Doğum günü kutlamak, hediye almak hayat akışım içine dahil değildir de,
Ankara'da bulunuş tarihim çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum gününe denk gelip, yaramazlığım da  üstümde olunca...
Unutulamayacak bir hediye hazırlamak istedim.

Önce doğum günü hediyesinin muhatabının profilini çizeyim size.
Böylece hediyenin 12'den vuruşu daha anlaşılır bir hal alır.
Ahir ömrünün yarısını yaşamış olan arkadaşım 35 yaşında.
Bekar.
Başka bir deyişle kariyer yaptı ama çocuk yapamadı.
Tüm prenses masallarından vazgeçti. Eğer bir masalım olacaksa, içinde Prens olmasın, dedi.
Kendine kırmızı başlıklı kız masalını seçti. Babaannesi ile yaşayıp onu kurtaracak oduncuyu bekliyor.
Anti Prensci.

Bu profildeki birine doğum günü hediyesi olarak ne almalıydım?
Gelirken ne getireyim Kıbrıs'tan, dedim, delisi dışına olan arkadaşım elinde fazla varsa koca getir, dedi.
Yok dedim, taze bitti.
Deli işte.
Ama o böyle bir şaka yaparak bana bahsedeceğim hediyeyi hazırlamanın yolunu açtı.



Kafamın kırılması, öldürülmek, sakat bırakılmak gibi tüm tehlikeleri göze alarak İslami Evlilik Sitesine girdim.
Arkadaşımın bir fotoğrafını yükleyip ile kişisel bilgilerini doldurdum.
Onu üye yaptım.
Evet, bunu yaptım.

Sonra profilin ekran görüntüsü ve çıktısını alarak karton kapaklı bir dosyaya koydum.

Buluştuk, imanla çok yaşa deyip, dosyayı ona uzattım ama tuzluğu kafama fırlatırsa nasıl kaçabilirim diye kafamda cafenin yol haritasını çizdim bir yandan.

Açıp okuyunca bir kahkaha attı ve bende cesaret edemiyordum, biri benim için üye olsa diye bekliyordum, demesin mi?
Böylece ben üye olmadım arkadaşım yapmış diyerek rezil olmaktan kurtulurum, demesin mi?
Topu taca atarak beni dumura uğrattığını itiraf etmeliyim.

Şaka yaptığını düşünüyorum, hesabı kapattın mı diye sordum.
Sana ne bea! Verilen hediye geri alınmaz, dedi.
Sonuç olarak kafamı kırmadı ama dedi ki:
-İntikamım acı olacak.


Bunun rövanşında nelerle karşılaşacağım acaba diyerek, korkular içinde doğum günümü bekliyorum.


Hacıfışfış bildirdi.