Bir önceki yazımda detaylara devam edeceğimi söylemiştim.

Oh Hae Young'un benim için çok etkileyici sahnelerinden birisi de düğününün iptal olmasına sebep olan kişinin Do Kyung'un olduğunu öğrendiği sahne;



ve bu sahnede ikisini de bırakıp giderken gömleğinin arkasında yazan yazı idi. Güzel detaylardandı, işin özenilerek yapıldığının kanıtıydı.

Çok hoş bulduğum diğer detaylardan birisi de son bölümde annesi ile babası Oh Hae Young'u, Do Kyung'un evine götürürken yolda karşılaştıkları sokağın tek yön olmasıydı, bu gönderme verilmek istenen mesaj çoook güzeldi. Diziyi ince ince ilmek ilmek işlemişlerdi.



Oh Hae Young'un pembe bisikleti içimdeki Devlet Bahçeli'yi uyandırarak;
"benim de bir pisikletim olsa, benim de bir eriğim* olsa" diyor "anne bana niye almıyorsunuz" diyor, "bizde niye yok?!" diyor! gibi replikler savurttu. 
*Eric Moon'a yapılan erik göndermesidir. :)



Konumuzun gidişatına pek uymuyor ama Eric çok yakışıklı bir damat olmuştu, ay onu bir önceki yazımda söylemiştim zaten. Neyse, şey, tamam. Ne var bir tane daha resim koysam. Zaten dolabı ittirip kaktırmaktan neredeyse fıtık olacaktı.



Oh Hae Young ile ayrıldıklarında iş arkadaşları ile sahilde yine yeniden bir Oh Hae Young'a rastladıklarında bizim canım Fatmalarımız, Haticelerimiz aklıma geldi. Hahah!

Bu sahil sahnesinde böyle sürü halinde gezmeleri görsel bir şölendi.



Sonrasında bu sürünün kamera arkası fotoğraflarından birine daha denk geldim.





Bu sürünün en çok güldüğüm sahnesi, hayır gülmek denemez resmen haykırdım sarsılarak güldüğüm sahnesi Oh Hae Young'u kaçırmaları idi. Yaa yazarken hala gülüyorum.














Yan oyunculara gelirsek; benim favorim Unni ile Avukat idi.

Unniyi yani Ye Ji-Won'u en son Page Turner dizisinde acayip despot bir anne rolünde izlemiştim.
Ondan sonra bu despot görünüşlü süper manyak abla rolü ile çok sevdim. Aslında böyle aptal saptal hareketler yapan yan karakterleri sevmem ama bu bir istisna oldu.

Unni hakkında diyeceklerim;

  • Saçlarını dağıtıp içtikten sonra Fransızca konuşması, 
  • Avukatın da Fransızca bilip aralarında fransızca konuşmaları, 
  • Beraber deli depek dans etip çıldırmaları çok güldüğüm hatta şimdi yazarken bile güldüğüm sahnelerdendi.
  • Bunlarla beraber Avukat ile olan ilk başta beni rahatsız etti. Evlerine aldıkları arkadaşları ablalarını hamile bıraktı herkeste bir rahatlık, olabilir öyle şeyler mantığı dehşetti ama üzerinde durmamaya çalıştım. İyimser düşünmeye çalıştım, haha!
  • Bu gece bekçisi ablaları çok sevdim ve çok mantıklı buldum. Keşke bizim sokaklarımızda da bu ablalardan olsa da gece istediğimiz vakitte rahatça eve dönebilsek dedim. 

  • Evlenmeye karar verme aşamaları, karar verdikten sonraki halleri beni çok güldürdü. Şunun sol alttaki sahne gibi.
  • Avukatın diğer manyak çifte rüşvet verip aşka tersten başlamak çok havalı hikayesi uydurtması ayrıca çok güldüğüm sahnelerdendi. 






Avukata gelirsem;
  • Kim Ji-Suk bir çok dizide karşımıza çıkan her seferinde farklı bir karakter canlandırıp hakkını veren bir oyuncu. Hatırlarsanız I need romance dizisinde acayip şeker ve dünya üzerinde böyle bir adam olamaz dedirten bir aşığı canlandırmıştı.


  • Sassy go, go dizisinde pısırık bir öğretmen olmuştu.


  • Daha bir çok dizide karşımıza çıkan Kim Ji-Suk bu seferki rolü ile de kendisine hayran bıraktırdı. "nefretlik çapkın adam"


  • Bunlardan apayrı olarak onun Oh Hae Young'a birini ayarlaması, bunu yaparken de ilk görüşte aşk diye bir hikaye uydurması,

  • Ablalarını hamile bıraktığını öğrenince dayak yemesi, tıkanan tuvaleti açmaya çabaları ve tuvaletle ilişkilendirilen sevgili olma kuralları onun çok güldüğüm sahnelerindendi.

Şimdi aşağıdaki sahneyi koyup koymama konusunda çok tereddüt ederim. Böyle bayağı şeyleri sunmaktan çok hoşlanmıyorum ama bu sahnede gözlerimden yaş geldi, gülmekten. Koymadan edemedim.


Bu sahneden bahsetmişken sözü Kara Grubunun üyesi Youngji ve partnerine getirmeden olmaz.


Pembe saçları ve cadı halleri ile kendisine zaman zaman sempati bazı aşırı halleri ile de antipati besledim.


İkiliye en çok güldüğüm kısım takma tırnak olayıydı.


Sonunda senaryosunun hayata geçirilecek olması detayı güzeldi.


Dizinin geçtiği mekanlardan bahsedecek olursam; 

dizilerde çokça karşılaştığımız ve genelde kiraz çiçeklerinin döküldüğü şu tarz oturma alanları;


acaba her dizide aynı park alanı mı kullanıyor yoksa benzerlik mi gösteriyor diye düşündürttü. Ve en son Uncontrolably Fond dizisinin fragmanını aklıma getirtti.



Bir şeyi daha hatırlayamadım ve sizin yardımınıza ihtiyacım var. 
Şu  parkta↓↓↓


böyle bir sahneyi başka bir kaç dizide daha izledik.
Onlar hangileriydi, hatırlıyor musunuz?
****
Oh Hae Young'un pantalonlu kıyafetlerini sevmesem de etekli takımlarını özellikle elbiselerini çok sevdim. Ama en çok ayakkabıları markajımda idi.


Son karadeki dore ayakkabıyı ben çok sevdim zaten o da bir çok bölümde tekrar tekrar giydi. 



Bu ayakkabının fiyat ve marka bilgilerini şuradan inceleyebilirsiniz.


Gözlüğü ilgisini çekenler varsa onlar da şuradan gözlükle ilgili detaylara ulaşabilirler.

Oh Hae Young yani Seo Hyun Jin'in filmin jenerik şarkısına düet yaptığından, daha önce Milk adındaki bir kız grubun üyesi olduğundan bir önceki yazımda bahsetmiştim. İşte o kız grubunun bir fotoğrafı. Seo Hyun Jin'i tanıyabilecek misiniz acaba?




Bu da çıkış parçalarının klibi


Son olarak ekleyeceklerim;

  • Oh Hae Young'un arkadaşını çok hoş buldum, güzel kadındı.
  • Dizide çokça yer alan muhtemelen aynı yapımcı elinden çıkan şu afişin hangi filme ait olduğunu bulamadım.



  • Babasının ve annesinin sabah sabah elinde bidonlarla ne taşıdığını anlayamadım, hatta Twitter'dan zemzem taşıyordur gibi yorumlar geldi ki gerçekten zemzem bidonuna benziyor ahah!


  • Şu gıcık kırmızı oyuncağı ilk başlarda eski nişanlısının hediyesi sanmıştım.
  • Çünkü saçları aynı Heart to Heart dizisinde oynadığı karaktere benziyordu, lakin dizide bir bağlantı kurmadılar. 

  • Diziden en sevdiklerim arasında komik sahnelerde duyduğumuz "hool" sesiydi. Yeppudaa ost sayfasından ost'ı tek tek değil, tüm hepsini indirdiğinizde bu sesi de indirmiş olursunuz. Benim gibi^^
  • Aşk ve güzelleşme klişesini çok severim. 


Ve ayrıca sona gelirken izlemeyenler için İngilizce alt yazılı Bts yani kamera arkası görüntüleri ekliyorum. Kamera arkası çok eğlenceli ve çiftin uyumu bu görüntülerden daha iyi anlaşılıyor.

Part 1



Part 2



Part 3


Part 4


Part 5


Part 6


Part 7


Part 8


Bitti mi?
Hayır tabii ki. 
Bir sonraki yazımda da gelen yorumlardan anladığım kadarı ile pek kimsenin bilmediğini düşündüğüm dizi ile alakalı bir detaydan bahsedeceğim.

Sonrasında ise maalesef ki Another Miss Oh dizisine veda etmiş olacağız.