Dürüst olmak gerektiği hakkında erdemli her insanın hemfikir olduğunu düşünüyorum. Evet, erdemli her insanın dürüst olması gerektiğine ben de katılıyorum, katılmakla beraber hayat düsturlarımdan birisi de şudur:

Her doğru her yerde söylenmez!

Durum ve iktizasına uygun hareket etmek, durum ve iktizasına göre konuşmak akıllı insan işidir ve belki de ben dürüst insandan daha çok akıllı insan seviyorum. Düşünüyorum ki zaten akıllı insan çok da yalan söyleyeceği durumlara düşürmez kendini. 

Mesela;

Evlenecek bir insan düşünün ki size çocuklardan rahatsız olduğunu söylüyor. Ne dürüstçe!

Tamam, sizin için biraz daha ayrıntıya giriyorum.



Bu en son bahsettiğim asosyal abimizin yeğenleri varmış. Ben de ortak bir mevzudan sohbet açma bahanesi ile yeğen sevgimden bahsediyorum. Bana aynen şu cümle ile mukabele ediyor;


Yeğen sevgisi güzel ama benim başım çocuk kaldırmıyor. Telefon ediyorum kavgalarından konuştuğumuzu anlamıyorum.

Ben hemen cevaben;


Hımm, anladım be abi. Ben evliliğin amaçlarından birinin çoluğa çocuğa karışıp neslin devam etmesi olduğunu sanıyordum. Demek ki yanlış bir fikre kapılmışım ben. Ah beni gidi beni gidi, 

Demek istedim ama asaletimden 😁 ödün vermemek için bunun yerine şöyle;


Abi sizin mezarınızı kazalım biz, evlenmek niyeti ile buluştuğunuz hatuna çocuğu başım kaldırmıyor dediğinize göre bu dünyada yaşayıp boşuna yorulmayın, 

Diyecektim ama böyle dersem kendini intihar eder falan diye korkarak;


E siz yarın bir gün evlenip çocuğunuz olduğunda, çocuklar gürültü yapınca; bir çıkın gidin beni asosyal hayatım ve bilgisayarımla baş başa bırakın, diye karınızı evden de kovarsınız,
da diyemedim.

Çocuğu başım kaldırmıyor lafı karşısında dumura uğradığım için konuşamadım. Nutkum tutuldu, saatime bakmaya başladım. Ben de abinin kafasını ütülerim, yorarım korkusuyla sizin uçak ne zamandı, geç kalmayın ayağına lafı kalkalım kısmına getirdim. Yani artık bardağı taşıran son damla bu oldu. Efendiymiş, dürüstmüş, iyi bir iş sahibiymiş, ailesi çok iyi insanlarmış, ne yazar!

Yani diyeceğim şu ki; 

Çocuğu başının kaldırmadığına kızmıyorum, benim de yeri geliyor yeğenimin mızmızlanmaları karşısında kulaklıklarıma sığındığım oluyor. Bu hiç problem değil. Sorun; evlenme düşüncesi ile karşısında oturduğun birine karşı bunu söyleyecek kadar idraksiz olmak! Evlenme mevzusu üzerine konuşurken başım çocuk kaldırmıyor dersen; ben bundan nasıl baba olacak diye düşünürüm, çocuk mu istemiyor, acaba çocuğu falan mı olmuyor diye bile düşünürüm. 


O yüzden diyorum ki; her doğru her yerde söylenmez. 


Uzatmalı Evde Kalmış Hacıfışfışzade Haşmetlü Azametlü Nabrut Fıdıllıoğlu Bildirdi.