Evlenmekten korkuyordum.
Şimdi arkama baktığımda gerçekten aklınıza hayalinize gelmeyecek ayrıntılara kadar takıldığımı fark ediyorum. Bu korkuyu oluşturan en büyük sebeplerden biri ise sanırım çevremdeki evlilik modellerinin Get Öte yaklaşımıydı.

Get öte bizim ailede adeta darb-ı mesel haline gelmiş bir tavırdır, kadının erkeğe olan tavrı. Anneannem tabiri caizse hükümet gibi kadındır. Zaman içinde oldukça erkeksileşmiş, sert bir tavra bürünmüş bir kadın. Nasıl desem, azıcık cilvesi eksiktir. Eksiktir dersem bile eksik olur aslında. Düpedüz cilvesiz bir kadındır. Ha, bu hali ben kendimi bildikten, dedemle evlilikleri eskidikten ve yıprandıktan sonra mı oluşmuş, hep mi böyleymiş bilemiyorum, ben o yıllara şahit olmadım ama annemler baştan beri kısmen de olsa böyle olduğunu söylüyorlar. 

Aslında torunlarına pamuk şeker bir kadındır, çok da ileri görüşlüdür. Mesela, mezun olup eve geldiğimde, boşluğumda yemek kursuna gitmek istiyorum demiştim de, ne yapacaksın yemeği falan, git bir dil daha öğren demişti. Daha çok örnek var da onun jenerasyonu içinde açık fikirli ve ileri görüşlü biri olduğunu anlamanız için yeterli bir örnek diye düşünüyorum.

Bu otoriter ve yaptırımcı halleri mi dedemi yıllar içinde böyle aksi bir adama dönüştürmüş yoksa dedem zaten böyle biri miydi onu bilmiyorum. Ama yine altın kızlar, yani teyzemler, anneannem daha cilvenaz bir kadın olsaydı dedemin de zamanında farklı bir hal alacağını söylüyorlar. Kadına cilve yüklenmemiş, onu da suçlayamıyorum.

Bu anlattıklarım onların kavgalı, dövüşlü bir evlilikleri var anlamına gelmiyor ama ideal evlilik tanımından tamamen uzak kalıyor ve erkek ve kadının arkadaş olarak birbirine sırtını dayadığı evlilik idealimi öldürüp beni, acaba hayalperest miyim, çok mu dizi izliyorum ikilemine düşürüyordu.

Özellerini bilemem, çok da farklı olmadığına eminim, ama dedemle anneannemin bizim karşımızda olan muhabbetleri Get öte'den ileri geçmez. 

Nasıl mı?

Get öte felsefesinin çıkışını oluşturan olayı anlatayım;

Dedemle anneannemin fotoğrafını çekmek isteyen kuzenim, birbirinize yaklaşın biraz diye rica edip, dedem de bu ricayı dinlemek üzere anneanneme yanaştığında şöyle bir cevap almıştır:

Get Öte!


Evlilik fobisi... İşte benim evlilik fobimin altında yatan en büyük korkulardan birini oluşturur bu felsefe.  Evleneceğim ve zaman içinde adamın yanıma yanaşmasına bile tahammülüm olmayacak.

Görüntü kendi kınamdan değil, kuzenimin asker kınasında nişanlıydım. Bana da felsefeyi iyice benimseyip nişanlıma empoze etmem için bu şekli uygun gördüler. haha!

Evlilik korkumu ateşleyen tek şey bu da değildi tabii. Mesela ya zamanla severim diye mantığıma yatan bir evliliğe kendimi atarım ve sevemezsem, diye bir korkum da vardı. Bu düşünce benim beynimin bir köşesinde, arka planda çalışıp duruyordu. Sevmediğim bir adam bana yük olacaktı, her hareketi beni rahatsız edecek, amiyane tabirle batacaktı, onu get öteleyecektim


Neyse ki bu sorunu da nikahta keramet var, sözünün doğruluğu ile atlattım. Neden nikah diyorum biliyor musunuz, nişanlılık dönemine baktığımda Fadıl'la evleneceğime ikna olmuştum ama onu çok yüzeysel seviyormuşum, belki de sevgi bile denilemez, onun bana olan sevgisi karşısında duyduğum heyecandı. Onu sevmeye, benimsemeye evlendikten sonra başladım. 

Evlenince bu korkularıma belki Allah'ın bir lütfu olarak uğramadım belki de boş korkular içindeydim. En azından anneannem tarafından genetik olarak intikal eden Get öte genini Gel berime olarak değiştirdiğim için mutluyum. Tabi bu felsefeyi şiar edinmemin sebebi, bundan 60-70 yıl kadar önce ben geleceğim zaman ev işlerini falan bırak, bana süslen, yüzüne boya çal diyen dedemin ve dedemin bu isteğini memnuniyetle yerine getiren babannenim genleri de olabilir, bilemiyorum...

Son olarak demem o ki; etrafınızdaki evlilik modelleri sizde evlilik korkusu oluşturuyorsa, evlilik ipleri sizin elinizde olan bir kurum. Siz istemediğiniz sürece hiçbir evlilik sizin rol modeliniz olmayacak. Ve günümüzde evlilikler eskisi gibi değil. Özellikle eski, yıpranmış evlilikleri görüp de evlilikten kaçmayın, genç yaşta evlenip genç yaşta evlenmenin getirdiği tecrübesizliklerden dolayı son derece yıpranan annelerin belli bir yaştan sonra agresifleşip kadınlığını unuttuğu evlilikler çok eskilerde kaldı mesela... Örnek çoğaltılabilir.

Evlilikten kaçmayın dediysem de 28'den önce evlenilmemesini hala savunuyorum, kendinizle olan kavganızı bitirin, kendinizi tanıyın, sevin, aklınız kemale ersin ve öyle kurbağaları öpme deneylerine başlayın! 

Bundan sonrasında bol şans! ^^