Ads Top

Yetişkin Masalları

Biraz da çocukluğuma inelim...

Babannem yöresinin ağzı ile şahane masallar anlatırdı bana... Hatta ortaoyununda gösteriler sergiliyor gibi sesler çıkarır, mimikler yapardı. 

Ama bu şahane masallar, sözlü kültürün kaybolmaya yüz tutmuş ve benim hiç bir yazılı kaynakta bulamadığım, yazıya geçirilmediği için üzüldüğüm bu hazinelerden bazıları biraz müstehcenlik barındırırdı. Yada barındırırmış diye geçmiş zaman kullansam daha doğru olur. Çünkü o zamanlarda bunu anlayabilecek havsalaya sahip değildim. Sonradan onun anlattığı hikayeleri hatırladığımda bazı şifreleri çözdüm. Yani müstehcenlik doğru kelimemi emin olamıyorum ama hikayeyi okuyup siz karar verin. 

Mesela onun anlattığı Keloğlan masallarından birisi şöyleydi; Çok kısa anlatıp hikayede ki mevzu bahis kısma geleceğim.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde deve tellal iken, eşek hamal iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken, birden beşiği devirdim. Dedem kaptı masayı, nenem kaptı sopayı. Az kaçtım uz kaçtım. Bir de arkama baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim.....



Vaktiyle bir keloğlan varmış. 
Keloğlan çok tembelmiş, annesi git çalış, demiş.
O da yollara düşmüş.
Yollarda bir sürü bir sürü absürt olaylar başına gelmiş. 
En sonunda bir bakkalın yanında iş bulmuş.
Bakkalın yanında çalışmaya başlamış ama kalacak yeri olmadığını söyleyince bakkal ona acıyarak gel bizim evde kal, demiş.

Tabii ki hikaye daha detaylı ve tabii ki babannem çok güzel anlatırdı, kısa kesiyorum.

Bakkalın evine gitmiş, bakkalın bir de güzel kızı varmış. Kız Keloğlan'a senin adın ne, diye sormuş.(Kız da maşallah, çok sosyal) 
Keloğlan ise benim adım köfte, demiş.
Akşam sofraya oturmuşlar ve bakkalın karısının yaptığı köfteyi afiyetle yemişler. 

Gece olmuş, herkes yataklarına çekilmiş.
Meğerse Keloğlan bakkalın kızını gözüne kestirmiş. Gece onun yanına gitmiş, kız uyurken yanına yatıvermiş. Ve kızı ısırmış. 



Kız uyanmış ve bağırmaya başlamış;

köfte beni ısıriyiii, köfte beni ısıriyiii! (Ah babaannem ne güzel telaffuz ederdi)

Diğer odadan ses gelmiş;

o kadar çok yersen, olacağı budur. 

Sonrasında kızın bağırmaları kesilmeyince bakkal gelmiş, keloğlanı görmüş ve yaka paça dışarıya atmış.

Masal bu kadar. 
Tamam bazı yerleri aslına sadık kalmadan kendi yorumumu katarak anlattım, itiraf ediyorum ama şunları eklemek isterim;

Keloğlan gerçekten kıza ismim köfte diyor, ve kız buna inanıyor.
Köfte, pardon keloğlan gerçekten kızı ısırıyor, yani babaannem bana ısırıyor diye anlatıyordu, gerisini bilemem.
Keloğlanı sevmeme nedenim ile bu masal arasında bir ilişki var mı bilmiyorum.
Bu masalın vermek istediği mesaj neydi, onu da bilmiyorum.
Keloğlan durup dururken kızı niye ısırıyor diye düşünmeden bu masala bayılıp babaanneme tekrar tekrar anlattırdığımı biliyorum ama.

Not: Görselin konumuzla alakası benim en sevdiğim masalın kurbağa prens olması. :D

14 yorum:

  1. Vay vay keloğlana bak sen😄

    YanıtlaSil
  2. Hiç bir sey anlamadım.:s

    YanıtlaSil
  3. keşke benim de babanem böyle hikayeler anlatsaydı bana dedim. ben de defalarca dinleyebilirim masal. ilginçtir, kimse bana masal okumadı :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle yetişkin masallarını dinlemediğin için şanslısın bence :D

      Sil
  4. Yazıyı serviste okula girerken okudum krize girdim*_♡

    YanıtlaSil
  5. Nabrutt ben instagramdan hatice büşra
    Sana 6 gün önce mesaj attım yanıt alamayınca merak ettim iyi misinn🤔
    Yoksa mesaj gönderme engeli mi yedim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum ki. Bazen bir şey sorunca ya da paylaşınca çok fazla cevap mesaj falan geliyor. Aşağılara kayıyor hepsini açamıyorum. Öyle bir şey olmuştur.

      Sil
  6. Aaoow küçük bi çocuk için biraz sert mi olmuş ne, tramwa sebebi ya hu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlamadığım için travma geçirmemişim :D

      Sil
  7. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.. aynı hikayeyi bana anneannemin "bulgur (oğlanın adı) beni sıkıştırıyo ana" şeklinde anlatmış olması 🙄

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.