Bu haftaki evlilik hikayesini düzenlerken devrelerim yandı, Taş Devri'ndeki Frankeştaytaş gibi kafamdan dumanlar yükseldi. Aslında klasik bir kampüs aşkı gibi görünse de;

Hikayede birçok takıldığım yer var;

1- Kimin yolladığını hatırlayamıyorum ve bulamıyorum.
2- Hikayenin başında olan kişi, herhalde aşk kapıyı sonradan çalacak diye düşündüğüm çocuk, birden pat kayboluyor. Anlamadınız değil mi? Okuyunca çözeceksiniz.
3- Hikayenin sonunda aşk sonradan peyda oluyor. O kısmı gerçekten Türk filmi gibi.
4- Ama hikaye sahibi bence genç kızlara hayat kurtaran bir ana fikir aşılamış;


♬♫♪♪  Evlenceksen gel ♬♫♪♪ 

Not: Hikayenin sahibine çok teşekkür ediyorum. Yüzümde gülümseme ile okudum ama bu aklımıza takılanları cevapladığınız bir mail ya da yorum bırakırsanız çok memnun olurum.


Ben de başımdan geçen bir olayı anlatmak istedim. 

18 yaşlarındayım, üniversite sınavını yeni kazanmış sonuçların açıklanmasını bekliyoruz. Bu arada akrabalarımla beraber yaz tatili için deniz kenarında olan halamın yazlığına gittik. Aile dostlarımız da orada tatil yapıyormuş. Tabii ben oğullarına resmen çarpıldım, aslında yakışıklı bir tip de değildi, işte yaşın verdiği kavak yelleri misali...

Tatilde birkaç kere göz göze geldik bakıştık falan... O kadar tabii... Benim ailem çok gelenekseldir, mümkün mü bir erkek arkadaşım olsun zaten.... 

Neyse sınav sonuçları açıklandı, ben İzmir de bir üniversite kazandım o ise seneye deneyecek bir daha... Biz tabii ablasıyla sıkı fıkıyız, bir gün ablasına ben kardeşini seviyorum dedim. Ama gerçekten çok sevmiştim. O ise bir yıl daha sınava hazırlanacağı için, ablası konuyu açtığında, "beni 1 yıl beklesin" demiş. Ben de tamam, dedim. 



Bu 1 yılda ben üniversitemi okuyorum ve onu bekliyorum ama hiç konuşmadık. Tam bir yıl sonra beni aradı. O da İstanbul da bir üniversite kazanmış, benimle konuşmak istiyormuş, kabul ettim. Ankara'da kuzenimin yanında buluştuk, benimle olamayacağını uzaktan yürümeyeceğini söyledi. Tabii ben çok şaşırdım gerçekten de onu çok seviyordum. Üniversitedeki hiçbir teklifi kabul etmiyordum, zaten ben görüştüğüm erkekle evlenmek istiyordum çıkayım, beğenmedim, olayları bana göre değildi. 

Ben umutsuzca onu 1 yıl daha bekledim, üniversite 2. sınıfın son günleriydi. 2 ortak arkadaşım bir gün kıkır kıkır gülerek yanıma geliyorlar. Anonim biz bir şey yaptık seni bir erkekle buluşturacağız, randevu ayarladık, diyorlar. Bende sinirler zıplamış, ikisini de neredeyse döveceğim. Allem ettiler kallem ettiler, beni ikna ettiler. Bu arada üniversitede kızlar arasındaki adım rahibe karidat ☺ 

Çocukla buluştuk ama zaten bende surat beş karış öylesine gittim randevuya. İlk söylediğim ben çıkamam seninle zaten zorla geldim buraya, dedim. Çocuğu neredeyse döveceğim😄 O da biliyorum dedi, meğer 1 yıldır takipteymiş, benimle konuşmak için ama ben kimseyle muhatap olmadığımdan cesaret edememiş. Benden 2 yaş büyüktü ama üniversite 3. sınıftaydı, benimle evleneceksen olur yoksa konuşmam senle dedim😀 Bendeki de deli cesareti galiba... Tamam, dedi. Halbuki ben itiraz eder diye bekliyordum, şaşırdım, kaldım😀 Bende hala gönül yok ama ne yapıp edip benimle bir şekilde fakültede denk getiriyor, konuşuyor, -o zamanlar belime kadar saçlarım vardı- saçlarıma arkadan dokunuyor, fakültede film çeviriyoruz resme. Kızların da maskarası oluyorum tabii.☺ 

Mahalle baskısından 😊 kabul ettim teklifini. Ara ara buluşuyoruz, araya yaz tatili girdi, hiç konuşmadık. Sonra ders yılı başladı, İzmir' e geri döndüm, fakültede onu arıyorum, hem sevmiyorum, hem arıyorum bu da komik değil mi? 😀 Gördüm. Tam karşıdan geliyordu resmen aşık oldum ona. Ağzımı bile açamıyorum karnımda kelebekler uçuşuyor 😀 konuştuk. Elimi tuttu, bir daha da bırakmadı. Üniversiteyi bitirdi, atandı, ben de bitirdim. Hemen evlendik.

10 yıldır evliyiz çok mutluyuz, iki tane yavrumuzla çok mesuduz. Bu da benim hikayem arkadaşlarım tam Türk filmi derdi belki yayınlarsın evlilik bölümünde çok teşekkür ederim şimdiden 😊

Not: Siz de hikayenizi bizimle paylaşmak isterseniz ki çok mutlu oluruz, nabrutvebiz@gmail.com adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.