Ramazan yoğunluğundan dolayı ya yeni bir yazı girecek ya da yorumları tek tek cevaplayacaktım. 

Affınıza sığınarak merak ettiğinizi de düşünerek buradan yorumlara toplu cevap versem bu seferlik beni mazur görürsünüz değil mi?

Öncelikle güzel yorumlarınız için çok ama çok teşekkür ediyorum.

Size bir şey söyleyim mi? Çoğu yakın akrabam bile benim adıma sizin kadar mutlu olup böyle güzel dualarda bulunmadı. Çok yakınım nişanlanmış gibi sevindim diyenler var bir de! Gözlerim doldu. 

Bana ettiğiniz güzel duaları misliyle siz bulun. Benim ayaklarım yerden kesilmedi ama siz bulutların üzerine çıkın emi?

Beni takip eden tüm müzmin bekar Hacıfşfışlar için umut ışığı olduğumun farkındayım. Haha! Umarım bu sorumluluğun bilinciyle hareket eder düğün günü gelinliğiyle koşarak kaçan romantik komedi kadını olmam.

Uzun süre sessizliğimi kötü bir şey mi oldu acaba diye düşünenler pek de haksız sayılmaz hani. Sultanlığım elimden gidiyor daha ne olsun! 

Sorularınızı kaydettim, hepsini yavaş yavaş anlatacağım.

En son şurada bir arkadaşımızın yolladığı maili sizlerle paylaşmış ve  evlensem buraları boşlarım herhalde deyip yine evlenemediğimden azıcık bahsetmiştim. 

Şubat ayının başında başında sesimin kesildiği ilk zaman görücü usulü bir görüşme yaptım.


İlk seferde ben yine elektrik alamadığımı söyleyerek tekrar görüşmek istemediğimi belirtsem de abim bu sefer çok ısrar etti bana.

*Akademisyen olduğu için birbirimizi tamamlayacağımızı düşündü.
*Bizi tanıştıran kişi abimin çok yakın arkadaşı olduğu için doğru insan olma olasılığının yüksek olduğunu savundu.
*Tüm itirazlarıma da mantıklı açıklamalar getirerek beni ikinci buluşmaya ikna etti.

Toplamda 3 kez görüştük. 
Aracı olanlara namaz kıldığını söyleyen arkadaşımız bana sadece evdeyken namaz kılabildiğini söyledi. Evlenince manevi bir aydınlanma yaşayacağını bekleyenlerdendi, hayalini yıkmak istemedim.

Ailesi çalışmayan bir eş istiyormuş, kendisi ise maaşının yetmeyeceğini düşünerek çalışan bir eş istiyormuş. Bu yaşına kadar evlenememe sebebi de ailesi ile bu konuda orta noktada buluşamamış olmasıymış. Ben home office çalıştığım için her iki tarafında isteklerine uyan uygun gelin adayıymışım.

Sordum koçum dedim, :) anneni boşver tamam ben anneler için ideal gelin olduğumu biliyorum, yok tamam bunu demedim, ama aynen şunu dedim;

Aileni boşver şimdi sen ne istiyorsun, nasıl biriyle evlenmek istiyorsun, hayalin ne dedim?

Ben ailemin istediği gibi bir eş istiyorum, dedi.

Gittim, kendimi intihar ettim tabii.

3. seferde bana; artık bir karar ver, daha nereye kadar böyle adımız konulmadan kafelerde buluşacağız, dedi.

Tam olarak böyle sert söylemedi tamam ama bu manayı ihtiva eden bir şeyler söyledi. 
Peki, dedim. Namusunuza helal gelmesin, 4. buluşma olmasın o zaman dedim, ama içimden.

Şimdi Allah için çok yakışıklı çocuktu. Hiçbir şey diyemem, gören bir niye evlenmedin kız bununla moduna giriyordu ama odundu. Yakışıklı olsa ne yazar!

Mesela;
Agresif misin?
dedim.

Hem kendi huyum itibarıyla hem de Karadenizli olduğum için birden parlarım, sert çıkışlarım vardır, dedi. Ama sonra gönül alıyorsundur falan deyip yumuşatmaya çalıştım, gönül almada da iyi değilimdir açıkçası, dedi.

E yavrum sen nelerde iyisin acaba, diyemedim tabii.

Ama 4. buluşmaya gitmekten vazgeçiren abimi de ikna eden şu olay oldu:

3. buluşmadan kalkarken hesabı ben ödeyim, bu sefer benden olsun dedim.

Peki, dedi.
Sadece peki... Hahah :D

Gittim, onun 3 benimse 1 bardak içtiğim çayın parasını ödedim. Abim cebine harçlık da vereyim mi koçum deseydin diye akıl verdi sonradan ama o an aklıma gelmediği için bunu diyemedim.

Size şuradaki yazımda da hesap ödemek istemeyen erkekler olduğunu söylemiştim. Ama inanın hiç karşılaşmamıştım. Onu da yaşadım nişanlanmadan önce. O yüzden hep diyorum, eğer olmayacağını anladıysanız hesabı ödemeyi mutlaka teklif edin.

Sonuçta bana bu kadar soğuk duran, seni ben değil ailem sevdi tavrı takınan soğuk nevale arkadaşa olumsuz kararım ulaştığında bana şu mesajları yolladı. Mesajları ekliyorum ki size de biraz atraksiyon olsun, beni özlediniz biliyorum ^^



Cevap olarak sorun sende değil bende dedim elbette.

Kıbrıs'ta yaşamak istemediğim, Ankara'da da yalnız yaşamak istemediğim için bu sene evlenmeye niyet etmiştim. İlk defa ciddi düşünüyordum ve gerçekten bu mesajlarda yazanın yarısını bana hissettirse bana bir kaç adım atsaydı abimin de iteklemesiyle bir yola çıkardım gibi geliyor.

Şimdi bu evlenememe hikayesini neden anlattım merak ediyorsunuz. Bu arkadaşla görüşürken eniştem annemlere şöyle şöyle bir çocuk var bir görüştürelim diyormuş. İşte bu başarısız hikayeden 1-2 hafta sonra Fadıl Bey ile görüştüm. Ve aslında en son bu görüşme beni Fadıl Bey'e doğru itti. 

Neden? 
Nedenlerini de sonra yazacağım.