Görücü usulü buluşmalarda herkes kendi hayatına ait senaryodan fragman çıkarmaya çalışır. Çünkü kısa zamanda kendini ifade etmek gerekir. Fragmanın ise bittabi çok ilgi çekici ve merak uyandırıcı olması şarttır. 

Fragmanları da bilirsiniz; olmayan şeyi oldu gibi gösterir, sizi heyecana sürüklerler. Bir kurşun atılır mesela ve onun esas adamı öldürüp öldürmediğini merak edersiniz. Hâlbuki bilirsiniz ki, esas adam ölürse dizi biter. Yani kurşun öldürmeyecek sadece yaralayacaktır. Bunu bile heyecana kapılmanın bir anlamı yoktur.

Hıh işte bu buluşmalarda söylenen sözler ve verilen sözlere fragman misal pek itibar etmemek lazım geldiği gibi durumun verdiği absürtlük, gergin ortam ve hepsinden öte birine kendinizi anlatmaya çalışmak saçmalamaya müsait bir ortam oluşturur.

Konuyu benim görüşmemin saçmalama kısmına getireceğim. Bilirsiniz, iyi bir okuyucuyum. Her ne kadar şu sıralar okuduğum kitapları size düzenli yorumlayamasam da Snapchattan paylaşmaya çalışıyorum. 

Okumak benim hayatıma sonradan giren bir şey değil. Babamın oluşturduğu büyük kütüphanenin içinde büyüdüm. 

Kitap okuyan erkek sayısı ise çok az. Biz kadınlar bu konuda ezici bir çoğunluğa sahibiz. Bu yüzden karşımdaki insandan da kitap okumasını beklemiyorum. Çok net! 



Benim beklentim kitap okumamdan sıkılmaması! Evet, erkeklerin bazısı çocuk gibi ve yanında onunla ilgilenmeyip kitap okumaya dalan bir eş onları rahatsız ediyor. 

Bu yüzden ben de soruyorum;

-Kitap okur musun?

-Hobileri kitap okumak, sinemaya gitmek olan bir insan değilim. Yalan söyleyemem. İşim zaten çok yoğun anlattığım gibi.

Bu cevabı aldığıma şaşırmıyorum. Normal, beklediğim gibi. Asıl soruma geçiyorum. 

-Peki yanında birinin kitap okuması seni rahatsız eder mi?

-Etmez, başka bir odaya giderim.

Benle ilgilenmezsen küser, başka odaya giderim manasına kolaylıkla çekebileceğimiz bu sözlere gülebilirsiniz, serbest.

Çünkü ben de yüzüne karşı epey bir kıkırdadım. Elimle ağzımı kapatmak suretiyle belli etmemeye çalışsam da koptum. Şu an yazarken bile hala acayip gülüyorum.

Buna günün talihsiz açıklaması diyebiliriz.

Yani ben bekliyorum ki, sen kitap okurken ben de Playstation oynarım, film izlerim, internette sörf yaparım, gibi bir cevap. Ama kendisi acayip dürüst biri.

Ben bu cevabına da şaşırmıyorum gerçi. Çünkü benim canım abim de yanında kitap okunmasından pek hoşlanmaz, hani odayı terk etmese de onunla ilgilenmem, kitapla girdiğim dünyadan çıkıp tüm ilgimi ona yönlendirmem için tüm tatlı arızaları çıkarır ve ben pes eder, kitabımı bırakırım.

Demem o ki; muhtemelen size çok absürt ve eleştirmeye müsait gelecek bu olay benim için çok da olağan ve beklediğim bir şeydi. Sanırım beklemediğim şey; bu kadar dürüst bir cevap almaktı.