Kızım Senin Annen Eskiden Böyle Değildi!

Sadece bizim ailede oluyor sanıyordum, arkadaşlarıma anlattıkça bizde de böyle diyen sesler fazlalaştı.

Tamam, demek ki bu genel bir sorun dedim ve yazmaya karar verdim.

Daha çok benim jenerasyonumun anne babalarında şöyle bir diyalog geçiyor:

Kızım senin annen eskiden böyle değildi.

Yeşilçam repliği gibi olan bu cümle tanıdık gelip kulağınızda babanızın sesi ile yankılandı mı?
Gelmediyse cümlenin kullanış yer ve amacını açıklayayım;

Çift beraber seneler geçirmiştir ve evliliklerinin bilmem kaçıncı senesidir. Cicim ayları uzun sürmüş ve aralarındaki saygı çerçevesi dışına çıkılmamıştır. Uzun süren evlilik hayatının “artık çoluk çocuğun da çoluk çocuğa karıştığı tabiri caizse kuzudan danaya dönüştüğü kısmında” çift arasında da artık bir rahatlık ve birbirine her şeyi çekinmeden söyleme hali gelişmiştir. Aman artık çoluk çocukta büyüdü, dediklerimden de alınmayıversin, o kısımları çoktan geçtik, yeter artık cümlesini barındıran patlama hali yeni bir anne, karı, eş modeli meydana getirmiştir.


Olayları somutlaştırıp çok da fazla aile sırrımızı ifşa etmek istemiyorum ama durumu soyut olarak şöyle izah edebilirim;

Babanızın yıllardır süregelen –bazı kötü- alışkanlıklarına (huy ve davranış açısından yoksa sigara vb. değil) anneniz; Yaprak Dökümü’ndeki Hayriye Hanım misali aman ağzımızın tadı bozulmasın, diyerek sabretmiş, ötelemiş, kocamın kalbini kırmayım diyerek içine atmıştır.

Ama işte evliliğin yukarıda bahsettiğim merhalesine ulaştığında dana gibi olmuş olan çoluk çocuğundan da aldığı güç ile babanızın bu davranışlarına karşı çıkmakta ve onu hunharca eleştirmektedir.
Babanız ise yıllarca aynı alışkanlıklarını sürdürürken hiç sesi çıkmayan eşinin bu haline şaşırmakta ve girişte yazdığım cümleyi sarf etmektedir:

Kızım senin annen eskiden böyle değildi. 
Repliğin arkasına Bedirhan Gökçe şiirlerinden bir fon koyun lütfen.

Bu ufak atışmalar evliliğin tadı tuzu denilen boyutta gerçekleşip sadece eve şenlik katar hatta bazen beni gözlerimden yaş gelesiye güldürür.

Bense böyle durumlarda babamı değil annemi suçlu bulurum. Babamı eleştirdiği için değil elbette. Babamın bugün sesini çıkardığı davranışlarını gençliğinden beri böyleydi diye yererken, ben de ona eğer şu an ki çıkışlarını gençken yapsaydın adam belki kendini değiştirirdi, artık bu yaştan sonra karakterini nasıl değiştirsin, önceden söyleyip bir orta yol bulsaydınız, derim.

Ömür boyu mutluluğun da burada saklı olduğunu düşünüyorum; cicim aylarında görülen hata ve uyumsuzluklar sümen altı edilmek yerine, karşılıklı konuşularak makul çözümler bulunursa yaşlanıp artık kendini bile çekemez hale gelindiğinde eşin ile de uyumun devam etmiş olur.

Ha, doğru mu, can çıkar huy çıkmaz mı, bunu konuşmak kolay uygulaması zor mu, yaşayıp göreceğim.

Peki sizin evde durumlar nasıl?
Kızım Senin Annen Eskiden Böyle Değildi! Kızım Senin Annen Eskiden Böyle Değildi! Reviewed by Nabrut Fıdıllıoğlu on 09:00:00 Rating: 5

26 yorum :

  1. annem inanılmaz diktatör bir kadın olduğu için küçüklüğümden beri babamın o tip huylarını düzeltmeye çalıştığını hatırlıyorum. her zaman düzeltmesi gerektiği bir şekilde anlatmaya çalıştı. bazen sinirlendi, bazen bağırdı. fakat gel gör ki, senin de söylediğin gibi can çıkıyor huy çıkmıyor ve 7sinde neyse 70inde de o oluyor. babam o kadar iyi niyetli bir adam ki, annemin dış dünyada fark ettiği o kötü insanları asla fark edemiyor ve herkesi iyi sanıyordu. annem her konuda onu yönlendirmeye çalışıyordu. aralarında 7 yaş olmasına rağmen bana hep erkeklerin çocuk gibi olduğunu, eğitimin eşten başladığını söylerdi. ve eklerdi; çok yoruldum babanı eğitmeye çalışmaktan.

    buradan babamın kötü bir adam olduğu, kötü alışkanlıkları olduğu sonucu çıkmasın. en ufak örnekle; babamı yiğenleri aramayıp aylar sonra aradığında babam "vaaayy nasıl oldu da aradınız" der hemen. annemin suratına bakarım gözler fal taşı gibi açılmış. telefon kapatana kadar babam suçlu hisseder kendini küçük bir çocuk gibi. kapatınca annem sesini de yükselterek yanlışlığından bahseder, yiğenlerinin küçük olduğunu ne hata yaparlarsa yapsınlar tonton dedeler gibi cevaplar verilmesi gerektiğini falan söyler. ben hep ikisini izler, sonra "kavga ettiğiniz için çok mutluyum babam bana kaldı" diye babama atlarım. sonra gülüşmeler olurdu.sonuçta babasına aşık bir kızım ve senin de dediğin gibi genelde annemi suçlu bulurdum.

    şimdi bakıyorum da , annem haklıymış. asla değişmeyecek huylar için uğraşmak gerçekten çok zor. anneden görüp ben de baştan beri, düzeltmeye çalıştım bazı şeyleri. şimdiden yoruldum. sanırım kişiyi olduğu gibi kabullenmek en güzeli. ha onca baskı ve söylenmeden sonra yaptığı hatanın farkına varıp erkek tarafı özür diliyordu bizim evde. "sen eskiden böyle değildin" demiyordu. illa düzeltmek istediğin bir şey varsa, baştan beri konuşmak, rahatsızlığını dile getirmek şart. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da başka bir serüven aslına bakarsan.
      annen gibi davranıp sonuç alamamaktansa susmayı tercih ederim sanırım. çünkü savaşmak da bir o kadar yorucu bir süreç.

      Sil
  2. Bizim evin hallerini okur gibi hissettim cidden. Ben de genelde annemi suçlar "başka aileler böyle değildir senin yaptığına bak şimdi" diye kızarım. Meğer çoğu ailede olağan bir şeymiş :)
    Zamanında taviz verilip sineye çekilen davranışlar ilerde daha büyük sorunlara yol açıyor. Bizim aile de bunu çokça gördüm, görüyorum maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tek değilsiniz her ailenin rutini bunlar.
      taviz verilmeyip ipleri germek de doğru değil. sonuç olarak evlilik zor azizim :D

      Sil
    2. Ah aynen dengeyi tutturmak çok zor olsa gerek :)

      Sil
  3. Hiç duymadığım bir sözdür. Benim annem ve babam biraraya geldiklerinde bile çok konuşmazlar. Sürekli birbirlerinden şikayet halindeler.
    İnşallah ileride çok çok mutlu olursun. Allah güzel günler göstersin İnşallah :) Mutlu olmayı o kadar hak ediyorsun ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çok aile böyle evliliği sürdürmek zor. özellikle ve tahminimce sizinkiler bizimkilerden daha da genç olduğu için bazı şeyleri aşmak için vakte ihtiyaçları var. yaşlanınca durulurlar :D
      Güzel kardeşim benim. Allah'tan benim için dilediğin şeylerin yüzlerce mislini göresin inşallah. Kalp güzel olunca klavyeden de böyle inci taneleri dökülüyor demek ki

      Sil
  4. Bizimkilerin cicim ayları hala sürüyor galiba özellikle babam tarafından :D Ama bu yerme durumları ben kendimi bildim bileli var. Annem fazla titiz bir kadındır, babam da hani şu diş macununu ortadan sıkıp çoraplarını etrafa bırakan tiplerdendir -fazlası var- :D  Ama bu hep tatlı çekişmeler şeklinde zuhur eder dediğin gibi :D Annem ufak ufak değdirir lafları -henüz hunharca eleştirme noktasına gelmedi- Belki bu hali kendini tutmaya çalıştığı halidir :'D Sizinkiler gibi olunca -kuzudan danaya dönüştüğümüzde :D- babam da aynı cümleyi sarf edecek belki. Ama bu konuda annemin tarafını tutuyor olacağım muhtemelen ahahaha Ne yapayım ben simetri hastasıyım. Obsesifim ben, en çok bana yaramıyor bu alışkanlıkları :DD

    Bu arada bence annen gençken bu çıkışlarını yapsaydı da bir şey değişmeyecekti, tecrübeyle sabit. :'D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman cicim ayları hiç bitmesin ne güzell^^
      yani kişiden kişiye değişir diye düşünüyorum :D

      Sil
  5. Söylediğin şeyleri kendi anne babamda ve çevremde çok görüyorum. En sonda yazdığın şeylere katılıyorum. Biz bu eylülde inşallah beş yılı bitireceğiz evliliğimizde. İnsanız tabii, herkesin kusurları var. Çok sevsen de bazen o kusurlar gözüne batabiliyor. İlk iki yılımızda bunlardan kaynaklanan tartışmalarımız çok oldu ama iyi ki tartışmışız, içimize atarak biriktirmeyip düşüncelerimizi söylemişiz. Kendimizi olumlu yönde değiştirmişiz. Şimdi birbirimizi daha iyi anladık, neye kızarız, neye seviniriz öğrendik; öğrenmeye de devam ediyoruz. Ama elbette biraz kişiye de bağlı, sonuçta herkes değişime o kadar açık olmayabilir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın kişiden kişiye değişir bu yüzden denemek lazım.
      O yüzden İlk yıllarda bunu çözmek büyük bir başarı.

      Sil
  6. Ablaaaaaa ınan şu an yazarken bile gülüyorum daha iki gün önce akşam yemeğinde babam bana aynen şunu dedi "Kızım senin annen hiç böyle değildi sesiz sedasiz biriydi" dedi bende demek her evde böyle şeyler oluyor dedim
    Ayyy ayy bende anneme bu yüzden kızıyorum zamanında sorunları sıkıntılar kendi aralarında halletselerdi hiç böyle olmazdi ama bunuda annemin 14 babamın da 19 yaşında evlenmelerine veriyorum Ama iyi kötü bugünlere kadar geldik Allah hiç bir yuvanin tadını tuzun kaçıracak şeyler vermesin Aminnnn dediğini duydum :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru duydun :)
      Onlar istisnai elbette çok küçük yaşta evlenmişler konuşup bir sonuca varamazlardı muhtemelen :)

      Sil
  7. Daha evlilik nasip olmadı ama herkes aynısını diyor cicim ayları geçermiş :)

    YanıtlaSil
  8. Aynısının tıpkısı..
    Atalarımız "ağaç yaşken eğilir" derken aynı zamanda da "bir insan 7sinde neyse 70inde de o" sözlerine imzalarını atmış varlık sahasını terk etmişler.. Onların çıkamadığı işin içinden bizim çıkmamız zor gibi gibi :)) "7 çok geç" sloganını atıyor perdeyi kapatyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off o zaman Sultan gelin olup yetiştirelim ne dersin :D

      Sil
    2. Bu gidişat onu gösteriyor zaten derim :)))

      Sil
    3. sürekli umut aşılıyorsun bana :D

      Sil
  9. Evlendik sonra herkesin huyu değişiyor. Gerçekten benim annem çok değişmiş babamı saymıyorum bile:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkekler bu konuda daha süratli hem de :D

      Sil
  10. Yani abla bide can çıkar huy çıkmaz atalarımız boşuna söylememiş

    YanıtlaSil
  11. Annem babam uzerinden yorum yapacak durumda aile hayatim olmadığından kendi 'aile'hayatim uzerinden gidersem.ay nabrut ben esime her yanlis davrNisinda cemkirir adeta burnundan getirtirim ama hala duzelmis degil.simdi 1 at tatil adi altinda nadasa cektim bakalim donunce hasat alabilecek miyim

    YanıtlaSil
  12. Her ikisini de deneyimlemiş bir insan olarak evliliğimin ilk yıllarında eşimin huylarını gdeğiştirmek için verdiğim uğraşı ve yaşadığım yprgunluğun ardından gözle görülür bir değişme olmadığını da hesaba katarsak,birkaç senedir "olduğu gibi kabul et"eylemlerimin tuhaf bir şekilde daha fazla işe yaradığını gözlemliyorum.tabi ilk hali yaşamadan da ikinci halin rahatlığını ve huzurunu hissedemezdim galiba.işte evliliğini devam ettirme çabasına sahipsen"geçinmeye gönlü olmak"misali tecrübelerle en doğru davranışı yakalamaya çalışıyorsun.Yoksa mutluluk gökten zenbille inen bir olgu değil.yaşamak için çabalamak gerekiyor.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  13. İleride değiştireceğiniz insanla evlenmeyin..İnsanın kendine ilk dakikada gol atmak gibi olur.

    YanıtlaSil

Bazen biraz gecikir ama mutlaka cevap yazarım.
Sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.