Haruki Murakami başka bir dünyada yaşıyor.
Okuduğum 3. kitabı ile bunu iyice anladım.
Hep sorunlu karakterler ortaya koyan yazarın en belirgin özelliği ise kitap bittiğinde kafanızda bıraktığı büyük büyük soru işaretleri.

Son okuduğum kitabı Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında tamda böyle bir kitap.



Kitap, tek çocuk olan ana karakter ve onun yine tek çocuk olan ilk aşkı ile arasında geçen olaylar üzerine başlıyor.
Kendi dünyasında yaşayan tuhaf bir adam olan ana karakter ile ilk aşkının zamansız karşılaşması üzerine devam ediyor.



Hikaye çok bağlayıcı, ruhi çözümlemeler ve tespitler şahane!
Ama sonuna geldiğinizde tüm algınız değişiyor.
Çünkü kitap aklınızdaki hiç bir sorunun cevabını vermeden pat! bitiyor.
Sahilde Kafka kitabı da böyle bittiği için yazarın tarzının bu olduğunu biliyorum ama böylesine güzel bir kitabın sonu böyle olmamalıydı demekten de kendimi alamıyorum.
Ve kötü bir son, kitap hakkındaki algınızı değiştirip, kötü bir şey okumuş hissi vermekten öte gidemiyor.

Not:Böyle olumsuz bir yorum gibi oldu ama İmkansızın Şarkısı kitabı ile Haruki Murakami ile tanışırsanız diğer kitaplarını okumadan edemezsiniz diye düşünüyorum.