Çocukken kumarbazdım. Zamanında dini açıdan bir aydınlanma yaşamamış olsaydım durumum vahim olabilirdi. Nitekim aynı burçlara sahip olduğumuz Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın kumarbaz olduğu gerçeği bir tesadüften ibaret değil. 

Kova burcunun kazanmak hissinden beslenmesi ve çok hırslı insanlar olmalarından ileri geldiğini düşündüğüm bu kumar sevdasını astrologlar da doğruluyor ve kova burçlarına aman dikkat diye tavsiyelerde bulunuyorlar.

Hatta bendeki bu kazanma hırsı öyle bir seviyede ki, jenga, scrabble, tabu, cranium, monopoly gibi eğlence amaçlı oyunları bile ciddiye alır, kazanmak için olanca gücümle çalışır, takımsak takımı galibiyete götürmek adına tüm varlığımı ortaya koyarım. Asla mızıkçılık yapmam, kaybedeceğim belli olan bir oyunun bile son anına kadar elimden geleni yaparım. Sanki içimden birisi He-Man gölgelerin gücü adına diye bağırıyor şu an.
Genelde kazanırım. Nadiren kazanamadığım oyunların sonunda ağlarım. Hadi tamam ağlamam o kadar da değil ama suratım düşer. Kaybetmeyi sevmiyorum, oyun bile olsa… Yazdıktan sonra kendime uzaktan baktım da, ne korkunç bir kadınmışım ya hu!


Giriş cümleme dönersem;

Çocukken kumar adına ne yaptığımı soracak olursanız; kırtasiyeye gidip tombala çekerdim. En büyük zevklerimden biriydi. 

Sizin okulunuzun yakınındaki kırtasiyede de var mıydı, her okulda olur mu, bunların cevabını bilmiyorum ama bizim okulun yakınındaki kırtasiyede tombala vardı. 
Şöyle ki; kırtasiyeci amca sayılardan oluşan bir liste hazırlar, her sayıya denk gelen bir hediye olur, siz ise kapalı torbadan bir sayı çeker ve sayıya denk gelen hediyenin sahibi olurdunuz. Kırtasiyeci amcamız bunun zaman zaman kazı kazan versiyonunu da yapardı. Bu listenin size vaat ettikleri silmeyen silgi, bilye, tebeşir, adı sanı bilinmeyen zehirlemesi olası gofret gibi eften püften dandik şeylerdi. Ama 1 numarada büyük hediye olurdu. Sizi teşvik eden, tost almanız gereken parayı kırtasiyeci amcaya hibe etmenizi sağlayan da işte bu 1 numaradaki hediyeydi. Bende uzun zaman bir numaradaki hediyeyi (el feneri) kazanmak için aç kaldım. 

Ama sonunda kazandım biliyor musunuz? Kırtasiyeci amcanın çok üzüldüğünü ama bakın arkadaşınıza ne çıktı diye diğerlerini de gaza getirdiğini ve gururlandığımı hatırlıyorum. 

Sonra mı?

Sanırım istediğimi elde ettiğim için tövbekâr oldum.