Bir hocamla sohbet ediyoruz.
Mevzu siyaset.
Bu iktidar ile beraber yeşil sermayenin nasıl büyüdüğünden, tesettürlü zenginlerin fırladığından bahsediyor bana.
Bende sabırla dinliyorum.
Konuşmanın bir yerinde öfkeyle diyor ki;

Seni tenzih ederim başlarında marka şallar;


ayaklarında marka ayakkabılar;


ellerinde akıllı telefonlar....


Giydiklerime bakıp bi' küşümleniyorum  ama beni tenzih etmişti diye rahatlıyorum, sağ olsun.

Araya tırnakları da ojeli bunların, nasıl müslümanlarsa artık, diyor ki sadece o kısımdan tenzihim gerçekten.



Tenzih ederek, sözü meclisin dışına atarak kaypak birer insan haline geliyoruz.
Aslında sende bahsettiğim kişiler içine dahilsin ama ben seni çok sevdiğim için başkasında tahammül edemediğim, kıskanıp haset ettiğim şeyler, sende tahammül edilebilir hale geliyor diyecek kadar yürekli değiliz.

Not: Resim ile konunun alakası mevzu bahis olan hocayı dinlerken hayalimde ona yaptığım güç denemesidir.