Bir Görücü Usulü Tanışamama Hikayesi

Evlenmiş olmam, bir Hacıfışfış olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Uzun yıllar süren Hacıfışfılık hayatımı da bir kalemde silmiş değilim. Hihi! ^^

Bu sebeple evlilik ve görücü usulü tanışma hikayelerini yayınlamaya devam edeceğim. Bu süreçte bloğumdan biraz uzak kaldığım ve maillere dönemediğim için Eylül ayına kadar gidip gelen maillerin hepsini cevaplamaya çalıştım. Bu mail de onlardan birisi. Ben cevabımı yazının sonuna saklıyor ve sizi Z. Hanımkızımız ile başbaşa bırakıyorum.

Selamlar Nabrut:)
Nasılsın?
Ben senin adına çok mutluyum.
Senin de mutluluğun daim olsun Fadıl Beyle İnşallah :)

Ben blogunu geç keşfedenlerdenim ama sıkı takipçinim. Geç bulmama rağmen evlilikle ilgili bütün yazılarını da okumuş bulunmaktayım. Son zamanlarda başımdan geçen görücü usulü görüşmeler ve görüşememeler benim içimi şişirdi şişirdi ve patlama noktasına getirdi! Hele son olay içimde saklı bulunan kaynana fobimi daha da gün yüzüne çıkardı. Sana yazmak geldi içimden...

Yaş olarak benden büyük olmana, tecrübelerine ve fikirlerine güvenerek anlatmak istedim😌 Yayınlamak senin inisiyatifinde. 
Ben sadece dertleşmek için yazıyorum😌 Çok uzattım ama geldim konuya...

Kurban bayramı öncesinde tanıdığım bir abladan telefon aldım birinin olduğunu; ama çocuğun annesinin ‘önce ben kızın fotoğrafını göreyim, ben zaten az çok oğlumun ne istediğini biliyorum’ dediğini söyleyerek benden fotoğrafımı istedi. Ben de fotoğrafımı göndermek istemediğimi, fotoğraf ile bir şeyin zaten anlaşılamayacağını, eğer isterlerse bayramdan sonra İstanbul'a geleceğimi, o zaman görüşebileceğimizi söyledim.
(ben Çanakkale’deyim ve esasında bana söylenilen kişi tam olarak istediğim kriterlerde değil ama niyeyse içimde olabilir gibi bir his oluştu.)



Aracı olan kişiden bana haber gelmedi. Üstünden bayram geçti, ben İstanbul'a gittim ve evime geri döndüm. Eve döndükten sonra da 1 hafta geçti ve ben aracı olan kişiden telefon aldım. Aslında üzerinden zaman geçtiğini, şimdiye kadar akıllarının nerede olduğunu sordum.😬 Aracı olan kişi de bana memleketlerinden yeni döndüklerini söyledi ve döner dönmez aracı olan kişiye fotoğraf görmek istediğini söylemiş ama aracı olan abla benim prensiplerimde bunun olmadığını görüşme olabileceğini söylemiş. Bana sordu ne yapalım diye ben de sazan gibi atlayarak prensiplerimden de ödün vererek çocuğun fotoğrafının da bana atılması karşılığında fotoğraf göndermeyi kabul ettim.

Beğenilmişim... Hakkımda detaylı araştırma da yapılmış, çocuğa fotoğrafım da gösterilmiş, çocuk da görüşmeyi kabul etmiş, bana da fotoğraf gönderildi ve nihayetinde görüşmeye karar verildi. Ben ilk başta (dilimi arılar sokmasın, acır) zaten bir ayağımın orada olduğunu görüşelim derlerse gelebileceğimi söylemiştim ve sözümden dönemedim.

Beyefendi çarşamba günü müsaitmiş. Ama ben; zaten ben gideceğim bari ağırdan alayım diyerek en erken cuma otobüse binebileceğimi hafta sonu görüşebileceğimizi söyledim. Halbuki o an bile binip gidebilirdim, beni tutan hiçbir şey yoktu. Mecbur olur dediler. Buraya kadar her şey normal ve gayet güzel.(ben de çocuğu beğenmiştim açıkcası😬)

İşte şimdi başlıyor asıl içimi şişiren mesele! Akşam üzeri aracı olan kişiden telefon geldi ve ŞOK! Kardeşleri ile toplanmışlar ve aradaki mesafe yüzünden gelip gitmenin zor olacağı ve olmaması gerektiği kararına varmışlar. Benim anlamadığım ben en başından beri Çanakkaleliyim. 1 günde Çanakkaleli olmadım bunu baştan beri bilirler iken sonradan ne değişti? Aracı olan kişiye de bu şekilde söyledim ve başka bir şey mi duydular acaba diye sordum aracı kişi de ‘bana bu şekilde söyledi ve ben de inandım’ dedi.

Benim başka birşey mi duydular diye sorma sebebim 3 sene önce 1,5 ay yüzük takma durumum olmuştu ve ben bunu çocukla görüştüğümüzde söylemeyi düşünmüştüm. 

Bunun üzerine bütün gururumu ayaklar altına alıp (Allah’ım rezilliğim diz boyu😒) aracı ablaya dedim ki,  siz benim söylettiğimi söylemeden; 

kız üzüldü, mesafe benim için sorun değil, Çanakkale İstanbul’a çok da uzak değil, en azından bi' görüşseydik, dedi’ diye söyleseniz dedim. 

O da aradı söyledi ve cevap şöyleydi; 

ben tekrar arayamam kardeşlerimi, uzak olduğu için olmamasına karar verdik.

Bu durumda aslında ben, evet, üzüldüm, hatta çok üzüldüm.Ama bu kararı neden kardeşler veriyor, çocuğun dili yok mu? Aslında bu beni en başından rahatsız eden bir durumdu. Çocuğun düşünceleri hiç önemsenmiyor gibi sezdim. Ya da nasıl denir anne baskın görünüyordu. Çünkü kadın aman duyulmasın diye çocuğun adını bile söylemek istemiyordu. Aracı olan kişi, sağ olsun, benim de bilmek hakkım diye söyledi.😂 

Ne değişti? 
Neden böyle bir karara vardılar?
Benim moralimi bozan kısım bu! Madem ailece karar verilecekti en başında verilseydi! İşte böyle Nabrut..en başta dediğim gibi ben sadece derdimi sana anlatmak için yazdım.Hakkını helal et vaktini aldım😌 Tekrar mutluluklar dilerim. ❤️❤️

Blog Sahibinin Notu

Sevgili Z.
Mailimi görmedin muhtemelen, buradan tekrar yazıyorum.
Allah kurtarmış. Bu işler böyle yürümez. Karşıdaki bir kız evladı ve bir kız evladı rencide edilebilecek bir duruma düşürülmez. Böyle yol, iz bilmeyen bir aileden kurtulduğun, daha başlamadan Allah seni muhafaza ettiği için şükretmelisin. Bazen Allah sinyali baştan gönderiyor, insanların kendisini gizlemesini engelliyor, bunu defalarca yaşadım. Sen de böyle bir durum yaşamışsın. Allah en kısa zamanda gönlünün muradını versin de evlilik hikayeni burada okumak bize nasip olsun.
Kocaman sevgiler...

Siz bu mevzu hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle bir şeyler başınıza geldi mi?

Siz de kendi hikayelerinizi, söylemek istediklerinizi nabrutvebiz@gmail.com adresine mail olarak atabilirsiniz.

Yorum Gönderme

18 Yorumlar

  1. Nabruuut merhaba. Açıkçası ben de senin gibi düşünüyorum. Aile ve eş arasında denge kuramayan erkekler, evliliğine 3.kişileri dahil edip maalesef aile içi huzursuzluk sonucu boşanma mevzuları ile işi bitiriyorlar. Ben Z hanımın üzülmemesi gerektiğini ve yoluna bakmasını öneriyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ebruuu :)
      Güzel yorumun için Z hanım adına çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  2. Ucuz kurtulmus.ne demek ben begenirsem ogluma gosterereyim.ne demek onca yolu erkegi gormeye gitmek gormek isteyen taraf buyuyur benim ilime gelir ayaklarina gidemem valla..cok alttan almissin.basta yanlos yapmissin.

    YanıtlayınSil
  3. Bence de Allah kurtarmış. Olur da evlenecek filan olsalar bütün sülale her şeylerine karışacaktı herhalde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde öyle olurdu. Kardeşler meclisinden izin çıkmadan nefes bile alamayacaklardı herhalde...
      Yorumun için Z Hanım adına teşekkür ediyorum

      Sil
  4. Nabruta katılıyorum. Hayırlısı diye dua ediyıruz olmayınca neden olmadı diyoruz? Bence olayı nişan atmana bağlama. Ben nişan atmadım ama buna benzer olaylar benimse başıma geldi. İnsanlar nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Malesef en büyük sorunumuz yol yordam bilmemek. O insanlarda mutlaka iyi kimselerdir ama senin nasibin değilmiş. Hayırlısı de ve geç.evlenemem diyede korkma bence. Nasipte varsa olur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Z hanım adına çok teşekkür ediyorum güzel yorumun için.

      Sil
  5. Bir görücüde bende de benzer bir durum yaşandı benzerlik kısmı kızı yani beni ilk önce kayınvalide adayı görmek istedi bu duruma itiraz etsek de sonradan bir şekilde kabul ettik.
    Kayınvalide adayı beni beğenince bu sefer oğluyla tekrar geldi. Yalnız damat adayını "Hemen evlenecek değilsin ya önce bir görüşürsünüz tanışırsınız olursa da yavaş yavaş nişan düğün işlerine girilir" diye ikna etmişler. Biz konuşurken laf arasında bana Aslında evlenmeyi düşünmediğini daha doğrusu hazır hissetmediğini söyledi ailesinin böyle söyleyerek ikna ettiğini de yine konuşmalardan çıkardım kendisi de onayladı zaten artık işin piri oldum düşün 😂
    Bu duruma benden ziyade anne ve babam özellikle babam sinir oldu bense "Aman iyi ki olmadı" diye sevinmekle meşguldüm
    Z Hanımefendiye gelince aman iyi olmuş böyle biriyle olmaktan Rabbim herkese her şeyin hayırlısını versin İnşAllah ☺️
    D.s.k.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Erkeğin zorla evlendirilmeye çalışılması da ayrı bir komedi :D Çok geçmiş olsun ^^
      Amin...

      Sil
  6. Selamlar blogunuzu takipteyim sizde blogumu takip edip son yazıma yorum yaparsanız çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlayınSil
  7. Her yarım kalan görücü usulü hikayesi en az bir tarafın üzülmesine sebep olmuştur, olur, olacaktır. Çoğu zaman sırf şu evreleri tekrar tekrar yaşamamak için dahi bir an önce evlenmek istiyor insan. Bu süreçler bende ne heves bıraktı ne de inanç. Umarım bu noktaya gelmeden herkese mutlu bir son yazar Allah.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah en kısa zamanda senin güzel hikayeni okumayı nasip etsin inşallah ^^
      İnsan tam da bıktım yeter dediği anda elinden bir tutanı oluyor çünkü ^^

      Sil
  8. nabrutçum ben de bir Y. Hanım olarak yazar adına üzüldüm ama hem de senin dediğin gibi sevindim. Böyle insanlarla ömür boyu muhatap olmasından çok daha iyi. Ben de benzer bir hikaye yaşadım. Erkeklerin kadınların çalışıp çalışmaması ile ne gibi bir sıkıntısı var anlamıyroum. bana birisinden bahsedildi böyle böyle birini istiyor ama çalışmasın istiyor diye ben de şartlar olumlu olunca yoğun bir meslek hayatım yok hem çocuğum falan da olunca bırakırım dedim. Ama karşı taraf demiş ki ben hiç çalışmasın istiyorum. ne bileyim çok garibime gitmişti bu durum. sen ne dersin Nabrut. birinin çalışıp çalışmamasına niye bu kadar takılıyorlar. bazıları da çalışşsın çift maaş olsun diye bakınca o da beni kötü etkiliyor.

    YanıtlayınSil
  9. sevgili Z hanım, hiç üzülmeyin. kavuşacak olsanız Allah uzakları yakın, dağları düz ederdi. oluyorsa bir hayır olmuyorsa bin hayır aramak gerek :)
    nabrut yaşım senden küçük ama okul bittikten sonra insan ne olduğunu anlamadan bu sürece girmiş oluyor galiba, herkes tarafından potansiyel bir gelin adayı olarak görülmek bir sıkıntı bir gerginlik oluşturuyor.
    Rabbim hepimize hayırlı eşler nasip etsin.

    YanıtlayınSil
  10. Aynı şey demeyeyim ama daha saçma bir olay başımdan geçti. Şöyle ki nabrut benim geçen seneye kadar üye olduğum ve faaliyette olduğum bir dernek vardı orada hayırlı işler yapıyorduk. Teşkilat var bizim dernekte bay ve bayan ayrı oluyor. Neyse teşkilattan bir abla ile çok yakındık o benim evlenme isteğimi de biliyordu bir gün telim çaldı arayan o dedi ki böyle böyle biri var eşimin tanıdığı aynı dernektendik çocukla. İyi biri görüşmek ister misin dedi kabul ettim ben de. Fotoğraf falan atıldı. Bu olaydan sonra çocuğun işi ve Ramazan dolayısıyla bir hafta bekledim ben görüşme için. Görüştük görüşme sırasında çocuk benim nereli olduğumu sordu. Tabi çok şaşırdım bunu en azından bilsin isterdim. Neyse görüşme bitti aradan ben olumlu olduğunu falan düşünüyorum çünkü çocuğu önceden görmüştüm ve beğenmiştim de. dört gün geçti ben hemşirelik okuyorum staj sırasında çocuk mesaj attı kalbim yerinden çıkacak gibiydi sonra aradı. Çocuk üzgün olduğunu ailesinin benim uzak olduğumu düşündüğünü ve farklı kültürlerden olduğumuz için birbirimize uymayacağımızı söyledi. Ben de problem olmadığını söyledim kapattım. O gün ve sonrasında o kadar kötüydüm ki. Sebebin kültür değil de ırkım olduğunu biliyordum annem de biliyordu görüştüğümü çok üzülmüştü. Aracı abla ile çok yakın olmamıza rağmen olayın sonrasında hiç arayıp sormadı. Ve o olaydan sonra numaramı değiştirip dernekle bağlantımı da kestim. Beni üzen şey insanların ırkcılık haramdır deyip slogan attıktan sonra bunu yapıyor olması. Ki o çocuğun mensup olduğu derneğin asıl amacı İslamiyet ve her defasında ırkların önemsizliginden bahsederler. Üç sene içinde bulunduğum bu macerada gerçek yüzleriniz görmem ile son buldu. Elhamdülillah sonra bir arkadaştan duydum ki bu çocuğun ailesinden biri de dernektendik olup hanımı ile geçimini sağlayamayan biriymiş. Boşanmışlar. Boşanan kişi de çocuğun kuzeninin eski eşi. Ve çocuğun da tıpkı böyle biri olduğunu söylemiş. Böyle yani ama iyi ki bu iş olmamış diyorum evlensem kim bilir başıma neler gelirdi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun öncelikle.
      En azından herkesin başına geldiğini öğrenmen rahatlatmıştır seni diye düşünüyorum. Canın sağolsun. İnsanlar maalesef ki çok acımasız.
      Olanda bir hayır varsa olmayanda bin hayır var...
      Rabbim gönlünün muradını versin inşallah.

      Sil