Babam Annemi Sevmiyor

Bayan Z. bana bir mail yollamış ama bu sefer konu o kadar hassas ve okurken o kadar duygulandım ki, ne diyeceğimi de bilemiyorum.
Bu sefer ben susayım siz yorum yapın olur mu?

Merhaba Nabrut nasılsın?

Bloğunda genelde evlilik hikayeleri yazılır ama ben bloğunda daha önce hiç rastlamadığım bir konuya değinmek istedim. Daha doğrusu ise galiba sana ve sevgili okurlarına biraz dert yanmak istedim. Karantina sürecinde olduğumuz için sanırım uzun zamandır içimde yaşadığım bir sızı beni yine acıttı, bu konu üzerine düşününce seni Güzin Abla gibi gördüğümüzden olsa gerek aynı zamanda Türkiye'nin de temel bir problemi olduğu için biraz görüş alışverişi de olur diye sana yazayım dedim. Hasılı kelam konumuz bir genç kızın babasıyla tıkanık ilişkisi . Evet pek çok kızın kanayan yarasına değinmek istiyorum.

Evet, çocukluğumdan beri babamla ilişkim hep gel gitli oldu. O yaşlarda bunu sorgulamayı bilmiyordum. Babam yeri gelir çok sever yeri gelir kızardı. Böyle düşünüp gerisini boş vermiştim galiba.

İlk ergenlik yıllarım olan ortaokul sürecinde babamla ilişkim epey çalkantılı geçtikten sonra lisede ben kendi hayatıma odaklandım o da bana karışmadı gayet seviyeli uzaktan uzağa bir ilişkimiz oldu. Ben ondan bir şey beklemedim, o benden. Beni anlamaktan, yaralarıma destek olmaktan uzaktı. Çünkü kendisinin o zamanlar desteğe ihtiyacı vardı. Çok zorluklar da yaşadığımız o yılları yine de birbirimize olan sevgimizle aştık. Babamın garip bir yönü vardı, yeri gelir seni çok sever sizin ayaklarınızı yerden keserdi. Sonra bir bakardınız o sizi havada bırakıp gitmiş ve birden baş aşağı yere çakılmışsınız. Hep uçlarda yaşadık, bir çok iyi olduk, bir kötü.

Aslında şöyle diyeyim öfkesine hakim olamayıp bağırıp çağırır ama sonra da telafi edecek bir şey yapardı. Annemle de ilişkisi bu şekildeydi ve aslında şimdi geri dönüp bakıyorum da beni en çok üzen annemi gerçek manada sevmemesiydi. 

Şimdi dönüp de bunları anlatmak zor ama kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyen bir mizacım olduğundan bu kelimeler yıllarca boğazıma birikip geri döndüğünden en azından böyle bir mecrada anlatmak istedim. Daha doğrusu birden kendimi burada bunları yazarken buldum. Neyse ortaokul yıllarında abimle gittiğimiz gitar kursu bizi ev ortamından biraz uzaklaştırıyordu. Dediğim gibi lisede de geceden geceye babamla birbirimizi görüyorduk. O zamanlar abim babamı sevmediğini bize söylerdi, babama karşı ciddi sıkıntıları vardı içinde ama yüzüne bunları asla söylemez onunla yüzleşmezdi. Ailede bir şey babama söylenmek istenirse beni babama gönderirler babama ben söylerdim. Onunla iletişim kurmaya çekinmezdim ben. Yeri gelir uzun kavgalar da eder barışırdık sonra. Ama o yıllarda babamı sevip sevmediğimi bilmezdim yani baba babadır işte diye bir düşüncem hakimdi bende. Hatta dediğim gibi ilk ergenlik zamanlarımda ondan nefret ettiğimi zannediyordum. 


Neyse bu kısım biraz acımak romanına benziyor daha sonra bir gün lisedeyken anneannemden babama dair bir gerçek öğrendim. Babam yıllar yılı kendi ebeveynleriyle epey sorunlu bir ilişki yaşamış ve ciddi bir tedavi görmüş ama sonuç bu kadar işte. Babamın ebeveynlerini o zamana kadar ölmüş biliyorduk ve bu konuyu hiç sorgulamamıştık. Babama bazen telefonlar gelir babam epey rahatsız olurdu mesela. Bu parçalar kafamda sonradan birleşti. Böylelikle ben tam da lise hayatımın ortasında ciddi bir aile sırrıyla yüzleşmiştim ve o günlerde epey babacı oldum. 

Babam aşağı babam yukarı; babama laf söyletmezdim. Her şeyin aşırısı kar etmediği gibi benim bu aşırı sevgim de biraz gözümü boyamıştı. Çevremde onun karizmatik hareketlerle gezdiğini düşünürken; üniversiteyi başka bir yerde kazanıp da aralarda dönüp geldiğimde gerçeği biraz daha görebiliyordum. Babam bazı sorumluluklarını yerine getiremiyordu mesela. Ama bu elinde değil diyordum. Sonra insanlar babamı bana şikayet ediyor sonra o gelince sanki hiçbir şey olmamış gibi susuyorlardı, bense öylece kalakalıyordum. 

Ayrıca size bir tavsiye lütfen ama lütfen bir çocuğa babasını şikayet etmeyin. Misal okul yönetimi gelip baban aidatı yatırmamış, baban şöyle yapmış vs. gibi şeyler söylüyordu. İşte üniversite yıllarımda böylece geçip gitti. Okuduğum üniversitede arkadaşlarım -biraz da şehir dışında okuduğum için- hayatımın çok güzel olduğunu sanıyordu. Beni para içinde yüzüyor sanıyorlardı oysaki çoğu zaman annemin bir cep harçlığı bile olmadığını biliyordum ben. 

Neyse hayatım böyle geçti. Abim hiçbir zaman babamı sevmek için uğraşmadı, o böyle, dedi ve onunla yüzleşmedi. Bir baba oğul ilişkileri olmadı ve erken yaşta evlenip gitti. Ama ben hep babamın peşinde koştum, beni anlamasını istedim, uzun uzun sohbet etmek istedim; yeri geldi öyle de oldu. Mesela beni lunaparka götürdüğü gün baba-kız hayatımızdaki en mutlu gündü. Ama bunun yanına bir gün stajda fenalaşıp izin alıp beni alması için aradığımda oraya nasıl geleyim deyip o gün kusa kusa otobüse bindiğim bir anım da var mesela. Otobüsteki insanlar da alışmıştı. Küçük bir yerde yaşadığımızdan otobüste kâh ağlar kâh güler öyle gelirdim eve.

Hasılı ben bu zamana kadar onu hep sevmiştim. O ise bazen beni hayal kırıklığına uğrattı, bazen de beni hayallerime bağladı. Ama bildiğim bir şey vardı, beni sevmiş, bizi sevmişti; çünkü benim doğum haberimle birlikte intiharın eşiğinden döndüğünü de öğrenmiştim. Ama bu nasıl sevgiydi? Ömrüm boyunca onunla ilişkim iki ileri bir geri böyle devam etti. Onu babam olarak sevsem de ona güvenip bel bağlamadan yaşamayı öğrendim aslında ben. Ve ilişkimizi dengeli tutmak için çok sevmemeyi çok yaklaşmamayı uzaktan merhaba merhabalık bir dengede bırakmayı öğrendim. Çünkü çok sevdiğimde beklentim de yükseliyor, büyük mutluluğumun ardından büyük hayal kırıklığım geliyordu. 

Abimse çok uzak kalmayı seçtiğinden bana da anneme de uzak kaldı. Şimdiyse şunu düşünüyorum ben; 


  • Bir erkeği sevmeyi nasıl öğreneceğim? 
  • Elimdeki veriler bu kadar dengesizken nasıl sağlıklı bir eş ilişkim olacak? 
  • Hayat arkadaşımla nasıl iletişim kuracağım? 

Bir genç kızın babasıyla olan ilişkisi ilerde eşini seçmesinde ve daha sonra onunla olan ilişkisinde en önemli rolü oynadığını üniversitede okuduğum onca kitaptan çoktan öğrendim. Belki bu yüzden hiçbir erkeği hayatıma çekememem. Belki bu yüzden bazı yanlış kişilerle tanışmam. Ama bildiğim şeyse erkeklere kalbimi ta lise yıllarında kapattığım. Bin bir zorlukla da olsa kendi başıma işlerimi yürütmeye alışmış olmanın verdiği bu gururla bir erkeğin kalbini nasıl kazanacağımı bilmiyorum. Fakat bildiğim şeyse benim de aslında bir erkeğin sağlıklı ilgi ve sevgisine son derece muhtaç olduğum. Evet bu konuda olduğundan farklı davranarak geçici mağlubiyet kazanan arkadaşlarım oldu ama peruk çıkıp kel görününce onlara ne olacağını biliyorum.

İşte böyle Nabrutcum. Sana acı tatlı babamla olan hikayemi anlattım. Benim için çok özel anıları paylaştım. İnan karantinada düşün düşün tıkanma sürecine girdiğimden belki de. Bazen senin abin ve babanla olan hikayelerini okuyunca içten içe duygulanarak ah çekmiyor değildim. Bloğunu benim gibi bir sürü kız okuduğunu biliyorum ve benzer hikayelerimiz vardır eminim. Bu yüzden paylaşmak istedim. Emin ol şimdi üstümden bir kamyon kalkmış gibi oldu. 

Babamı seviyor muyum? Evet onu sevmeyi öğrendim. Onun da beni sevdiğini biliyorum. Ama sevgi bir yere kadarmış derler ya bazen bu sözü anlıyorum ve onu kendi dünyamda artık beni acıtamayacak bir yere koydum. Bense kendi başıma yaşamayı öğrendim sayılır. Yine de bazen beni acıttığı bazense tekrar eski umutlarıma döndürdüğü oluyor. İşte böyle. Bu hayatta bana da böyle bir hikaye yazılmış. Rabbimin alın yazısına hep inandım ve Rabbimin beni bundan sonra mutlu edeceğine de inancım tam. Allah'a emanetsin....

Not: Sizde yazmak, paylaşmak istediğiniz her ne varsa nabrutvebiz@gmail.com adresine yollayabilirsiniz.

Yorum Gönderme

30 Yorumlar

  1. Selamun aleyküm, yazıyı okuyunca bir şeyler yazmak istedim, fakat nereden başlamalıyım bilmiyorum.
    Yazıyı okurken ilk aklıma gelen şu söz oldu; bir çocuğun 3 ebeveyni vardır. 1 anne 2 baba 3 anne-baba arasındaki ilişki. Böyle büyüyor, gelişiyoruz, ilişkilerimiz böyle şekilleniyor. İşim gereği bu durumları benzer yaşantılara çok şahit oluyorum, son yıllarda daha da fazla olduğu dikkatimi çekiyor.
    Yazının sahibi Z. 'de gördüğüm şey, kendisini ve ailesiyle ilişkisini çözümlemiş, bu büyük bir öneme sahip. Bunları dile getirmeyi de başarmış, yüzleşebilmiş. Bu sayede ben kuracağı ilişkilere yönelik çok iyi bir adım attığını düşünüyorum. korktuğu gibi eşiyle iletişiminin kötü olacağını düşünmüyorum. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın, ilişki sadece bir kişiyle yürümüyor, karşı tarafın özellikleri de önemli. Z.'nin kendi hayatına dair çıkardığı dersler, onun çok güzel bir evlilik yapmasına vesile olacaktır inşAllah.
    Sağlıklı bir ilişkiye muhtaç olduğunu hissetmesi çok normal, belli bir yaştan sonra insan fıtratından dolayı eş ve yuva kurmayı ihtiyaç olarak duymaktadır. Doğru insanla, hayırlı yuva kurmak nasip olsun. Acele edip, yanlış karar vermesin, korkularına odaklanmak yerine, iyi olana, hayallerine odaklanıp dua etsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar güzel yazmışsın. Üzerine de söyleyecek bir şeyim yok zaten..
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum

      Sil
  2. Gel gitli baba-kız ilişkisi çok zor..
    Ve insanı ileriki hayatı ile ilgili düşündürüyor dünyada hiç bir erkek ile iletişim kuramazmışsın gibi ama her insan tek olduğu gibi her ilişkide biricik eğer taşımayı bırakırsa kişi bu durumu gelecekteki evlilik ilişkisi bu durumdan minimum etkilenir diye umut ediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına güzel duaların ve şahane yorumun için çok teşekkür ediyorum.
      Amin... İnşallh öyle olur

      Sil
  3. Hani bazen insanlar aynı duyguları paylaşınca sevinirler ya ama ben bu duyguları kimsenin yaşamamış olmasını dilerdim. Çünkü "baba" kelimesinin verdiği huzur ve güvenin gölgesinde oturamamanın verdiği acıyı bilirim. Eğer baba kelimesi sana acı veriyorsa kimse bunun yerini dolduramıyor ve bu yarayı kapatamıyor malesef..
    Yazıyı gönderen arkadaşımızda ne yazdıysa eksiğiyle fazlasıyla benim hayatımdan da parçalar buldum. Bazen Sen de yazılarında babandan bahsettiğinde de imrenmiyorum desem yalan olur. O satırlarını okurken ben de bi iç çekiyorum..
    Çocukluğumda harika bir baba-kız ilişkisinden, birbirine uzak insanlar haline gelmek benim için yolculukta yoldaşını kaybetmek gibi birşey, bundan sonra yola tek devam etmek zorunda olduğunu bilmek.. Hani her yemeği yersin de hiç bi yemek sana annenin yaptığı yemeğin tadını vermez ya işte aynı şekilde babanın da var iken yok olmasının eksikliğini kimse veremiyor.
    Babamdan vermesi gereken güveni alamayınca, çevremdeki kişilere karşı da güven eksikliği oldı haliyle ve bu yüzden kendi işini kendi gören kendi arkasını kendi toplayan biri oluverdim ben de. Tabi evlilik hakkındaki fikirlerimde de etkili oluyor bu durum. Birine güvenmek için birine sırtını dayamak için cesareti kendimde bulamadım çoğu zaman. Hep sorular oluyor aklımda, bu kişi beni neden sevsin ki? bana neden güvensin ki? Benim derdimi neden paylaşsın ki? neden benim yükümü hafifletmek istesin ki? İşte yaşadığım şeyler kendimde hep bi özgüven eksikliğine sebep oldu böyle. Daha çok şey anlatmak isterdim ama bu kadarı bile yetti, ben de biraz rahatlamış hissettim anlatınca. Denize suya anlatmış gibi bi huzur verdi.
    Şükür ki Rabbimiz var Ondan umudu kesmek olmaz. Bizi unutmayan Rabbimiz hayırlı kapılar da açacaktır hayatımızda bu yaşadıklarımızı telafi ettirecek inşallah ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarını okurken içime bir şeyler oturdu sanki...
      Öyle bir durum ki ne desem teselli olmaz.
      Ama...
      Herkes baban değil. Bunu unutma. Yoluna Allah öyle birini çıkarsın ki tüm yaralarını sarsın, tüm eksiklerini tamamlasın. Sana sıkı sıkı tutunsun.
      Umarım o gün gelir ve bize o muhteşem hikayeyi yazarsın ve okuruz.
      Yazar adına da çok teşekkür ediyorum

      Sil
  4. Benim de hikayem aşağı yukarı böyle. Ailesi iĺe çok sorun yaşadığı için bizi yok sayıp ben tekim kimsem yok diyor. Sinir ve öfkesiz bir günü yok. Ve bizi yük gibi görüp her çabamızda 1 kere takdir ve 10 veya daha fazlası kadar hakaret eder.

    Baba babadır lafına kesinlikle katılıyorum. Sevdiğimi söyleyemem. Bazen onu anlıyorum ya da öyle zannediyorum. Bizi ezer, hor görür, aşağılar. Çok nadirdir sakinliği. Başkalarına duyduğu öfkesini bize kusarak çıkarır.

    Aile kurmak için ondan uzaklaşmam ve ciddi tedavi görmem lazım. Bu şartlarda hiç yapamam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar ağır ki yazdıkların, gözlerim dolarak okudum.
      Teselli edebileceğim bir şey yok ama sadece şunu söyleyebilirim.
      Herkes baban gibi değil ki. Umarım öyle muhteşem bir adamla tanışırsın ki, tüm eksiklerin tamamlanır da sen hapsinden çıkıp maldivlere inmiş gibi bir ferahlık hissedersin. Çok samimi duam budur.
      Sevgi ve muhebbetle

      Sil
  5. Babamın sevdiği bir kişi bile yok.

    YanıtlayınSil
  6. Bu yazıyı iki kimlikle okudum.once kendimi senin yerine koydum.tabi benim anne baba küçükken ayrıldı sonra babam ben onu yıllarca göremeden öldü.ve eş seçimi konusu doğru.6 kiziz.simdiye dek evlenenler yanlış seçimler yapmışız bı şekilde surdursekte.2.kimlik seni şuan küçük olan kızımin yerine koydum.esim çok dengesiz ve ilerde de böyle olursa kızım da mı aynı şeyleri yaşayacak diye düşündüm.sen oldukça makul düşünmüş ve davranmissin.ya kızım basaramazsa.bilemiyorum.ne olursa olsun keşke çocuklar etkilenmese değil mi,ama olmuyor işte.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazar adına çok teşekkür ediyorum.
      Umarım korktuğuna uğramazsın, umarım hayat bambaşka güzellikler getirir sana...

      Sil
  7. Ilk diyeceğim şu, lütfen kıyaslama yapma. Kıyaslama yaptıkça sen kaybedersin.
    Kendin söylemişsin, babanın psikolojik sorunu varmış. Kendi ailesinden ,büyük ihtimalle, ilgi görmemiş. Şuan sizede ilgiyi tam gösteremiyor. Yani tıpkı sen gibi yazar. Yani senin şuan yaşadığın sıkıntıyı baban yıllarca yaşamış ve dahası yaşıyor olabilir.
    Herkesin annesi babası kendine has. Kıyaslama derken, narbuta senin aile ilişkilerini okutup duygulanıyorum, dediğin için.
    Kimse kimsenin ailesinin içini bilemez. Sana iyi görünen belki çok farklı. Narbut yanlış anlama. Sadece örnek verdim.
    Uzun lafın kısası, babanın aşırı kötü huyları yok ise babamdır de, sev say. Yokluğunda arama sonra.
    Selâmetle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış anlamadım. Çok doğru söylüyorsun. Herkesin dünya imtihanı farklı yerden geliyor çünkü.
      Ve son cümlelerine de katılıyorum. Babası öldükten sonra babamı anlayamamış, kıymetini bilememişim, ne olursa olsun varlığı yetiyormuş diyen o kadar çok kişi tanıdım ki...
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum

      Sil
  8. “Ey Rabbim! Bana ve anama-babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve rahmetinle, beni iyi kulların arasına dâhil et.” (Neml, 27/19)

    Allah’ım! Kalplerimizi birleştir, aramızı ıslah et, bize kurtuluş yollarını göster, bizi karanlıklardan aydınlığa çıkar, bizi her türlü çirkinliklerden, açığından ve gizlisinden uzaklaştır. Bize kulaklarımızı, gözlerimizi, kalplerimizi, eşlerimizi ve neslimizi mübarek eyle. Tövbelerimizi kabul eyle, şüphesiz ki Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametlisin. Bizi nimetlerine şükredenler, nimetlerinle seni övenler, verdiğin nimetleri kabul edenler eyle ve bize nimetlerin devamını ihsan eyle.” (Hâkim, De’avât, No:977; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 996)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kimsin bilmiyorum ama gözlerim doldu. Allah senden razı olsun. Amin amin amin...

      Sil
  9. Baba yarası olanlar burda toplanıyoruz herhalde... Üstüne konuşması bile ne acır bildiğimden yazıyı yazan kardeşin çok yol aldığını düşünüyorum.
    İçimde ona dair okadar çok duygular öldü ki zamanla aynı evin içinde yabancıyız artık . Aile içi fiziksel sözel maddi şiddetin olduğu bir aile bizimkide. Yıllarca kimseye anlatamadım kendime bile bu yıla kadar. Attığımız her adımın hesabını verdiğimz, yaptığımız hiç bir işn beğenilmediği ama kendisinin asla birşey yapmadığı, hergün eften püften sebeplerle huzrsuzluk çıkan, ciddi meselelerin krize dönüştüğü bir ev. Baba rolü itiraz etmek gereksiz mevzular üstüne yorum yapmak, evin geçimini karısına çocuklara yüklemek.

    Bense inadına korkak, hakkını savunamayan, sorunlarla başetmek yerine kaçan, tek kelime etmeye korkan biri olmuşum. Hani birinin öfkesi geçince konuşun diye tembih ediyorlar ya bizde konuşmalar ateşe körük oluyor tekrar. (Tabi üslüp bilmedende yapılırsa başka ne olabilirse)Bende tartışmanın ve sözün fayda etmediği birisine ne yapılabilirse onu yaptım. Kız olmanın da verdiği duyguyla o kadar derin küstüm öyle bir duvar ördüm ki lise yıllarımda şimdi 30 yaşındayım günlük konuşmalarımız dışında muhabberimiz olamıyor hala. Çok zamanlar üzülüyorum zaten sıkıntılı çocukluk geçirmiş bizden de ilgi görmüyor nasıl düzelsin diye, ama yapamıyorum içimden gelmiyor. (Bu noktada hep imtihanı kaybettiğimi düşünüyorum. Sonuçta aile imtihanı çeken bir ben değilim desem de...) Annemin çocukluğu babamdan daha kötü geçmiş ama geçmişe dair çoğu şeyi ailesini affedebiliyor. Kötü şeyler yaşamak zulme sebep olmamalı, kimse çocukluğunun kurbanı değil. Benim geleceğimde babama benzeuecek bu gidişle... Bu karmaşık duygularla evlilikten de kaçabildiğim kadar kaçtım ne gerçekten evlenmek istedim ne kimseyle görüştüm. Evlilik belalardan bir bela gözümde. Bir kaç yıldır görüşmelerim olsa da onlarda prosedür icabı. Ailemdeki durumu düzeltmeden gitmemeliydim bir yere sanki düzeltmek için uğraşıyormuşum gibi.Kalbimi de erkeklere zaten kapatmıştım. Bir insanın bana uygun olup olmayacağını, zulmetmeyeceğini nasıl anlayabilirim, nasıl güvenebilirim bilmiyorum. Maaş kartımı elinde tutmak isteyen bir babayla mücadele ederken ömrüm nasıl başka bir erkeğin idaresine, merhametine güvenebilirim... Bu meselelerde kendi başıma yol alamayağımı anladım artık, çok geç bir karar olarak profesyonel yardım almayı düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne diyeceğimi bile bilemiyorum.
      Bazı insanlar ailesinde göremediği güzellikleri kendi çocuklarına yaşatabilmek adına kendini bezlü perişan edip hayatını onlara adıyor.
      Bazıları ise bahsettiğin gibi...
      Umarım evlilik hayatına babanla olan sıkıntıların yansımaz umarım korktuğuna uğramazsın.
      Ama profesyonel yardım alma kısmına gelecek kadar sağduyun açık olduğu için tavsiyeye ihtiyacın olduğunu da düşünmüyorum.
      Allah gönlünün muradını versin

      Sil
  10. Arkadaşımı anlıyorum benzer şeyleri yaşadığım için. Tabimo gel gitten bahsetmiş. Bende bi gel git de yok. Hiç sevgisini hissetmedim. Tek başıma, yıllardır bi odafa geçen bi hayatım var. Meşgalelerim ve sosyal çevrem var ama ailem yok. Ne maddi, ne manevi asla yanıma gelmezler. Bi annem var o ayrı tabi. Aramasam aramazlar. Erkeklerdrn korkuyorum. Şuan en azından öok görülsemde bi evim var ama gider evlenirde Allah korusun geri dönmem gerekirse geri dönecek bi yerim yok buda korkuları artırıyor tabi. Tavsiyede bulunmak kolay ama yaşamak daha farklı. Allaha teslimiyetim sonsuz. Allah sonumuzu hayretsin. ilgisizlik çok zor ama bunada alışıyorsunuz. Bi hocam derdi Allah hayatın bi döneminde vermediğinü başka bir döneminde verir diye. İnşaallah herkesin güzel bi ailesi olur diye.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi tavsiyede bulunmak gereksiz olacak. Ne yaşadığını kimse anlayamaz.
      Rabbim hocanın dediği gibi bir hayat sunar sana umarım. Umarım Korktuğuna uğramadığın çok güzel bir hayat seni bekliyordur

      Sil
  11. Belki de biz anne babalarımız çok anlamlar yüklüyoruz. Mükemmel olmalarını bekliyoruz. Yanlış yapmamaları gerekmiş gibi düşünüyoruz. Benim Babamın da eksiklikleri vardı. Ama yaptığı her şeyi biz daha iyi yaşayalım diye yaptığını bilirdik. Evet senin hikayeden farklı benim ki. Babamı yeni kaybettim. 79 gün oldu. Her şeye rağmen babanız olduğu için şükredin. Bir köşede olsun ama olsun. Ben özledim demeye kokuyorum çünkü dersem hayata devam edemezmişim gibi hissediyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah rahmet eylesin. Acını yürekten hissettim derler ya benimkisi öyle oldu.
      Rabbim gönlünü ferahlatsın.

      Sil
  12. Babasıyla problem yaşamayanlar babasıyla problem yaşayanları ve bunun nasıl derin bir yara olduğunu asla anlamazlar. Ne zaman baba konusu açılsa içim sızlar yüreğim sıkışır bir ah cekesim gelir. O yüzden seni çok iyi anlıyorum , umuyorum sen anneden yana şanslı olanlardansindir sevgili konuk yazar..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın. Ne desem bilemiyorum
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  13. Herkesin ailevi ilişkileri şahsına münhasır. Bu sebeple, ne yorum yazarsak yazalım, çok da anlamlı olamazmış gibi hissediyorum. Yine de yazının bana anımsattığı bir tecrübemi paylaşmak istiyorum.

    Geçmişte ben de annemle babamın ilişkisinde sevgi eksikliği gözlemliyordum ve bunun için babama öfkeleniyordum. Bunu annemle konuştum, onun için üzüldüğümden bahsettim. Hatta bu sebeple tüm erkeklerden nefret etmeye kadar gittiğimi söyledim. Annemin bana cevabı "Ben kesinlikle sevilmediğimi hissetmiyorum, babanın sevgi dili ayrıntılarla belli oluyor. Sadece sizin yanınızda konuşmuyoruz,
    özelimizi başbaşayken konuşuyoruz. Sen merak etme, biz birbirimizi çok seviyoruz" demişti. Bu sayede, problemli düşüncenin aslında benim zihnimde olduğunu fark etmiştim. Ben bu çıkarımı, kendimce gözlemlediğim sorunlar üzerinden yapmıştım. Oysa ki onların zihninde sevgi dolu bir ilişki varmış, onlara göre benim sorun gördüklerim küçük birer ayrıntıdan ibaretmiş.

    Durumumuz aynı olmayabilir ama umarım yazar, aslında onlarda gözlemlediklerinin kendi patolojik algısından kaynaklanıyor olabileceği gerçeğini gözden geçirir.
    Ayrıca hissettiklerini onlarla konuşmak da çok iyi hissettirebilir. Aynı sonuca ulaşamayabilirsiniz ancak çaba gösterirseniz Allah bir şekilde kolaylaştırır inşAllah merak etmeyin. Duyguları konuşmak hep zordur ama sonuç genelde hep anlayış ya da rahatlama olur.

    Ayrıca babanızın kişiliğini iyileştirmek adına ya da erkeklere karşı gelişen önyargınızı yenmek için psikoterapiste gidebilirsiniz bence. Maliyetli olabiliyor ancak çok başarılı bir psikologla, tek bir seansla dahi inanılmaz ilerleme kaydeden insanlar gördüm. Birlikte aile terapisi bile alabilirsiniz. Sonuçta bunun sizi hayat boyu etkilemesindense, ne kadar erken çözüm ararsanız o kadar iyi. Ya da ilim sahibi ve sır tutabilen bir büyüğünüzden tavsiye isteyebilirsiniz.

    Allah yardımcınız olsun. Zor bir durum, buraya yazabilmek de cesaretinizi gösteriyor. Lütfen geçmişinizin yüküyle, (anne babanız dahi olsa) başkalarının ilişkileriyle kendinizi yormayın. Ve mutlaka anne-babanıza onları sevdiğinizi söyleyin, sürekli ve sürekli söyleyin. Sizi iyi gördükçe eminim ki onlar da daha iyi olmaya yönelecektir, siz sevgiden bahsettikçe onlar da sevgiyi dillendirecektir. Çünkü büyüklerde zaman alsa bile, insan fıtratı hep iyileşmeyi istiyor. Allah size de inşAllah çok hayırlı bir eş nasip eder ve bu endişeleri yaşamak zorunda bile kalmazsınız.

    (Umarım yazdıklarım sizi kırmaz, dışarıdan birilerinin özelinize yorum yapması, iyi niyetle dahi olsa kırıcı olabiliyor biliyorum. Sizi tanımamam sebebiyle, yanlış bir şey yazdıysam affola)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıkların bana bile o kadar iyi geldi ki...
      Yazarda da aynı etkiyi yaratacağından eminim.
      Yüreğine sağlık.
      Çok çok teşekkür ediyorum

      Sil
  14. Babasıyla problem yaşamayanlar babasıyla problem yaşayanları ve bunun nasıl derin bir yara olduğunu asla anlamazlar. Ne zaman baba konusu açılsa içim sızlar yüreğim sıkışır bir ah cekesim gelir. O yüzden seni çok iyi anlıyorum , umuyorum sen anneden yana şanslı olanlardansindir sevgili konuk yazar..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın. Ne desem bilemiyorum
      Yazar adına çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  15. O kadar güzel yorumlar ve dualar almışım ki . Hepsi ayrı bir destek . Hiç tanımadığım insanlardan bu desteği almak bana bu dünyada iyiliklerin de çok olduğunu hatırlattı. Beni en cok uzen seylerden biri de insanlarin babam icin soyledikleriydi. Şimdi ise hiç tanımadığım insanlardan güzel sözler işittim. Ayrica hayatımda güzel bir haber aldım belki olumlu bakınca her şey değişiyor. Psikolojik destek almak gerektiğini söyleyenler de olmuş ama bilmiyorum bu saatten sonra birine gidip her şeyi açmak ve geçmişin en karanlık yönlerinden bahsetmek ne kadar iyilestirir beni. Kapattığım konuları bir bir zihnimde yeniden açmak...boyle bir cesaret bana iyi gelir mi bilemiyorum . Her şey icin teşekkürler. Ben konuk yazar z. :)

    YanıtlayınSil