İnsanların Deliye Hasret Olduğu Ülke? - Nabrut Fıdıllıoğlu

Son Yazılar

27 Mayıs 2018 Pazar

İnsanların Deliye Hasret Olduğu Ülke?

Geçen hafta şuradaki yazımda teşhisli deliler ile ilgili olan ilişkimden bahsetmiştim. 

Bir de teşhis konulmasa da, kendilerini çok iyi gizleseler de deli oldukları su götürmez bir gerçek olanlar var. Onların beni bulma olayı gökten yağıyor gibidir ki milletin deliye hasret olduğu ülke neredeyse gönüllü beyin göçü yapabilirim. 

Bugün hemen bir tanesini anlatmaya başlıyorum ve eminim ki bir çoğunuzun hayatından böyle insanlar oldu, olacak...

Lise döneminde grupların karılması vesaire derken bir sınıfa düştüm ki beni "en aklı başında" diye sınıf başkanı seçtiler gerisini siz düşünün.

Sınıf öğretmenimiz edebiyatçıydı ve bir karış boyuyla öyle bir ilmi vardı ki yaşı çok küçük olmasına rağmen öcü gibi korkar, ilminin derinliği ve ağırlığından dolayı inanılmaz saygı duyar ama şöyle bir baksa küçülerek yerin dibine geçerdim. Öylesine celalli olmasına rağmen güldüğü zaman 13 yaşındaki çocuk gibi şekerdi. Tüm bu özellikleri üzerinde nasıl barındırıyordu, anlamış değilim. Beni keşfeden, farklı olduğumu fark ettiren, özel hissettiren ve bana eğitim babında çok fazla şey katan unutulmaz bir hocamdı. Hala sevgiyle yad ederim.

Bu hocamızın ilgisini çekmeye çalışan hem de çok acınası yöntemlere başvuran bir arkadaşımız vardı. Kod adı Neriman!

Bu Neriman kafasının içinde beyin yerine hava taşıdığı için  ayakları yerden havada gezen bir tipti. Hayat onun için üç kelimeydi. Lay lay lom! Tam da kıymetli üstat Metin Işık'ın söylediği gibiydi hayatı: ♪♫♫ Lay Lay Lom ♩♪♫

Eski Türk filmlerindeki elinde törpüsü tüylü sabahlığı ile koltuğa uzanan, hayatı tırnaklarını törpülemek olan hastalıklı bir arkadaştı. Hastalıklıydı kısmında mecaz yapmıyorum. Haftanın 7 gün 24 saati, ilginin ondan uzaklaştığı anda hasta olurdu. Kendince bir sürü,bir sürü hastalığı vardı ve okulu sıkça asmak suretiyle tedavi oluyordu, kendince diyorum çünkü hikmeti huda, Allah'ın mucizesinden de sual olunmaz, evlenince tüm hastalıkları bir anda şifa buldu. Ah belki de şu an Allah'ın sevgili bir kuluna döşenip duruyorum, affet Ya Rab!


Temsilen Neriman
Bana karşı alttan alta inanılmaz bir kıskançlık duyar, ama yüzüme karşı da beni dünyada en çok seven kişi olarak davranırdı. En sonunda edebiyat öğretmenimizin bana olan sevgisini fark ederek verem oldu! Ahaha! Bence yani verem taklidi yapmak istedi ama kafatası içinde hava birikimi olduğu için veremde kanın ağızdan gelmesi gerektiğini anlamadı ve böylece artık edebiyat derslerinde burnu kanayarak koşa koşa sınıftan çıkan bir adet tosun gibi Neriman'ımız oldu.

Neriman burnu kanayarak sınıftan çıkıyordu ama beyin yetisi kısır olduğu kadar rol yeteneği de gayet zayıftı. 1 oldu, 3 oldu, 5 oldu. Burun kanamaları periyodik hale gelince bir gün edebiyatçımız beni çağırdı ve Neriman'ın peşinden tuvalete gitmemi, gerçekten burnu kanayıp kanamadığını kontrol etmemi istedi.

Allah, dedim. Neriman ile papaz olmak istemiyordum. Öyle biriydi ki, kılıçlarımızı alenen kuşanırsak Ufak tefek cinayetler'in pencereden atılanı ile akıbetimiz aynı olabilirdi. Görünürde dost olma politikasını insan ilişkilerinde de kullanmalıydım ki uzun yaşayabileyim.

Tabii, el mahkum, gittim Neriman'ın peşinden. Tahmin ettiğim gibi burnunun kanadığı falan yoktu. Neriman benim geldiğimi görünce kanı bir türlü durduramadı. Ben de anladığımı fark etmesin diye ensesine falan su akıtmak suretiyle onu tedavi etmeye, ay ne kadar da çok kanıyor demek suretiyle de şizofrence cümleler kurmaya başladım. 

Bugün düşünüyorum da acaba o mu burnunun kanadığını hayal ediyordu, ben mi kanamadığını hayal ediyordum, kim daha şizofrendi, çözemiyorum. Çünkü hala aklım, insanın kendi yalanına inanabileceğine ermiyor.

Hocaya gittim, durumun onun da tahmin ettiği gibi olduğunu, burnunun kanamadığını söyledim. Bir dahaki sefer aynı derste yine burnu kanadığında ya da kanamadığında Hocamız tuvalete gitmesine izin vermedi. Elindeki peçetesiyle burnunu kapatan Neriman bir ders boyunca burnundan peçeteyi de çekemedi çünkü yalanı ortaya çıkacaktı. Daha da burnu kanamadı.

Bu olaydan bir müddet sonra 3 ay okula gelmedi. Duyduk ki burun kanamasına bağlı aşırı ilgi yetmezliğinden muzdaripmiş. Yani yine bir şeyi yokmuş. Bence sinir hastalıklarına yatırdılar ama bize söylemediler. Ahaha! Neyse efendim, 3 ay devamsızlık olur mu? Olmaz, ama nüfuzlu ailesi sayesinde ilk sınavlara girmediği halde okula geri döndü ve mezun oldu. Hatta sonrasında öğretmen de olmuş.

Hatta asıl meseleye gelirsem Neriman, Ankara'nın çevre illerinden birinin en zengin ailelerinden birinin tek oğullarının karısı olmak suretiyle iki çocuk doğurmuş. Duyduğum dedikodulara göre turp gibiymiş. İki kolu burma bileziklerle dolu şıngır şıngır geziyormuş. Ben kolundaki bileziklerin beynindeki hava dalgasına galip gelerek yaptığı ağırlık sayesinde ayaklarının yere bastığını düşünüyorum, en azından ümidim bu yönde.

Bizim Neriman ile olan fırtınalı ilişkimizden bir kesit okudunuz. Neriman hayatıma giren teşhisi olmayan delilerden sadece biriydi. Devamı da belki gelir.

24 yorum:

  1. "Görünürde dost olma politikasını insan ilişkilerinde de kullanmalıydım ki uzun yaşayabileyim." Savaş mı bu yahu insan ilişkileri, sevdiğin insana yakın ol sevmediğine uzak böyle Neriman vari insanların dostluğu zarar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Savaşlar insanlar arasında çıkmıyor mu zaten :)
      Uzak durmayı ya da yakın olmamayı seçemedğin insanlar var ve siyasi olman gereken durumlar. Hayat zor velhasıl kelam :)

      Sil
  2. Sevgili nabrut bahsettigin arkadaşın sıkıntısı psikiyatride Histriyonik kişilik bozukluğu denen bi kisilik bozukluğu sürekli goz önünde olma ve ilgi cekmek ile alakali isteyenler araştırıp daha detayli bilgi edinebilirler. Evlendikten sonra aradigi ilgiyi bulmus sanırım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan bence daha da derine insem ne teşhisler konulur ama şahıs tedaviyi reddediyor :D hasta olduğunun da farkında değil de zaten :D

      Sil
  3. Çok iyi ya😂😂😂devamı gelsin lütfen😍😍. ~~namira

    YanıtlaSil
  4. ya bir şey söylicem bunun aynısı bizim sınıfta da vardı. Bir kız sürekli derste bayılıyordu önceleri çok korktuk falan sonra baktık kız artık huy etti bunu. insanlar inansın diye yere bile atıyordu kendini. Sonradan biz de anladık aşırı ilgi görme hastalığı varmış.

    YanıtlaSil
  5. Bence sen çok insancıl ve merhametlisin insanlara karşı Nabrutcum. Ben senin yerinde olsam Neriman' a şizofren değil 'yalancı' der. Hiç huyuna falan gitmez zamanını kollar yeri geldiğinde yerin dibine sokardım. Oldum olası fazlasıyla gerçekçi bir insan oldum (Bu yanında soğukkanlılığı da getiriyor.) çocukken bile. Pek hatrı sayılır bir lisede okumadığımdan sınıfımda da böyle tiplerden fazlasıyla vardı. Ama benim kimseyle iyi olmak gibi bir derdim olmadığından(O zamanlar özgüvenim tavanmış demek bak şimdi farkettim :)) hiç huylarına gitmediğimden hiç doğru dürüst arkadaşımda olmadı. Eğlenceli bir lise hayatı da yaşamadım. Sınıftakilerin saçma sapan hareketlerini şaşkınlıkla izlemek dışında o yıllara ait benim de dahil olduğum gülümsediğim tek bir anım yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhamet değil, insanlarla iyi olma da değil de bence işin içinden nasıl çıkacağını bilemediği için salağa yatma durumu olabilir. Ah valla bilemiyorum. İnsanlarla hep mesafeli ama iyi ilişkiler kurmaya çalıştım ama insan ilişkileri ders notum F :D
      Lise hayatında eğlenecek zamanın olduğunu sanmıyorum ben de seni çok ders çalışan ilgisiz ama inanılmaz zeki bir öğrenci olarak hayal ediyorum

      Sil
  6. Her sınıfta varmış bence bu tiplerden.
    Hatta her ortamda.

    YanıtlaSil
  7. Her zamanki gibi müthiş bir yazı. Ellerine sağlık. Ah ah! O Nerimanlarla az mi uğraştık. Hala uğraşıyoruz. Hatta ben fark etmeden hayatıma girmiş bir Neriman olduğunu fark ettim geçenlerde. Aslında dost gibi görünüp manipüle etmeye çalıştığını yeni fark ettim ve hala hayatımdan çıkarma çabaları içerisindeyim. Allah içi dışı iyi insanlarla karşılaştırsın. Bu arada bir Ramazan yazısı bekliyoruz, senin bu konular hakkındaki yazılarını da çok beğeniyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum nezaketin için ^^
      Bu tipler hayatından da çıkmazlar, zor işin. sülük gibi yapışırlar. Allah kolaylık versin.
      Ramazan yazısı demleniyor :) İnşallah yaşayabilirsem, anlatacağım.
      ^^

      Sil
  8. İnanır mısın hayatımda hiç böyle bir tiple karşılaşmadım öyle herkes kendi halinde tiplerdi lisedekiler yarım bıraktığım için açıktan okuyorum şuan ve şimdi ki gençler çok fena (iyi anlamda değil)
    Ama ilkokulda bir kız vardı adı Gizem ilçenin komutanının kızıydı her sabah jandarmalar jandarma arabasıyla okula bırakırdı görsen nasıl havalı üstü başı hep jilet düzgün taranmış saçlar boyalı ayakkabılar inci dişler üst sınıflar her teneffüs bizim sınıfta kızı sevmek için nasıl kıskanıyorum ama mahallemizdeki abi bile o kız için geliyor sonra derken yeni öğretmenlerin gelmesiyle sınıflar ayrıldı ve biz aynı sınıfa düştük gitgide de arkadaş olduk 😂
    Ama en iyi arkadaşımla beni çekemeyen bir kız vardı şimdi onunla da arkadaşım en iyi arkadaşım dediğim kızla samimiyetimiz kayboldu hayat 🙂
    Ne zamandır bilmiyorum ama insanlarla aramı hep iyi tutmaya çalıştım çalışıyorum aman benden ötürü bir sıkıntıya düşmesin diye ama illaki "Hayır senle aramız iyi olmasa da olur" diyende var kendi tercihleri artık.
    Aslında bu huyum yüzünden çok suistimal edildim ama yinede vazgecemiyorum biraz törpüledim belki
    Ay neyse yazımda yazdım böyle işte canım yaptığın da doğru bir yerde bazı insanlar var ne atabiliyorsun nede satabiliyorsun Rabbim mümkün olduğunca uzak etsin
    D.S.K.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat şartları insanı değiştiriyor orası muhakkak ve dediğin gibi sevmediğin biriyle samimi olabiliyorsun ya da tam tersi...
      İnsanlar ufacık bir açık bulmaya görsün suistimal edip afedersin binecek eşek bulmuş oluyorlar. Biz de onların ekmeğine yağ sürmüş oluyoruz sanırım
      amin...

      Sil
  9. Ahh ah Nerimanlar hiç olmazmı, her yerde mubarekler. Lise döneminde tabi herşeye ve herkese inanmaya müsait bi yapıda oluşumdan (anlıyacağın saftirik oluşumdan 😌) uzun dönem bu Nerimanlarla hayatta yuvarlanıp gitmişimdir. Elini verdinmi kolunu kaparlar, çok sever gibiler ama her daim senden bi halt olmıyacağına seni inandırmaya çalışırlar. İyiliğin için canim 😂😂 Yanlarında bulundunmu bütün yaşam enerjini sömürürler. Bak senin o Nerimanının kendini hasta hissettiğine, burnu kanamasada kanıyormuş gibi hissettiğine inanırım. Bu kadar olumsuz düşünceyle uzaydaki kara delik gibi bular yav.
    Şükür artık sorunun bende değil onlarda olduğunu anladım. Bayadır bende dost görünme politikasını uyguluyorum 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah şahane tespit! Kendileri inanılmaz bir hayat enerjisi ile doluyken bizi günden güne öldürürler :D

      Sil
  10. Hayatın her alanında var nerimanlar, meraller, hilaller,semralar,seraplar......ooooo ne çok var ya çevremde :). Belki de sorun onlarda değil bendedir ha. Ama onların sayısının çok daha fazlası yakın olduklarımda var. Bazen koskoca insanın karşında taramalı silah gibi yalanları sıraladığını fark edipte, yalanının farkındayım, yalan olduğunu anlayacak kapasitedeyim diye bağırasım gelse de onlar utanmıyor, ben yalan söylüyorsun demeye utanıyorum. Yada üçüncü biri ile tartışmalarını izlerken karşısındaki masum insanın A dediğini B ye çevirmek suretiyle çevirdiği taht oyunlarını gördükçe çevremdeki gerçek insanlara gerçek arkadaşlara sarılasım geliyor. Düzgün, dürüst, bencil olmayan, normal dozda hırslı, gerçekten normal insan nesli gitgide tükeniyor. Sanırım son zamanlar da çevremdeki insanlarla çok sınandım :) ama gerçekten bu dönem özel seçim ürün gibilerdi. Tabii ki mükemmel insan yoktur herkesin hataları kusurları vardır (ben önce kendimin eksiklerini düşünürüm, bir olayda neyi yanlış yaptım ölçüp tartarım hatta kendimi suçlarım) ama kendini mükemmel vazgeçilmez ulaşılmaz kusursuz sanan insanlar var ne yazık ki. Bu tipleri görünce Allah a şükrediyorum ya bunun gibi birisi en yakınım olsaydı hep burnunun dibinde oooff Allah korusun.
    Yazı üslubun çok güzel her zaman ki gibi zevkle okumaya devam...klavyene sağlık....
    Hayırlı Ramazanlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlı ramazanlar öncelikle ^^
      Bazen üst üste gelir, bilirim. Senin de öyle olmuş. Ya bir de onlardan biri olup kendimizin farkında olmasa idik. Bu da inanılmaz acı olurdu^^ Hamdolsun. Rabbim bizi böyle insanların şerrinden korusun
      Çok teşekkür ediyorum kocaman sevgiler ^^

      Sil
  11. Benimde aşina olduğum tiplerden...
    Yer yer gıybet içersede, güzel bir yazı olmuş. Keyifle okudum..
    devamını illaki bekleriz.. tebrikler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) teşekkür ediyorum. Günahı zahir olanın gıybeti olmazmış :)
      Sevgiler ^^

      Sil
  12. bu tipten ilgi meraklısı birini tanıdım hemde üniversitede! gelmişsin 18 yaşına sana tamamen yabancı olan insanlara ne cesaret naz yapıyorsun dimi ama salak mıydık insaniyetli mi bilemiyorum numara yaptığını bilmemize rağmen suyuna giderdik.
    adeta 8- 10 yasında nazlı bir kız çocugu gibi üzerine titrenmesini isterdi. takıldığımız grupta başka birine ilgi kaysa yada iki kişinin arası daha sıkı olmaya başlasa buna bi haller olur küser trip atar hemen hasta olurdu (nerimanın hastalığından tabi ;)) sonra sonra dayanılmaz bir hal almaya başladı. bazı insanlar ne kadar tolerans gösterirsen bir o kadar daha senin sınırlarını zorluyor gerçekten görüşmeyi kestik ve üzerimden yük kalmış kadar hafiflemiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi anlıyorum yaşadıklarını dememe gerek var mı :)
      İnsaniyet sonrasında iyilikten maraz doğar kısmına geçilip süistimal edildiğin için en güzeli uzak durmak, becerilebilirse çünkü yapışkan bir türdür :/ :)

      Sil