Ailesi Beni İstemiyor!

Selamün aleykum Nabrut. 

Bloğunu bir arkadaşım vasıtasıyla keşfettim. Hepsini olmasa da çoğu yazını okudum ve çok beğendim. Yazmaya devam et inşallah. Geçen Instagram'da evlilik hikayelerinizi gönderebilirsiniz, demiştin. Benimki biraz farklı olacak ama göndermek istedim.

Ben hayatımın büyük bir bölümünü evlilik fikrine tamamen düşman olarak yaşadım. Bunun çok sebebi var tabi ama bunların iki tanesini yazıp hikayeme geçmek istiyorum. 

Birincisi annemin daha ben ortaokuldayken çeyiz hazırlamaya başlaması. Sırf bu yüzden üniversiteyi bitirip yaşını başını almış biri olduğum halde eve gelen bir görücünün karşısına -görücü derken ilkin anne gelip bakıyor- çingene etek üstüne alakasız tişört onun üstüne gömlek ve çok alakasız bir örtüyle çıkmışlığım var. Hatırladıkça hala gülerim. Ama ne yapayım evlenmeyi düşünmüyorum, hele ki işinden dolayı doğru dürüst göremeyeceğim bir kocayı hiç düşünmüyorum. 

İkinci olarak da babaannemin KPSS'ye hazırlandığım günlerde hem de oruçta, sabah vakti gelen görücü kadını yattığım odaya almaya çalışması. İnanabiliyor musun? Kadın illa görecekmiş. Ben de sesleri duyup kapının arkasına geçtim. Kapıyı açtılar göremediler. Babaannem baktı kapının arkasındayım, güldü, burada, dedi. Ben hala o gün nasıl delirmediğimi düşünüyorum.

Benim hikayem atandıktan sonra başlıyor. Atandıktan bir yıl sonra artık ben de evleneyim düşüncesinde olduğum sıralarda öğretmen arkadaşın biri okuldaki bir hoca için "olsa olsa sana onun gibi biri olur" diye bir cümle kurdu. Ben de şaşırdım acaba bir şey mi biliyor da diyor, diye. Ortamdaki diğer arkadaşlar da katıldı buna. O günden sonra aslında doğru, kriterlerime uyan biri diye düşünmeye başladım. Adamın davranışlarını da farklı yormaya başladım, illa başıma bela alacağım ya. Her geçen gün hislerimin arttığını fark ettim. En son baktım karşı tarafta en ufak bir hareket yok. Aklıma giren öğretmen arkadaş da istersen konuşayım mı, demez mi? Bu sefer de ilerde pişman olmaktansa adım atmak iyidir deyip -aklıma Hz.Hatice de geldi- arkadaşı yolladım. 



Büyük bi merak içinde arkadaşı aradım, sonra. Meğer adamın görüştüğü biri varmış. Bütün dünya başıma yıkılmış gibi hissettim. Allah mutlu etsin diye duamı da ettim. Bir şekilde unutup yoluma devam edeyim, dedim. O sıralar okulun kapanma zamanıydı. Araya tatil de girer unuturum, dedim. 

Öyle de oldu. Unutmadım ama en azından küllendi hislerim. Tatil bitti. Okula giderken ilk gördüğüm kişi o oldu. Estağfurullah dedim, imtihan işte. Neyse normalde kimseyle muhatap olan biri değilimdir. Kimse de benimle olmaz. Kimseden kastım karşı cins. Adam bana selam vermesin mi? La havle dedim, içimden. Bu sene zor geçecek. Öyle de oldu. 

Gün geçtikçe adamın davranışları garip bir hal aldı. Her gün bir bahaneyle mesaj atmaya başladı. Önceleri bir şeye yormak istemedim. Ama baktım doğum günümü sormaya kadar gidiyor. Dedim, acaba ne yapmaya çalışıyor. Öte yandan erkek hocalardan biri de beni ona önerip duruyormuş, o da olumsuz konuşuyormuş. Bunu bir arkadaştan öğreniyorum. Diyorum ki tabi görüştüğü biri var nihayetinde. Bunu kimse bilmiyor bu arada o yüzden de erkek hoca çöpçatanlık yapıyor. Neyse tam bir yalan rüzgarı gibi. -diziyi bilmiyorum gerçi ama ona benzetmek geldi içimden- 

Adam böyle yaptıkça benim duygular ilerledikçe ilerledi. Kendime hakim olmaya çalışıyorum ama yok. Bir de öyle tipe falan vurulmadığım için ahlakı, huyu tam istediğim gibi olduğu için neden o olmuyor, diye de düşünmeden edemiyorum. Tabi diyorum, görüştüğü varsa mutlu olsun. Ama davranışları bana o işin olmadığını da düşündürüyor bir açıdan. 

Öyle karışık berbat yoğun duygulu dönemlerden sonra artık yeter, diyorum. Bu iş olmayacak herhalde. Ben de yazın taliplerimi değerlendiriceğim. Bunu dedikten bir kaç gün sonra baktım bir durum paylaşmış. Bir şiir. Dedim, ne alaka ne bu şimdi. Baktım geçtim. Sonra bir daha bi' bakayım dedim. O an ki şokumu hiç unutamıyorum. Meğer şiir akrostişmiş, hem de benim adım yazıyor. Başka arkadaştan çaktırmadan bakıyorum. Yok bir tek bana açmış durumu. Ben hayatımda o kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. 

Ertesi gün dayanamadım ben de mesaj içerikli bir durum paylaştım. Hatırlamıyorum şu an. Ona cevap niteliğinde bir durum paylaşınca dedim, tamam, benim kurduğum bir şey değil. Beklemeye başladım. Ama hareket yok. Ertesi akşam okulla ilgili bir mesaj yazınca yeter be dedim içimden ve durumlarının ne manaya geldiğini sordum. İşte ondan sonra da açıldı nihayet. O gün kalbimin çarpıntısından uyuyamadım. 

Evlilik hikayem burada da bitmedi. Aslında çok daha uzun roman tadında ama ben kısa keseyim. Ailesi beni beğenmedi. Ahlakımı falan değil vücut ölçülerimi. Şaka gibi değil mi? İstemeye geldiler. Nişan için gün aldık. Nişandan birkaç gün önce annesi aradı ve çocuklarım -abisi ve ablası oluyor, tabi sonra öğrendim sadece ablası- istemiyor birbirlerine girdiler bu iş olmayacak, dedi.

Hayatımın en kötü zamanlarıydı. Ama ben de o da birbirimizden vazgeçmedik. Bilmiyorum aşkın gözü kör diye mi böyle bir davranışa maruz kalmama rağmen pes etmedim, bilmiyorum. Aşk dediysem öyle kuru bir şey değil. Her açıdan sevdiğim bir insanı böyle saçma bir sebeple bırakamazdım. O çok uğraştı ve o hayatımda en nefret ettiğim ablasına rağmen ikna etti ailesini ve evlendik. Çok şükür pişman değilim. Nur topu gibi de bir oğlumuz var şimdi. 

Biliyorum çok uzun oldu ama internet alemini de bu hikayeden mahrum etmek istemedim :D :D 

Blog sahibinin notu:
Ve Aleyküm Selam.
Kader yazılınca hiçbir şey önünde duramıyor. Görümceler de dahil...

Allah bir ömür iyi ki dedirtsin...


Edit: Hikaye sahibinin gelen yorumlara cevabı: Yorum kısmından buraya taşıdım.

Hikayenin sahibi benim. Yayınlandığını da gelen maili de bugün gördüm daha hakkını helal et nabrut. Muhtemelen senin mail de spam klasörüne düşmüş neden bilmiyorum.

Öncelikle güzel mesajlar için çok teşekkür ederim, dualarınız için de Allah razı olsun.

Bi kaç konuya açıklık getirmek istedim. Eşimin ilk görüştüğü kıza ne olduğunu ben sordum tabi ki bana açıldığı ilk anlarda hem de. O da o kızın kendisini oyaladığını, evlilik için çıktığı yolu flörte çevirdiğini yani sürekli işi erteleyerek onu bi bunalıma sürüklediğini söyledi. Benim arkadaşı gönderdiğim sıralar zaten kopma noktasında olduklarını ve bi süre sonra bittiğini söyledi. Dedim ben de ona ne değişti o günden bu güne. O da bana ilk geldiğim günden beri saygı duyduğunu, erkek hocaların da görüştüğü biri olduğunu bilmeden sürekli bizi yakıştırdıklarını, bi sürecin içinde olduğu için düşünmediğini ama bitince bana olan saygısının sevgiye dönüştüğünü vs anlattı. Yani demem o ki çok şükür bi şeylerin bitmesine ben sebep olmadım. Ki zaten birbirimizin nasibiymişiz ki olaylar böyle gelişti. Akıllarda yanlış bi izlenim bırakmak istemem doğrusu.

Görümce meselesi de ( bi yoruma çok güldüm inşallah çektiriyordur diye) maalesef hanımefendi benim ilk başlarda tüm çabalarıma rağmen yine hayatı bana zehir etme peşinde. Evlendiğimiz ilk zamanlarda sanki ben ailesinden birini öldürmüşüm gibi tavırlar içindeydi. Benim ona o şekilde davranmam gerekirken aman her şey unutulsun iyilik bende kalsın diyerek alttan aldım. Uğraştım sıkıntı çıkmasın diye. Ama gel gör ki sık sık benim kilom hakkında yorumlarda bulunmaktan çekinmedi. Ki ben 68 kiloydum ilk evlendiğimde. Yani öyle vücut ölçüsü deyince aklınıza ekstra bi şey gelmesin. Yüzüm de öyle çok çirkin değil yani aşırı güzel olmasam da elim yüzüm düzgün elhamdülillah. Daha çok terbiyesizliği oldu ama çok uzatmak istemiyorum. Yapı gereği zaten kimseyle kavga edemeyen biriyim. Konuşmuyoruz sadece ve çok rahatım bu yüzden. Allah ona da hakettiğini verecektir.


Devamını isteyenler olmuş. O kadar çok şey var ki, ama o da bize özel olarak kalsın. Sadece şunu söylemek istiyorum. Bi insan nasibinizse eğer bi şekilde hissedebiliyorsunuz. Okula atandığım ilk zamanlarda bi durum için görüşmem gerekmişti. O an anlamlandıramadığım bir yakınlık hissetmiştim eşimle. Ki ben o sıralar evliliğe sıcak bakmıyordum. Bi sene kadar da öyleydim. O yakınlığın ruh eşime karşı olduğunu çok sonra anladım. Görüştüğü kişiyle ayrıldığını bilmeden içimde bir yerlerde nasibimin o olduğunu düşünüyordum mesela. Şunu da söyleyeyim ben belki görüp görebileceğiniz erkeklere karşı en mesafeli insanlardan biriyimdir. Yani öyle o kişiyle araları bozulsun da benimle olsun demekten Allah a sığınırım. İnşallah derdimi anlatabilmişimdir. Yani insanın nasibi ne yaşanırsa yaşansın, en olmaz dediğin anda bile gelip seni buluyor. Allah herkese hayırlı ve gönlünden geçen özelliklerde eşler nasip etsin.

Yorum Gönderme

26 Yorumlar

  1. Mutlu mesut olun :) Hikayenin sonunda olmadı evlenemedik diyeceksiniz diye umutsuzluğa kapıldım doğrusu. Yazarın notuna çok güldüm. Öyle sanıyorum ki görümceler her evlilikte klasik bir duruş sergiliyor :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hikayenin sahibi adına çok teşekkür ediyorum.
      Aslında hemen her görümce bir gelin ama niye böyle oluyor anlamlandırmak zor :D

      Sil
  2. Öncelikle sayfanda şimdiye dek. Okuduğum en cesur evlilik hikayesiydi
    Yani mirim kırın eden, aşırı kibar ve hata yapmayan insanları sevmiyorum ondan sanırım.
    Babannem sabaha karşı odama görücü getirdi dedin ya oy ya dedim tek acaiplikleri bulan aile biz değilmişiz.ben de ablama gelen görüculere ablam evde yok diye bilgisayardan resmini göstermiştim.sonra adam bana uygun içine sinmis peşini bırakmamış ve Cesaret edip sen ilk adımı atmışsın. Mutluluklar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu da başka bir bakış açısıydı ahah :D
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum. Bazen de kadınlar cesur olmalı sanırım yazarın da dediği gibi Hz. Hatice misal...

      Sil
  3. Allah bozmasın diyelim.
    Kader ağlarını örmüş, derler ya tam öyle olmuş aslında.

    YanıtlayınSil
  4. yaaa farklı bir hikayeymiş ; vücut ölçülerinin nesini beğenmemişler ya. peki adamın görüştüğü diğer kıza noldu:?

    YanıtlayınSil
  5. Benim de bir gönül yaram var. Hatırladıkça içim ezilir. O yüzden hikayenizi okuyunca sizin adınıza çok mutlu oldum. Zaten ne demişler, nasipte olunca el getirir, yel getirir, sel getirir. Nasipte olmayınca da el götürür, yel götürür, sel götürür. Allah mesut etsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum. Allah kalp kırıklarınızı unutturacak kişilerle karşılaştırsın inşallah

      Sil
  6. Yine çok hoş bir hayat hikayesi gelmiş,Allah yazarı da mesud etsin ne güzel

    YanıtlayınSil
  7. Roman gibi okuyorduk.kısa kesmiş.Uzun versiyon lütfen

    YanıtlayınSil
  8. Kaderde ne varsa herkes onu yalar Allah bir yastıkta kocatsın. Mutlu mesut yaşasınlar inşallah 🌸

    YanıtlayınSil
  9. Böyle direkt dobra insanların hastasıyım. Yukarıda bir arkadaşta yazmış bende aşırı kibar ve (büyük olmamak kaydıyla) hata yapmayan insanları sevmiyorum. Yazı yarıda kalmış gibi devamının gelmesi için yorum yaptım. Bence arkadaş görümcesine kök söktürmüştür :D :D Umarım devamı gelir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kök söktürmüş demeyelim de inşallah görümcesi hatasını anlamış ve araları çok iyidir :D

      Sil
  10. vücud ölçülerini beğenmemek nedir yahu ?. burası herkese açık bir platform olmasaydı , kelimelerim bu kadar basit kalmazdı. rabbim yazmışsa önünde hiçbir engel olmaz ve güzel yaradanım ağızlarınız tadını hiçbirşeyin bozmasına izin vermesin .

    YanıtlayınSil
  11. vücud ölçülerini beğenmemek nedir yahu ?. burası herkese açık bir platform olmasaydı , kelimelerim bu kadar basit kalmazdı. rabbim yazmışsa önünde hiçbir engel olmaz ve güzel yaradanım ağızlarının tadını hiçbirşeyin bozmasına izin vermesin .

    YanıtlayınSil
  12. Uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum. Çok beğeniyorum emeğinize sağlık. Sıkı ama gizli takipçilerinizdenim. İlk kez yorum yapmak istedim. Yazıyı ilk okuduğumda nedense yazan hanımın görüştüğü biri olduğunu duymasına rağmen o kişiyi düşünmeye devam etmesini doğru bulmadım. Evet başta aracı gönderirken bilmiyormuş orası ayrı tabi. Zaten naçizane kendi fikrim. Hatta aklıma şu bile geldi, eğer gerçekten görüştüğü biri varsa ve bu hanım aracı gönderdikten sonra kafası karışıp ayrıldıysa birinin ahı bile olabilir. İnşallah bunlar yoktur.

    Onun dışında yazan hanımın cesaretine maşallah. Ama bence evlenmek yürek ister zaten. Böyle bir sorumluluk almak ciddi bir yürek ister. Rabbim de ol dedi mi kimse önünde duramaz. Allah yazan hanıma ve ailesine hayırlı yazılar yazsın. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Memnun oldum Feride ^^
      Yazar adına teşekkür ediyorum öncelikle...
      Kaderin önüne geçemeiyorsun, kalbine söz dinletmek de zordur mutlaka...
      Allah kaderinden güldürsün herkesi.
      Kocaman sevgiler.

      Sil
  13. Hikayenin sahibi benim. Yayınlandığını da gelen maili de bugün gördüm daha hakkını helal et nabrut. Muhtemelen senin mail de spam klasörüne düşmüş neden bilmiyorum.

    Öncelikle güzel mesajlar için çok teşekkür ederim, dualarınız için de Allah razı olsun.

    Bi kaç konuya açıklık getirmek istedim. Eşimin ilk görüştüğü kıza ne olduğunu ben sordum tabi ki bana açıldığı ilk anlarda hem de. O da o kızın kendisini oyaladığını, evlilik için çıktığı yolu flörte çevirdiğini yani sürekli işi erteleyerek onu bi bunalıma sürüklediğini söyledi. Benim arkadaşı gönderdiğim sıralar zaten kopma noktasında olduklarını ve bi süre sonra bittiğini söyledi. Dedim ben de ona ne değişti o günden bu güne. O da bana ilk geldiğim günden beri saygı duyduğunu, erkek hocaların da görüştüğü biri olduğunu bilmeden sürekli bizi yakıştırdıklarını, bi sürecin içinde olduğu için düşünmediğini ama bitince bana olan saygısının sevgiye dönüştüğünü vs anlattı. Yani demem o ki çok şükür bi şeylerin bitmesine ben sebep olmadım. Ki zaten birbirimizin nasibiymişiz ki olaylar böyle gelişti. Akıllarda yanlış bi izlenim bırakmak istemem doğrusu.

    Görümce meselesi de ( bi yoruma çok güldüm inşallah çektiriyordur diye) maalesef hanımefendi benim ilk başlarda tüm çabalarıma rağmen yine hayatı bana zehir etme peşinde. Evlendiğimiz ilk zamanlarda sanki ben ailesinden birini öldürmüşüm gibi tavırlar içindeydi. Benim ona o şekilde davranmam gerekirken aman her şey unutulsun iyilik bende kalsın diyerek alttan aldım. Uğraştım sıkıntı çıkmasın diye. Ama gel gör ki sık sık benim kilom hakkında yorumlarda bulunmaktan çekinmedi. Ki ben 68 kiloydum ilk evlendiğimde. Yani öyle vücut ölçüsü deyince aklınıza ekstra bi şey gelmesin. Yüzüm de öyle çok çirkin değil yani aşırı güzel olmasam da elim yüzüm düzgün elhamdülillah. Daha çok terbiyesizliği oldu ama çok uzatmak istemiyorum. Yapı gereği zaten kimseyle kavga edemeyen biriyim. Konuşmuyoruz sadece ve çok rahatım bu yüzden. Allah ona da hakettiğini verecektir.

    Devamını isteyenler olmuş. O kadar çok şey var ki, ama o da bize özel olarak kalsın. Sadece şunu söylemek istiyorum. Bi insan nasibinizse eğer bi şekilde hissedebiliyorsunuz. Okula atandığım ilk zamanlarda bi durum için görüşmem gerekmişti. O an anlamlandıramadığım bir yakınlık hissetmiştim eşimle. Ki ben o sıralar evliliğe sıcak bakmıyordum. Bi sene kadar da öyleydim. O yakınlığın ruh eşime karşı olduğunu çok sonra anladım. Görüştüğü kişiyle ayrıldığını bilmeden içimde bir yerlerde nasibimin o olduğunu düşünüyordum mesela. Şunu da söyleyeyim ben belki görüp görebileceğiniz erkeklere karşı en mesafeli insanlardan biriyimdir. Yani öyle o kişiyle araları bozulsun da benimle olsun demekten Allah a sığınırım. İnşallah derdimi anlatabilmişimdir. Yani insanın nasibi ne yaşanırsa yaşansın, en olmaz dediğin anda bile gelip seni buluyor. Allah herkese hayırlı ve gönlünden geçen özelliklerde eşler nasip etsin.

    YanıtlayınSil
  14. Ne güzel bir açıklama olmuş.
    Evlilik hikayen kadar zevkle okudum. Yorumunu yazının altına ekliyorum ki arzu edenler okusunlar.
    Amin...
    Rabbim iki cihan saadeti versin, daim etsin..
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil