Geçenlerde Kütüphane Haftası etkinliklerinde, bizim üniversiteye düşen ünlülerden birisi de, Yekta Kopan idi.
Kaçırır mıyım?
Çocukluğumun aşklarından biri  Marti Mcfly.
Yekta Kopan-Marti Mcfly ilişkisini bilmeyenler vardır belki.
Marty Mcfly 'ı seslendiren kişidir Yekta Kopan.
Marti Mcfly da kim diye de soracaklar olursa, fotoğraflı bir hatırlatma yaparım, zevkle!


Geleceğe Dönüş Serisi 
Ntv 'de Gece Gündüz adlı kültür sanat programı vardı, onu da izlerdim ama yazarlığı ile yeni tanıştığımdan ve de sevdiğimden burada bahsetmiştim.

Söyleşisinde güzel bir anı edindim, anlatayım.

Efendim, etkinlik Kütüphaneler Haftası kapsamında geliştiği için mevzu da kitaplardı elbet!
Mesela;
bir kitabı beğenmediniz mi?, bitireceğim diye uğraşmayın.
Onu bitirmek için saatlerinizi harcayacaksınız.
Beğenmediğiniz bir şeye saatlerinizi harcamaya yazık değil mi?
dedi, ne güzel dedi.

Sonra, niçin kitap okuyorsunuz?, diye bir soru sordu.
İşte buraya dikkat kesilin, işin ''anım oldu'' kısmı burada başlıyor.
Ben bu sorunun cevabında;
-Kitaplar sayesinde bambaşka dünyalara girip, gerçek hayattan sıyrılıyoruz, dedim.

Ve bomba! O Marty Mcfly 'in şeker sesi bana dedi ki;
-Gerçek hayatta sorunlarınız mı var?

-Hemen nasıl anladınız? Sorunlarımı çözer misiniz? Size baba diyebilir miyim? Çıkışta biraz sohbet etsek olmaz mı? dedim, içimden.

Dışımdan ise bir şey demedim, ben, tam da, nasıl anladı diye, tefekküre dalmışken, o benim yerime cevap verdi.
-Kimin sorunları yok ki?
Salona sordu;
-Gerçek hayatta sorunları olmayan var mı?
Üniversite gençlerinden, bu soruyu, benim yok diye cevaplandıracak sağlıklı insan :) olmadığından kimseden ses çıkmadı.

Bana gerçek hayatta sorunların mı var? dediğin de, utanmam mı gerekirdi?, bilmiyorum ama gerçek şu ki, evet kendimce illaki sorunlarım var ve utanmıyorum.

Biraz uzattım, lütfen okumaya devam edin, işin magazinsel kısmına daha gelmedik. :)



Söyleşi çıkışı imzalatmak üzere kitabımı uzattım.
Yüzüme bakmadan ismimi sordu,
-''Gerçek hayatta sorunları olan kız'', dedim.
Şöyle bir başını kaldırdı, kocaman gülümsedi.

Aslında ben kendimi hatırlatmak, başının masadan kalkmasını sağlamak için ismimi sorduğunda böyle bir cevap vermiştim, ama o söyleşideki mevzuya alındığımı sanmış olmalı ki, bence, bir jest yapmak için şöyle dedi;
-Nabrut gel seninle bir selfie çekilelim.



Ve sonunda;
anı kumbarama bir bozukluk daha düştü böylece...