Evlilik Korkusu Nedir?

Evlenmekten korkuyordum.
Şimdi arkama baktığımda gerçekten aklınıza hayalinize gelmeyecek ayrıntılara kadar takıldığımı fark ediyorum. Bu korkuyu oluşturan en büyük sebeplerden biri ise sanırım çevremdeki evlilik modellerinin Get Öte yaklaşımıydı.

Get öte bizim ailede adeta darb-ı mesel haline gelmiş bir tavırdır, kadının erkeğe olan tavrı. Anneannem tabiri caizse hükümet gibi kadındır. Zaman içinde oldukça erkeksileşmiş, sert bir tavra bürünmüş bir kadın. Nasıl desem, azıcık cilvesi eksiktir. Eksiktir dersem bile eksik olur aslında. Düpedüz cilvesiz bir kadındır. Ha, bu hali ben kendimi bildikten, dedemle evlilikleri eskidikten ve yıprandıktan sonra mı oluşmuş, hep mi böyleymiş bilemiyorum, ben o yıllara şahit olmadım ama annemler baştan beri kısmen de olsa böyle olduğunu söylüyorlar. 

Aslında torunlarına pamuk şeker bir kadındır, çok da ileri görüşlüdür. Mesela, mezun olup eve geldiğimde, boşluğumda yemek kursuna gitmek istiyorum demiştim de, ne yapacaksın yemeği falan, git bir dil daha öğren demişti. Daha çok örnek var da onun jenerasyonu içinde açık fikirli ve ileri görüşlü biri olduğunu anlamanız için yeterli bir örnek diye düşünüyorum.

Bu otoriter ve yaptırımcı halleri mi dedemi yıllar içinde böyle aksi bir adama dönüştürmüş yoksa dedem zaten böyle biri miydi onu bilmiyorum. Ama yine altın kızlar, yani teyzemler, anneannem daha cilvenaz bir kadın olsaydı dedemin de zamanında farklı bir hal alacağını söylüyorlar. Kadına cilve yüklenmemiş, onu da suçlayamıyorum.

Bu anlattıklarım onların kavgalı, dövüşlü bir evlilikleri var anlamına gelmiyor ama ideal evlilik tanımından tamamen uzak kalıyor ve erkek ve kadının arkadaş olarak birbirine sırtını dayadığı evlilik idealimi öldürüp beni, acaba hayalperest miyim, çok mu dizi izliyorum ikilemine düşürüyordu.

Özellerini bilemem, çok da farklı olmadığına eminim, ama dedemle anneannemin bizim karşımızda olan muhabbetleri Get öte'den ileri geçmez. 

Nasıl mı?

Get öte felsefesinin çıkışını oluşturan olayı anlatayım;

Dedemle anneannemin fotoğrafını çekmek isteyen kuzenim, birbirinize yaklaşın biraz diye rica edip, dedem de bu ricayı dinlemek üzere anneanneme yanaştığında şöyle bir cevap almıştır:

Get Öte!


Evlilik fobisi... İşte benim evlilik fobimin altında yatan en büyük korkulardan birini oluşturur bu felsefe.  Evleneceğim ve zaman içinde adamın yanıma yanaşmasına bile tahammülüm olmayacak.

Görüntü kendi kınamdan değil, kuzenimin asker kınasında nişanlıydım. Bana da felsefeyi iyice benimseyip nişanlıma empoze etmem için bu şekli uygun gördüler. haha!

Evlilik korkumu ateşleyen tek şey bu da değildi tabii. Mesela ya zamanla severim diye mantığıma yatan bir evliliğe kendimi atarım ve sevemezsem, diye bir korkum da vardı. Bu düşünce benim beynimin bir köşesinde, arka planda çalışıp duruyordu. Sevmediğim bir adam bana yük olacaktı, her hareketi beni rahatsız edecek, amiyane tabirle batacaktı, onu get öteleyecektim


Neyse ki bu sorunu da nikahta keramet var, sözünün doğruluğu ile atlattım. Neden nikah diyorum biliyor musunuz, nişanlılık dönemine baktığımda Fadıl'la evleneceğime ikna olmuştum ama onu çok yüzeysel seviyormuşum, belki de sevgi bile denilemez, onun bana olan sevgisi karşısında duyduğum heyecandı. Onu sevmeye, benimsemeye evlendikten sonra başladım. 

Evlenince bu korkularıma belki Allah'ın bir lütfu olarak uğramadım belki de boş korkular içindeydim. En azından anneannem tarafından genetik olarak intikal eden Get öte genini Gel berime olarak değiştirdiğim için mutluyum. Tabi bu felsefeyi şiar edinmemin sebebi, bundan 60-70 yıl kadar önce ben geleceğim zaman ev işlerini falan bırak, bana süslen, yüzüne boya çal diyen dedemin ve dedemin bu isteğini memnuniyetle yerine getiren babannenim genleri de olabilir, bilemiyorum...

Son olarak demem o ki; etrafınızdaki evlilik modelleri sizde evlilik korkusu oluşturuyorsa, evlilik ipleri sizin elinizde olan bir kurum. Siz istemediğiniz sürece hiçbir evlilik sizin rol modeliniz olmayacak. Ve günümüzde evlilikler eskisi gibi değil. Özellikle eski, yıpranmış evlilikleri görüp de evlilikten kaçmayın, genç yaşta evlenip genç yaşta evlenmenin getirdiği tecrübesizliklerden dolayı son derece yıpranan annelerin belli bir yaştan sonra agresifleşip kadınlığını unuttuğu evlilikler çok eskilerde kaldı mesela... Örnek çoğaltılabilir.

Evlilikten kaçmayın dediysem de 28'den önce evlenilmemesini hala savunuyorum, kendinizle olan kavganızı bitirin, kendinizi tanıyın, sevin, aklınız kemale ersin ve öyle kurbağaları öpme deneylerine başlayın! 

Bundan sonrasında bol şans! ^^

Yorum Gönderme

40 Yorumlar

  1. " Gel berime " tam evliliğe uygun Bi düstur olmuş. 😊

    YanıtlayınSil
  2. şu an kafamın içinde lüzumsuzluklar cirit atarken keyif verdi bu yazın, çok yaşa, hayırla ve de sağlıkla .. ;)

    YanıtlayınSil
  3. Erken yaşta evliliği bende onaylamıyorum ancak çok geç de kalınmaması gerek. Her şey kararında olmalı. Evlilik bir kumardır. Olur ya da olmaz. İçine girmeden de bilinmez maalesef. Allah mesut etsin inşallah :)

    YanıtlayınSil
  4. Resmen beni yazmışsın , benim anneannemde böyle maalesef hatta küçükken çok etkisi altısında kalmışım kendi kendime aştım bu durumları :D
    Birde genç yaşta evlenme ile ilgili daha uzun bir şeyler yazsan keşke ülkenin çok ihtiyacı var :D 21 yaşındayım evde kalmış muamelesi görüyorum resmen , mutasıp aile kızı ve çalışmayınca evlenmemiz gerekmiş gibi bir düşünce var , anlamlandıramıyorum :( annem bile evlendiğinde 23 yaşındaymış kaç yıl önce ama halen evlenmek için küçük bir yaş olduğunu savunuyor .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 21 yaş çok ama çok genç. Kulaklarını tıka her şeye. Ve evinin, bekarlığının tadını çıkar. Ben de konu hakkında ikna edici yazılar yazmaya çalışacağım söz ^^

      Sil
  5. Yazılarınızın çok büyük tecrübelerin ve derin düşüncelerin sonucu ortaya çıktığını düşündüğüm için çok dikkate alıyorum.Kimseye soramacağım çok özel ve güzel şeyleri ciddiyet ve nüktedan dokunuşlarla yazıyorsunuz ve bunu çok seviyorum��.Ailemede sizin yazılarınızı anlatıyorum onlarda çok beğeniyorlar.
    Ayrıca bu "get öte" felsefesi çevremizde çok yaygın maalesef bahsettiğiniz korkulara gerçektende sahibim ama sizin tecrübeleriniz ile kendi düşüncemi harmanlayıp güzellikle bu durumları aşacağımı düşünüyorum
    Sevgiler ❤

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum öncelikle.
      Ailene de selam ve hürmetlerimi ilet lütfen.
      Korkma olur mu? Sadece hayat hakkında daha çok tecrübe kazan, kendinle olan tüm kavganı bitir ondan sonra evlilik yoluna gir bak o zaman her şey çooook ama çok güzel olacak.
      Allah gönlünün muradını versin.
      Sevgiler

      Sil
  6. Gerçekten bendede evlilik korkusu var . Başka bir insanı hayatına almak bir evde yaşamak ve ömür boyu bunu devam ettirebilmek zor . Tabi ki kimse boşanmak icin evlenmiyor ömür boyu diye başlıyorsun ama işler yolunda gitmeyince ne olacak naparim diye düşünüyorum. Bir yandanda artik zamanı geldi geç olmadan evlenmem lazım diye de düşünüyorum 27 yaşındayım senin hesabına gore seneye evlenmem lazım:) ama ben daha talipler gelmeden get öte diyorum:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yavaş yavaş talipleri değerlendirip görüşerek ne istediğin hakkında bilgi sahibi olmaya başla bence ^^
      Ama aynı evde yaşamak sandığın kadar zor değil, benim de hayattaki en büyük korkumdu sanırım.

      Sil
  7. Harika bir get öte yazısıydı. Get öte'cilerden biri de benim. Büyük çoğunluğum yani :D Benim annem de muhterem anneannen gibi ve çevremde gördüğüm evliliklerden get öte'den daha çok yıpranmış evlilikler. Hem de eski nesil olmamasına rağmen. Amaan neyse, sondaki kurbağaları öpme kısmına bayıldım, kuvvetli kalemsin vesselam :D *_*

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet evliliği yıpratmamak da senin elinde ve bu noktada işte ne kadar olgunşarak evlenirsen o kadar kar.
      Allah gönlünün muradını versin

      Sil
  8. yine çok haklısın nabrut. benim annem ve babam buna benzer durumdalar ve yaşlandıkça bu durum daha da artıyor gibi. yani her konuda tartışma havasında konuşurlar ama bu bir kavga değil normal onlar için. Birbirlerine güzel sözler çok az söylerler. Bende eşimle ileride böyle olmak istemiyorum. yoksa gerçekten evlilik bu mu, böyle mi olacağız cidden diye düşünüyorum bazen. Ortada henüz eş yok ama neyse :D
    çok k-drama izlememeliydim galiba, fazla ponçiklik gördü bünye şimdi onlardan istiyor :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Anne ve babanı baz alma. Kendini annen yerine koy, acaba biraz daha yumuşak olsa baban yine tartışma havasında olur muydu düşün ve cevabın hayırsa evliliğin dizgnlerinin senin elinde olduğunu unutma. Ne verirsen onun karşılığını alırsın. Sen ne istemediğini biliyorsun artık ve kendi evliliğinde bunu yapmayacaksın, rahat ol.
      Diziler flört etmeyen bizim gibi kızlara çok uzak hayal gibi geliyor ama o kadar da değil biliyor musun, belki bir Goblin gibi aşk yaşamayacaksın ama dizilerdeki birçok ponçik şey gerçek hayatta da var.

      Sil
  9. çoğu genç kızın müşterek duygularla derinlerinde hissettiği fakat çevresine yansıtmamaya çalıştığı bir korkuya değinmişsin nabrut ablacığım. ellerine sağlık.

    gerçekten de yaşamadan, tecrübe etmeden her konuda birtakım korkularımızın olduğunu fark ediyorum. mesela hocalarımla yapacağım minik bir mülakat bile öncesinde verdiği belirsizlik nedeniyle bende farklı korkular uyandırabiliyor. sonrasında ise mülakatın seyrini değiştiren kişinin yine ben olduğumu kavrayınca yani iplerin birazcık da benim elimde olduğunu anlayınca korkmaya değecek bir şey olmadığını anlıyorum fakat işte, öncesindeki belirsizlik beraberinde korkuyu sürüklüyor her zaman. bunu da engelleyemiyoruz. evlenmeden önce de hep bir belirsizlik bulutu var genç kızların önünde. en azından şu an kaldığım öğrenci evinde bu bulutların bıraktığı bir karamsarlık havası hakim :) yani nasıl anlatsam, nişanlılıkta belki bir rota çiziliyor önümüze fakat yine ufkun sonunu göremiyoruz. bir de bunun daha ortada hiçbir rota yokken, evlilik adayı bile yokken verdiği korku daha ayrı oluyor. şu an kaldığım evde en küçüğümüz ben oluyorum ve yaşım henüz 20, anlarsın ki evdeki çay muhabbetlerimiz genelde dönüp dolaşıp bu tarz evlilik meselelerine geliyor. bazen çok bunalıyorum. bu yaşlarımda evlilik düşünmek beni içten içe güldürüyor çünkü hazır olmadığımı, dediğin gibi daha kendimi tanıyamadığımı biliyorum. ne yazık ki her genç kızda olduğu gibi bu konuların beni cezbeden tarafları da olduğu için o muhabbetlere maruz kalmaktan da çekinmiyorum. fakat şimdi sen 28 yaşından önce evlenmeyin diyince gözüm korkmadı değil. bir sekiz yıl daha aynı muhabbetlere maruz kalmak mı? allahım, ölüm gibi.... 24 yaşındaki kızlar evde kaldım diyerek kendi psikolojilerini yıpratırken benim onların yanında sağlıklı bir şekilde kalmam mucize gibi bir şey. allah yardımcımız olsun :d

    sana bu konularda yakınmak istediğim çok şey var ama hepsinden haberdar olduğunu az çok tahmin edebiliyorum çünkü hepimizin çevresinde bu tarz şeyler yaşanıyor. o yüzden çok şikayetvâri konuştuysam affola. gurbetten ablam gelmiş gibi, ne var ne yok anlatasım geliyor işte.

    ve şu 'get öte' meselesi.. itiraf ediyorum ki benim de büyük endişe duyduğum bir mesele. çünkü aileme karşı tavrım bile böyleyken evlendiğim kişiye karşı çok da değişik bir tavır takınır mıyım bilmiyorum. dediğim gibi; bilinmezlikler belirsizliği, belirsizlik korkuyu, korku da bir adım geri atmayı getiriyor beraberinde. sürekli geri adım atarak da başladığım yere geri dönüyorum. garip bir paradoks, o yüzden bu konulardan kaçmayı yeğliyorum şimdilik.

    teşekkür ederim bu yazın için de. öpüyorum yanaklarından, güzel bak kendine canım ablacım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir abla tavsiyesi olarak çevrendeki hedefi acilen koca bulmak olan arkadaşlarından kurtularak daha ayakları yere basan kendi hedeflerine ulaşmak için çırpınan, enteektüel ilgi alanları olan arkadaşlar edin. Bahsettiğin tarzdaki, hani 24 yaşında evde kaldığını düşünen kızları, biliyorum. Sonları pembik gelin olmaktan öteye gidemiyor maalesef.
      Bugün bu kadar net düşünebildiğine göre, böyle güzel analizler yapabildiğine göre zaten kolayca erkenden evlenip çoluk çocuğa karışabileceğini sanmıyorum. Önce kendini bulacaksın, o zaman ne istediğini anlayıp doğru adamı seçeceksin. O yüzden hiç korkma.
      Gurbetten ablam gelmiş gibi satırlarına da bayıldım, çok mutlu oldum.
      Benim güzel küçük kardeşim gözlerinden öpüyorum Allah hayırlı zamanda gönlünün muradını versin

      Sil
  10. Bugünümümzü şekillendiren zihin yapımızın çocukluğumuzda bize verilen telkinler yada bir şekilde bilinçaltımıza girmeyi başarmış mesajlarla oluştuğuna inanıyorum kesinlikle. Dünyamız görüp duyduğumuzdan ibaretti sanıyorduk eskiden. Ama artık işler değişti... :) Anneannen de baba tarafından deden de çok şirin:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir tespit yapmışsın. Üzerine yazacak bir şeyim kalmadı ^^

      Sil
  11. Gerçekten bana dokunan birebir korkularımın tarifi olan bir yazıyı okumak çok iyi geldi^^ Bende ananeniz gibiyim cilvede bana çok uzak hatta bahsedildiğinde (kadın ortamlarında :D) bile ben asla yapmam diye içimden geçiriyorum. Get Öte'yi potansiyel olarak içimde taşıdığıma inanıyordum hep ama senin tecrübenle sanırım o kadar korkmamak gerekiyormuş. Ama ben hala erkek ve kadının yol arkadaşı olduğu bir evlilik istiyorum ve maalesef bu zamanda en azından tv dizi ve çevremde göremediğim bir şey. Aslında tam tersi asıl hayalperestlik dizilerde ve filmlerde bize sunulan ideal evlilik ilişki modelleri gibi geliyor bana. Saygıdan kaynaklı sevgiyi tercih ederim ben. Aşk beni korkutan bir şey. Yazılarınızı ve bu seriye bayılıyorum dört gözle bekliyorum^^ Hazır birkaç hafta ülkecek evdeyken umarım yazıların artar Nabrutcuğum beklemedeyim^^

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cilvelenmen gereken biri oldu mu hayatında? Sanırım olmamıştır. Olunca içindeki cilvenaz çıkar umarım, en azından get öte olmaman gerektiğini bildiğin için bu minvalde kendine telkin verirsin diye umuyorum.
      Evlilik çok farklı bir şey, tutku, sevgi, saygı hepsini zamanla yaşıyorsun. Umarım hayallerinden çok daha güzel bir evlilik yaşarsın.
      Kocaman öpüyorum

      Sil
  12. Dizi niyetiyle gelip kendimi bu yazılarda buluyorum birkaç gündür :) Ben de sen gibiydim sevgili Nabrut. "Get Öte" örneğim olmasa da acaba ben de öyle olur muyum, aklıma yatanla evlenir de sevdim sanır da sevemez miyim diyordum. Öyle teklif meklif bana göre değildi, romantik şeylere gelemezdim. Derken hızla düştüm :) Şu an sadece nişanlıyım gerçi. Tüm plan program yapıldı ama dünyanın haline bakılırsa evlenebilecek miyiz belirsiz görünüyor. Ya da plana programa göre evlenebilecek miyiz demek daha doğru. Paylaşasım gelmiş. İyi ki varsın Nabrutçum. Bunu demeden bitiremezdim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yakın zamanda nişanlandığına göre bu korkularının yersiz olduğunu anlamışsındır. Çok farklı bir durum değil mi? Yaşamadan anlaşılmıyor.
      Allah hayırlı zamanda hayırla evlenmeyi nasip etsin. Bizim de asıl planımız Nisan'da evlenmekti ama çoktan evlenmiş bulunduk. Her şerde bir hayır vardır, belirsizlik zor ama sabredersen mükafatını da görürsün inşallah.
      Selam ve dua ile.
      Çokkkk teşekkür ederim :*

      Sil
  13. 29 olduk Nabrut ama bana sorsan daha dünya kadar yapmak istediğim şey var. Evlilik fikri ise benim için hala 'get öte'den ibaret :) zaman ne gösterir bilinmez ama 28/30 yaşından önce evlenilmesine bende sıcak bakmıyorum açıkçası. Kendini bilmeyen eli ne bilir diyor ve yorumu sonlandırıyorum :) Yine uzun oldu🤢

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç uzun olmadı ^^
      İlk etapta yapacaklarını yapmışsındır. Şimdi kalan kısmını da beraber yapabileceğin birini bulmak üzere bir yola çık niyetini al yine de. 29 DA GEÇ DEĞİL. :)

      Sil
  14. Merhabalar Nabrut,

    Oncelikle evliligini tebrik ederim Allah geçim bahti versin insallah. Yazamadim daha once; ufak bir bızdık katildi aramiza 6 ay oldu onunla ugrasiyorum kusura bakma lutfen:) Dediklerinin hepsine katiliyorum hele de 28 yasinda evlenmis ve 6 yillik evli biri olarak tam isabet tespit hemsire. Lakin faturanin tamamini ananeye kesmeyelim derim, cicim yillari gecince(bizimki 3 yil surduydu) erkekler biraz gevsiyorlar biraz vurdumduymazlasiyorlar biraz nasil anlatayim kaybetme korkulari azaliyor o eskisi kıyamama durumlari kalmayabiliyor. Bu kadini incitebiliyor o da sertlesiyor sanki kırılmamak icin sertlesiyor. Cevremde bunun ciddi ornekleri de var benim gibi yumusak ornekler de. Ama degismeyen yok gibi anacım. Biraz beklentiyi ona gore ayarlamakta fayda var. Yine de dedigin gibi evlilik cok guzel bir sey, minik oglumdan sonra daha da guzel oldu:)

    Sevgiler, Seda

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim. Ben de tebrik ediyorum, Allah bızdığa da baht güzelliği versin.
      Bu dediklerini kulağıma küpe yapacağım teşekkür ediyorum.
      Küçük neyefendiyi kocaman öpüyorum,

      Sil
  15. Nabrutcum çok güzel yazmışsin. Küçüklüğümden beri icimdeki kadınlığı unutup hayatın zor şartlarında biraz erkekleserek yaşamıştım. Ama içinde hep bir Özlem vardı olmak istediğim naif kız için . Sonra özüme döndüm. Evet çevremdeki hiçbir erkeğe yüz vermeyen bazen sert biriyim. Ama istediğim o naif kız olmayı başardım çünkü zaten ozumde varmış. Tüm kadınların içinde aslında. Işte böyle şimdiyse yoluma sırayla farklı farklı adaylar çıkıp sonra kayboluyorlar. Bazen çıkıyormuş gibi yapıp cikmayanlar vs. Sen anlarsın demek istediğimi. Nasıl kısmet bu kardeşine de dua et unsalah.Ben de sizler gibi çok okuyanlar çok çalışan entelektüel kız olup diğer pembik kızların yanında farklı hissedenlerdenim. Ama evlenince bu entelektüelligin ise yaramayacak biliyorsan da bilmiyor gibi yap tarzı öneriler alıyorum büyüklerimden. Bu da beni dediğin gibi get öte sendromu kıvamına getirmişti bir ara ya da en azından korkmuştum. Sen ne düşünüyorsun bir kadının fazla entelektüel olması zarar mi. Sevgilerle nabrutcan

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorduğun soru biraz evlendiğin adamla alakalı. Kendi evliliğimde bu bana dezavantaj olmadı, bu tamamen evlendiğin adamın kişiliğini tamamlamış olmasıyla alakalı. kişiliğini tamamlamış aklı başında biri entelektüel bir kadına ancak saygı duyar. :)
      Allah gönlünün muradını en kısa zamanda verir inşallah

      Sil
  16. Uf benim ruh esim babam ve onu da annem kapmis zaten 😊en buyuk istegim babama benzeyen hem ruhen hem fiziksel birini bulmak onun gibi masum zeki becerikli komik ve yeşil gozlu birini bulsam sankihicbir erkek yanından bile gecemiyor benimde korkum bu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah gönlünün muradını verir inşallah ^^

      Sil
    2. Bende dua istiyom babam en kucuk seyi bile elestirir bu karantina gunlerinde iyicr kafayi yedirtti hepimize duzelcegi ve hatasinu kabul edecegide yok.Bu mesaji goren de bana dua etsin de babama benzemeyen bir eş bulayim .WEn buyuk korkum babam gibi biriyle evlenmem

      Sil
  17. Nabrutcuğum 28 yaş geç değil mi yoksa bana mı öyle geliyor. Yani demek istediğim insan biyolojik ve psikolojik olarak kendini hazır hissederse yine de beklemeli mi sence bu benim çok kafa karışıklığı yaşadığım bir konu . Şu anlık evlenme gibi bir durumum yok ama ileri ki yıllarda bana yol göstermesi için fikrini almak isterim.Sence en erken kaç yaşında evlenilmeli?Çok karışığım vesselam.Saygılar,sevgiler(E.K)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yani tabii ki bu kişiden kişiye değişir ama yaş ve deneyim insana çok şey katıyor. İşin hazır, master vesaire gibi okumak adına yapacakların daha erken bittiyse kendinle savaşında bittiyse daha erken de olabilir ama bu dediklerimin bitmesi 28'İ buluyor bence :)
      Ama önünde sonunda her şey Allah'ın yazdığı nikah vaktine bakıyor.
      Sevgiler kocaman öpücükler

      Sil
  18. Aslında evliliklerde kadınlar çokça fedakarlık yapıyor.Neden annenin yumuşak olmasına bağladınız merak ettim �� Benim anneannemde sizin anneanneniz gibi ama eskiden çok çekmiş dedem ezdirmiş akrabalarına belki de get öte diyen analarımız yaşadıklarının neticesi olarak böyle tavırlar sergiliyorlardır.Yani her şey kadında bitmiyor.Ne kadar çabalarsan ne kadar süslenirsen süslen değişmeyecek çok erkek var çevremde tecrübeyle sabit.Hem neden sadece kadınlar süsleniyor canım erkeklerde süslensin kadınlar için dimi ? ��

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yumuşak olmasına bağlamadım ama sizin verdiğiniz örnekte öyle bir erkek olursa kadın zaten erkekleşmiyor tam tersi siniyor, pısırıklaşıyor.
      Benim verdiğim örnekte erkek zaten gel yanıma, diyor mesela. Ama kadın onu iteliyor. Kendi gitmeyi deniyor yine öteleniyor.
      Ama onun haricinde haklısın, elbette evrilmeyecek erkekler de var, kadınlar kadar ^^

      Sil
  19. Aslında evliliklerde kadınlar çokça fedakarlık yapıyor.Neden annenin yumuşak olmasına bağladınız merak ettim �� Benim anneannemde sizin anneanneniz gibi ama eskiden çok çekmiş dedem ezdirmiş akrabalarına belki de get öte diyen analarımız yaşadıklarının neticesi olarak böyle tavırlar sergiliyorlardır.Yani her şey kadında bitmiyor.Ne kadar çabalarsan ne kadar süslenirsen süslen değişmeyecek çok erkek var çevremde tecrübeyle sabit.Hem neden sadece kadınlar süsleniyor canım erkeklerde süslensin kadınlar için dimi ? ��

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yumuşak olmasına bağlamadım ama sizin verdiğiniz örnekte öyle bir erkek olursa kadın zaten erkekleşmiyor tam tersi siniyor, pısırıklaşıyor.
      Benim verdiğim örnekte erkek zaten gel yanıma, diyor mesela. Ama kadın onu iteliyor. Kendi gitmeyi deniyor yine öteleniyor.
      Ama onun haricinde haklısın, elbette evrilmeyecek erkekler de var, kadınlar kadar ^^

      Sil