YÜKSEK LİSANS DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ?

Merhaba, Nabrut’un değerli okuyucuları!

Bu yazıyı sizler için hazırlama amacım yüksek lisans hakkında kendi deneyimlerimi paylaşarak aklında soru işaretleri olanlara yardımcı olabilmek. Bu fırsatı verdiği için Nabrut’a teşekkür ederim. 

Biraz lisans eğitimimden bahsetmeliyim. Lisenin son iki yılı çoook sıkı çalıştım ve İngilizce eğitim veren bir devlet üniversitesine yerleştim. Kazandığım bölüm uygulamalı bir bölümdü ama üniversitenin tarzı gereği ilk iki yıl bölümünüzle ilgili olmasa bile kültür adına genel dersler almalısınız. Kalan iki yılda da bölümünüzle ilgili teorik dersleri görüyorsunuz. Bu yüzden işe başladığımda kendimi yeterli hissedeceğim pratik becerileri edinemedim. Bu durumun farkına da zaten işe başladığımda vardım. Bir de işim gereği bire bir insanlarla muhatabım ama tüm teknik terimleri İngilizce öğrenmem işimi daha da zorlaştırdı. Normalde avantaj görünen şartlar desteklenmezse dezavantaja bile dönüşebiliyor. 


Sürekli bir iç muhasebe halindeydim: Acaba ben mi üniversitede verilenleri anlamadım, yeterince staj yapmadım mı, alan değişikliği için geç mi kaldım, gibi sorular sorup durdum. En sonunda da yüksek lisans yapmaya karar verdim.                                                                                                                    
Devlet üniversitelerinin mülakat tarihlerini takip etmeye başladım. İstanbul’da yaşayıp, çalıştığım için seçeneklerim daralmıştı. 

Genelde sistem şu şekilde işliyor: 

1-Eğer güz dönemi için (eylül) başvuracaksanız ki çoğu bölüm sadece bu dönem için kontenjan açar, temmuz ayında ilgilendiğiniz üniversitelerin duyurularını takip edin. Her üniversitenin tarihi değişmekte bu yüzden haziran ortasından başlayabilirsiniz takip etmeye. 

2- Daha sonra yazılı+sözlü sınav ya da sadece sözlü sınava hazırlanmalısınız. Şunu da belirteyim; bazı üniversitelerde torpil gibi durumlar olabiliyor ama genelde hak edenlerin kabul aldığına şahit oldum. 

3-Yazılı sınavlar net teknik bilginizi ölçer ama mülakatta biraz kendinizi övmenizi öneririm. İleride dersinize girecek hocalar tarafından tabiri caizse sorgulanmak kesinlikle zor bir durum. Ne kadar bilgilerinizden emin olsanız da hocaların karşısında beyniniz bir 10 saniye error veriyor. Sesler kulak kepçesinde uğultu olarak var ama beyne ulaşıp işlenemiyor. 

4-Yüksek lisansa başvuranlar arasında sıralama yaparken ağırlıklı olarak ALES puanı, diploma notu, yazılı+sözlü sınav kullanılmakta. Bazı üniversiteler YDS puanını hesaplamaya katmasalar bile şart olarak 50 puan gibi bir baraj koymakta. Eğer YDS puanınız olursa bir nevi avantajlısınız. 

5-Her ne kadar eğitim hak olsa da bazen ayrıcalık olduğunu düşünmüyor değilim. Hele yüksek lisansta ücretsiz devlet üniversitelerinde eğitim almak isterseniz 10 kişilik kontenjana girebilmeniz gerekir. Bunu sıkı çalışmanız için yazdım, sakın korkmayın! 

6-Kabul almışsanız evraklarınızı hazırlayın ve üniversitenin duyurduğu kayıt tarihlerini kaçırmayın.


Kabul aldınız, evrak işlerini hallettiniz artık derslere girebilirsiniz. Aa aa o da ne! İstediğiniz uygulama alanını ileri teorik bilgiyle destekleyecek bir ortamdasınız ama yine çook çalışmalısınız. Hem çalışıp hem derslere devam, hocaların beklentilerine uyum sağlamak zorlayabilir. Tüm çatışmaları 3-4 haftaya atlattıktan sonra artık akademik camianın bir parçası olduğunuzu hissedebilirsiniz.

Güzel insanlar!

Hayatı anlamlı kılan bence hep üretim halinde olmak ve anı doya doya yaşamak. İster akademik kariyer için ister lisansta eksik kalan noktaları tamamlamak için olsun yüksek lisans yapmaya karar verirseniz bir yandan öğrenci olmanın zevkini bir yandan da ileri becerilerle donanmanın sorumluluğunu hissedebilirsiniz. 

Yüksek lisans düşünenler için kısa ve öz ve net bir bilgilendirme olduğunu düşündüğüm bu güzel yazısıyla bloğuma misafir olan Su-Ru'ya çok teşekkür ediyorum. Siz de burada misafir yazar olarak yer almak isterseniz nabrutvebiz@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

YÜKSEK LİSANS DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ? YÜKSEK LİSANS DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ? Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

7 yorum :

  1. Akademik kariyer, yüksek lisans pek çok gencin hayali...benim de böyle bir hayalim vardı ve 5 sene önce bir devlet üniversitesine 3. Sırada girmeyi başardım. Verilen her dersi, araştırmayı büyük bir istekle şevkle yaptım ama makale yayını ve tez sürecinde çok yıprandım herkes başka bir şey söylüyor. Bazı hocalar konuyu bilmese bile sırf laf olsun diye konuşuyor, bir çeşit sabır testi gibi bir süreç... neyseki bitti diplomayı aldım ve bi daha da üniversiteye uğramadım. Tabi herkes sıkıntılı bir süreç yaşayacak diye bir şey yok ama şu bir gerçek unvan sahibi pek çok hoca o unvana yakisir bilgi ve yol gostericilige sahip degil. Öncesinde çalışmak istediğin universite ve hocayı tespit etmek ona göre yol almak mantikli olabilir. Egitim alanındaki arkadaşlara tavsiyem; sonrasında doktora yapmayı düşünmuyorlarsa yüksek lisans ile kendilerini yipratmasinlar, kendini geliştirmek için eğitim dergileri ve güncel haberler daha faydalı olacaktır. Yorum yazdığım tek yer burası nabrut 😊hakkını helal et bu kez fazla yazdık heralde 🤔

    YanıtlaSil
  2. Ben düşünüyorum da onlar beni düşünür mü bilmem. Üçüncü sınıftayım ve çalışmalara geç kalmış da olsam başladım. İnşallah isteyen herkesin hakkında hayırlısı olur.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, üniversiteye ilk başladığımda babam yüksek lisansı düşünmemi notlarımı yüksek tutmamı söyledi. Son sınıfta alese ilk başvurduğumda açıkcası o kadar da ciddiye almadım. Öylesine girdim. Yüksek lisansi ciddi bir şekild düşünmem ikinci girişimde oldu ama bu bende güvensizlik ve korku duygularını ortaya çıkardı. Evet okumayı seviyorum meraklıyım dinlemeyi farklı şeyler öğrenmeyi severim. Ama bir türlü kendimi yüksek lisans yaparken hayal ederken beceremeyeceğimden korkuyorum.. Sende de böyle oldu mu yoksa çok mu abartıyorum,çok mu gözümde büyütüyorum?

    YanıtlaSil
  4. Düşünüp düşünüp vazgeçtiğim bir durum. Bence ben "araştırma görevlisi olmak, öğretim üyesi" olmak için yaratılmışım. Akademik faliyet benim ruhumda var ama sınanmaktan yoruldum. Artık kendimi kimseye beğendiresim yok.. O yüzden evimin kadını çocuklarımın anası olmaya karar verdim :-D

    YanıtlaSil
  5. Bu kadar olur :) az önce bakındım yüksek lisans unilerine. Öğretmenlikte dördüncü yılım. Üstüste yapılan hatalar ve biraz da şartlardan dolayı çok da kendimi ait hissetmediğim bir bölüm okudum.Şu aşamada farklı alana yönelmek zor.Bu duraganlikta yaşalmak da zor.İkilemler. (karar vermek işin %50 si )

    YanıtlaSil
  6. Ben de yüksek lisansa kontenjanın 5 kişi açıldığı bir dönemde başvuru yaptım. Hiç alacaklarını düşünmezken seçildim, nasip işte. Mülakatta heyecandan hiç bir şey hatırlamıyorsunuz hatta o an lisans okuyup okumadığınızı bile hatırlamıyorsunuz en azından ben öyle olmuştum. Benim tavsiyem eğer aklında yüksek lisans olan varsa mezun olur olmaz başvursun, ben bir buçuk yıl aradan sonra girdim o yüzden mülakatta o kadar zorlandım. Bilgiler tazeyken çok daha kolay olur. :)

    YanıtlaSil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.