Başlıktaki soru ne kadar ağır. Böyle bir sorunun eşiğine gelmek, bu ikilemde kalma düşüncesi bile ağır. 

Ama görücü usulü görüşmelerin içeriğinde vardır bu, mahalleli teyzeler de pek severler bu repliği;

Evlenince seversin,
Nikahta keramet vardır,
Zamanla seversin ve bu manaları ihtiva eden nice cümleler...

Peki haklılar mı? Ne kadar haklılar?

Yaşamadım, kendi içimde o eşiğe dahi gelmedim, Allah kimseye de yaşatmasın. Düşünmek zorunda bile bırakmasın.

Ama...

İşte aması var...

Annem ve teyzelerimden biri sonradan sevdi. Özellikle anneme değinmem gerekirse, ağaçtan ağaca atlayıp sapanla taş atan, ailenin asi çocuğu olarak bilinen, o devrin şartlarında ailesinden uzakta, başka bir şehirde çalışan, bu süreçte ailesine yabancılaşan bir kıza kocan bu deniliyor.

Ve annem nişanlılık döneminde babama karşı hep nötr oluyor. Bu açıdan değerlendirdiğimde annemin kapılarını sımsıkı kapatmasını normal buluyorum. İnatçılığımın babama çektiğini söylese de kesinlikle onun kızıyım. Babamdan da aldığım kötü özelliklerim var, yok değil ama mevzu duygularımız ise inat etmekte yarışırız.

Annem nötr olduğu bir adamla dünya evine giriyor, bu dünya evi de nasıl saçma bir tabirse artık, ve evet gerçekten zamanla seviyor. 

Keza Tarık Akan gibi bir kocası olsun isteyen teyzem, kendi boyunda, 160 civarı, biriyle nötr duygular içindeyken evleniyor ama o da zamanla seviyor.

Her ikisinin de iyi ki dedikleri bir hayatları var...



Ama işte burada, sonradan sevmek olayında önemli olan iki detay var:

  • Karşındakine nötr olmak, mantığına yatması ama kalben aşka yakın, sevgiye yakın yoğun duygular olmaması,
  • Negatif olmamak, karşındaki insandan itilmiyor olmak, ama bir türlü kapılamamak da...
Bu şartlar varsa sonradan sevmek mümkün olabilir. Ama nötr olduğun biriyle ciddi bir yola çıkmak da büyük bir kumar mı, evet! 

Bu kumarı oynayıp da kendi mutlu sonunu yazanlar çok, kaldı ki burada okuduğumuz birçok evlilik hikayesinde de benzer şeyler okuduk.

Ben bu kumarı oynar mıyım?
Evlilik hakkında büyük büyük laflar etmek istemiyorum ama baştaki duamı tekrarlıyorum Allah o noktada bırakmasın kimseyi.

Kendi başıma da geldi, ailemin çok münasip bulduğu biriyle görüştüm ve karşı taraf ısrarla olmasını istiyor. Benim ailem de istiyor lakin ben perişanım, istemiyorum. Bahaneler üretmeye çalışıyorum ama her şeye karşı bir savunma geliştirmişler. En son sevemedim diyorum, bir kaç kez daha görüş, fikrin değişir diyor, kendilerinden örnek veriyorlar.

Görüşmek istemiyorum, çünkü nötr değilim, eksilerdeyim. Bunu başta söylemek istemiyorum ama o kadar ısrarın üzerine ve zaten biraz fazlaca açık sözlü olup böyle konularda utanmam olmadığı için, belki de siz haya dersiniz, aileme "neden" evlenemeyeceğimi  açık yüreklikle söylüyorum da üzerine daha tek kelime söylemeyip mevzuyu kapatıyorlar.

Bu noktada sonradan sevilir mi, sevilmez mi, evlenince hisler değişir mi, bu riske girilir mi, bu risk midir, intihar mıdır, bu soruların cevabını size veremiyorum, verebilecek kimsenin olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda tek bilgin var, o da kader. Ama başımdan geçen bu olay belki size bir yol gösterir diye düşünüyorum. Ailenize karşı açık olun. Ayıp olmasın diye evlenmenin eşiğine gelmeyin. 

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?