Empati ve sempati arasındaki farklar üzerine bir söyleşiye katılmıştım. Sempati noktasında çok başarılıyken empati konusunda da bir o kadar zayıf olduğumu öğrenmiş bu noktada kendimi geliştirmeye karar vermiştim.

Sonraki süreçte anladım ki insanoğlu ne kadar uğraşırsa uğraşsın empati noktasında epeyce zayıf kalıyor. Kendi duygularına yeterince hükmedemezken karşındaki insanın duygularını içselleştirmek, onu anlamak bu anne baban kadar yakın birisi de olsa çok zor.

Halk olarak empati yapamadığımız en büyük sorunlardan birisi de tesettür.

Yazın;

Çok terlemiyor musun?

Kışın;

Şemsiyeye ne gerek var, başın kapalı zaten.

Neden saçını boyuyorsun? Ve daha nice absürt soru.


Geçenlerde yine drugstoredan boya aldım, kasaya gittiğimde kasiyer kızcağız;
 Zaten kapalısınız, hani saçınızı kimse görmüyor, neden boyuyorsunuz, dedi.

Soru beni şaşırttı mı? Hayır! Yıllardır bu ve benzeri sorularla sıkça karşılaşıyorum, karşılaşıyoruz.

Cevaben:

Ayıptır söylemesi içimde dantelli bir iç çamaşırı da var. Sizin renkli, dantelli çamaşırlarınız yok mu? Kimse görmediği halde gündelik yaşamda neden böyle tercihler yapıyorsunuz?

Demek istediğimi anladı tabii. Epey büyük bir aydınlanma yaşadı. Sonrasında kendisinin de tesettüre girmek istediği ama kurumsal firmalar tesettürlü çalışan kabul etmediği ve çalışmaya mecbur olduğu için şimdilik bu isteğini gerçekleştiremediği gibi mevzuların geçtiği kısa güzel bir sohbet yaptık.

Yazın terleyip terlemediğimi soranlara Kıbrıs’taki sıcak ile Ankara’yı karşılaştırıyorum. Kıbrıs, Antalya gibi kentlere gittiklerinde oradaki insanların bu sıcağa nasıl dayandığını sorguladıklarını ama vücudun bulunduğu şartlara uyum sağladığını anlatıyorum. Vücudumuz aynen böyle giydiğimiz elbiselere uyum sağlıyor, diyorum. Sahil kenti benzetmesi insanları ikna ediyor.

Şemsiye konusunda ise başımdaki ipek eşarba 120 TL verdiğimi söylüyorum. Bu sözüm üzerine şemsiyeyi bırakın kendilerini siper edecek olanlar gördüm. :D

O başındaki iğneleri yutmuyor musun, batmıyor mu diyenlere;

Terziler bizden çok iğne ile uğraştıkları halde bir problem yok halen hayattalar,

Neden çok fazla siyah giyiyorsun;

Eğer anlayacak biriyse fıkhi bir tercih,

Anlamayacaksa; gotik seviyorum ben, diyorum.

Evime geldiklerinde –başım açık olduğu için- açıkken daha güzelmişsin diyenlere;

Bunun için örtündüğümü söylüyorum.

Evde de mi başın kapalı geziyorsun, kim kapattı seni, ailen mi zorladı, saçların örtünün altında yıpranmıyor mu, kendini neden kısıtlıyorsun, düğünde de mi açmayacaksın başını, eşarptan beni duyabiliyor musun, gibi sıklıkla duyduğumuz anlamsız sorular silsilesi uzatılabilir.


Ben uzatmayım siz başınızdan geçen şeyleri anlatın.
İster soran taraf olarak, ister soruya muhatap olan taraf olarak. ^^