Boşanma Hikayesi Karadenizli Bir Aile

Eğer bu hikayenin sonu mutlu bitmeseydi, çok sarsılacaktım. Kendime gelmem uzun süre alacaktı. Nedense bilmiyorum, bu hikaye bana ayrı bir dokundu.

Siz ne düşüneceksiniz merakla yorumlarınızı bekliyorum.

Sözü Bayan B'ye bırakıyorum.

Selamün Aleyküm Nabrutcum.
Geçen bir arkadaş paylaşınca ben de kendi boşanma hikayemi yazayım dedim.

Babam bir cemeat mensubu. Bu yüzden beni kendi cemaatinden bir ailenin oğluyla evlendirmeyi kafasına koymuştu. Üniversite son sınıfta iken beni bir arkadaşının oğluna istediler. Görüştük ve evlenebileceğimize karar verdik. O yaşta nasıl karar verebiliyorsam o kadar karar vermişim işte. Yazık olmuş.

Yaşadıklarımız bizi aşan şeylerdi aslında. Babam varidatlı biri. Evleneceğim aile bizimle denkti. Biz Ankaralıyız, onlar ise Karadenizli idi. Bizim en büyük uyumsuzluğumuz buradan çıktı. Nabrut ben anladım ki Karadeniz'in insanı ile ancak bir başka Karadenizli geçinebilir.

Yaşam tarzları çok ilginçti. Aşiret gibi yaşıyorlardı. Birine ekmek alınacak olsa bile hepsi birden müdahil oluyordu. Birbirleri ile bağırarak konuşuyorlardı. Birbirlerine her türlü lafı söyleyip hiçkimse birbirine küsmüyordu. Bana söylense üzüntüden öleceğim bir şey karşısında onlar bağırıp çağırıp aynı masada gülüp eğleniyorlardı.

Dışarıdan ne kadar güzel işte diye düşünülecek şeyler yaşarken öyle olmadı. Alışmaya çalıştım başlarda. Bu seferde beraber yaşama sorunları baş gösterdi. Bir yere mi gidilecek hep beraber 7-8 aile gidiyordu, bu süreçte de nişanlımı hiç tanıyamadım, bizi yalnız bırakmadılar. O da bu hayhuya alışmıştı.

İki tarafın çevresi geniş olduğu için büyük bir düğünle evlendik. İşte her şey buradan sonra oldu.

Evlendiğimizin ilk sabahı kapıda belirdiler, bizi kahvaltıya götürmek için gelmişler. Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Sabah 10'da, evlendiğimiz gecenin sabahında. Kocama karnımın ağrıdığını bahane ederek onları göndermesini söyledim. Kapıya çıkmadım.


İlk suçum bu oldu.

Sonraki aylarda kocamla hiç yalnız kalamadık. Aile olamadık. Biz oraya gitmesek aşiret halinde bize geliyorlardı. Kocamdan çok ailesinin kadınlarını görüyordum. 

Gitmek istememeye, biraz da beraber bir şeyler yapmak istediğimi beraber vakit geçirmek istediğimi söylemeye başladım. Benim ailem onlar diye rest çekti. Ben görüşmeyelim demiyordum. Soruyorum sana Nabrutçum, insan kocasıyla başbaşa dışarıda yemek yemez mi hiç! Yemedik, gittiğimiz her yere aşiret halinde gidiyorduk.

Sonra ailesine sizinle görüşmek istemiyor diye lanse etti benim bu isteğimi. Bu sefer de ailesi bana karşı cephe almaya başladı. Ben de inceldiği yerden kopsun madem diye bahene bulup gitmemeye başladım.

Babama şikayet etmişler, ben ona bir şey anlatmamıştım üzülmesin diye. Onlar babama gidince ben de olanları anlattım. Babam da biraz çocukları yalnız bırakın birbirine alışsınlar deyince suç oldu. İpleri iyice gerdiler. Kocamın benimle yalnız kalmaya tahammül edemediğini onların aramızı yapmaya çalıştığını bile söylediler. Ama inan ki Nabrutçuğum kocamla yalnız kalabildiğimiz az bir zaman diliminde gayet güzel geçiniyorduk.

Uzattım kusura bakma. Sonunda işler o kadar karıştı ki kendimi evimizin kapısı önünde erkeklerin birbirine yumruklar attığını gördüğümde bittiğini anladım. Kocamın ailesi tabancalarla gelmiş, her şey olabilirdi.

Babam o gün beni aldı ve bizim için bitti. Onlar kendi aralarında böyle kavgalara alışık olduğu için bizim de önümüze bakacağımızı düşündüler ama babam bir tane kızımı kurtlar sofrasına atamam diye beni aldı.

Uzun süren bir mahkeme sürecinin ardından boşandık. Kocam hiç mücadele etmedi desem yeridir. Ben de onunla paylaşımlarımız çok az olduğundan kolayca koptum. Ailesinin kadınlarını ondan çok tanıyordum ne de olsa.

Benden 3 ay sonra da yaşayış tarzı benden ve kendi ailesinden çok farklı biriyle evlendi. Duyumlarıma göre karısını ailesi ile hiç görüştürmüyormuş. 

Bunları yazacak duruma gelmek, iyileşmek kolay değildi. Ama şu an nişanlıyım ben de. Beni iyileştiren biriyle. Sana yazıp artık yoluma devam etmek istedim. Bunları da takipçilerin ile deneyim olarak paylaşmak istedim. Aileler evlenmiyor lafı yalan arkadaşlar. Ben ailesini hallederim demeyin. Ailesinin sizi kabullenmesi, sizin onun ailesini kabullenmeniz çok önemliymiş. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yorum Gönderme

24 Yorumlar

  1. Yanlış anlamadıysam babanızın bu arkadaşı cemaat mensubu herhalde. Bu kadar dindar birinin mahremiyet bu kadar bi haber oluşu şaşırttı. Yani oģluna yada çevresine hiç bunu sirayet ettirememiş mi? İslami konularda ahkâm kesemem fakat misafirliģin adabı vardır ve birçok dini kısaslarda bunu çok güzel anlatır büyüklerimiz. Yani ev sahibini bu kadar bunalımak hele de yeni evli çiftin mahremiyetlerine saygı duymamak çok çirkin. Hayır birde o kadar insanı ağırlamakta mesele 7-8 aile maşallah her geldiklerinde mevlit okutmuş gibi yorulur insan. En hafif tabiriyle düşüncesizlik. Okurken bi afakanlar basmadı deģil. Ama arkadaşımızın bahsetme şeklinden gayet bu tatsızlıkları geride bıraktığını hissettim. Çok sevindim. İnşallah bu kez çok mutlu ve huzurlu bir yuvası olur. Allah tamamına erdirsin. Mutluluklar🌸

    YanıtlayınSil

  2. Şuan da mutlu olmanız sevindim. Allah mesut etsin. Bende bişeler demek isterim.
    "Babam bir cemeat mensubu. Bu yüzden beni kendi cemaatinden bir ailenin oğluyla evlendirmeyi kafasına koymuştu. Üniversite son sınıfta iken beni bir arkadaşının oğluna istediler. Görüştük ve evlenebileceğimize karar verdik. O yaşta nasıl karar verebiliyorsam o kadar karar vermişim işte. " Babanızın burdaki tavrı ne kadar yanlışsa sizin arkanızda durması desteklemesi çok hoş bi davranış. Malesef bazı insanlar evlendin bir kere bişe olmaz deyip kızlarına kol kanat germiyolar. Bu konuda gerçekten çok şanslısınız.
    Eski eşinizin size olan tutumu kesinlikle yanlış ayrıca epeyi etkilenmiş ki şimdiki eşini ailesiyle görüştürmediğini söylediniz. Bu durum da ne kadar doğru bilemiyorum sanırım orta yolu bulmakta zorluk çeken biri.
    Sinirlendiğim bazı konular oldu bu yazı dizisinde onları belirtmeden yapamayacağım. Herhangi bir konuda genelleme yapmak hiç hoş değil.
    " Nabrut ben anladım ki Karadeniz'in insanı ile ancak bir başka Karadenizli geçinebilir." Evlendiğiniz tarafın bu şekilde davranış sergilemesi tüm karadenizlilerin bu şekilde davranıyo oluşunu ya da böyle bir yaşam sürdürdüğünü göstermez bunu özellikle belirtmek isterim.
    Son olarak şunu demek istiyorum etrafımda karadenizli olmayıp da karadenizliyle evlenen çok fazla tanıdığım var ve hatta bir çoğu Ankaralı.

    YanıtlayınSil
  3. Nedense şu cümleyle karşı tarafında aynı durumda benzer duygular yaşadığını düşündüm.
    Eşini ailesiyle görüştürmüyormuş.
    Yani o da ders almış. Birşeyleri farketmiş.
    Sadece siz birbirinizin kaderi değilmişsiniz.
    Bunu anladım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası ben 3 ayda evlenmiş olduğundan yola çıkarak başka bir kızda aklı kalmıştı, o yüzden bu evliliği kurtarmaya çalışmadı, sonra da hemen o kız koştu gibi düşündüm. Yazar umarım burayı okumaz ama :(

      Sil
  4. Sonundaki cümleyi görünce bir anda çok rahatladım. Allah size nişanlınızla peygamber efendimiz ve Hz. Hatice'nin yuvası gibi muhabbetli, huzur dolu bir yuva versin inşallah. İki cihan saadeti versin Allah.

    YanıtlayınSil
  5. Başlıktan üzüleceğim belliydi ama, ağlayacak hale geleceğim aklıma gelmezdi :( Şuan nişanlı olmasına çok çok sevindim, Allah ım mutluluklarını daim etsin, ilk evliliğinde yaşayamadığı tüm güzellikleri bu evliliğinde yaşamayı nasip etsin. çok büyük imtihanmış, Allah kimselere vermesin. İnsanlar neden bu kadar anlayışsız Nabrut, hele ki kadınlar :( halden anlamaları gerekirken :( böyle olaylar artık o kadar fazla ki, evlilik korkum dağ gibi oldu. Bir kere daha teyit etmiş olduk ki karı koca kadar ailelerin uyumu da , kültür benzerliği de çok önemli. Bir söz okumuştum aklıma geldi okurken.'' Avrupa'da evlilik tango gibidir, iki kişi ile yapılır, Türkiye de evlilik halay gibidir, aileler arasında yapılır.''

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adını çok teşekkür ediyorum
      Amin...
      Ne biliyim ya... Bazılarının imtihanı da evlilikten oluyor herhalde. gerçekten insanlar korkmadan nasıl kötülük yapıyorlar inan anlayamıyorum

      Sil
  6. Bende karadenizli giresunluyum hatta 19 yaşıma kadar memlekette kaldım sonra istanbula taşındık. Karadenize ait bu hikayeleri okuyunca şaşkınlık içinde kalıyorum. Benim mahallemde köyümde erkekler kadınlarla beraber çalışırlar. Aileler belki eskiden bilemicem ama şimdiki zamanda çocuklarının evine karışmazlar. Ben hiç şahit olmadım duymadım. Hele ki kendi ailemde. Allah cümlemizi iyi insanlarla karşılaştırsın. İyi insanın coğrafyası , dili , dini ırkı yok . Okuyucularından ricam bütün karadenizliler aynı değil. Lütfen önyargı ile yaklaşmasınlar üzülüyorum karadenizli olarak

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası hani geri kalan kısmını bilmiyorum ama birbirleri ile kavga eder gibi konuştuklarını, bağırıp çağrıştıklarını, çok dobra olduklarını, fazla dobra oldukları için dillerinin biraz sivri olduklarına ben de şahit oldum. Size bu doğal bir döngü olduğu için fark edemiyor normal geliyor olabilir :) Ama onun haricindeki durumları bir coğrafyaya atfetmek elbette doğru olmaz. Her yerin iyisi var kötüsü var.

      Sil
  7. Öncelikle sonunun mutlu bitmesine ben de çok mutlu oldum.Yazarin nişanlısı için yazdığı beni iyileştiren biri ifadesi için de ayrı mutlu oldum.Değer, saygı görmek önemli.Allah tamamına erdirsin, huzurlu bir yuva nasip etsin.Ayrica babasına da helal olsun diyorum.Böyle durumlarda ailesi arkasında durmadığı için kendini o evliliğe mecbur hisseden çok kadın var.Zor bir imtihan olmuş ama bu kadarıyla kurtulmuş çok şükür.
    Aileler evlenmiyor lafina hiç inanmadım  bugüne kadar ve kültür farklılığı da öyle önemli ki.Her şey nasip elbette ama mesela kendi adıma memleketimin insanlarına bile hassas gelirken yazarın bahsettiği durumlara dayanabilmek çok zor olur.Ne birisine bence ağir olan sözleri söylerim, ne de duymak isterim.Bu işler zor cidden.Rabbim herkese dengini buldursun, iyi insanlarla karşılaşmayı nasip etsin.

    YanıtlayınSil
  8. Bir Karadenizli olarak yazılanların çoğunluğuna katılıyorum. Benim annem hep der ki 'Kızım, eğer babanın ailesiyle aynı yerlerde yaşasaydık çoktan boşanmıştık. Eşimi seviyorum ama ne onu bana bırakırlardı ne de beni ona.' Üstelik annem ve babam ikisi de Karadenizli. Denildiği gibi bağırarak konuşmak huy olmuş, aslında niyet kötü olmasa da alışılmış buna. Biz yine Karadeniz de ancak başka bir şehirde sülale topluluğundan uzak büyüdüğümüz için hiç öyle olmadık. Annem babam da fıtrat gereği sakindirler. Şuna da katılmadan edemeyeceğim. Gerçekten bazı lafları sokarak söyleyip birşey olmamış gibi devam ediyorlar 😄 Belki sadece Karadeniz de değildir bilmiyorum ama buna çok üzülüyorum... Annem babam bizi asla böyle yetiştirmedi. Sesimiz yükseldiği an gözleriyle öğrettiler. Ben de evlendim yine bir Karadenizli ile. Ancak bizim taraflardan bildiğim için neyin ne olduğunu, rahat tolere ettim ve mesafemi en başta koydum. Gerçekten İç Anadolu insanının özellikle kadın olarak Karadeniz'e gelin gitmesi zor diye düşünüyorum hele naif ruhlar için... Allah hayırlısını nasip etsin inşallah herkes için, bu masalda olanlara çok üzüldüm ancak günden güne ruhu zedelenecekmiş baştan belli olmuş. Eşi de dağ olamamış karısına, buna daha da üzüldüm...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel anlatmışsın.
      Yazar adını çok teşekkür ediyorum
      Amin...

      Sil
  9. Yani hayretler içerisinde okudum. Hanımefendinin yaşadığı şeyi karadenizli bir aileye gelin gitmeye dayaması çok ilginç. Rize liyim. Kendi ailemde ve uzak ya da yakın çevremde asla böyle bişey yok. Olamazda.. Bence karadenizli değil de cahil hatta yobaz bir aileye gelin gitmiş arkadaş.
    Evet birbirine tutkundurlar. Seni ele güne muhtaç etmezler. Destek olurlar. Lakin bu şekilde değil. Kusura bakmayın ama arkadaş karadenizli biriyle evlendiğinin altını çizmesin. Az gelişmiş, hatta çok özür dilerim ama malın tekiyle evlendim in altını çizerse iyi olurdu.
    Kendisi için hayırlı olanı göndermii olsun Rabbim. Hayırlı güzel bir evlilik diliyorum.

    YanıtlayınSil
  10. Burada okuduğum her hikayede hep üzülen ezilen acı çeken taraf kadınlar oluyor her şeyi kadınlar yaşıyor hemde fazlasıyla bu haksızlık değil mi . En sevilen kısım babanızın yanınızda olması bu çok güzel yaa Allah yeni evliliğinizde mutlu etsin sizi .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adını çok teşekkür ediyorum
      Amin...
      Öyle kadınları var ki erkekleri aratmaz ama burada okuyucularım genelde kadın olduğu için hep onların hikayelerini okuyoruz bence :)

      Sil
  11. Bende bizlerle bu zorlu ve sancılı sürecinizi büyük bir cesaret paylaştığınız için size teşekkür ediyorum.İnşallah bundan sonraki yolunuz güzelliklerle geçer❤

    YanıtlayınSil
  12. Ben de benzer bir hikayeye sahibim ve uzun zamandır sana yazıp yazmamak arasında gidip geliyorum Nabrut. Bu yazıyı okuyunca yeniden cesarete geldim ama yazabilir miyim bilmiyorum. Benim hikayemin farkı, mutlu sonla bitmiyor olması. Öyle ki bu yazıyı okurken bile zorlandım. Lakin senin de başta bahsettiğin gibi mutlu son olması beni rahatlattı ve kendi adıma umutlandırdı. "Birisine yeniden güvenmeye nasıl cesaret edebildi?" diye sormadan edemiyorum. Çünkü bu benim için öyle zor ki. Şimdi ne etrafıma ördüğüm duvarların dışına çıkmaya cesaretim var ne de birisinin o duvarlarda çatlak açmasına müsaadem. O yüzden bu vesile ile senden ve okuyucularından dua istiyorum. Bende yazının sahibi kardeşimiz -ve onun nezdinde hepimiz- için tüm kalbimle dua ediyorum. "Rabbim, ona daimi bir saadet, hanesine daimi bir huzur ve bereket nasip etsin. Müstakbel eşi ile aralarında şefkat, merhamet, saygı ve iman ile harmanlanmış bir sevgi daim olsun inşallah." Dua ile...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynısı sana inşallah.
      Yaz ve geride bırak. Yoluna bak artık. Her erkek aynı değil. Aynı şeyleri bir daha yaşamayacaksın. Korkma, Rabbime sığın. Ben ikinci evliliğinde mutlu olan çok kişi tanıyorum hepsi de artık daha tecrübeli oldukları için doğru seçimler ve doğru hareketler yaptıklarını bunun için de başarılı olduklarını anlatıyor.

      Sil