Kill me Heal me'nin senaristinin elinden çıkacağı için merakla beklediğim diziyi sonunda bitirdim.



Chicago Typewriter konusu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.


Dizi hakkında söyleyeceklerim;

  • Hemen sizi içine alan bir dizi değil. İlk 3 bölümü sıkılmadan ama çok da beklentiye girmeden izliyorsunuz.
  • Ama 3. bölümden sonra dizi sizi içine alıyor, iyi bir şey izleyeceğinizi anlıyorsunuz. 
  • Eğer bu diziye Goblin kadar çok para harcanıp oyuncular Goblin kadar güçlü olsaydı çok daha iyi bir dizi izleyebilirdik.
  • Yo Ah In şahane bir oyuncu geçmişteki ve bugünkü karakteri, bambaşka kişiler oynuyor gibi bir his geçirdi buna lafım yok ama nasıl ki Goblin'de Ölüm Meleği Goblin'in önüne geçtiyse bu dizide de Ko Gyung-Pyo onun önüne geçti, çok iyi oyunculuk çıkardı,
  • Güzel diziydi. Kill me, heal me dizisinin senaristi yine çok iyi bir iş çıkarmıştı.
  • Fantastik diziler içerisinde izlediğim en iyi sona sahipti.
  • Güzel bir dizi olunca bazen söyleyecek çok da bir şey bulamıyorum, çünkü spoiler vermek istemiyorum.

Not: Dizi hakkındaki izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır..


Edit: Anket sonuçlandı.


Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spoiler (replik) içerir.



Dizi karakteri bir yazar olunca okumayı ve yazmayı çok seven biri olarak ayrıca büyük bir zevk aldığımı söylemeliyim.

Hal böyle olunca yazmak ve kitaplar üzerine olan her ayrıntıya bayıldım.
Bunun gibi;


Ya da bunun gibi,


Ya da bunun...

Şu duvarın şahaneliği <3
İkili arasındaki aşka gelirsek;
dizinin sonunda ancak öğrenebildiğimiz hayaletin daktilo içinde sıkışıp kalmasının sebebinin bir dahaki hayatlarında onları birleştirme sözü olduğu ve bunu başarıyla gerçekleştirdiğini izlemek güzeldi.


Kime aşık olduğunu bilememesi, bunu Jeon Seol'a söylemesi üzerine onun böyle ağlaması;


İlerleyen bölümlerde Jeon Seol'a aşık olduğuna karar verip şöyle bir mukabelede bulunması güzel sahnelerdendi.


Özellikle aşk yaşama mantalitelerinin bu kadar benzer olması ve arkadaşlarının gazına gelmemeleri güzel detaylardı.


Yoo Ah in üst seviye narsist karakteri ile pek sevimli olabilirdi ama o saçlar! Ah o saçlar! Geçmişteki haline bayılıp geleceğe dönmek istemeyenlerdenim. Sanki hususi olarak çirkinleştirilmek istenmiş gibiydi.


Yoksa şöyle sözler eden birine kayıtsız kalamazdım. 😅


Ya şöyle;



Jeon Seol'ü yanlarına alan anne kız efsaneydi. Çok sevdim!
Bang-Jin'in bir hayalete aşık olması içler acısıydı. 😆

Kıyamam ya!
Ama hayalete de kıyamam, şuna bakın!


Hayaletten bahsetmişken devam edeyim.
Hayalet hakkında benim demek istediğimi kendi dile getirdi zaten.


 İlk başlarda Jeon Seol onu göremezken çok sefildi. Gel de ağlama dediğimiz birçok sahne izledik.

Çok güzeldi!
Bu sahneye dizinin son bölümünde yapılan gönderme de göz yaşarttı elbette.


Sonra;

  • Jeon Seol'ün veterinerliği bırakma hikayesi,
  • Jaggannim'in fotoğrafçıdan kaçarken Jeon Seol'ü duvara sıkıştırıp sen kimsin diye sorduğu sahne,
  • Benim yazdığım çalındı ama ben başkasının yazdığını çalmadım diyerek kağıtları hayalete fırlatması,
  • hayalet mi, gerçek mi diye düşünürken 5. bölümün sonunda hayalet olduğunu öğrenmemiz, 
Güzel sahnelerdi.

  • Bunu öğrenmemizin ise Jaggannim'in yaptığı o komik basın toplantısı sayesinde olması,
  • Hayaletin Jeon Seol'e aşkını itiraf etmek için görünür olmayı dilemesi,
  • Beraber bir fotoğrafımız olsun diye görünmediği halde fotoğraf karesine girmeye çalışması, hüzünlüydü.
  • Jeon Seol'ün Jaggannim'in evine gittiğinde hayalet yüzünden çantasının yırtılması,
  • Hayeletin köpeğin içine girdiğindeki halleri;
  • Hayaletin sendromunuzdan çıkmanız için Jeon Seol'ü etrafındaki erkeklerden korumanız lazım demesi, 
Komikti.

Sonra; 
  • 7. bölümün sonunda kızı üvey kardeşten kurtaması, o şemsiyeli sahne;
  • Geçmişte bağımsızlık hareketinin liderinin Jaggannim çıkması,
  • ve tabii çocukken Ryu Seo Hyun'u kurtaranın da o olması,
  • Geçmişte Ryu Seo Hyun ile Jaggannim'in polisten kaçarken bir duvarda sevgili gibi görünerek saklanmaları ve geçmişte onu kurtaranın o olduğunu anlaması,
  • Jeon Seol'ün romanın 4. kısmını okuyup geçmişle bağlantısını hatırladığı sahneler, 
  • Jeon Seol, Jaggannim ve hayaletin bir arada oturduğu ve Jean Seol'ün her şeyi hatırlaması üzerine acaba Yoo Jin-O da reankarne olmuş mudur diye düşünmesi, 
  • Bunun üzerine Jaggannim'in hayaleti açıklaması, karşılıklı oturmaları, ve en sonunda hayaletin Jeon Seol'e de görünmeye karar vermesi,
  • Jeon Seol'ün annesinin Madame Sophia çıkması,
  • Sonraki hayatımızda ben vazgeçeceğim repliği,

  • Kızın her şeyi hatırlayıp öldürdüğünün kişinin hayalet olduğu çıkarak ters köşe yapılması,
  • Bunu hayaletin de hatırlaması,
Çok etkileyiciydi.

Etkileyici dedik ama tabii en vurucusu Jeon Seol'ün Yoo Jin-O'yu öldürmesiydi.


Yani kızım biri öldüyse diğeri var, o da hiç fena değil, ne diye öldürürsün adamı. 😆


  • Ve ölünce daktilonun üzerinde söyledikleri;

  • Geçmişteki Jeggannim ile kızın vedalaşmaları ve bir sonraki hayatımızda da birbirimizi sevelim diye söz vermeleri,
  • Parti de Bağımsızlık hareketini ilan etmeleri,
  • Jeggannim'in geçmişte yakalanmamak için kendini öldürmesi,
  • Ölmeden önce arkadaşına bıraktığı emanetler ve o mektup;
diğer unutulmaz sahnelerdi.

Başta da söylediğim gibi fantastik diziler arasında en iyi sonlardan birisiydi.

Hayaleti romanın içine hapsetme fikri ve en sonunda affedilip geçmişe dönmesi, geçmişte Jeggannim'in romanı tamamlamış olması şahaneydi.

Sizin eklemek istediğiniz benim unuttuğum kısımları, dizi hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum.


Ve bu uzun yazının sonunda diyorum ki;


Not: Dizi hakkındaki izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır..





Facebook Kore Dizileri Sayfamı takip etmek için: https://www.facebook.com/koredizifilmreplikleri1

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Dizi listesine Buradan film listesine ise Şuradan ulaşabilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

39 yorum:

  1. Yine maddeli bir yorum yazacağım :)
    1. Dizi hikayesi, kastı, kostümleri ile gerçekten çok güzel bir diziydi. (ama bir kill me değildi)

    2. Dizinin senaristinin kompozisyon ödevlerinde "giriş gelişme ve sonuç" arasındaki bağlantıyı çok iyi kurması sebebiyle hep yıldızlı pekiyi aldığını düşünmekteyim.

    3. Kötü son sevmeyenler "bu senaristin dizilerinin sonu kötü bitemez" deyip başlayabilirsiniz.

    4. Çoğunluğun aksine kısa saçlı erkek favorim olduğundan kahramanın gelecekteki halini daha çok beğendim.

    5. Özellikle kullanılan gözlük ve kıyafetler geçmişle bugünün harmanlanmış haliydi, çok tarzdı.

    6. Kore dizilerini izlerken Türkiye ve Kore'nin kader çizgisini birbirine benzetiyor. "Bütün dünya insanları aynı zamanlarda aynı şeyleri mi yaşamış" diye düşünmeden edemiyorum. Sizcede 1900lerde "vatan millet sakarya" için yaşayan gençlik 2000lerde "aşk kariyer ve para" için yaşamaya başlamamış mı?

    7. Reankarne olayında abartıya kaçıldığını düşündüm. Kızın annesi dahil herkesin aynı zamanda aynı ortamda reankerne olması zorlamaydı bence.

    8. Daktilo hikayesi beni etkilemişti. Ama bundan bir kaç gün önce bir gazetede okuduğum Osmanlının son yıllarına denk gelen bir "Türk daktilo hikayesi" üzerine etkilenme kat sayım 10'la çarpıldı. Zira okuduğum hikaye yine aynı zamanlara denk gelen, Amerika ve günümüzle bağlantılı olan hatta bu hikayeye de benzeyen bir hikayeydi. Bana hadi canım dedirtti yani :)

    9. Son yorum, dizi çekinmeden ve düşünmeden izlenebilir. (Emeğine sağlık)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. katılıyorum :)
      2. kurgu yapmak bir sanat :)
      3. yeap!
      4. Yaa ööğğ :DDD
      5. Pantalonları tarzdı okey, katılıyorum ama benim tarzım değil :D
      6. 1. Dünya savaşı ve 2. Dünya savaşı yılları herkesin daha mert olduğu zamanlarmış. Aslında bakarsan hala savaş var ama dediğin gibi aşk para uğruna :/
      7. Ahahah :) Bu açıdan düşünmemiştim. Yani fantastik de çok mantık aramıyorum :)
      8-O hikayenin linkini istiyorum :)
      9-Güzel yorumun için :*

      Sil
    2. Her daktilo sonunda sahibini bulur :)
      http://www.turkiyegazetesi.com.tr/kultursanat/487668.aspx

      Sil
    3. Ayy o daktilo keşke benim olsaymış :)

      Sil
  2. goblin ve moon lovers'dan sonra izlediğim en iyi diziydi. çok uzun süre etkisinden çıkamadım. aşırı beğendim! mutlaka izlenmeli bence. ayrıca repliklerine de kavuştuk daha ne olsun^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın :)
      Doğru bu senenin en iyi 2 dizisi goblin ve bu.
      Moon lovers da güzeldi kesinlikle ama o geçen seneki listemizde :)

      Sil
  3. Uzun zaman sonra bır kore dızısı ızlemek istiyorum . Bunumu yoksa onceki posttaki My secret hotelmı nabrut ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani Secret Hotel güzel dizidir ama bir Chicago değildir :D

      Sil
  4. Aklimdan ne geciyrsa hepsini yazmissin.Acikcasi diziyi izlemeyi hic dusunmuyordum biraz önyargıliydim ama elimde izleyecek dizi kalmadigi icin basladim.
    Normalde dizilerde eskiye dönülmesini pek sevmiyorum ama bu dizide hep orda kalsin istedim.Ne zman eskiye dönse dizinin kalitesi sanki bi tık artiyordu kendimce.Adam o saclarla daha seksi olmuyormuydu sizcede😶😶

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle :)
      Benim beklentilerim vardı. değdi. Mutluyum. Teşekkürler :D

      Sil
  5. Ben hayaletle enerji toplamak ve reenkarne olmak icin Jeggannim'le beraber yazdiklari romanin icine girdigi ve tekrar ortaya cikacagini dusunmustum.yani 3. Hayatlarinda tekrar karsilasabilirler ���� bu arada dizi efsaneydiiii... ilk 3e girer... ama nasil boyle silik kaldi hayret dogrusu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Silik mi kaldı :) Çoktandır ortamlardan uzağım ne izlendi, kim ne dedi hiç bilmiyorum. Neden öyle oldu ki?

      Sil
  6. diziyi güncel takip ederken yine hatırlayamadığım nedenlerle yarım bırakmıştım :D sanırım kıza ısınamadım yoksa konuya girmiştim güzel ilerliyodu yani senin postunu görünce devam edesim geldi :D bu arada ankete yarım bıraktım diye bi seçenek de eklemelisin bence :) oy kullanamıyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha o bir seçenek değil bu dizi bitirmelik çünkü :D

      Sil
  7. Okurken her bir sahne gözümde canlandı ve tekrar izleme isteği duydum.Dizide özellikle geçmişe dönülen kısımlar çok etkileyiciydi.Uzun zamandır bir dizi izlerken böyle ağlamamıştım.Kesinlikle tavsiye edilir.Ben izlerken de senin yazını okurken de çok zevk aldım.Hatta bir edebiyatçı olarak keşke benim de yazma kabiliyetim olsa diye içimden geçirmedim değil.Eline,koluna,aklına,fikrine sağlık.Sen yaz,ben hep okurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın ^^
      Geçmiş daha bir güzeldi hatta :)

      Sil
  8. Gerçekten çok zevkle izlediğim bir diziydi. Nabrutcuğum emeğine sağlık yani replikler tam beğendiğim sahnelerdi. Ben ayrıca kızla yazarın gençkende karşılaşmasını ve kızın ben senin yazılarınla hayata tutundum demesindeki ayrıntıyı etkileyici buldum. Birde yazarın sürekli başka yazarlardan söz alıntılayıp onları söylemesi o söylediği sözler de güzel replik sahneleriydi diye düşünüyorum. Vee hayalete aşık oldum resmen. Çok tatlıydı bence hele yazarla yakınlaştıktan sonra ona dostum demesi ve eve gelince direk ona seslenmesi üzüldüğünde yalnız kalma diye öğüt verdiği sahneler çok eğlenceliydi. O masum bakışlarını da hiç unutamıyorum �� sonu da güzeldi ama ben hayaletin gerçek yaşamda devam etmesini çok istemiştim. Yine dost olarak ölünceye dek yaşasalardı diye düşünsemde bu sonda tatmin edici ve gayet güzeldi. Özgürlükle ilgili birçok ders verdiler. O zamanlarda aynı durumların ülkemizde de yaşandığını düşününce konu daha da sardı. Kıyafetler konusunda yazarın tarzı apayrıydı ve havalıydı ama saçlarını bende eski haliyle tercih ederdim yinede çok itici gelmedi kısa saçlarda bir sürede sonra alıştım. Sonuç olarak çok beğendiğim kaliteli bir yapımdı. İzlemek isteyenlere tavsiye eder sanadaa teşekkür ederiim☺🙌

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu güzel yorum iin çok teşekkür ederim. Dizi ile ilgili muallakta kalanlara şahane bir yönlendirme olmuş

      Sil
  9. Bende kitaplara düşkün biri olarak bu diziyi çok beğendim. yazarın geçmişteki tarzı daha iyiydi bence; duruşu, bakışı.Hep geçmişte kalsın istedim. Beklentilerimi karşılayan güzel bir diziydi.

    YanıtlaSil
  10. Öncelikle güzel dizi yorum ve tavsiyeleriniz için teşekkürler. Diziye gelincee O "odalı" kitaplar beni benden aldı😍 Diziyi, oyunculukları sevdim, son ortalama kore dizilerine kıyasla güzel bağlanmıştı. Bir de Seo Hyun un sahnede söylediği şarkının ritmi tonu bana Üsküdara Gider İken'i haturlattı hep ☺ (Asiye)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim güzel yorumun için ^^
      Odalı kitap şahane bir tanım oldu :)
      Açıkçası bu aralar şarkılarla pek aram yok. doğrudur :)

      Sil
  11. Dizi önerileri ararken Nabrut a rastlamam çok büyük şans gerçekten.Bu dizi bunu fark etmemi sağladı.Kill me Heal me senaristi deyince hemen başladım ve iki günde bitti.KMHM den farklı olarak bu dizide oyuncular dizinin önüne geçmedi ve konusunun bağımsızlık mücadelesi olduğu göze alındığında çok önemli bir ayrıntı.
    İZLEYİN İZLETTİRİN diyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum bu güzel yorum için ^^

      Sil
  12. Ankete bakıyorum da sevmeyenler daha fazla anlam veremedim goblinden sonra beni etkileyen 2. diziydi diyebilirim gerçekten başrol kızın ve yazarın uyumu süperken hayalatimiz çok sevimliydi bende bu dizi ile Yo Ah In'ı keşfetmiş oldum harika bir oyunculuk sergiledi kanatimce herkeste benim gibi sevsin istiyorum çok şeymi istiyorum:)) Kore dizilerini sevmemin en önemli unsuru romantik komediye olan tutkum ama bir süre sonra senaryolar romantik komedi olacak diye yavanlaşıyor ki son zamanlardaki diziler öyle benim fikrim ama bu dizi konusuyla oyuncularıyla gerçekten çok farklıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sevenlerin sevgi derecesini 3'e ayrıdığım bir anket olduğu için yine de 3 şııkın toplamı sevmeyenlere galip geliyor denebilir.
      Ama yine de dediğin gibi sevmeyenlerin bu kadar çok olmasını ben de ilginç buldum

      Sil
  13. Ya nabrut ben içtikleri suyu çok merak ettim^.~ ne olduğunu anlayamadığım blurlu su nedir acaba biliyor musun 🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sular bir çok dizide farklı markalar altında görüyoruz. Tr de satılıyor mu bilmiyorum ama Kıbrıs'ta da var. Mineral, vitamin takviyeli normal içme suyu olduğunu düşünüyorum

      Sil
    2. şuan türkiyedede büyük bir grossmarket zincirindede satılıyor.

      Sil
  14. yine yerinde çok iyi yorum yapmışsın bu diziyi çok sevdim. Ama geçmişi nedense daha çok sevdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum
      bende geçmişteki yazarı *.* :D

      Sil
  15. Goblin hakkında yazdıklarına katılıyorum. Ben de bir kaç görüşümü eklemek istiyorum bu konuda. Senarist Kim Eun Sook, şaşalı oyuncu kadrosu ve dizi öncesi tanıtımları ve özellikle de Secret Garden'daki başarısının ekmeğini hala daha yiyerek, dizilerinin eleştirilcek yönü çok olsa bile izleyici tarafından abartılmasına neden oluyor. Bu kadını dizileri nedeniyle değiş bu yüzden başarılı buluyorum. Çünkü her senarist, senaryosunda mantıksal hata çok olup da eleştiri almama başarısı gösteremez. Otoriteler nedense bu kadını eleştirmiyorlar. Goblin ile de büyük ödülü aldı. Tamam dizi güzeldi ama çok mantık hatası ve senaryo kopuklukları vardı. Özellikle 8-13 arasındaki bölümler hariç diğer bölümler geçmek bilmedi. Ve fiyasko bir final eski dünyaya gidip gelenler, hafızası silinenler, ölümsüz olan Goblin'in kılıç çıktıktan sonra bir dalavereyle tekrar günümüz dünyasına gelmesi... Hele hele en çok gözüme batan şey Goblin ile gelini arasındaki vıcık vıcık aşk ve ekranda da kendini hissettiren yaş farkı oldu. Ben Lee Dong Wook'u bu dizide daha başarılı buldum. Aslında zaten hikaye kral ve kraliçenin üstünden gelişmesi lazımdı ama Kim Eun Sook bunu Goblin üzerinden yaptı. Bence en büyük hatası da burada oldu. Kesinlikle hikaye baştan sona kral ve kraliçe üzerinden gelişseydi tadından yenmez bir yapım olurdu. Yani Lee Dong Wook ve Yo In Na başrol karakter olmalıydı kral ve kraliçe olarak. Bir gün iznin olursa bloguna misafir olarak senarist Kim Eun Sook'u bütün yapımları üzerinden sevabıyla günahıyla eleştiren bir yazı kaleme almak istiyorum. Şu an Deserving of the Name'i izliyorum. Sana, Instagram'dan da yazmıştım Nabrutçum. Reenkarnasyon olayı ile ilgili bir sürü dizi/film izledim ama böyle dört dörtlük bir yapım daha görmedim. Muazzam bir proje olmuş. Tarihi bir dizi değil ama reenkarnasyon olayını iki boyutlu anlatan tek dizi sanırım :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarının çoğuna katılıyorum ama katılmadığım kısımlara senin bana göndereceğin yazıda değineyim ^^ Merakla hatta dört gözle yazını bekliyorum.
      Bahsettiğin diziyi de mutlaka izleyeceğim. Meraktayım^^

      Sil
  16. Merhabalar
    Seyrettiğim ve sevdiğim dizileri hususi geliyorum bir de seninle tekrar ediyorum. Sanki hızlıca üzerinden geçmiş gibi güzel bir gülümseme yakalıyorum, sagolasin Nabrut 😊😊

    Karakterler ve geçmiş baglantili yaşamların oyunculukları iyiydi. Geçmişteki gençlerin bir dava uğruna gösterdikleri fedakarlıgin vurgulanmasıni sevdim. Yine de K-Drama nin bu reenkarne olayından sıkılmalarini bekliyorum artık yeter sanki 😉
    Teşekkürler 👏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu güzel yorum için teşekkür ediyorum ^^

      Sil
  17. Diziyi bir repliğini beğendiğim için izlemeye başladım. Sevdim. Konu gayet güzel, Korenin geçmişini bu yönden hiç izlememiştim, merak uyandırdı bende.
    Oyunculara gelince İm Soo-Jung u ilk olarak The Tale of Two Sisters filminde oynadığı Bae Su-mi karakteriyle tanımıştım, burda da sevdim. Yo Ah İn ve Ko Gyong-Pyo bu diziyle keşfettim. Diğer oyuncuları da çok beğendim. Bang-jin ve annesi, Bang - Jinin hayalete aşık olması, "öyle güzel gülme lütfen. Daha çok aşık olurum" repliği çok güzeldi. ��
    Yazarımızın şefi ve sekreterini de ayrı sevdim. Hele o Pavlovun köpeği sahnesinde ��
    Dizinin OSTlarını da çok güzel buldum. Hemen indirdim hayırladıkca dinliyorum.
    En sevdiğim replikleri :
    Cehalet erdem değildir. Eğer kavga edecek vaktiniz varsa, kitap okumalısınız.

    Çocuklarımızın açlıktan ölmeyeceği bir dünya diliyorum. Özgürce, gülerek etrafta koşacakları bir dünyaları olsun.
    Hiçbir zulüm ve ayrıcalığın olmadığı bir dünya.

    Hangi devirde yaşarsan yaşa ıstıraptır hayat. Kusursuz dünya diye bir şey yoktur. Her dönemin ayrı problemleri, direnmek istediği şeyleri olur.

    Birde hayaletimizin 2017nin Koresini görünce , özgürlüğü kazandıklarını bilince sevinmesi çok güzeldi

    Çok güzel yorumlamışsınız diziyi gerçi biraz geç gördüm ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığın alıntılar da şahaneymiş. Çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  18. Diziyi bir repliğini beğendiğim için izlemeye başladım. Sevdim. Konu gayet güzel, Korenin geçmişini bu yönden hiç izlememiştim, merak uyandırdı bende.
    Oyunculara gelince İm Soo-Jung u ilk olarak The Tale of Two Sisters filminde oynadığı Bae Su-mi karakteriyle tanımıştım, burda da sevdim. Yo Ah İn ve Ko Gyong-Pyo bu diziyle keşfettim. Diğer oyuncuları da çok beğendim. Bang-jin ve annesi, Bang - Jinin hayalete aşık olması, "öyle güzel gülme lütfen. Daha çok aşık olurum" repliği çok güzeldi. 🙁
    Yazarımızın şefi ve sekreterini de ayrı sevdim. Hele o Pavlovun köpeği sahnesinde 😃
    Dizinin OSTlarını da çok güzel buldum. Hemen indirdim hayırladıkca dinliyorum.
    En sevdiğim replikleri :
    Cehalet erdem değildir. Eğer kavga edecek vaktiniz varsa, kitap okumalısınız.

    Çocuklarımızın açlıktan ölmeyeceği bir dünya diliyorum. Özgürce, gülerek etrafta koşacakları bir dünyaları olsun.
    Hiçbir zulüm ve ayrıcalığın olmadığı bir dünya.

    Hangi devirde yaşarsan yaşa ıstıraptır hayat. Kusursuz dünya diye bir şey yoktur. Her dönemin ayrı problemleri, direnmek istediği şeyleri olur.

    Birde hayaletimizin 2017nin Koresini görünce , özgürlüğü kazandıklarını bilince sevinmesi çok güzeldi

    Çok güzel yorumlamışsınız diziyi gerçi biraz geç gördüm ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığın alıntılar da şahaneymiş. Çok teşekkür ediyorum.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.