Bir Kim Eun Sook dizisinin daha sonuna geldim.



Mr. Sunshine konu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.

Mr. Sunshine dizisi hakkında söyleyeceklerim;

  • Dizi hakkında çok sağlıklı yorum yapamayacağım, çünkü ilk 13 bölümü izledikten sonra 2 ay kadar ara verdim. 
  • Dizi kötü olduğu için bırakmadım, çeviri bitsin öyle devam edeyim dedim, sonra da takip ettiğim Amerikan dizilerinin yeni sezonları geldi, bir türlü buna elim gitmedi.
  • Ama bu sürede dizide acaba ne oldu diye hiç merak etmedim.
  • İşte dizinin eksisi de buydu, devamında ne olacak diye merak uyandırmıyordu.
  • Güzel, şüphesiz kaliteli bir yapım. Mevzu naif aşk sahneleriyse Kim Eun Sun çok sağlam bir senarist ki bu dizide de kalemini güzel oynatmış ama ama ama... Merak duygusu mu eksikti, tarihi olması mı beni içine almadı bilmiyorum. Şahane bir diziydi diyemiyorum.
  • 13. bölüme kadar inişli çıkışlıydı, 13 bölümden 18. bölüme kadar çok tek düze ama 19. bölümden sonra yükseldi.
  • Beni en çok şaşırtan Kim Eun Sook gibi Miguk hayranı birinin, her senaryosunda Amerika'ya selam çakan bir senaristin bu dizide Amerika'yı işgalci göstermesi ve Japonlara karşı Korelilerin yanında olmamakla suçlamasıydı. Şaşırmakla şaşırdım.
  • Genel olarak söyleyebileceğim, benim açımdan olan şuydu: Eugene'nin aşkını unutmayacağım.

Yasal Uyarı: Buradan sonra yüksek dozda Mr. Sunshine spoiler içerir.

Eugene Choi ile başlayım. Acıların çocuğu, bahtsız American-Koreli... Küçük Emrah'ın vatansız vörşını. 

  • Çocukken başına gelenler dehşetti. Hatta bu yüzden, bu sahneler yüzünden, senarist çok fazla eleştiri almış, geçmişimizi, tarihimizi lekeliyorsun, diye.
  • Kayıkta Go Ae Shin'e hanbook'unun üzerindeki süsün fiyatını sorması,
  • Köle avcılarının sandıkta titreyen çocuğu görmezden gelmiş olmaları,
  • Anne-babasının mezarını bile bulamaması,
  • Mektubu okuyamıyor oluşu ve bu yüzden düştüğü durum, seni özledim yazısını okuyamıyor oluşu,
  • Müzik kutusunun hikayesi,
  • Annesine göz diken dış işleri bakanı ile hesaplaşması ve cezası,
hüzünlü sahnelerdi.

Go Ae Shin karakterini canlandıran hatun, kafadan kafadan, burnu tıkalı gibi konuşmasaydı da delirmeseydik! Yani hatun ilk bakışta güzel görünen hatunlardan değil, baktıkça güzelleşenlerden. Okey, o noktada tamam. Ama hoğ hoğ hoğ diye konuşmaları dayanılır gibi değildi de, Eugene Choi'ciğime dua etsin.

Eugene Choi ile Go Ae Shin arasındaki ilişkiye gelirsem;
  • Ae Shin'in Eugene Choi'yi yoldaş sanması ve otelde görünce ben burada kalıyorum da diye açıklama yapmak zorunda kalması,
  • Ae Shin'in nişanlısından kaçmak için Eugene'i kullanması,
  • Eugene'in Ae Shin için kendi kolunu vurması, (orada salak olduğunu anlamalıydım, son bölümde kendini ölüme atana kadar beklememe gerek yoktu aslında, ahah :)
  • Ve tabii Hug sahnesi,
  • Nişanlın daha dönememiştir diye aralarında konuşma geçince, kız bilmiyor diye Eugene'nin bıyık altından gülümsemesi,
Ve şimdi bile gözlerimi dolduran o konuşmaları, Eugene'nin şu sözleri;

Kurtarmak istediğin ülkede kasaplara ve kölelere de hayat var mı?

  • Ae Shin neden belgeyi Jeason'u mahvetmekte kullanmadın dediğinde, seni bir kez daha döndürmek içindi demesi,
  • Mektuplaşmaları,
  • Ae Shin'in günlüğüne Eugene'nin adını yazması ve Hanım'ın bunları ifşa etmesi,
  • Yüzük takmaları,
  • Japonya'da fotoğraf çekilmeleri,
Şunun şebekliğine bakın ya!
  • Japonya'da hapse girmeleri, ayrılmaları, Eugene'nin onun yüzünden askerlikten men edilmesi ve hapis cezası alması, (Bu kısımlarda Ae Shin'i bir Rus tüfeğinin kurbanı yapmak isteyenler 0.o :) Gerçi hatun daha ilişkinin başında itiraf da bulunmuş ama:
  • Üç yıl sonra Eugene'nin Jeason'a geri dönmesi ve Ae Shin'i otel patlamasından kurtarması, Ae Shin'in hayal görüyorum sanması, iyileştikten sonra hayal değilmiş diye sevinmesi 
güzel sahnelerdi.


Bu sahnenin rövanşı;


Şöyle oldu:



Love pardon Lab :P diyalogları efsaneydi.




Zilli :D



Kalbim!


Ve o şahane evlilik teklifi de Love ile taçlandı.


Aşkı Eugene kendi kendine yaşadı zavallım.
Onun en sevdiğim repliklerini sıralıyorum:

*1*


*2*


*3*
o şapşal gülüşü de ne yakalamışım ama :)
*4*
Bile bile kendini adım adım ateşe attı. What an idiot!


oF!



****
He Na ki ben ondan Otelci Kadın diye bahsedeceğim, benim dizideki favorimdi, açık ara. O hatunu ne giydirdiler arkadaş! Ama ne giyinme! Ah delirtici! Çok da hoş ve sempatik bir karakteri vardı. Goblin'deki Sunny karakterini andırdı mı? Evet! Yani. Kendi başına ayakta durmaya çalışan şahane şeker kadınlardı ikisi de.



Mr Sunshine He Na, Otelci Kadın ile ilgili söyleyeceklerim;

  • O hain adamın babası çıkması,
  • Otelde Ae Shin'e üç erkek senin yüzünden kendini tehlikeye atıyor diye ayar vermesi, ki çok haklıydı yürü be kızım, kim tutar seni dedik, ben dedim yani umarım siz de demişsinizdir, haha!
  • Ae Shin ile hırsızlığa girdiklerinde birbirlerini yakalamaları,
  • Ae Shin babasını öldürdüğünde o da doktoru öldürüp ortalığı toparlaması,
  • Annesini arama çabaları, annesinin öldüğünü öğrendiğinde öksüz kaldım diye Dong-Mae'ye sarılıp ağlaması,
  • Ve tabii ülkesi için otelini ve kendi canını feda etmesi unutamayacağım kısımlardı. Tek söyleyeceğim şey var, ölüş şekli saçmalığın dik alasıydı. 

Go Dong Mae'ye gelirsek;

Süt gibi çocuğu dizide ne hale getirmişler, diyorum. Görüntüden geçtim, bir de salaktı. Neyse. (y vurgulu:) 
Aklımda kalan sahneler;

  • Höbelek gibi (o da ne demekse) kızın Hanbook'unun eteğinden tutması,
  • Ae Shin'in ben seni öldürsem de sen beni öldüremezsin diye çıkışı,
  • Ae Shin'in saçlarını kesmesi, valla anlayamadım, niye kesti, ben bir şok oldum, bir şok oldum sormayın. Zaten dizi o andan itibaren bir yükseldi.

Dizinin en zavallılarından biri, bahtsız nişanlı Kim Hee-Sung hakkında söyleyeceklerim var elbette! Öncelikle ardında çok gizli bir sır var, aslında önemli bir örgütün gizli üyesi çıkacak diye bekliyordum. Halbuki ciddi ciddi bomboş bir insanmış, Ae Shin onu da yola getirdi, büyük insan Ae Shin. :P


Baştan kaybetmişti zaten ki Ae Shin onu yerin dibine geçirmekle geçirdi. :D

*1*


*2*


Aşık da oldu kısa ömründe. Ayrılma sahneleri çok acıydı.


Yaptı ve öldü.


Mr Sunshine Dizisi hakkında diğer söyleyeceklerim;

  • Kasaplar neden alt tabakaymış onu çözemedim.
  • Halkın ağız birliği edip tüfeği çalanı kabak kafa Japon göstermesi güzel oldu.
  • Kralın halkın öfkesine güvenmesi fikrini çok sevdim, güzel siyaset.
  • Kralın Go Ae Shin'in dedesinin cenazesine gelmesi o sıra yaşananlar diziyi yükseltti.
  • Kızın İngiliççesi beni öldürdü.
  • Bu ↓↓ hayal de gerçek olmalıydı!


  • Kayıkçı kızın öldürülüp cesedinin köprüye asılması ve Nişancının ağlaması, en sonunda Haman'ın Ae Shin'in kucağında ölmesi tüm köylülerin onları Japon askerlerine karşı koruması üzücü sahnelerdi. Öf ya dizide içimiz şişmiş.

Dizinin en hoş sahneleri de bu üçlünün atışmalarıydı.



Mr Sunshine final yorumum;

  • Valla Kurtlar Vadisinde bu kadar ölüm olmadı! En azından Polat hep sağdı. 
  • Eugene'nin ölümü inanılmaz saçmaydı. Yani o kadar eğitimli bir askerin bir şekilde kendini kurtarması gerekirdi. Aman kızın bana yar olacağı yok deyip intihar etti resmen.
  • Ya Ae Shin'e ne demeli! Dizinin sonu onun gülümsemesiyle bitti. Üç cesedin üzerine... Onun hakkında daha fazla söz söylemeyeceğim. Klavyeme yazık. :)
  • Dong Mae'nin ölüme yürüyüşü, ay yok onu da yazmayacağım. Çok saçma.
  • Mister zavallı nişanlının ölümü, yok, tamam, onu da yazmayacağım. 
  • Sonu hakkında düşüncelerimi tam yazamasam da bence siz anladınız. 😆
Dizinin Kült Eşyası


Tabii ki müzik kutusuydu. İncelemek isteyenler; e-bay'de şu satıcıda bulunuyor.



Son olarak şunu da ekleyim; senaryonun büyük kısmı tarihi gerçeklere dayanıyor. Adil Ordu diye bir birlik gerçekten var bizim Kuva-i Milliye gibi düşünebilirsiniz.


Mesela McKenzi isimli İngiliz bir savaş muhabiri gerçekten adil orduyla röportaj yapmış ve Adil Ordu'ya ait tek fotoğrafı da o çekmiş. İşte o da şu:


Aynı Kuva-i Milliyedeki gariban askerlere benzemiyorlar mı?
Şu replik de gerçek röportajda geçiyor.



Tavsiyem Kore Tarihinin bu kısmına şöyle bir göz atın. Dizinin ne kadarının tarihsel gerçeklere dayandırıldığını keşfetmek güzel oluyor.

Dizi hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Siz ne düşünüyorsunuz, yorumlarınızı merakla bekliyorum.