Özlem Abla, kadrolu yazarımız, canım misafirim!
Bu haftaki yazısında tatlı gaflarını anlatıyor. Ben yüzümde tebessümle okudum, sizde de aynı etkiyi oluşturacağını düşünüyorum.

Söz Misafir Yazarımızda!

"Etrafımda çok patavatsız olarak bilinirim ama bu patavatsızlıklarım bilerek incitme üzerine değil tamamen saflıktan ya da dalgınlığımdan olur.

Mesela bir yere yemeğe gittik evin hanımı sofrayı döşemiştir biri dışarıdan hazın bir şey aldı ise ben onu özenle bulurum. Bir seferinde arkadaşa gittik sonradan saydık tam 8 çeşit var, bir tane hazır börek almış kıza dedim ki eline sağlık hepsi çok güzel olmuş ama böreğe bayıldım nasıl yaptın ?

Kız dedi ki e yuh Özlem bir onu hazır aldım beğene beğene onu mu beğendin? Uzun süre dalga geçtiler her toplu sofrada ellerinize sağlık her şey çok güzel olmuş ama bence en lezzetli su olmuş suyu nasıl yaptınız? Ellerinize sağlık ekmek çok güzel olmuş ekmeği nasıl yaptınız?

Neyse bir gün oturuyoruz beraber kız kardeşlerim ve gelinimiz var, konu mavi gözlü sarışın bir bebekten açıldı. Dedim ki, ya sarışın mavi gözlü bebekler küçükken çok güzel oluyor ama büyüyünce çirkinleşiyorlar o güzellikleri kalmıyor. Bu sırada mavi gözlü sarışın kız kardeşim gözlerime bakarak sağ ol abla hakkımdaki gerçek düşüncelerini bilmek çok iyi oldu demez mi? Yav yok öyle demek istemedim falan, nerdeee, hala ne zaman - çok sağ ol ablacım iyi ki varsın desem, hemen yapıştırır gerçi küçükken güzeldim, şimdi çirkinim ama neyseee diye. 



Yine bu konuşmanın akabinde mevzu gelinlere, kız kardeşlere geldi, dedim ki yani bir insan ne kadar iyi olursa olsun sonuçta öz kızın yerini tutar mı? Gelinimiz hemen doğru söylüyorsun abla tutmaz, demesin mi yav ne oluyor ya, diye kalakaldım. İki saat yine açıklama...  Kardeşimde durur mu abla sana katılmıyorum, öz ablanın söylediklerini çoğu zaman gelinler söylemiyor. 

Bir gün iş yerinde benden 11 yaş büyük bir ablamız var dedi ki ya Özlem senin cildin çok güzel sıkı duruyor, benim niye böyle sarktı? Dedim abla yani aramızda 11 yaş var müsaade et de sarksın. Ahaha Kadın ne diyeceğini bilemedi öylece kaldı. Ya ben öyle demek istemedim falan neyse artık beni tanıdığı için çok sorun etmiyor, 11 yıldır beraber çalışıyoruz dile kolay!

Mesela ben düz mantık bir insanım eskilerin yaptığı ima vs. den hiç anlamam, biraz da sanırım Karadenizli olduğumuzdan bizde her şey açık açık söylenir. Bir gün kayınvalidemlere gittik, büyük eltim ben annem oturuyoruz yemek yendi çay içildi. Kayınvalidem biz yapalım diye diyormuş meğer ama tabi ben anlamadım dedi ki, kahve yapayım mı içer misiniz? Ben hemen atladım tabi olur ben şekerli içerim, eltimi aldı bir gülme, yerlere yatıyor annem de aynı şekilde, sonra tabi bana açıklama yapıyor eltim yani o böyle demek istedi ama gerçekten de anlamıyorum. 

Bana dese kızım bir kahve yapın da içelim kalkar yaparım. Tabi bu sürekli olunca bir gün yine kayınpeder yemeğin peşine kahve yaptım içti, kesmemiş yeniden yap demek için bir kıssa anlattı, işte hancı varmış geç olmuş yatmış biri gelmiş kahve istemiş içmiş falan filan uzun hikaye ben hiçbir şey anlamadım ama saygısızlıkta etmek istemiyorum dedim ki baba kahve istiyorsan bir tane daha açık açık söyle ben kıssadan hisse alamıyorum. Babam gülmekten boğula yazacaktı, zor kurtardık.

İşte bende durumlar böyle sizin var mı böyle gaflarınız yada patavatsızlıklarınız yazın da yalnız olmadığı mı bileyim?"