Devamı…

Bir gün sol aynam kapalı olarak yolu yarıladım. Fark etmedim, çünkü sol ayna ne işe yarıyor bilmiyordum bile. 

Bir kaç sefer heyecan anında fren yerine gaza bastım. 
Tamam, aramızda kalsın, bir kaç seferden çok.

Yol kenarına park edebilmek 15 dakikamı alıyordu.

Yanımdan otobüs, kamyon vs. büyük araçlar hızlı geçtiğinde ürküyor, direksiyonu bırakıp ellerimle başımı korumaya almak istiyordum. 
Hala bu his devam ediyor.

Arabaya binen yolcuya; helalleşmek istedikleriniz varsa arayın, şimdi hareket ediyoruz, demeden yola çıkmıyorum.
Hala böyleyim ve şaka yaptığım sanıyorlar zavallı kurbanlarım.


Işıklarda durunca kitap falan okuyorum, ışığa bakma ihtiyacı hissetmiyorum, zaten daha sarıda iken kornaya basıyorlar.

Hala park edemediğim yerlerde tüm sevimliliğimle bir kahraman arıyorum.
-abi şu arabayı bi’ şey ediver sana zahmet.


Mütemadiyen camı açıp elimi çıkararak; 
abi bi’ yol ver, acemiyim, bakışı atıyordum,

Bir dolmuş ya da otobüs duraklama yaptıysa çoğu zaman sağlayamadığım* için, arkalarında yolcular ininceye kadar bekliyordum.
*Burada trafik soldan aktığı için biz sollamıyoruz, sağlıyoruz.

En fenası ne biliyor musunuz?
Çoğu zaman yediğim kornaların sebebini anlamıyordum.
Ben nerede hata yaptım acaba, diye felsefi düşüncelere dalıyordum.



Şu an hala arabada radyo açayım, bir haber dinleyeyim kıvamına gelemedim, çünkü okuya okuya gidip geliyorum. 

Bazılarını geçmiş zaman ile bazılarını şimdiki zaman ile yazdığımı fark etmişsinizdir. 
Ben araba kullanamıyorum, korkuyorum diye düşünenleriniz varsa, size naçizane tavsiyem;
Trafiğe kapalı alanlarda araba sürmenin bir işe yaramadığı bu sebepten dolayı gözünüzü karartıp trafiğe çıkmanız yönünde olacaktır.
Bakın kendimi anlattım, ben bile fobime rağmen trafiğe çıkabildiğime göre siz elbette yaparsınız.


Bu, şurada yazdığım yazının devamıdır. 
Gelen yorumlardan  bazıları canımı sıktığı için yazının devamını yazma niyetinde değildim. Yorumlara takılan biri değilim ama neden ciddiye almıştım diye düşündüğümde yazdıklarımın dinle bağdaştırılmasıydı.
Benim yüzümden dinimize laf gelmesine çok üzüldüm. O yüzden burada kısa bir açıklama yapmak istiyorum. Benim erkek ırkına duyduğum hürmet, onları üstün ırk olarak görmem tamamen örfidir. Böyle düşünüp böyle yaşıyor olmaktan oldukça memnunum. Bu yaşantımın bana hiç bir kötü getirisi olmadı. Duyduğum hürmet, bana değer olarak geri döndü. Umarım ki, hayatımın her aşamasında da böyle olur. Kamuoyuna arz ederim. :)

*Küçük önemsiz not: Başlık ile Çiçek Abbas'a gönderme yapılmıştır.

Trafik Canavarı Bildirdi.