Coffe Prince dizisinin yönetmen ve senaristinin elinden çıkacağı için, Heart To Heart dizisini izleyeceğimi size şurada bahsetmiştim.

Konusu ve oyuncuları hakkında bilgiyi şuradan alabilirsiniz.


Diziyi izledim.
*Ben acayip sevdim, çok. Ama, aması var.
*Bu dizi herkesin seveceği bir dizi değil. Neden?
-Çünkü aynı Coffee Prens mantığı ile yazılmış. Çok akıcı, heyecan uyandıran bir senaryosu yok, fakat aynı Coffee Prince gibi öyle romantik, naif, ''ay kıyamam'' :) dedirten sahneleri var ki, o sahneleri düşündükçe iyi ki izlemişim diyorsunuz.
*Bu anlattığım sebeplerden dolayı herkese illaki izleyin diye bir öneride bulunamasam da, Coffee Prince seven herkesin bu diziyi de seveceğini düşünüyorum.
*İlk iki bölüm biraz yavaş ilerliyor ama yılmayın ve bırakmayın.
*Ayrıca dizide entrika yok, ikinci adını verdiğimiz kötü adam ya da kadın yok. Bu da diziyi izlenebilir kılan başka bir unsur.
*Son olarak bu dizideki baş okşama sahneleri bana Coffee Prince'i hatırlattı ve senaristin fantezisi diye düşünmedim değil.
Edit: İzleyenlerden aldığım olumlu geri dönüşlerden de yola çıkarak 2015'in en iyi romantik komedilerinden biriydi diyebilirim.

Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spolier içerir.

Benim favori sahnem, diziden unutamayacağım bölüm şurasıydı. 


hth paylaşan: Nabrut11


İşte bu dizinin en sevdiğim kültü videoda da izlediğiniz gibi -sarılmalar- idi.
Bir Kore dizisinde bu kadar çok temasta bulunup sarılan bir çift çok nadir rastladığımız bir şey.
Senarist Coffee Prince dizisini senaristi olunca iki diziyi çokça karşılaştırdım ve anladım ki senaristin en sevdiği fantezi baş okşamak ve sarılmak.
Çünkü hatırlarsanız Coffee Prince'de bir çok sahnede de Gong Yoo Yeh'in başını okşuyor, saçlarını karıştırıyordu.

Sarılma sahnelerini sıraladığımda neden bu konu üzerine bu kadar çok kafa yorduğumu anlayacaksınız.
İlk olarak Ko yi Suk'un hayat felsefesini açıklayalım.


Her fırsatta dile getirdi:


Hatta zaman zaman onlar bile neden sarıldıklarını sorguladılar.


Kızımız sarılmaların sırrını dizinin sonunca izah etti. 
Ona göre aşk, dokunmaktı.


Sonrasını sıralayalım:
3-


4-


5-

6-

7-

8-

9-

10-

Hatta senarist sarılma sahnelerinde hızını alamayarak bir de 2. adamı devreye soktu.

11-



Yakalayabildiğim 12 sahne var, kaçırdığım, caps almadığım sahneleri de katınca 16 bölümlük bir dizide sarılma sahnelerini gönül rahatlığı ile dizinin kültü sayabiliriz.

Dizi bu aşağıdaki sahne ile yükseldi. Çok sevdiğim sahnelerden birisiydi.



Dizideki çirkin şey muhabbetini çok sevdim.


Hayır çirkin olduğunu düşünmüyordu. Tariz yapıyordu.

1-

2-

3-

4-

Bu çirkin kadın muhabbeti de aklıma A gentleman's Dignity'deki Ma ri ile avukatı getirir.



Artık bu çirkin adamın yani Chun Jung Myung hayranıyım. 
Şimdi sözü içimizdeki ergene bırakıyoruz.



Kurbağa gibi gözleri olan, bu çirkin adamı niye bu kadar çok sevdim bilmiyorum. Ama çok bi' şekerdi. Mod: off ergen :P



Çok sevdiğim ilkokul muhabbeti.


Tabii bu aşk hastalığı repliği;



bana Cunning Single Lady'i hatrılattı.



Dizinin sevdiğim sahnelerine değinecek olursam;
ilk başlarda birbirlerine pislik gibi davranmaları dizinin en eğlenceli sahnelerindendi.


Bir yandan gömüp bir yandan da göklere çıkarması kasabın sevdiği deri ile olan ilişkisine benziyordu.


Çıkma teklif edip reddedildiği bu sahne;


yine Hong Do'yu yangın var diye kandırdığı bu sahneye hem bayıldım, hem kahkaha attım.


Onu iyileştirmek adına sokağa salıvermesi çok naif ve içi buran sahnelerdendi.


Naif sahnelerden söz açılmışken bu sahneyi eklemesem olmazdı.


O çirkin ve pespaye kızı böyle,


ya da böyle sevmesi çok hoştu.


Kızımızdan bahsedecek olursak;
Kore dizilerinde son trend pısırık olmayan yırtıcı kadınlar. 
Burada da kızımız insan içine çıkamadığı halde, doktoruna karşı insanı utandıracak kadar açık sözlüydü.



Sanki insan korkusu olup yüzü kızaran benmişim gibi çekinmesi yoktu, maşallah. :)


Ya da böyle:


Ya da Arabuciye karşı.



Hatta bir ara hasta olmaktan çıkıp doktor bile oldu. :)





Dizinin kültlerinden olduğunu düşündüğüm bir replikti bu aşağıdaki.



Talihsiz Yavrucaklar olarak adlandırdığımız 2. adam vakıasında;



yine çok naif bir adam vardı.


Neyse ki bu sefer mutlu son gördük. 
Bu diziyi nasıl sevmeyim şimdi.



İkinci adam daha sonra ikinci çift konumuna geçti. Kızımız acayip tatlı idi. Sonuna kadar destekçisiydim. :)


Yılmadı ve istediğini aldı.


Bu kızın (ismini hatırlayamıyorum) şu repliği onu sevmeye yeterdi zaten; "abim bitanesini bulmuş"


Dizinin Daniel Choi sürprizi hoş bir jestti biz seyirciler adına.



Dizinin sonuna gelirsek, havada kalan Kore dizi sonlarının aksine beni tatmin eden bir sondu.
Sevdim.



Bu replik de en sevdiklerimden.


Son sahnenin de -sarılmalı- bir sahne olması beni çok güldürdü. Ne fantezik bir senarist diye düşünüp durdum.


Son replik ile bende yazıma son vereyim.



Şimdi söz sizde.