Dizinin senaristi She Was Pretty'nin de senaristi olunca diziyi izlemeyi düşündüğümü söylemiştim. Thirty but seventeen konusu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.

Thirty But Seventeen dizisi hakkında söyleyeceklerim;

  • İlk bölümler o kadar eğlenceli başladı ki dedim çok güzel bir dizi izleyeceğiz.
  • Senarist çocukken tanışma hikayelerini seviyor anlaşılan. Çocukken tanışıp birbirini hatırlamama matematiğini bu dizide de uygulamış. 
  • Ama bir She Was Pretty olmuş mu, hayır!
  • Sadete gelmekte biraz acele etseydi bu dizi, o zaman ortalamanın üzerine çıkardı. Ama şimdi bu haliyle ortalamayı geçemedi. O da ilk bölümlerinin hatırına!
  • Esas kız Shin He Sun kesinlikle iyi bir oyuncu ama ben onu başrol olarak sevemedim. Bana göre başrolü doldurmuyor, hoş kız, seviyorum, iyi oyuncu ama başrol olarak izlemek istemiyorum. 
  • Yang Se-Jong'u ise en son Duel'de izlemiştim, onun da kötü oyuncu olduğunu düşünmüyorum ama o da başrol için yeterli değil, bana göre. Yani bunlar benim düşüncelerim, focus grubun bir üyesi olarak, Jet Sosyete izleyenler anladı. Hahah!
  • Ama Jennifer karakteri efsaneydi, spoiler kısmında daha detaylı değineceğim ama diziyi yüksek tutan oydu, daha önce de Another Miss Oh'da deli teyze karakteriyle unutulmazdı.
  • İlla izlenmeli mi, hayır. Sevdim mi, Jennifer var arada, olumsuz konuşamıyorum.
  • Pollyannahayriş çevirisi ile izledim. Çevirmenimizin ellerine sağlık.

Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda thirty but seventeen spoiler içerir.

Thirty But Seventeen dizisinde beni rahatsız eden bazı şeyler vardı;

  1. Seo Ri komadan çıkınca kendi olayı kavrayamadı, okey! Ama etrafındaki kimse de dizinin ortalarına kadar, kardeşim sen neden komaya girdin, hayırdır sen, ne ayak demedi. Hahah!
  2. Sırların açığa çıkması, birbirlerini tanıdıkları gerçeği, kızımız komadayken ona kim baktı, niye baktı konularının ortaya çıkması gecikti, bu gecikme de diziyi öldürdü. Kopardı beni.
  3. Yengesi evi satmış ama parayı harcamamış ama kıza da hastanede bakmamış. Bu da saçmalamanın dik alasıydı.
Seo Ri'nin aklımda kalan sahneleri;

  • Ajusshi'nin port yaparak öpmesi,
  • Sarhoş olup Ajusshi'nin yatağında kendini bulması ve bu bir rüya demesi,
  • Kameramı tamir ettiremeyeceğim diye ağladığı sahne,
  • Dayısını görüp yola atlaması ve sonrasında yaşananlar,
  • Sevgili olduktan sonra hala Ajusshi demesi, düşünsenize sevgilinize amca diyorsunuz ahah,
  • Taşınırken aldığı ufak ama anlamlı hediyeler,
  • Taşındığı evin sahibinin yurt dışına gitmesi ve eşyalarıyla ortada kalması, aynı gün şu sahne yaşanmıştı hatta;
  • Doktor arkadaşına ailemle kalacağım demesi,
  • Dayısının ölmüş olması,
  • Çok mantıklı bir karar verip Almanya'ya gitmemesi,
kıza dair aklımda kalanlardı. Ama bence yok, bu kız yan rollerde devam annem.

****

Mister Gong'a nam-ı diğer Ajusshi'ye gelirsem, aklımda kalanlar,
  • Saç baş dağılmış tarzan hali daha iyiydi.
  • Seo Ri soğan doğrarken gelmesi ve sonrasında yaşananlar,
  • Seo Ri'yi benli modacıdan kurtarması ve sonra sarhoş olup alıp başını gitmesi,
  • Ablasının eve dönmesi, önce kız hakkındaki bilgileri saklamaları ama sonra ikisinin de ayrı ayrı itiraf etmeleri,
  • Kulaklığını atması,
  • Evi satmayacağım demesi,
  • Şu saf liseli halleri,
  • Evlenme teklif etmemesi...
Thirty But Seventeen final bölümüne gelirsem;

*Seo Ri'nin de çocukken Mister Gong'a vurgun çıkması sürprizini sevdim. Duygulandığım kısımlardı. İyi bağladılar.

****

Dayısının sevgilisine aşık olan Yoo Chan acaba bir Aşk-ı Memnu vakası mı yaşanacak diye korkutsa da neyse ki acısını kalbine gömerek kendini spora verdi.

Yoo Chan hakkında aklımda kalanlar da;
  • Civciv'in horoz olması,
  • Sen ve ajumma farklısınız diye yaptığı itiraf hah bir de buna tutkun olan kızın okul birincisi olması, kendi pankartını indirip Yoo Chan'ınkini astırması...
Jennifer'a gelirsem;

Diziyi sona erdirmemi sağlayandı. Yoksa yarım bırakabilirdim. Sırları, tavrı, aforizmaları, yemekleri ve en sonunda tekrar ayağa kalkması izle izle bitmezdi. Ama aklımdan çıkmayacak görüntüsü ise şuydu sanırım. Hahah!




Bu hatun şahane bir karakter oyuncusu. Hastasıyım. Another Miss Oh'tan bir replikle ruhunu şad edelim.


Dizinin kült eşyası Thirty But Seventeen Anahtarlık idi.
Satın almak isteyenler için linkini de şuraya ekliyorum. Yani 40 Euro'nuz varsa alın. :P


Dizinin kült sahnesi de şuydu ki çok duygulandım, acaba ben nereye sıkışıp kaldım diye düşündüm.


Dizi hakkında diyeceklerim bunlar. Siz dizi hakkında neler söyleyeceksiniz, çok merak ediyorum.

Not: 2018 Kore dizileri tam listesi için şuraya bakabilirsiniz.