtlaSil
  31. Merhabalar,
    Evlenememe başlığının altından 26 yaşında gencecik bir arkadaşımız çıkınca, 31'ni geçmiş bende hazır mevsimi de gelmişken bir turşu kurma duygusu hasıl olmadı değil. :)
    Şimdi tavsiye yazayım diycem ama durum ortada 31 geçmişin hala bekarsın diyecekler. Neyse... Ama şöyle diyebilirim. Hemen hemen aynı çevrelerde büyümüş aynı şeyleri duymuş ben, 30 geçtikten sonra 'bul birini artık 'lafını duydum. Artık sen kendi karalarını kendin verebilirsin insanları iyi tanırısından mı yoksa evde kaldın bul birinide evlen artık diye mi bilemiyorum :)
    Ama etrafındaki herkes evlenmiş biri olarak nacizane gözlemim aile çok önemli. O yüzden görücü usulu isabetli olabilir. Birde kafanıza bu kadar takmayın daha küçüksünüz:) Nasip denilen bir şey var. O insan, o zamanda karşınıza çıkacak ve siz, o zamanki siz olduğunuz için ona evet diyeceksiniz. 5 yıl önce gözümde büyüttüklerim şimdi o kadarda sorun teşkil etmiyor mesela. Doğru zamanda doğru insanla Hayırlısıyla karşılaştırsın bizi RAbbim.
    rky:)

    YanıtlaSil