TAŞ GİBİ EV YOĞURDU NASIL YAPILIR? - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

Home Top Ad

Post Top Ad

19 Haziran 2019 Çarşamba

TAŞ GİBİ EV YOĞURDU NASIL YAPILIR?

Buraların gediklisi kadrolu yazarımız canım Özlem Ablam bana çoook uzun zaman önce o sıralar ben Fadıl ile fanfinifon iken bana mail atmış, çok güzel bir yazı yollamıştı ama yayınlayamamıştım. Kendisinden af dileyerek sözü ona bırakıyorum.

***

Bu yazıyı Mehmet Güreli nin “kimse bilmez” şarkısı eşliğinde yazıyorum. Tabi bundan bize ne diyebilirsiniz şarkıyı bilmeyenler belki meraktan açıp dinler bana teşekkür eder ☺ ayrıca bu şarkı nedense hep kendimi sorgulamama sebep oluyor nedenini de anlamadım belki dinleyenler çözer . Belkide o yıldızlı göklere bakmaya bir türlü fırsat bulmadığımı yüzüme vuruyor olduğundandır bilemiyorum.
Instagram evet yine instagram bakıyorum kendim dahil nasıl şeyler paylaşıyoruz taş gibi ev yoğurdu yapma milli meselemiz kavanozları ters çevirip yer çekimine meydan okumak ve hayretler içinde kalmak! 

Cif poşetle harikalar yaratmak , duşakabin de su lekesine meydan okumak,  zibilyonluk mobilyalarımızın üzerine milyarlarca marka etiketi yapıştırmak 5 miniute'de harika fikirler yakalamak, fark etmesek de bizi sürekli tüketime, titizliğe, marka takıntısına kısacası obsesyon sahibi birer psikopata dönüştürüyor. 

Tahammülümüz azalıyor hafta sonu dendiğinde inanın sevinemiyorum aklıma temizlik çamaşır ütüden başka bir şey gelmiyor. Peki buna sebep ne? Beni bunlara zorlayan bir eşim yok çok şükür, çevremde yok neden, her hafta temizlik yapmak zorundayım? Hafta sonu işim olsa bile Pazar gecesi de olsa yapmadan uyuyamıyorum. Annem bir keresinde demişti ki yapmadığın işler sırtında bekler. Gerçekten silemediğim camlarımı sırtımda taşıyorum her yerde benle beraberler, gece yastığa başımı koyduğumda onları nasıl silerim diye düşünüyorum.

Bunları yazarken çok titiz biriymişim gibi bir algı oluşmasın ortalama bir insanım anlatmak istediğim psikolojik olarak nasıl bir algıya maruz kaldığım.

Geçen hafta sonu düşündüm çocuklarla hafta içi daha güzel vakit geçiriyorum hafta sonu çok gergin oluyorum bunun tek sebebi bu işte ben harıl harıl temizlik yaparken baba ve çocuklar tv izliyor ya da oyun oynuyor salonun kapısını açıp “nasıl eğleniyonuz mu anam?“ dememek için kendimi zor tutuyorum . Bildiğin onları kıskanıyorum. !!!

Çünkü sürekli olarak eşitlik kadınların ezildiği erkeklerin duyarsız olduğu çocuğun insana yük ve ayak bağı olduğu pompalanıyor.



Aslında onlarla birlikte takılıp vakit geçirmekten beni alıkoyan bir şey yok aslında ben kendimi aşamıyorum. Bazen balkona çıkıp nefes aldığımda beynime oksijen gittiğinde bu düşünceler beynime hücum ediyor. Sanki aydınlanma yaşıyorum ney kursuna gitme, spora başlama, hazır giyim kursuna başlama gibi aşırı mantıklı hayallere kapılıp gidiyorum o kısacık anda bile mutlu oluyorum ama kapıyı açıp eve girince sanki ışıklar sönüveriyor sahne kapanıyor patlamış mısırı ile boş boş akan jeneriğe bakan sinemasever gibi hissediyorum kendimi olmuyor yani ne biliyim kararlar harika süper ötesi ama irade yok. 

Bazen koruyucu aile olmak istiyorum yada bir yardım kuruluşuna gönüllü olmak istiyorum. Ama bir türlü eyleme geçemiyorum.

Sorunu biliyor teşhisi koyuyor reçeteyi yazıyorum ama bir türlü uygulayamıyorum. Sorunun aslında bir şey üretememenin sancısı olduğunu biliyorum. Can sıkıntısı bir uyarıcıdır diyordu biri beyniniz sizi uyarır kendinizi geliştirmeniz için bulunduğunuz yerin artık size dar geldiği ile alakalı canınız sıkılır zira beyin açlığı giderilmediği takdirde bir süre sonra kendini öğütmeye başlar. Eski el değirmenini düşünün bir yandan sürekli çevrilir üst taraftan da sürekli beslenir boşa dönmeye başlarsa değirmen taşı zarar görmeye başlar.

Evet kitap okumak güzel bir alternatif ama bende tam tersi etki yapıyor kitap okudukça içinde olduğum durum daha çok yüzüme vurduğu için okumak istemiyorum. Ne bileyim gerçekten belki de Pucca haklıdır şehrin içme sularına passiflora dökülmelidir. Zira bu kadar depresyon uyaranına maruz kaldığımız sürece başka bir toplu çözüm benim de aklıma gelmiyor açıkçası. ☺

Aslında dün sabah diyanet radyo da çok güzel bir şey söyledi bayan yaptığınız her şeyi Allah rızası için yaparsanız hem yaptığınız iş ağır gelmez ,çünkü bir beklenti içine girmezsiniz karşılığını Allah'tan beklersiniz ki o emekleri asla zayi etmez. Hem de yaptığınız iş bulaşık yıkamak bile olsa ibadet yerine geçer çünkü maksat Allah'ın rızasıdır.

Bunu düşünüp kendimi rahatlatıyorum. Çözümü burada buluyorum Ne Yaparsan Yap Allah Rızası İçin Yap ! Çünkü O Emekleri Zayi Etmez!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ADS