Size şahane yaz planlarımdan bahsedeyim.
Disko disko, eller havaya bir yaz planı olmadığını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Derslerim Haziran sonu bitiyor diyerek başlayım ki, bana acıyın, aranızda para falan toplayıp bana teselli hediyesi yollayın.
Çekinmeyin, çekinmeyin, sosyal medyada çağrılar yaparak kampanyayı büyütebilirsiniz.☺☻
40 derecenin üzerinde sıcak + nem + okul otobüsü ile gidiş geliş denklemine baktığınızda sizin de bir içiniz buruldu benim adıma, değil mi?☺
Umarım yani.

Durum böyleyken yaz aylarından Haziran ayını, Ramazan dolayısıyla Temmuz ayını çıkarın.
♪♫♪♫ Geri neyi kalır ki ? ♪♫♪♫
Ağustos'da da herkes tatile Kıbrıs'a gelirken ben nasıl burayı bırakıp gideyim.


''Daha ne istiyorsun?, denize gir, keyfine bak, ben ayaklarımı suya sokmadan seneyi bitireceğim, kes sesini diyenleriniz var muhakkak.
Haklısınız da.
Ama ben deniz aşığı değilim, tamam güzel falan ama benim tatil deyince aklıma gelen ''spa''.
Küf kokuyorum.Biliyorum.
Daha samimi bir tabirle hamam...
Kendimi kaynar suyun içine ~cosss~ diye bırakmadıkça, o yaz tatile gitmiş saymıyorum kendimi.


Iste bu sebeplerden medeniyete ancak Ağustos sonu, Eylül başı gibi ulaşacağım.
Kıbrıs 3. dünya ülkesi. Böyle olunca medeniyet eşittir güzel ülkem Türkiye!
Adaya hapis olunuşumun seneyi devriyesinde, en sevdiklerimin olduğu (anne ve babam), sevmediğim bu adadan son diyeceklerim şudur ki;
-la bize her yer angara!

Not:Bilmeyenler varsa buralara Angara'dan geldim. :)
Not2: Fotoğraf geçen yaza ait.Ayaklarım suyun içinde.

Adios Gardaş!