Bekârlık sultanlık, tabii sultanlık da zor zanaat, büyük makamın büyük sıkıntıları oluyor.

Şereflü İzzetlü Sultan Hacı fışfış olmanın ise bazı evreleri var;
Son olarak "kimseyi beğenmiyor, kesin bir beklediği var" sürecinden sonra yeni bir döneme geçtim:


Bu kızda “bir şeyler” var. Bu kıza “bir şeyler” yapmışlar. Bu kıza “bir şeyler” yedirmişler. 

Mahalleli teyzenin "bir şeyler" ile muradı bana büyü yapılmış olabileceği, yazdıkları reçete ise acilen uygulanması gereken hocaya gitmek!

Dedem mahalleli teyzenin bu dediğini duysa tövbe estağfurullah makamında;


Allahu Ekber, der.

Ergun duysa; (Seksenler Dizisi)


Aha da ranza, der.
Cumhurbaşkanımız duysa;

Ya Allah Bismillah, der.

Bir Hristiyan duysa haç çıkarır.

Bir Yahudi duysa ağlama duvarında benim için gözyaşı döker.

Ben ise ilk duyduğumda hobarey deyip dans etmeye başladım. Disco, Disco. 


Büyülenmiş olabileceğimi öğrendikten sonra aklımdan geçirdiğim düşünceler merhale merhale şöyle gelişti;

1- Acaba kim yaptırdı? 
2- Neden yaptırdı?
3- Hayırlısı olsun. (Tevekkül aşaması)
4- Büyü kısmet kapamak için yapılmıyor muydu, benim neden gönlüm kimseye ısınmıyor, böyle bir büyü de mi var acaba?
5- Acaba benden nefret eden birisi mi yaptırdı yoksa arkamdan kimse almasun senü yine bana kalasun, diye türkü çığıran biri mi?
6- Kader böyleymiş.(Kabulleniş aşaması)
7- Saçmalama, ne büyüsü? (İnkar ve özüne dönüş)

Mahalleli teyzenin en vurucu çıkışı buydu. Şimdiye kadar ki çalımları ile beni tökezletemediler bile ama bu sefer bir anlığına da olsa acaba? dedim. Bu açıdan beni bile tereddüde düşürdükleri için kendilerini tebrik ediyor, artık bundan böyle sanatları karşısında şapka çıkararak yollarından çekiliyorum. 

Bu yaşıma geldim, evlenmek benim için hiçbir zaman nihai bir hedef, bir varış noktası olmadı. Kendime bir yol çizdim, bu yol üzerinde doğru insana denk gelirsem iki kişi olarak yolum üzerine devam edecektim. Şimdi zaten benim bir yolum var ve evlenmemek bu yolumdan beni saptırmadığı gibi, hedefime geciktirmiyor da. (ya da doğru insan deyip karşıma çıkan insanlara bir suç bulmak istemiyorum, gönlümün istediği gibi bir insan daha doğru bir tabir olabilir, kendi özünde değil de benim için doğru olan insan)

Aile huzurum, maddi imkânlarım hamdolsun yerinde. Evlilik bana fazladan bir şey katmayacak ya da evlilik benim için bir çıkış yolu da değil.

Durum böyleyken ve bahsi geçen mahalleli teyzeler bunu çok iyi de biliyorken neden hiçbir şey bulamayınca hayal gücünün sınırlarını aşıp bunları uyduruyor ve neye, kime geç kaldığım için bu kadar dertleniyorlar, merak ediyorum.

Hayır, korkum; bunun üzerinde büyü var diye birine şirinlik muskası falan yapıp yollarlamaları ve benim yanlışlıkla, yanlış kişiyle evlenmem. Ahaha, hayal gücüm mahalleli teyzeler kadar geniş. Hem kim bilir belki ileride ben de bir mahalleli teyze olurum, nasılsa boş konuşmak bedava!

Not: Sağ taraftaki anketi cevaplarsanız çok sevinirim. ^^