Another Miss Oh Dizisinden Bilinmeyen Ayrıntılar

Bir önceki yazımda detaylara devam edeceğimi söylemiştim.

Oh Hae Young'un benim için çok etkileyici sahnelerinden birisi de düğününün iptal olmasına sebep olan kişinin Do Kyung'un olduğunu öğrendiği sahne;



ve bu sahnede ikisini de bırakıp giderken gömleğinin arkasında yazan yazı idi. Güzel detaylardandı, işin özenilerek yapıldığının kanıtıydı.

Çok hoş bulduğum diğer detaylardan birisi de son bölümde annesi ile babası Oh Hae Young'u, Do Kyung'un evine götürürken yolda karşılaştıkları sokağın tek yön olmasıydı, bu gönderme verilmek istenen mesaj çoook güzeldi. Diziyi ince ince ilmek ilmek işlemişlerdi.



Oh Hae Young'un pembe bisikleti içimdeki Devlet Bahçeli'yi uyandırarak;
"benim de bir pisikletim olsa, benim de bir eriğim* olsa" diyor "anne bana niye almıyorsunuz" diyor, "bizde niye yok?!" diyor! gibi replikler savurttu. 
*Eric Moon'a yapılan erik göndermesidir. :)



Konumuzun gidişatına pek uymuyor ama Eric çok yakışıklı bir damat olmuştu, ay onu bir önceki yazımda söylemiştim zaten. Neyse, şey, tamam. Ne var bir tane daha resim koysam. Zaten dolabı ittirip kaktırmaktan neredeyse fıtık olacaktı.



Oh Hae Young ile ayrıldıklarında iş arkadaşları ile sahilde yine yeniden bir Oh Hae Young'a rastladıklarında bizim canım Fatmalarımız, Haticelerimiz aklıma geldi. Hahah!

Bu sahil sahnesinde böyle sürü halinde gezmeleri görsel bir şölendi.



Sonrasında bu sürünün kamera arkası fotoğraflarından birine daha denk geldim.





Bu sürünün en çok güldüğüm sahnesi, hayır gülmek denemez resmen haykırdım sarsılarak güldüğüm sahnesi Oh Hae Young'u kaçırmaları idi. Yaa yazarken hala gülüyorum.














Yan oyunculara gelirsek; benim favorim Unni ile Avukat idi.

Unniyi yani Ye Ji-Won'u en son Page Turner dizisinde acayip despot bir anne rolünde izlemiştim.
Ondan sonra bu despot görünüşlü süper manyak abla rolü ile çok sevdim. Aslında böyle aptal saptal hareketler yapan yan karakterleri sevmem ama bu bir istisna oldu.

Unni hakkında diyeceklerim;

  • Saçlarını dağıtıp içtikten sonra Fransızca konuşması, 
  • Avukatın da Fransızca bilip aralarında fransızca konuşmaları, 
  • Beraber deli depek dans etip çıldırmaları çok güldüğüm hatta şimdi yazarken bile güldüğüm sahnelerdendi.
  • Bunlarla beraber Avukat ile olan ilk başta beni rahatsız etti. Evlerine aldıkları arkadaşları ablalarını hamile bıraktı herkeste bir rahatlık, olabilir öyle şeyler mantığı dehşetti ama üzerinde durmamaya çalıştım. İyimser düşünmeye çalıştım, haha!
  • Bu gece bekçisi ablaları çok sevdim ve çok mantıklı buldum. Keşke bizim sokaklarımızda da bu ablalardan olsa da gece istediğimiz vakitte rahatça eve dönebilsek dedim. 

  • Evlenmeye karar verme aşamaları, karar verdikten sonraki halleri beni çok güldürdü. Şunun sol alttaki sahne gibi.
  • Avukatın diğer manyak çifte rüşvet verip aşka tersten başlamak çok havalı hikayesi uydurtması ayrıca çok güldüğüm sahnelerdendi. 






Avukata gelirsem;
  • Kim Ji-Suk bir çok dizide karşımıza çıkan her seferinde farklı bir karakter canlandırıp hakkını veren bir oyuncu. Hatırlarsanız I need romance dizisinde acayip şeker ve dünya üzerinde böyle bir adam olamaz dedirten bir aşığı canlandırmıştı.


  • Sassy go, go dizisinde pısırık bir öğretmen olmuştu.


  • Daha bir çok dizide karşımıza çıkan Kim Ji-Suk bu seferki rolü ile de kendisine hayran bıraktırdı. "nefretlik çapkın adam"


  • Bunlardan apayrı olarak onun Oh Hae Young'a birini ayarlaması, bunu yaparken de ilk görüşte aşk diye bir hikaye uydurması,

  • Ablalarını hamile bıraktığını öğrenince dayak yemesi, tıkanan tuvaleti açmaya çabaları ve tuvaletle ilişkilendirilen sevgili olma kuralları onun çok güldüğüm sahnelerindendi.

Şimdi aşağıdaki sahneyi koyup koymama konusunda çok tereddüt ederim. Böyle bayağı şeyleri sunmaktan çok hoşlanmıyorum ama bu sahnede gözlerimden yaş geldi, gülmekten. Koymadan edemedim.


Bu sahneden bahsetmişken sözü Kara Grubunun üyesi Youngji ve partnerine getirmeden olmaz.


Pembe saçları ve cadı halleri ile kendisine zaman zaman sempati bazı aşırı halleri ile de antipati besledim.


İkiliye en çok güldüğüm kısım takma tırnak olayıydı.


Sonunda senaryosunun hayata geçirilecek olması detayı güzeldi.


Dizinin geçtiği mekanlardan bahsedecek olursam; 

dizilerde çokça karşılaştığımız ve genelde kiraz çiçeklerinin döküldüğü şu tarz oturma alanları;


acaba her dizide aynı park alanı mı kullanıyor yoksa benzerlik mi gösteriyor diye düşündürttü. Ve en son Uncontrolably Fond dizisinin fragmanını aklıma getirtti.



Bir şeyi daha hatırlayamadım ve sizin yardımınıza ihtiyacım var. 
Şu  parkta↓↓↓


böyle bir sahneyi başka bir kaç dizide daha izledik.
Onlar hangileriydi, hatırlıyor musunuz?
****
Oh Hae Young'un pantalonlu kıyafetlerini sevmesem de etekli takımlarını özellikle elbiselerini çok sevdim. Ama en çok ayakkabıları markajımda idi.


Son karadeki dore ayakkabıyı ben çok sevdim zaten o da bir çok bölümde tekrar tekrar giydi. 



Bu ayakkabının fiyat ve marka bilgilerini şuradan inceleyebilirsiniz.


Gözlüğü ilgisini çekenler varsa onlar da şuradan gözlükle ilgili detaylara ulaşabilirler.

Oh Hae Young yani Seo Hyun Jin'in filmin jenerik şarkısına düet yaptığından, daha önce Milk adındaki bir kız grubun üyesi olduğundan bir önceki yazımda bahsetmiştim. İşte o kız grubunun bir fotoğrafı. Seo Hyun Jin'i tanıyabilecek misiniz acaba?




Bu da çıkış parçalarının klibi


Son olarak ekleyeceklerim;

  • Oh Hae Young'un arkadaşını çok hoş buldum, güzel kadındı.
  • Dizide çokça yer alan muhtemelen aynı yapımcı elinden çıkan şu afişin hangi filme ait olduğunu bulamadım.



  • Babasının ve annesinin sabah sabah elinde bidonlarla ne taşıdığını anlayamadım, hatta Twitter'dan zemzem taşıyordur gibi yorumlar geldi ki gerçekten zemzem bidonuna benziyor ahah!


  • Şu gıcık kırmızı oyuncağı ilk başlarda eski nişanlısının hediyesi sanmıştım.
  • Çünkü saçları aynı Heart to Heart dizisinde oynadığı karaktere benziyordu, lakin dizide bir bağlantı kurmadılar. 

  • Diziden en sevdiklerim arasında komik sahnelerde duyduğumuz "hool" sesiydi. Yeppudaa ost sayfasından ost'ı tek tek değil, tüm hepsini indirdiğinizde bu sesi de indirmiş olursunuz. Benim gibi^^
  • Aşk ve güzelleşme klişesini çok severim. 


Ve ayrıca sona gelirken izlemeyenler için İngilizce alt yazılı Bts yani kamera arkası görüntüleri ekliyorum. Kamera arkası çok eğlenceli ve çiftin uyumu bu görüntülerden daha iyi anlaşılıyor.

Part 1



Part 2



Part 3


Part 4


Part 5


Part 6


Part 7


Part 8


Bitti mi?
Hayır tabii ki. 
Bir sonraki yazımda da gelen yorumlardan anladığım kadarı ile pek kimsenin bilmediğini düşündüğüm dizi ile alakalı bir detaydan bahsedeceğim.

Sonrasında ise maalesef ki Another Miss Oh dizisine veda etmiş olacağız.
Another Miss Oh Dizisinden Bilinmeyen Ayrıntılar Another Miss Oh Dizisinden Bilinmeyen Ayrıntılar Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

36 yorum :

  1. 1-Nabrut ziye nasıl bir aşk beslediysen 3 posta sığdırdın düşüncelerini (ˆ(oo)ˆ)

    -2 Ben de burada görüp izlemeye başladım 7. Bölümdeyim şu an. Daha olaylar yeni yeni gelişiyor. Kore dizilerinde kibar erkekler görmeye o kadar alışmışım ki azıcık odun olunca hemen garipseyiverdim.

    3-Hae Young'un annesine ve babasına bayıldım. Evden atarkenki halleri çok komikti

    4-Ben istemezdim sevdiğim beyle yan komşu olmayı. Hele de ki açık bir kapı var birbirlerine geçiyorlar! Ay bir hayal ettim de şimdi ben evde karga sesimle şarkı söylerim de rezil olurum falan. Gerçi bizim kız da defalarca rezil oldu da neyse :D

    5- Dağınık saçlı kadın (ismini bilemedim şimdi) koca şişeyi tek dikişte nasıl içiyor öyle utanmasa damacanadan içecek. Sonra da neden ısa-dora diyorlar -_-

    Dikkatimi çeken şeylerin bu kadar alakasız olması durumu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1- Aynen :)
      2- Umarım sen de seversin başlamana sevindim :)
      3- Onlar kesinlikle benim de favorim diziyi izledikten sonra replik postumu okursan anlayacaksın
      4- Doğru kişiye aşık olunca bunların bir önemi kalmıyor sanırım :)
      5- O isadora da ilerleyen bölümlerde çok komik sahneler izleyeceksin :)

      Dha başlarda olduğun için normal :)
      bitince yine konuşalm

      Sil
    2. 3- Şey diziyi izlemeden dayanamayıp postu okumuş olabilirim belki (suçluluk duydum şimdi)
      4- Seni romantik insan (´• ω •`) ♡

      Birileri -o kişi ben oluyorum- dizi izlerken sabahlayacak sanki yine :D

      Sil
  2. Metrobüsün öldürücü kalabalığında baktığım -daha doğrusu bakmadan geçmek zorunda kaldığım- bu post, şuan içimdeki benlerin üzerimde bu diziyi derhal izlemem gerektiğine dair faşist baskılar kurmasına neden oldu. Evet galiba eve gidince hemen izlemeye koyulup diziyle sabahlayacağım.
    Ama n'apayım ablacığım çok güzel ve ağız sulandırıcı bir şekilde hazırlamışsın ve ben derslerden çok sıkıldım sanırım :'((
    Ama bu hikaye daha başlamadan benim hunharca ders çalışmamla sona erecek galiba. Olsundu.. Ben de gelecek yaz izlerimdi.. (Kendini avunduruyor ahaha)
    Emeğine, klavyeye basan parmakcıklarına sağlık ablacığım :***

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi ne desem bilemedim illa izle deyip seni yoldan mı çıkarsam ders önce gelir diyerek nasihat mı versem kafam çok karışık :D

      Sil
  3. Evet o tişört benim de dikkatimi çekmişti. Çok manidar. Ne diyebilirim ki yazdığın tüm postlara sonuna kadar katılıyorum. Farklı ama çok güzel bir dizi izledik. Umarım ileride de böyle kaliteli yapımlar çıkar. Tv N hep orijinal denilecek yapımlara imza atıyor zaten. Benim en sevdiğim şeylerden biri ise malum kore de popülarite önemli bu yüzden kamera önünde hep en cool hallerini görüyoruz kişilerin. Kızlar çok güzel, bakımlı erkekler kat kat baklavalı. Ama bu sefer kadın başrolün depresyondayken ki dağılmış halleri bana vay be dedirtti. Karman çorman saçlar, bağra bağra ağlamalar falan imajını çizdirdi belki ama oyunculuğunda benden övgüyü aldı. Zaten diğer çiftlere de bayıldık hele o kucağa atlama sahneleri çok hoştu. Kilolusun sen yapamazsın derken bizi hayretlere düşürdü kızımız. Bir de bir de çok uzattım ama ablanın kendini diğer insanlara karşı güçlü gösterme çabasını takdir ettim. Ben de biraz böyleyimdir. Yıkılmadım oturuyorum hesabı. Bir yandan da izlerken bir kalp acısı için tüm hayatını sefil etmeye değer mi dedim ama bu aşk denen şey benim başıma da gelir ve aynısını yaşarım diye de korkmuyor değilim insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş ya. Huh yazarken yoruldum ama Nabrutcuğumuz uzun yorum istedi değil mi? :) Ay bir de o gülen bebekle ben de kıkırdayıp durdum bulsam alırım heralde çok sevdim. Benden bu kadar. İzleyin izlettirin. Çok güzel dizi. Ağlatır, güldürür, düşündürür.
    Ölüm hepimize var evet ama şu an yaşıyoruz ve değerini bilmeliyiz öyle değil mi? Belki o zaman son nefesimizde karanlık bir geceye değilde kulağımızda onun gülen sesiyle masmavi gökyüzüne bakıyor oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh hae young hakkında dediklerine sonuna kadar katılıyorum. uzun zamandır bir kadının fanı olmamıştım artık oldum :)
      Evet uzun yorum istediğim için çok severek okuyorum. Kınamadım ben aksine keşke bu kadar çok sevebileceğim biri olsa böyle acıdan ağlasam falan dedim. böyle birini bulmak kolay değil bence.
      ben o oyuncağı hep nişanlısı ile bağdaştırdığım için bir türlü sevemedim sanırım :D
      Son paragraf için keşke ölüm son anımız en sevdiğini hayal edebilecek kadar kolay gelse... keşke... :)

      Sil
  4. merhaba harika bi post olmus bence gun seklinde ayda bir oh hae young hakkina konusalim doyamicam . hayir.

    aklima ilk coffee prince geldi su fiskiyeler altinda eglenme olarak.:)

    bu vesileyle bayramin mubarek olsun karmakarisik bi yorum oldu ama kusuruma bakma -kalplerr-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin de bayramın mubarek olsun :)
      çok güzel fikir. Yada her ay bir dizi klübü kurup aynı dizi üzerine sohbet etsek ne etsek ne güzel olur.
      Evet diğer hesaplardan da cevap geldi biri de city hunter imiş çok teşekkür ediyorunm ^^

      Sil
  5. Yine ben :D
    Konu Another Miss Oh olunca gelirim.
    Hem yarim kalmistim. Icimdekileri tam anlamiyla bosaltamamistim :D
    Kaldigim yerden devam ediyorum
    1. %89 -%100 sohbeti cok guzeldi. En sonda kanalin yazdigi yazi da "bizi %89 degil, %100 seven Another Miss Oh izleyicilerine tesekkurler" cok manidardi.
    Bir keresinde PDK dugune gelmedigi icin kiz ona kizmisti. PDK da ayni aksam Tae Jin tarafindan dovulmustu. Kizin aksam uyuyamayip PDK'ya "uyuyamiyorum. Ozur dilerim. Seni ozledim. %89 bile olsan " gel diye telefon acmasi. PDK'nin "gelemem" dediginden sonra "%70'miydin?" demesi kalbimi sizlatmisdi.
    2. Bazi insanlar kiss sahnelerini fazla abartili bulmuslardi. Dogru yani bir kore dizisi icin fazla bu kissler. Ama iki bas rolun uyumu o kadar guzeldi ki hic gozume batmamisdi o kissleri.
    3. Klise dizi diyenler de var bu dizi icin. Ama aksine en az klise barindiran bir dizi. Ornek vereyim:
    -her koreli senatistin ayilip bayildigi her 10 kore dizisinden 9'da olan final bolumunde ayrilik sahnesi varmiydi? -yoktu!
    -en nefret etdigim hafiza kaybi klisesi varmiydi?-yoktu!
    -zengin oglan fakir kiz meselesi yuzunden iki seveni ayirmaya calisan anne-baba varmiydi? -Yoktu! PDK'nin annesi sadece OHY'a ayril ve eski nisanlina geri don demekle kifayetlendi. Dahasi olmadi. Onlari ayirmaya calismadi
    -araya girmeye calisan cadi ikinci kiz ve ya sapintili ikinci erkek varmiydi?-Yoktu! Diger OHY ne kadar samimiyyetsiz olsa da asla onlari ayirmak icin planlar yapmadi ve cirkeflesmedi cok sukur. Tae Jin de PDK'yi dovmek disinda birsey yapmadi :DD dayak manyagi oldu adam ya :DD
    -bas rol kiz kendine guvensiz,ezik biri mi? -Asla! Tam aksine sonuna kadar giden,pes etmeyen,savasan tiplerden. PDK'ya itiraf edip de redd cevabi aldiktan sonra kendini teselli etmesi cok guzeldi "Kendimden utanmiyorum.Soz konusu asksa utanilacak birsey yoktur. Daha fazla seviyorsan kendinle gurur duymalisin. Kendimle gurur duyuyorum"
    4. Ilk baslarda kiz uzgun oldugumda hep mutlu oldugum yere giderim diyip de PDK ile anilarini hatirlamasi, PDK'nin onun "mutlu yer"i olmasi cok guzeldi <3
    5. 11-12.bolumler dramin dibiydi. Dizide drami sevmeme ragmen bu dizideki bu iki bolumden cok buyuk keyif almistim. Hae Younla do kyungun telefon konusmalari, hae young'un bela okuyup kapatmasi, do kyung'un deli gibi aglamasi..ay simdi yazarken bile kalbim parcalaniyor.
    6. Sahil sahnesi dizi boyunca en favori sahnemdi. Ne guzeldi yaa. Ne guzel eglenmislerdi. 10.bolumu sanki sezon finaliymis gibi izledim. Bittiginde sanki dizi de sezon finaline gitti. Oyle bir tad birakmisti o bolum bende

    3.postuna da mutlaka gelecegim. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2- Genelde tvn dizileri böyle cüretkar oluyor. abartılı bulanın elinin altında sarma tuşu var bence konuşmaya luzum yok :)
      3-Bu diziye klişe diyenler nerde? bana hiç denk gelmiyor kavga çıkarırım diye korkuyorlar bence :D ben evlilik günü terk edilen insan hikayesi 6-7 yıldır hiç izlemedim. Onlar şu herkesin sevdiği şeylere kulp bulmaya pek meraklı insanlar muhatabım değiller. yani diziyi sevmeye bilirsin bir şey diyemem ama klişe dersen saçmalıyorsun demektir.
      4-<3
      5-Evet ben de dram kısmını yerinde ve tadında buldum. Hele bela okuyan belalı kadın halleri en sevdiğimdi.
      6-Bu sahnenin bu kada güzel olmasını da yine gerçek hayatta sevgili olma ihtimallerine bağlıyorum :D
      3. postda yine keyifli sohbetinde görüşmek üzere. :***

      Sil
    2. Ohaaa nabruuut gerçek hayatta sevgililer miiiii

      Sil
  6. Bu ve önceki yazına bayıldım diziyi tekrar izlemiş gibi oldum sayende :) kadınların güçlü bir imaj çizdiği dizileri seviyorum. bu da onlardan biriydi. silik ve pısırık başrol kadınlarımızla aram pek iyi değil :) ayrıca dediğin fıskiyeli park sahnesini hotel kingden hatırlıyorum sanki bilemedim :) Severek yazdığın çok belli yoksa insan bu kadar detayına kadar yazamaz heralde :) böyle devam fighting!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ezik karakterde seviyorum ama tabi böyle tatlı cadı karakterlerde ayrı bir keyifli oluyor.
      Hotel King ımm tamam bir bakayım ona teşekkür ediyorum.
      Sanırım detayları çok seviyorum, dizi izlemenin keyfi böyle çıkıyor teşekkür ederim ^^

      Sil
  7. Park sahnesi city hunter de vardı *_*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahh çok teşekkür ederim bakacağım ^^

      Sil
  8. miss oh basligini görünce yine sazanlanama daldim, bakiyim kacirdigim bir sey kalmis mi diziye dair diye :D:D bts leri izlemistim ama baskalarinin aldigi ekran görüntülerine bakmak her zaman cik kiyifli.
    sordugun iki soruya unutmadan cevap vereyim: fiskiyeli havuz sahnesinin benzeri bir coffee prince'de vardi bir de love rain'de. baska pek cok dizide vardir, cok klise bi sahne ama simdilik aklima ilk onlar geldi. ikinci olarak o zemzem bidonumsu seyin aciklasi da söyle: koreliler biliyorsun dag bayir yürümeyi pek seviyor. böyle yerlerde genellikle cesme, su kaynagi vs oluyor ve oralarda bidonla cikip su dolduruyorlar. nerde okudugumu hatirlamiyorum ama kesin bilgi yani :D bu ayrinti ebeveyn iceren pek cok dizide oluyor hatta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Btsler de şahane değil mi ^^
      Love rain de de mi var. city hall cevabı geldi bir de coffee prince haricinde.
      Vayss be! nasıl bir ülkede yaşıyorlarsa dağa çıkıp kaynak suyu getiriyotlar ben bununla ilgili bir araştırma yapıp yazısını yazayım sağolasın ^^

      Sil
  9. Uxun zamandır böyle begendigin dizi tavsıyen olmamıştı nabrut çok merak ettım tatıl dönüşü izlemeyi düşünüyorum bayadır kdrama izlememiştim . Ne kadar uxunbır post olmuş okumak istiyorum ama okumamalıyım dimi heyecanı kaçmasın 😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sakın okumaa :D
      evet bu diziyi herkes izlesin istiyorum çok sevdim. izleyince gene konuşalım :)

      Sil
  10. Merhaba,sizi sürekli takip ediyor ve yorumlarını çok beğeniyorum, nasıl sevindim anlatamam posta.Dizide o küçük ayrıntılar benim de çok hoşuma gitmişti.Kızın kıyafetleri,linkini koyduğunuz ayakkabıya ben de bayıldım.:) Gülen oyuncak ve Do Kyung'ın sesi çirkin diye d.gününde müzik kutusu alması mesela..Avukatın kıza ayarladığı oğlan tvN dizisi olan Marriage not Daiting dizisindeki başroldü,kilo almış zor tanıdım.Anneyle ilgili benim de sevdiğim bi detay vardı,bilmem spoiler olur mu,belki siz de değinirsiniz.Yemeğe çağırdığında ve sonrasında tekrar arkaplanını gördüğümüz sahne.Bi de finalle ilgili yorumunuzu da merak ediyorum,umarım yazarsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum.
      aynı detayları yakaladığımıza sevindim. Evet o adam epey meşhurmuş ben tanımıyorum ama :D Spoiler yaptım zaten bahsettiğin sahneleri şurada uzun uzun yazdım ^^ http://www.nabrut.com/2016/07/another-miss-oh-yorum-ve-replikleri.html?showComment=1468092777722#c7685886171414013927

      Sil
  11. Yıllardır izlemeyi ertelediğim düşlerimin prensini izlemek istiyordum acaba nabrut izlemiş midir bi yorumunu okuyayim dedim unutmuşum diziyi izlerken bir de ne göreyim bizim nabrut'un efso fotoğrafı (ne denir ona profil fotoğrafı, icon her neyse) vay be dedim neden dedim bilmiyorum bir kayıp çocuğumu bulmuş gibi bir enişte yeğenini bulmuş gibi sevindim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah aşkolsun o benim ilk dizim bağlantıyı biraz geç kursan da o benim :D şimdi izlerken ben gibi düşün :D delisi dışına hüznü içine bir kız :D

      Sil
  12. Polis karakoluna götüreceklerini söyledikleri sahneye bayıldım :) acaba bende öyle bir yerlerden kacabilir miyim diye hayallere bile daldım ;) :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahaha ben gülmekten hiç bir şey düşünemedim :D

      Sil
  13. Şöyle bilgisayari aldım karşıma şu dizilerde fan ve antifanlarin parmaklarını kırarak yazar ya aynen oyle yazmaya başladım.
    1.Şu tek yönümlü geçitte Ericin aniden yere dizlerini koyarak anne babasından evlenmeleri için onay alması sahnesi beni benden aldı.Ya keşke dedim keşke böyle bir şey gerçek olsa :D kesin oracıkta bayılırdım.Buraya gelerkene kızın yalvarışları ve anne sen götürmezsen beni geri getirir gibisinden küçük çocuklardan görmeye alıştığımız ellerini bir-birine dayayarak yalvarışları ya garip oldum o sahnelerde.Genellikle Ericin kizimizin anne babasina hep saygi durushunu onde tutmasi cok hoş bulduğum şeylerden bir tanesi oldu.
    2.Aklima geldikce yaziyorum o yuzden ordan oraya hoplamalarima bakma sen :D Ya şu son düğün sahnesinde oynarken bir de gördüm anam CEO Jang da orda :D yaaav bari onu orda oynatmasaydiniz.Tüm çorabı başlarına ören adam o :D
    3.Bir de şu benim sevdiceğim Ericin babası rolunda gittiğini görünce benim gözler faltaşı gibi açılmaz mı böyle sessiz sakin güzeldi ya ha ona özel replik ise Enerjini boşa harcama repliği idi.Dizide fark ettinmi bilmem neredeyse her karakterden bir özel özlü sözmü desem,anlamlı bir şey mi desem duyduk.Hatırladıkca yazacağım. Ericin annesine nasil sinir oldum nasil sinir oldum.Özellikle damak ve diş diye hatirliyorum kadını.
    4.Şu Noona karakterine gelirsek.Beni biliyorsun fazla içkiye odaklanmış olan karakterleri sevmem.(Domuz eti konusu da dizide çok geçti irrite oldum )Genel olarak güldüm falan ama aklen sevmediğim bir durumdu.Şu tuvalet konularını da sık-sık karşıma çıkarmalarını sonda da aşka bağlamalarını bilmem ya bana ters gibi geldi.Saplantı haline getirip yaşayan insanlarla pek uymuyorum galiba.
    5.Avukatimiza gelirsek hangi dizide beni hayal kırıklığına uğratti ki gerçekten çok iyi oyunculuk sergiliyor. Cheomdangdong alice olsun ya sassy go go olsun ya da burda bir şekil aslında kötü bir şeyi işte mesela çöpçatanlık olsun,pısırıklık olsun ,burda da çapkınlığı olsun nefret halinde değil de güldürerek bir şeyleri göstermeğe çalışması gönlümü feth etmesine sebeptir.
    6.Dizide bu arada sarilma,havada kucağa atlama,bol-bol öpme sahneleri vardıda.Şu OHY-in atlama sahnesinde sütyeninden düşmesini görünce resmen kıkırdadım.Her şeyi tepe taklak edilmesini seviyorum.Park Hoon ve Annaya gelirsek salaktilar falan ama seviyorum ben o hallerini.Tüm dizi boyunca birbirine atladılar :D Park Hoonu daha once Marriage not dating dizisinde izlemiştim.Yaklaşık aynı salaklıkta :D o yuzden yabancilik cekmedim ona
    7.Tae Jine gelirsek ben dizide her kesin yönünden baktım hak verdim mi ona verdim.Yemek konusunu bırak bir bahane arayan illede bir yol bulur kanısından.Sona kadar da yolun acık olsun dedim.Çünki bir şekil onun da dünyası alt-üst olmuştu.
    8.Şu ayakkabi incitme konusunu çok sevdim.Düşünmemek için geçen sefer açtığım konuya eklediğim bir şey oldu.Dizide çok sevdiğim bir şey entikalarla uğraşan bir kadının olmaması idi.Annesini saymıyorum.Çünki onun yaptığı da diğer izlediğimiz entrikların yanında 0 kalır.Yani şeker tadında diziydi.Ha bir de kizimizin babasi Erice telefon açıp şunları not ettirip yemesini önermesine böyle güldüm mü desem hey Allahım dedim mi desem salak salak sırıttım.Diğer fikirlerimi 3-cu parta saklayacağım.
    P.S Şu soruna gelirsek City hunterde çoluklu çocuklu bir sahne hatirliyorum bence orda geçmişti böyle bir sahne

    Sevgilerle Saida

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1- Kesinlikle katılıyorum.
      2-Ahaha düğünden de eksik kalmamış :D
      3- dizide tüm karakterlerin altı doluydu. Anne konusunda off konuşmayalım bile :(
      4- bende irite olurum hele tuvalet sahneleri hiç sevmediğim bir şey ama bu dizide neden sevdim niye bu kadar çok güldüm ben de bilmiyorum :D
      5-Aynen :)
      6-Atlama sahneleri dizinin kültüydü ve kesinlikle klişe haline gelecek :D
      7-Haklısın.
      8-İşte bir diziden beklentim bu entrikasız gerçek hayattan sıkıntıların olabileceği hikayeler.
      yeni yazıda devam etmek üzere çok teşekkür ediyorum :***

      Sil
  14. slmmm ben özel bölümünü de yayınladılar diye biliyorum ama bi türlü bulamadım.. bi bilgin var mıııı

    YanıtlaSil
  15. her şeyi okudutan sonra şunu söylemek istiyorum: o dore ayakkabıya ben de bayıldım hahhahhah ^-^

    YanıtlaSil
  16. herkes yazmış,yazmalıyım diye başladım.
    diziyi koreyle eşzamanlı izledim ve kalabalık bir yorumcu grubu eşliğinde ve orada herbölüm neredeyse 500 leri bulan(bazen 1000 i bile geçen)çok dolu içerikli yorumlar yapıldığı için ben burada nereden başlayayım bilemedim.
    senin sorularından bazılarına cevap vereyim:
    yerden fışkıran fıskiyeler love rain de de vardı sanırım.
    ben bu dizinin bir çok şeyini sevdim
    1-benim gibi dangıldungul konuşan asıl kızı-kusurlarını bile anlatmaktan hoşlanıyordu.
    2-ayrılmasına neden olduğu adama karşı suçluluk duyan eric'in adamın saldırganlığı hatta öldürme çabaları karşısında bile tevekkül göstermesi ve gıkını çıkartamaması bana çok etkileyici geldi.
    hatta ben orada paylaştığım yorumumun bir kısmını buraya aktarıyorum izninle ''ben bu dizi de en çok Eric'in yaşadığı vicdan rahatsızlığı yüzünden bile isteye gidip gidip dayak yemelerinden etkilendim.
    Bu yaptığını izlerken nasıl isimlendireceğimi tam bilemiyorum ama bu ruh hali sanki Shakespeare karakterlerine özgü bir şeydi.Ve o suskun durgun halleriyle güzel verdi bana o duyguyu.
    Ne Eric'e ne de HTj'e kızamadım.HTJ'in öfkesi öyle insani ki.Tamam sevgi biçimi bize uymayabilir ama uğradığı haksızlık duygusu insanı delirtir.Eric ise yaptığı hata yüzünden yaşadığı aşkın bile tadını çıkaramıyor.Elinden gelen tek şey sessizce htj'in öfkesine boyun eğmek.Ya kız onu dövülmüş gördükçe nasıl oluyor,o da başka bir trajedi.
    Neyse velhasıl final nereye bağlanırsa bağlansın senariste kızmayacağım.Çünkü Louis Aragon der ki:
    ''Mutlu Aşk Yoktur
    İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
    Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
    Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
    Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
    Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
    Mutlu aşk yoktur ''

    YanıtlaSil
  17. çeşmeden su taşıma konusunda yazmamışım.
    aslında bu bizde de çok yaygın.mesela lapseki'de çanakkale'de dağdan gelen iyi suların aktığı ayrı çeşmeler vardır,Kazdağlarında bir çok kaynaktan özel olarak bidonlarla evlere su alıırlar,yani çok bizi andıran bir hareket olarak izledim hep o su taşımalarını.
    ***
    bir arkadaş boyuna atlama sahneleri dizinin kültüydü klişe olacak demiş katılıyorum.Secret garden deki dudakta kalan kahve kreması gibi aynen diyebilirim.

    YanıtlaSil
  18. sonraaaa.........
    Eric ve kızın babasının hal ve tavırları sanki çok birbirine benziyordu.Sanki yönetmen bizzat bunu istemiş gibi.Ben çok aynı buldum sakin uysal hallerini.

    Bir de nabrut'cuğum,hiç malum tshirtten bahsetmemişsin.önünde ''surfing''yazan beyaz tshirt.Hani kaza geçirdiğinde giydiğini gördüğümüz.

    o tshirtle ilgili bizdeki yorumlarda acaip sözediliyordu.
    neyse benim bu diziye aşkım bitmez.
    Bu dizi sayesinde daha önceleri azcık bilgi sahibi olduğum SHİNHWA grubunu daha iyi tanıma fırsatı buldum ve eskiden severdim şimdi bu yaşımda fanları oldum.Hatta telefon müziğimi bile onların sniper şarkısının başlangıcı yaptım ve sosyal medya da haklarında ne yayınlandıysa seyrettim.Shinhwa Broadcast isimli bir eğlence programları var tavsiye ederim izle bayılıp hayran kalacaksın.Müziklerinden öte arkadaşlıkları,dostlukları onları sevdiriyor.

    YanıtlaSil
  19. Merhaba bu diziyi senin yorumlarını okuduktan sonra izledim ve iyiki izlemişim.Gerçekten muhteşem bir dizi klişelerden uzak gerçekçi, aglarken bir anda kahka attıran, gülerken bir anda duygulandıgım bir çok sahnesi vardı. Sıkı bir dizi izleyicisiyim ve en iyi dizi listemin ilk üçünde yerini uzun süre koruyacagına eminim diziye resmen aşık oldum.OST lerinede bayıldım özellikle Roy Kim 'in şarkısı muhteşem 'rüzgar gibi' dediği nakarat kısmı beni benden aldı resmen.Tek kelimeyle MUHTEŞEM.....

    YanıtlaSil
  20. Merhaba bu diziyi senin yorumlarını okuduktan sonra izledim ve iyiki izlemişim.Gerçekten muhteşem bir dizi klişelerden uzak gerçekçi, aglarken bir anda kahka attıran, gülerken bir anda duygulandıgım bir çok sahnesi vardı. Sıkı bir dizi izleyicisiyim ve en iyi dizi listemin ilk üçünde yerini uzun süre koruyacagına eminim diziye resmen aşık oldum.OST lerinede bayıldım özellikle Roy Kim 'in şarkısı muhteşem 'rüzgar gibi' dediği nakarat kısmı beni benden aldı resmen.Tek kelimeyle MUHTEŞEM.....

    YanıtlaSil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.