Duygularınızı nasıl yaşıyorsunuz?
Coşar, taşar mısınız?;
deniz gibi dışarıdan durgun iken, içten içe mi akarsınız?

Üzülünce içinize döner, dünyaya kendiniz kapatır mısınız?;
yoksa elinize telefonu alır, sizi dinleyebilecek herkesi arar ve sıkıntınızı anlatır, olmadı sesli sesli ağlar mısınız?

Çok sevindiğiniz bir durum karşısında sadece yüzünüze yapışan gülümseme ile mi yetinirsiniz?,
yoksa ellerinizi çırpar, kahkahalar atar, eteklerinizi savura savura evin içinde teyeran mı edersiniz?


Bir şeye şaşırınca elinizle ağzınızı kapatıp sesinizi alçaltarak mı nida edersiniz,
yoksa rahatlıkla çığlığınızı koyverir misiniz?

Bir şeyden korkunca elinizi kalbinize götürüp olay yerinden hızla uzaklaşır mısınız?,
yoksa olduğunuz yere çömelip, elleriniz ile başınızı mı örtersiniz?

Peki ya;
birini sevdiğiniz de, karnınızda uçuşan kelebekleri öldürüp, daha az seven tarafmış gibi mi davranırsınız?,
yoksa karşınızdaki üzmeden, yormadan, hatta süründürmeden ne kadar çok sevdiğinizi, ve belki de en çok seven taraf olduğunuzu kolayca ifade eder misiniz?

Ben coşup, taşanlardanım, peki siz? ...


Üzülünce susarım, anlatarak azaltamam.
Sevinince kahkahalarımı hoyratça harcar, yedi düvele mutlu olduğumu haber veririm, kendiminkini etrafa bulaştırırım.
Şaşırınca şaşırtanı yumruklayabilirim.☺
Korkarsam çığlığı basar, ilk bulduğumun arkasına saklanırım.