My husband Oh Jak Do konusu hakkında şurada bilgi vermiştim.

My husband oh jak do dizisi hakkında söyleyeceklerim;
  • Yazıya  ♩♪"Şalalalalala"♩♪♬ diye başlarsam diziyi izleyenler hemen mırınldanmaya başlar bence...
  • Tam bir evde kalmış kız dizisi diyebilirim. Yalnız yaşarken katlandığı "bekar olma" sıkıntıları kızımızı bir evlilik yapmaya zorluyor. 
  • Ankara'da yalnız yaşadığım bir dönemde izlediğim ve bu sebeple beni ekstra beni etkilediği için yorumlarımda bir doz öznellik bulabilirsiniz, yani diziye karşı tamamen objektif değilim.
  • Yanlız yaşayan ve güçlü olduğunu zanneden kadınlara adanmış bir dizi olduğunu söyleyebilirim.
  • Esas kız Uee'yi hiç sevmediğim halde neredeyse her dizisini izledim sanırım, Marriage Contract, High Society ve en son da Manhole'de izledim, ne şanssızım ki sevdiğim oyuncularla başrol olmak gibi bir şansı var. Hahah!
  • Bu dizide de Kim Kang Woo ile partnerdi ki Kim Kang Woo bir Ajusshi ve bendeniz malum! Kendisini daha önce Goodbye Mr. Black dizisinde kötü adam olarak izlemiştim. Ben ki kötü adamlara falan çok değinmesem bile orada sergilediği oyunculuktan bahsetmeden edememiştim. Dizi sonuna kadar bu adam iyi biri mi kötü birimi asla anlayamamış, oyunculuğuna hayran kalmıştım.
  • Bu dizide de iyi bir oyunculuk çıkardığını söylemeliyim. Bir kere karakteri inanılmaz gerçekti. Chebol izlemeyi severim ama hani klişeler arası böyle gerçekçi bir karaktere denk gelmek çok keyifliydi.
  • Dağ adamı rolü, mimik ve hareketlerindeki kabalıklar, köy insanının samimiyetine bağlı olarak kaba olarak adlandırdığımız doğal mimikler -hele sürekli bir burnunu silmesi vardı ki- böyle gerçek bir köylü adam rolüne bürünmüştü. Ve dizide sonuna kadar da onun bu doğal yapısını korudular, salon erkeği değişimi yapmadılar ki benim açımdan bu artı puan olarak dizinin hanesine yazıldı.
  • Sahte bir evliliğin gerçeğe dönüşmesi, bir dağ adamı ile Seullü çalışan bir kadının birleşmesi noktasında klişe olsa da işleniş açısından klişelerden uzaktı.
  • Uee'den bahsetmek istemiyorum, çirkin ve kötü bir oyuncu olarak görüyorum, sevenler varsa affola! 
  • Ha ama dizi güzel miydi? Evet! Sevdim, melodram kategorisinde gerçekçi tespitleriyle, dolu alt metinleriyle, şahane kusurlu Oh Jak Do karakteriyle çok sevdim. Ama...
  • Ama kısmını atlamayın. Aması şu ki; ilk iki bölümü sanırım, tam emin değilim 3 de olabilir, Türkçe alt yazılı izledim. Ve dizinin benlik olduğunu fark edince İngilizce alt yazıya döndüm, zira Türkçe alt yazı inanılmaz kötüydü. Translate ile çevrilmiş gibiydi. Elbette büyük emek var, ne olursa olsun, çevirmenlere sözüm yok, ellerine sağlık ama benim gibi bir diziyi roman okur gibi izliyor, replikleri önemsiyor ve en önemlisi diziyi anlamak istiyorsanız Türkçe altyazı yeterli değildi. 
  • Hatta dizide öyle güzel replikler var ki, hani o replikler diziyi dizi yapan, o replikteki mana diziye anlam katan şey iken, eğer devamı da aynı şekildeyse çevirinin, mümkün değil, bu dizinin tadı çıkmaz.
  • E, ne yapalım, İngilizce sıkıntısı olanlar nereden izlesin derseniz, inanın ben de bilmiyorum! Belki tavsiyesi olanlar yorum bırakır.


Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda My husband oh jak do spoiler içerir.

Tahmin edersiniz ki İngilizce izlediğim için replikli bir post olmayacak. Sadece ilk bölümlerden aldığım şu var elimde. Ah ağlamak istiyorum! 


Halbuki o kadar sağlam replikler vardı ki! Eğer Yeppudaa çevirirse mutlaka replikler için tekrar izleyeceğim.

Diziden repliksiz olarak söylemek istediklerim;
  • Oh Jak Do Geyegumcu kızla birden aksansız konuşmaya başlayınca dibim düşmüş olabilir. Yani aksanla çok sevimliydi de aksansız hali, ah daha fazla konuşamayacağım sayın okuyucu!
  • Saçını sakalını kestirdi, geldi ya kızımızın yanına, tamam, dedim, hayat buraya kadarmış.
  • Daha iyi giydirselerdi demiyorum, bence giysileri karakterin gerçekçiliğine büyük katkı sağladı.
  • Love shut ise türünde tekti! 
  • Bir de domates benzetmesi! Hatırlamayanlar için hemen izah edeyim. Kızımızla Oh Jak Do uzun mesafe ilişkisine başlıyor. Seung Joon köye ziyarete geliyor, Oh Jak diyor ki; geçen sefer geldiğinde ektiğin domatesleri topladım, sonra yere düştüler ve ben yanlışlıkla bastım. Her bastığımda böyle ses çıkıyordu. Hahah! Güzeldi.
  • Fransız restoranına gittiklerinde dizlerine örtmeleri gereken örtüyü boynuna bağlaması, Seung Joon'un da Oh Jak Do utanmasın diye onu taklit etmesi, üstüne tatlıları peçeteye sarması tam Türk işiydi.
  • Oh Jak Do'nun çalışmaya başlayıp nişan yüzüğü alması, Oh Hyuk olduğunda ahşap yastığı getirmesi, evin ihtiyaçlarını alması ve daha öncesinde de evi mamur etmesi, çiçekleri canlandırması çok güzel ayrıntılardı.
  • Ben bu dizide anladım ki erkeğin ağladığı dizilere bayılıyorum. Ahaha! Nasıl şizofrence bir yaklaşımsa artık, Oh Jak Do ağladıkça diziyi daha çok sevdim.
  • Dizideki mesajı sevdim. Huzuru işlemişlerdi ki Seung Joon'un halası ona paha biçilmez bir miras bırakmıştı: Huzur. Bu mesaja da bayıldım.
  • Seung-Joo'nun araba kullanması çok iyiydi bu arada. Özellikle neden öyle kullandığı konusundaki açıklaması.
  • İkinci adam çok daha sağlam olabilirdi, ama Uee için fazla olurdu, yapımcı da haklı bir yerde. :D
  • Anne kız ilişkileri delirtici olsa da en çok etkilendiğim sahne; arkadaşlarımın anneleri hep balığın başını severmiş, ama benim annem balığın ortasını severdi, gibi bir cümle kurduğu o hesaplaşma sahnesiydi.
  • Dizide en sevdiğim bir başka nokta da Happy Ending olarak düğün ile bitmeyip düğünden sonraki yılları ve olayları da göstermesiydi.
Ve son olarak benim dizilerde gördüğüm en güzel düğün sahnelerinden biriydi! Gelinliğine, çiçek tacına hatta bu haliyle Uee'ye bile bayıldım.
Düğün kısımlarının videolarını da ekliyorum.



Ve evet daha dizi hakkında çok fazla söylemek istediğim şey var ama repliksiz olmuyor, en kısa zamanda iyi bir alt yazıyla diziyi replikleyebilmek dileğiyle diyor, sözü size bırakıyorum.

Ayrıca bu sene izlediğim tüm dizileri şuradaki yazı altında bir araya topladım, oradan 2018 Kore Dizileri 'ne ulaşabilirsiniz.