Ayrılınca hediyeleri geri vermek - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

15 Mart 2018 Perşembe

Ayrılınca hediyeleri geri vermek

Elçiye zeval olmaz diyor ve bir müşkülatını paylaşan görücü usulu-zede arkadaşımıza sözü bırakıyorum.

Sevdiğimiz blog sahibesi nabruta geçenlerde blogunda birisi akıl danışınca ben de hem hikayemi anlatmak hem de sevgili okurlarına danışmak istedim ..

Üniversitenin son senesi hatta son 1,5 ayı..  O zamana kadar aklımdan hiç evlilik ya da birisiyle görüşme düşüncesi geçmemişti , bunu düşündürecek birisi de çıkmamıştı . Bu hayatta eğer bu yönde bir karar alacaksam ilk düşündüğüm en azından farz ibadetlerini yerine getiren birisi ve denizde kum tanesi kadar bile olsa maneviyatı benden fazla olan birisi olması gerektiğiydi ve tabiî ki anlaşabileceğim birisi olmalıydı . 

Üniversite hayatım boyunca da bu doğrultuda da gelecek görebileceğim kimse de karşıma çıkmadığı için hep görüşme tekliflerini reddettim .. 

Sonra bir gün aslında üst dönemimiz olan ve benim hiç tanımadığım hatta görmediğim şimdilerde ise fakültede yüksek lisans yapan birisi ile ayaküstü tamamen doğal şartlarda tanıştık . Benim açımdan kişiyle ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bi düşüncem yoktu . Yakın arkadaşlarım tanıyorlarmış kişiyi ,3 gün sonra bizimkilerle beraberken o kişi de vardı , akşam yemeğe gidelim dediler , ben istemesem de ayak uydurmak zorunda kaldım (yakın arkadaşlarım aynı zamanda ev arkadaşlarım olunca ısrar edemedim) . O akşam havadan sudan konuşuldu , evlere gittik . 3-4 gün sonra o kişiyle tesadüf eseri (???hepsi planlanmışmış meğer ki) karşılaştım , bir konuda kendisine yardımcı olmamı istedi , yardım ettim , yemek yiyelim dedi , ben işim olduğunu söylesem de biraz ısrar edince peki dedim .Kendi arabamla gelmemiştim o gün , aracıyla gitmemizi teklif etti , yakında bir yere gidip yemek yedik dönüşte aracın kapısını açmamla şok oldum , bir demet kırmızı gül koltuğumdaydı , bana senin de iznin olursa birbirimizi tanıyabilir miyiz dedi ? Gerçekten hiçbir şey düşünemiyordum .''Bu konuda hiç düşünmedim ,bilmiyorum '' tarzı bir şeyler söyledim , biraz düşündükten sonra cevap vermemi istedi , oradan ayrılıp evime gittim .

Ev arkadaşlarıma bir şey anlatmama gerek yoktu , zaten önce onlara söylemiş , beni sormuş ,sonra da bugünkü karşılaşmayı ,yemeği beraber planlamışlar . Bana nasıl geçti , ne dedin diye soruyorlardı ama ben anlam veremiyordum , bir süre sonra idrak etmeye başladım . İyi biri olduğunu ,uyumlu olabileceğimizi ,farz ibadetlerine dikkat ettiğini o yüzden ben hayır demeden en azından bir kere görüşmem için yardım ettiklerini söylediler .Bense o kişi ile ilgili bu anlamda hiç düşünmemiştim evet olumsuz düşüncem yoktu ama hiç tanımadığım birisi idi . Derken kızların da ıslarları ile en azından tanışmaya olumlu baktım . 

İlk buluşmamızda olumsuz giden bir durum yoktu , hayata bakışımız , beklentilerimiz , aile yapılarımız benzer duruyordu . O biraz kendini anlattı , ben biraz kendimden bahsettim , ailemin yakında buraya taşınacağından , sınava hazırlandığımdan  (sınava 3 ay var) , bir süre birbirimizi tanıyabileceğimizden bahsettim , zaten çok bir şey anlatmama da gerek yoktu kendi de aynı yollardan geçen yıl geçmişti. 


Sonrasını çok uzatmayacağım son 1 ayda biz bu beyle 3-4 defa daha buluştuk , bu sırada ailem taşındı.Onun fakültede oluş günleri ile benim derslerim çok denk gelmiyordu , bir yandan mezuniyet telaşı sınava hazırlanma derken birbirimizi tanımaya çalışıyorduk ama beni hep rahatsız eden tam olmamışlık hissettiren bir şeyler vardı.Derken daha ilk buluşmamızdan 2 gün sonra herkes görüştüğümüzü biliyordu ve kendisi söylemişti (açıkçası o an çok takılmadım belki söylemek istemiştir , zaten tanıma dönemi , gizli bir görüşme de yapmıyordum sonuçta ).

Sonra buluşmalarımızda daha tanıştığımızı söylememize rağmen  , tüm ısrarlarıma rağmen hesabı ödemek istemesi , hayatı ile ilgili ilişkimizi etkilemeyecek kararlarda bile benim yardımcı olmamı istemesi , daha tanışalı 15 gün olmuşken ablası ile tanıştırmak istemesi , anlatsam çok önemsiz durumlar ama bunlarda söylediklerinin bazen çelişmesi derken kesinlikle iyi birisi olmasına rağmen ben biraz boğuluyor gibi hissetmeye çoktan başlamıştım.

Bu sırada mezun olduk ve bana kesinkes hediye kabul etmeyeceğimi daha tanıştığımızı belirtmeme rağmen altın bileklik almış , kabul edemeyeceğimi belirttim yine de arabama bıraktı . Sonraki ayın ilk 10 günü dershanede kalanında ise evde ders çalışıyor idim .Dershaneye gittiğim dönemde 1 kez görüştük . Çok cevap veremiyordum ama zaten bu beklenilen bir durumdu .Bu 1 aylık dönemde sadece kendisi ile görüşmüştüm , sonra bana bu hep böyle mi olacak , hiç mi bi yere çıkmıyorsun tarzı bi mesaj atmış ..

O bir ayda bir kere onunla buluşmuştum , bir kere annemi Pazara götürmüştüm , bir kere de babamı havaalanından almıştım ve sadece ders çalışıyordum . Çok zoruma gitti, Kendisi de bu yollardan geçmişti ,  ondan başka kimse ile arkadaşlarımla bile görüşmemiştim , biliyordu , üstelik sadece birbirimizi tanıma aşamasındaydık ve en başından bunları konuşmuştuk . O an kararımı verdim , hepi topu 4-5 kez görüşmüş olsak bile ısınamamıştım , evet iyi biriydi ama birbirimizi anlayamayacaktık . 

Onun istediği zamanı ve ilgiyi kendisine sağlayamayacağımı , henüz tanışma aşamasındayken böyle bitmesinin ve yolunun açık olmasını , bilekliği geri vermek istediğimi  belirten mesaj ile cevap verdim .Bana geri dönmedi .Arkadaşlarıma anlatmak için bir iki gün geçmesini bekledim ama o çoktan anlatmıştı , benim en yakın arkadaşlarıma o söylemişti , bu görüşmede tek kızdığım, üzüldüğüm durum buydu . 

En nihayetinde rahatlamıştım , kendime şu 1-2 ayda ne yaptığımı düşündüm kendim de onun ilgi beklemesinden ötürü huzursuzdum , dönüp baktığımda iyi birisiydi , kesinlikle , şimdi de kendisi hakkında kötü bir söz bile söylemem ama iyi birisiyle her zaman da anlaşamıyorsunuz .

Şimdi danışacağım konuya gelirsek beni tek rahatsız eden durum mezuniyet hediyesi olarak verilen altın bileklik , kendisine geri vermek istediğimi belirttim ama dönüş yapmadı , ortak arkadaşlarımız şehirden çoktan ayrıldı , bu olayın üzerinden 5 ay geçti , ve ne yapmam gerektiği konusunda bir fikrim yok ? ona ulaştıramıyorum ki şimdi ulaştırabilsem bile 5 ay geçti , acaba hayır kurumuna mı bağışlaşam onun adına ? Önerilerinizi bekliyorum , böylece benim için tamamen her şey bitmiş olacak...

37 yorum:

  1. Yesin parayı afiyet olsun:) Sonuçta hediye olarak vetilmiş ve ona ait.

    YanıtlaSil
  2. Bu tür bi durumda yerinde olsam belli bir sürede geçmiş sessiz kalırdım bilekliği de sakla derim insanların sağı solu belli olmaz yarın çıkıp benim bilekliğimi geri ver derse ya ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da dikkate değer bir bakış açısı olmuş.

      Sil
  3. Benim fikrime göre bir şekilde ona gönderseniz daha doğru olur.

    YanıtlaSil
  4. Şimdiki insanlar o bilekliği kuyumcuda bozdurur harcar :) Ne kadar iyi niyetlisin canım

    YanıtlaSil
  5. Okurken madem bu kişi her yolu arkadaşlarınla hallediyor sende öyle yap diyecektim ama açıklamışssın. Yine de arkadaşından rica etsen altın bileklik bende onu yollayacağım dese ve adresi alınıp yollansa olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum mutlaka değerlendirecektir.

      Sil
  6. Beyfendi devam etmeme kararinizi ortak arkadaslariniza soylediginde neden bilekligi o arkadaslar vasitasiyla gondermediniz?

    YanıtlaSil
  7. Ben olsam elden vermeyi tercih ederim zaten istemezken zorla verilen hediye de ayrı uyuzluk çok sinir oldum beyefendiye. İyidir muhakkak ama erkekler sanıyorlar ki tüm kızlar bu tür şeylerden hoşlanır. Bir karşı tarafı dinle adam akıllı ona göre davran değil mi? Yok bu gidecek illa şov yapacak. Dur bir tanışalım. Her dakika mesajlaşmak istemeler, her şeyde danışmalar. Evet görücü usulü islama daha uygun. Ama bu zırt bırt münasebetler birazcık işin cılkını çıkarıyor bence. Tanışmaktan ziyade bir pışpışlanmak istemeye. Sevgilim var gibi hissetmek istemeye(nasıl oluyorsa artık) ve de nefsi tatmine gidiyor. Üstelik anlatılıp böyle sonuçlanması. Epey sinirlendim. Ayrıca o hediyeyi bile düşünmeli alırken rahatsızlığını hesaba katmalı son sözünüzü söyleyecek bir ortam yaratılmalıydı. Birazcık mesajla ya da telefonla biten ilişkilerin kaderi.Orası da sizin kabahatiniz olmuş keşke yüzyüze görüşüp bu iş olmayacak bu da hediyen bende kalırsa içim rahat etmez Allah'a emanet deyip ayrılabilseydiniz. Tüm elinizden geleni yaptığınızı düşünüyorsanız da bence tutun o bileziği belki günün birinde çıkar karşınıza emaneti verirsiniz.Tamamen gözden çıkardı mı o kişi o bileziği yoksa aklından zaman zaman bak kıza da hediye diye gittik altın aldık diye geçiyor mu aklından? Bilemiyoruz. Cidden zor bir durum. Allah yardımcınız olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeyma'nın rumuzu garip ama o tam bir kadın hakları savunucusu pembe panter :*

      Sil
  8. Ben hediyelerin geri verilmesi fikrine sıcak bakmıyorum. Karşındaki kişi bu konuda nasıl bir fikre sahip bilemem ama kesinlikle karşı çıktığım bir durumdur. Ne yapacağın konusuna gelirsek eğer çok rahatsızsan son kez mesaj atıp reddederse hayır kurumuna vereceğini söyle ya da direk yap. Öpüyorum ;) ve beni de bilgilendir merak ederim bak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum. Sonucunu yazar belki bize

      Sil
  9. Nabrut hanım size ve konuk yazarınıza merhaba,
    Konuk yazarınıza şu konuda katılıyorum; karşındaki kişi ne kadar iyi biri olursa olsun, o kişiye belli bir süre içinde sevgili veya eş olacak şekilde ısınamadıysanız o görüşmelerin iyi bir sonu olmuyor.
    Konuk yazarınız eski talibine altın bilekliği geri vermek istediğini söylemiş ve talip bey herhangi bir dönüş yapmamış. Bence talip beyin geri dönüş yapmamasının nedeni, görüşmelerinin yüz yüze değil de bir telefon mesajıyla sonlandırılmasına olan kızgınlığındandır. Her şeye rağmen, konuk yazarınız son bir görüşme ayarlama konusunda ısrarcı davranıp o bilekliği geri vermesi en doğrusu. Ne kadar hediye olsa da arada söz, nişan vb. gibi bir bağ olmadığı için böylesi daha hakkaniyetli geliyor bana.
    Şayet talip bey görüşmek istemediğini söylerse geriye yapılacak bir şey kalmıyor. Bilekliği, geri kabul etmeyi bırakın konuk yazarın kendisiyle dahi görüşmek istemeyen talip beyin adına değil de kendi adına bağış işlemi yapabilir.
    İyi yorumlar ☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum yazar adına bu yönlendirici güzel yorumunuz için ^^

      Sil
  10. Düğün yapan maddi durumu yetersiz bir aileye verebilir, takı olarak takılır geline/kıza

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da başka bir bakış açısı olmuş, teşekkür ediyoruz. ^^

      Sil
  11. Böyle durumlarda çevrede gördüğüm kadarıyla bir tanıdığa bir arkadaşa verebilirsiniz bence . Zaten kendi rızası ile kalmış . O mal üzerinde tasarruf yetkisini size bırakmış . Sizde birine verebilirsiniz yada hayır işi için kullabilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada dinen de hediye niteliğinde olduğu için helal ama buarada yazar vicdani bir sıkıntı hissediyor sanırım

      Sil
  12. Bilekliği bir hayır kurumuna bağışlamanızı öneririm. Bütün yollar tıkanmış elden ne gelir ki. Böylelikle bu geçmiş sizin için son bulmuş olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kısımda güzel bir noktaya değinmişsin. O bilekliği gördükçe hatırlamak da rahatsız edici

      Sil
  13. Bence bir şekilde ulaşıp helalik al ve hediyesini geri ver.Eğer almasa o zaman helal etmesini sağla ve bir şekilde bir yere bağışla onuda bu konuda haberdar et.Gönlünüzü güzel ve temiz tutun ki Allah ta gönlünüze göre versin bu hepimiz için geçerli.Rabbim Hayırlı eş bekleyenlerin muratlarını bir an önce gönüllerine göre versin😊😚bu cuma günü hürmetine slm ve duayla🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hediye olduğu için helallik noktasında sıkıntı yok. ama tabii vicdani bir durum...
      Amin... Allah razı olsun ^^

      Sil
  14. İşin içinde evlilik, söz, nişan gibi durumlar olsa mehir yerine sayılabilirdi. Bu durumda size verilen sadece bir hediye. Ben bu tarz durumlarda "Artık seninle oynamıyorum, al bilyelerini ver bilyelerimi" gibi çocuksu bir tavır takınmayi çok doğru bulmuyorum. Fakat başıma gelmediği için de birşey diyemiyorum. Kendi adıma o şeyi takmak istemezdim ama hayır olarak vermek de pek mantıklı gelmiyor. Doğrusu işiniz zor Allah kolaylık versin ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen ben de senin gibi düşünüyorum.
      işin helal haram durumu yok ama vicdani bir sıkıntı var versen bir dert vermesen başka...
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  15. Içinizde kalmasın,kendisine hediyeyi geri vermek istediğinizi soyleyip elden teslim edin bence, geri almazsa da bir yere bagislarsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yol gösteren güzel yorumunuz için yazar adına çok teşekkür ediyorum

      Sil
  16. Konu hakkında bir kaç noktaya daha değinmek istiyorum:
    Görücü usulü ciddi anlamda benimsediğim, gereksiz laubaliliklere girmeden, işi usulünce amaca götürmekte başvurduğum bir yöntem benim de. Ancak bu süreçte karşı taraftan görmek istemediğim bazı davranışlar var.Örnek vermek gerekirse , talip olan beyin görüşmeye ilk başladığımız evrede çok kibar, düşünceli ve inceymiş gibi davranıp ( ki bu kaba tabirle köprüyü geçene kadar mevzusu bana kalırsa), görüşme sürecinde en ufak bir olumsuzlukta hemen içindeki gerçek beni ortaya çıkararak tepkisel bir tavır almasıdır. Ayrıca daha çok yeni bir görüşme olmasına karşın her konuda danışmaya çalışması, karşılıklı görüş birliği olmadan yakınlarına ilişki bile denmeyecek olan aramızdaki münasebetten bahsetmesi vs. davranışlar da görücü usulünde olmaması gereken davranış kalıplarıdır.Lütfen beyefendiler bu konulara dikkat etsinler. Keza bizler de tabi ki. Bir diğer ve bana kalırsa en önemli mevzulardan biri de, nasıl ki başta birbirimizi tanımak için yüz yüze gelip paylaşımda bulunuyor isek, olmayacağını düşündüğümüz zaman da aynı şekilde saygılı bir tutum sergileyip münasebete yüz yüze son vermek en güzeli ve doğru olanıdır. Şartlar dahilinde tabi ki. Diğer türlüsü bana samimi gelmiyor ve o şahıs dışındaki kişilere de ön yargı oluşturmama sebep oluyor ki buna kimsenin hakkı yok. Sonuç olarak herkes kendi yoluna bakacak.Ayrıca hediye meselesine de değinerek bitirmek istiyorum: Karşınızdaki kişiyi tartmadan hediye ve sürpriz yapma davranışında bulunmayın. Bu hem bizler hem de erkekler için geçerlidir. Kadınlar hediyeyi sever diye düşünerek bu davranışta bulunuyorsunuz bir nebze hak veriyorum ancak yapmayın. Hele ki ayakları yere sağlam basmayan bir ilişki için kendinizi yormayın. Sonunda böyle mağduriyetler yaşıyoruz ki hiç hoş bir durum değil. Yine uzattıkça uzattım Nabrutcum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebruuuu
      Bunu bize daha genişleterek yazsan, yayınlasak!
      Belki biraz da ben eklerim içine bir şeyler.
      Ne güzel olur.

      Sil
    2. Seni mi kıracağım :)

      Sil
  17. talip beye bir kere daha mesaj atsın bence, hediyesini kendisine vermek istediğini ya da kendisine yollayabileceği bir adres vermesini istesin. hediyeyi geri almak istemezse bir hayır kurumuna bağışlayacağını belirtsin. 3-4 gün içinde(beklemek, cevap vermek, karar almak için çok makul bir süre bence) cevap gelmezse de gidip bozdurup parayı bağışlasın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum yazar adına. eminim fikir olmuştur.

      Sil
  18. Bekarken çok samimi bir arkadaşımla bir yere gitmiştik yemeğe tesadüf sevgilisinin arkadaşı da ordaymış adam beni sadece bir kez görmesine rağmen kafaya taktı defalarca kargo yolladı geri çevirdim en son arkadaşı ile işyerime yollamış istemiyorum dememe rağmen adam paketi masanın üstüne bırakıp gitti ne adamı tanıyorum ne göndereni arkadaşıma söyledim ,yok ısrar etti almadı, en sonunda paketi açtım içinden tektaş bir yüzük çıktı bende çok sevdiğim bir ablama çok üzüldüğü bir sırada hediye ettim, o kadar mutlu oldu ki anlatamam, sinir olduğum birşey bende mutluluk sebebine dönüştü bence sizde birine hediye edin :))

    YanıtlaSil