Kill me Heal me'nin senaristinin elinden çıkacağı için merakla beklediğim diziyi sonunda bitirdim.



Chicago Typewriter konusu ve oyuncuları hakkında şurada bilgi vermiştim.


Dizi hakkında söyleyeceklerim;

  • Hemen sizi içine alan bir dizi değil. İlk 3 bölümü sıkılmadan ama çok da beklentiye girmeden izliyorsunuz.
  • Ama 3. bölümden sonra dizi sizi içine alıyor, iyi bir şey izleyeceğinizi anlıyorsunuz. 
  • Eğer bu diziye Goblin kadar çok para harcanıp oyuncular Goblin kadar güçlü olsaydı çok daha iyi bir dizi izleyebilirdik.
  • Yo Ah In şahane bir oyuncu geçmişteki ve bugünkü karakteri, bambaşka kişiler oynuyor gibi bir his geçirdi buna lafım yok ama nasıl ki Goblin'de Ölüm Meleği Goblin'in önüne geçtiyse bu dizide de Ko Gyung-Pyo onun önüne geçti, çok iyi oyunculuk çıkardı,
  • Güzel diziydi. Kill me, heal me dizisinin senaristi yine çok iyi bir iş çıkarmıştı.
  • Fantastik diziler içerisinde izlediğim en iyi sona sahipti.
  • Güzel bir dizi olunca bazen söyleyecek çok da bir şey bulamıyorum, çünkü spoiler vermek istemiyorum.

Not: Dizi hakkındaki izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır..


Edit: Anket sonuçlandı.


Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spoiler (replik) içerir.



Dizi karakteri bir yazar olunca okumayı ve yazmayı çok seven biri olarak ayrıca büyük bir zevk aldığımı söylemeliyim.

Hal böyle olunca yazmak ve kitaplar üzerine olan her ayrıntıya bayıldım.
Bunun gibi;


Ya da bunun gibi,


Ya da bunun...

Şu duvarın şahaneliği <3
İkili arasındaki aşka gelirsek;
dizinin sonunda ancak öğrenebildiğimiz hayaletin daktilo içinde sıkışıp kalmasının sebebinin bir dahaki hayatlarında onları birleştirme sözü olduğu ve bunu başarıyla gerçekleştirdiğini izlemek güzeldi.


Kime aşık olduğunu bilememesi, bunu Jeon Seol'a söylemesi üzerine onun böyle ağlaması;


İlerleyen bölümlerde Jeon Seol'a aşık olduğuna karar verip şöyle bir mukabelede bulunması güzel sahnelerdendi.


Özellikle aşk yaşama mantalitelerinin bu kadar benzer olması ve arkadaşlarının gazına gelmemeleri güzel detaylardı.


Yoo Ah in üst seviye narsist karakteri ile pek sevimli olabilirdi ama o saçlar! Ah o saçlar! Geçmişteki haline bayılıp geleceğe dönmek istemeyenlerdenim. Sanki hususi olarak çirkinleştirilmek istenmiş gibiydi.


Yoksa şöyle sözler eden birine kayıtsız kalamazdım. 😅


Ya şöyle;



Jeon Seol'ü yanlarına alan anne kız efsaneydi. Çok sevdim!
Bang-Jin'in bir hayalete aşık olması içler acısıydı. 😆

Kıyamam ya!
Ama hayalete de kıyamam, şuna bakın!


Hayaletten bahsetmişken devam edeyim.
Hayalet hakkında benim demek istediğimi kendi dile getirdi zaten.


 İlk başlarda Jeon Seol onu göremezken çok sefildi. Gel de ağlama dediğimiz birçok sahne izledik.

Çok güzeldi!
Bu sahneye dizinin son bölümünde yapılan gönderme de göz yaşarttı elbette.


Sonra;

  • Jeon Seol'ün veterinerliği bırakma hikayesi,
  • Jaggannim'in fotoğrafçıdan kaçarken Jeon Seol'ü duvara sıkıştırıp sen kimsin diye sorduğu sahne,
  • Benim yazdığım çalındı ama ben başkasının yazdığını çalmadım diyerek kağıtları hayalete fırlatması,
  • hayalet mi, gerçek mi diye düşünürken 5. bölümün sonunda hayalet olduğunu öğrenmemiz, 
Güzel sahnelerdi.

  • Bunu öğrenmemizin ise Jaggannim'in yaptığı o komik basın toplantısı sayesinde olması,
  • Hayaletin Jeon Seol'e aşkını itiraf etmek için görünür olmayı dilemesi,
  • Beraber bir fotoğrafımız olsun diye görünmediği halde fotoğraf karesine girmeye çalışması, hüzünlüydü.
  • Jeon Seol'ün Jaggannim'in evine gittiğinde hayalet yüzünden çantasının yırtılması,
  • Hayeletin köpeğin içine girdiğindeki halleri;
  • Hayaletin sendromunuzdan çıkmanız için Jeon Seol'ü etrafındaki erkeklerden korumanız lazım demesi, 
Komikti.

Sonra; 
  • 7. bölümün sonunda kızı üvey kardeşten kurtaması, o şemsiyeli sahne;
  • Geçmişte bağımsızlık hareketinin liderinin Jaggannim çıkması,
  • ve tabii çocukken Ryu Seo Hyun'u kurtaranın da o olması,
  • Geçmişte Ryu Seo Hyun ile Jaggannim'in polisten kaçarken bir duvarda sevgili gibi görünerek saklanmaları ve geçmişte onu kurtaranın o olduğunu anlaması,
  • Jeon Seol'ün romanın 4. kısmını okuyup geçmişle bağlantısını hatırladığı sahneler, 
  • Jeon Seol, Jaggannim ve hayaletin bir arada oturduğu ve Jean Seol'ün her şeyi hatırlaması üzerine acaba Yoo Jin-O da reankarne olmuş mudur diye düşünmesi, 
  • Bunun üzerine Jaggannim'in hayaleti açıklaması, karşılıklı oturmaları, ve en sonunda hayaletin Jeon Seol'e de görünmeye karar vermesi,
  • Jeon Seol'ün annesinin Madame Sophia çıkması,
  • Sonraki hayatımızda ben vazgeçeceğim repliği,

  • Kızın her şeyi hatırlayıp öldürdüğünün kişinin hayalet olduğu çıkarak ters köşe yapılması,
  • Bunu hayaletin de hatırlaması,
Çok etkileyiciydi.

Etkileyici dedik ama tabii en vurucusu Jeon Seol'ün Yoo Jin-O'yu öldürmesiydi.


Yani kızım biri öldüyse diğeri var, o da hiç fena değil, ne diye öldürürsün adamı. 😆


  • Ve ölünce daktilonun üzerinde söyledikleri;

  • Geçmişteki Jeggannim ile kızın vedalaşmaları ve bir sonraki hayatımızda da birbirimizi sevelim diye söz vermeleri,
  • Parti de Bağımsızlık hareketini ilan etmeleri,
  • Jeggannim'in geçmişte yakalanmamak için kendini öldürmesi,
  • Ölmeden önce arkadaşına bıraktığı emanetler ve o mektup;
diğer unutulmaz sahnelerdi.

Başta da söylediğim gibi fantastik diziler arasında en iyi sonlardan birisiydi.

Hayaleti romanın içine hapsetme fikri ve en sonunda affedilip geçmişe dönmesi, geçmişte Jeggannim'in romanı tamamlamış olması şahaneydi.

Sizin eklemek istediğiniz benim unuttuğum kısımları, dizi hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum.


Ve bu uzun yazının sonunda diyorum ki;


Not: Dizi hakkındaki izlemeyenlere fikir vermesi açısından anketi cevaplarsanız çok sevinirim. Eğer mobilden giriyorsanız anket en aşağıda, masaüstünden giriyorsanız sağ tarafta olacaktır..





Facebook Kore Dizileri Sayfamı takip etmek için: https://www.facebook.com/koredizifilmreplikleri1

Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Dizi listesine Buradan film listesine ise Şuradan ulaşabilirsiniz.